SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/970 E. 2024/903 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/970

Karar No

2024/903

Karar Tarihi

24 Mayıs 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ : 23/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 22/02/2024

TALEP: İhtiyati Tedbir

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 23/05/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İhtiyati tedbir talep eden vekili, ... isimli ticari yatın öncesinde ... adıyla ... A.Ş. Adına ... sicilinde kayıtlıyken 10/03/2022 tarihinde ... Merkezli ... tarafından satın alınarak gerekli prosedür işletildiğini ve ... olarak değiştirildiğini, satın alınan yat için öncesinde ... ın kaptan sıfatıyla yetkilendirildiğini daha sonra ise müvekkili ...' nun ticari yatın sahibi ... isimli şirket tarafından kaptan sıfatıyla her türlü hukuki sorun ve her türlü durumda yetkili kılındığını, söz konusu ticari yatın müvekkilinden önce kaptanı olan ... ' ın yatı ... tarafından işletilmekte olan hangara "karaya çekme ve kışlama sözleşmesi" yapılarak şikayet olunan şahıslara teslim edildiğini, yapılan bu sözleşme uyarınca ticari yatın çekme ve atma işlemleri için 10.000,00 Euro, 09/06/2022 - 09/09/2022 tarihleri arasındaki hangar kirası için 35.000,00 Euro, kalan kullanım süresi için her ay başına 15.000,00 Euro bedel kararlaştırıldığını, daha sonraki maddede ise anlaşma karşılığında 09/11/2022 tarihine kadarki bedel olan 75.000,00 Euro yerine 65.000,00 Euro tutarında anlaşılarak söz konusu ödemenin 65.000,00 Euro olarak peşin ödendiğini, müvekkili tarafından aylık 15.000,00 Euro artı elektrik gideri olarak kararlaştırılan tutarın düzenli olarak fazlasıyla ifa edildiğini ve herhangi bir eksik ücret kalmadığını, ticari yatla ilgili olarak herhangi bir borç kalmadığı için 01/11/2023 tarihinde yatın hangardan çıkarılarak denize indirilmek sureti ile taraflarına tesliminin istenildiğini, bunun üzerine ise hangar sahibi olarak sözleşmeyi imzalayan ...' nun tekneyi teslim etmediğini ve hiçbir dayanağı olmamasına rağmen 352.003,00 Euro talep ettiğini ve sonrası için aylık 30.000,00 Euro kira talep ettiğini, aksi halde gerekirse yatı yakacağını fakat hiçbir surette teslim etmeyeceğini söyleyerek tekneyi hukuka aykırı bir şekilde hangarda zorla tutmaya devam ettiğini, müvekkiline hukuka aykırı bir şekilde teslim edilmeyerek zorla alıkonan yatın, ticari bir yat olduğunu, hangarda kaldığı her sürenin ticari kar kaybına sebep olduğunu beyanla kendisine teslim edilip, teslim amacı ortadan kalkmasına rağmen tehditle ve zorla hukuka aykırı olarak müvekkiline teslim edilmeyen ve bu şekilde haksız menfaat sağlanan yatla ilgili eylem açıkça hukuka aykırı olup halen mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tartışmasız olduğunu, açıkça karşı tarafça da ikrar edilen müvekkiline ait yatın hem müvekkilinin hem de ticari yatın daha fazla zarar görmesini engellemek ve müvekkilinin mağduriyetini gidermek amacıyla ... isimli yatın tedbiren Manavgat İcra Müdürlüğü aracılığı ile müvekkiline tesliminin sağlanmasını talep etmiştir.

Karşı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

Mahkemece, "... talep eden vekili, talep edene ait olan ... isimli yatın tedbiren Manavgat İcra Müdürlüğü aracılığı ile müvekkiline teslimini talep etmiştir. Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, “dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde”, başka bir deyişle “davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde” ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması nedenleri ile talebinin reddine" karar verilmiştir.

Ara karara karşı, talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle doğabilecek ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir talep sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden taleplerinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etme zorunluluğunun bulunması "dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde", başka bir deyişle "davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder nitelikte" ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, ihtiyati tedbir müessesinin 6100 sayılı HMK madde 389 uyarınca düzenlendiğini, madde 389 uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hallerde ihtiyati tedbir kararının verileceği amir hükmüne dayandığını, ... isimli ticari yatın müvekkile ait olduğuna dair belgeler ve bizzat karşı tarafın müvekkil aleyhine kötü niyetli olarak başlatmış olduğu icra takipleri ve yapılan itirazlara karşı, karşı tarafça açılmış olan itirazın iptali dava dilekçesindeki kendi beyanıyla ikrar mahiyetinde kendi kabullerinde de belirtildiği gibi mülkiyeti müvekkile ait olan yatın müvekkiline yani sahibine teslimi olduğunu, dilekçe ekinde sunulmuş olan bu beyanlardan da açıkça görüleceği üzere hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın karşı tarafın müvekkile ait olduğu aşikar olan ticari yatı alıkoyduğunu, ticari yatı tüm girişimlere rağmen haksız bir şekilde kendilerine teslim etmediğini, yata el koyduğu süre için ise fahiş (piyasa bedelinin 4-5 katı tutarında) kira bedeli talep ettiğini, bunu da açıkça dava dilekçelerinde belirttikleri gibi excell tablosu dahi yaptıklarını, piyasa değeri milyon eurolarla ifade edilebilen ticari yatın, malikine iade edilmediği gibi, karaya çekilmiş bir vaziyette her türlü saldırıya açık ve hava muhalefetine karşı korumasız bir şekilde tabiri caizse kuş uçmaz, kervan geçmez bir tarlanın ortasına bırakıldığını, karşı tarafın ticari yata zarar verme tehdidiyle sürekli olarak kendilerinden para talep ettiğini hatta herhangi bir zemini olmayan taleplerini keyfi olarak sürekli değiştirerek ne koparırsam kar mantığıyla hareket ettiğini, öncelikle hangardan çıkarılarak açık araziye atılan ticari yatın yanına sırf zarar görmesi maksadıyla başka bir tekne çekildiğini ve kasıtlı olarak bu iki teknenin birbirine neredeyse değecek mesafede açık alana bırakıldığını, değeri milyon eurolarla ölçülen bir ticari yatın yalnızca boya maliyetinin dahi çok ciddi rakamlara tekabül ettiğini, karşı tarafın sürekli olarak tekneye zarar verecek şekilde icrai hareketlerde bulunup hiçbir surette hakları olamayan bir ödemeye kendilerini zorlamaya çalıştıklarını, ticari yatın her geçen gün yıpranması bir yana müvekkil tarafında işletilemediği için her geçen gün yat personelinin ve kaptanın konaklama, yeme içme masrafları nedeniyle zarar doğduğunu ayrıca müvekkilin ticari yatı işletemediği her gün için gelir kaybına uğradığını üstüne üstlük bir de fahiş kira talepleriyle karşı karşıya bırakıldığını, HMK m.389 gereği hem olası zararların önlenmesi hem müvekkilin yapmak zorunda olduğu masrafların artması hem de gelir kaybı nedeniyle uğradığı zararın ve yatın daha fazla yıpranmasının önlenmesi için ivedilikle müvekkiline teslimi gerektiğini, talep dilekçesinde talep ettikleri tedbirin sebepleri ve türü de açıkça belirtildiğini gerek yatın müvekkile ait olduğu gerekse de ticari bir yat olduğuna dair belgeler dosyaya ibraz edilmiş olup ticari bir şirket olan müvekkilin yatı, ticari amaçla ve gelir elde etmek için işleteceğinin ise tartışmasız olduğunu, her ne kadar mahkemece HMK m.391 gereği dava sonunda elde edilecek faydayı sağlar nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de açılacak olan bir davanın karara bağlanma süresi, yatın değeri itibariyle dava sonunda başvurulabilecek olan istinaf ve temyiz kanun yollarında geçecek süreler göz önüne alındığında talebin reddi halinde müvekkilinin yıllarca ticari yatı işletemeyeceği sonucunun ortaya çıkacağını, teknenin mülkiyetiyle ilgili en ufak bir tartışma ve şüphe söz konusu olmadığını, teknenin müvekkiline ait olduğunun apaçık ortada olduğunu, karşı tarafın talep ettiği temelsiz alacak kalemlerinin TTK 1320, 1321, 1352, 1353 maddeleri kapsamında da karşı tarafa herhangi bir rehin, hapis veya teslimden kaçınabileceği bir hak vermediğini, karşı tarafın talep ettiği ihtiyati haciz talebinin de kararı veren Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafında reddedildiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber karşı tarafın ileri sürebileceği herhangi bir alacak Türk Ticaret Kanunu 1352.madde kapsamında "deniz alacağı" olarak kabul edilse dahi aynı kanunun 1353.maddesine göre geminin seferden alıkonulması veya herhangi bir tedbir konulmasının yasal olarak mümkün olmadığını, karşı tarafın hukuka aykırı bir şekilde kendilerine ait olan ticari yatı teslim etmemekle birlikte hapis hakkını kullandığını ileri sürse dahi Türk Borçlar Kanunu 338.madde gereğince "Hapis hakkının kullanılması ancak sulh hakiminin veya icra müdürünün kararıyla mümkündür." bu mahiyette bir kararın da söz konusu olmadığını, sundukları sözleşme ve dekontlar irdelendiği takdirde bariz bir şekilde tüm yükümlülükleri fazlasıyla ve zamanında yerine getirdiklerinin görüleceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber karşı tarafça ileri sürülebilecek olan herhangi bir alacak iddiası bulunsa dahi detaylı açıklandığı üzere bu hakkın bir anlığına gerçek olduğu düşünülse de hiçbir surette rehin veya hapis hakkı vermediğini, bu sebeple ticari yatın taraflarına tesliminin hukuken zorunlu olduğunu, aksine davranışın haksız ve hukuka aykırı olup suç teşkil edeceğini beyan ederek, Alanya Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasında tedbr talebinin reddine dair verilen kararın kaldırılarak, tedbir talebinin kabulüne ve ... isimli ticari yatın Manavgat İcra Müdürlüğü marifetiyle kendilerine teslimine karar verilmesini talep etmiştir.

Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, talebin yargılamayı gerektirmesine, uyuşmazlığın esasını çözümler şekilde ihtiyati tedbir kararı verilememesine, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İhtiyati tedbir talep eden vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. Talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 23/05/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

antalyamahkemesiİhtiyatiTedbirtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim