SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2021/1944 E. 2024/865 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1944

Karar No

2024/865

Karar Tarihi

13 Mayıs 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 23/06/2020

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 13/05/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, Davacı müvekkili birliğin 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’na tabi olup, “amaç ve kapsam” başlıklı kanunun 1. maddesinde; “(1) Bu Kanunun amacı; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün onayını almak suretiyle işlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelik yeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevli sulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerini düzenlemektir.(2) Sulama birlikleri kamu tüzel kişiliğine sahip olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabidir.” hükmünün yer aldığını, Yasanın 1. maddesinde açıkça belirtildiği üzere Sulama Birliklerinin amacı, görev ve yetkileri kanunda belirlenmiş olup, birlikler kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu, yine 6172 sayılı yasanın 9. maddesinde 7139 sayılı yasayla değişiklikten önceki halinde birlik başkanının görev ve yetkilerinin sayıldığını, başkanın görev ve yetkileri arasında hiçbir mal ya da hizmet satın alınmaksızın birliğin borçlandırılması yetkisinin bulunmadığını, Sulama Birlikleri Kanununda 7139 sayılı yasa ile değişiklik yapılarak birlik başkanları birlik meclisi tarafından seçilmekte iken yasanın 9. maddesinde yapılan değişiklikle Başkan, DSİ’nin teklifi üzerine bakan tarafından kamu personeli arasından görevlendirildiğini, davalı ...'in önceki başkan ... tarafından imzalanmış 23.12.2016 tanzim, 30.04.2017 ödeme tarihli 100.000,00-TL’lik bonoya dayalı olarak Denizli 8. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ... aleyhine icra takibi başlattığını, ...’nın davalı taraftan aldığı herhangi bir mal ya da hizmet söz konusu olmadığını, birlik kayıtlarında davalının alacaklı olarak da gözüktüğünü, önceki ... ... ile ... arasındaki hukuki ilişkinin ne olduğunun da bilindiğini, takibe konu bononun hangi maksatla, neye istinaden verildiğinin belli olmadığını, yasal çerçevede birliğin bu şekilde borç altına sokulmasının hukuken mümkün olmadığını, her ne kadar önceki ... ... , birlik adına bonoya imza atmış ise de, bu imza ancak kendi şahsını bağladığınından ... bağlamayacağını, açıklamış olduğu tüm nedenlerle, açıkça kanuna aykırı olarak düzenlenmiş bonoya dayanılarak yapılan takipten dolayı iş bu davanın açılmasının zorunluluğu doğduğunu, müvekkili sulama birliğinin kamu tüzel kişiliğine sahip oluşu dikkate alınarak takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, Müvekkili ... lehine, ...’nca düzenlenmiş bono ile taraflarınca başlatılan icra takibine istinaden, davacı tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti ne ilişkin davayı kabul etmediklerini, davacı taraf dilekçesinde 6172 sayılı yasa uyarınca ...bir kamu tüzel kişisi olduğunu bildiğini, sulama birlikleri tüzel kişiliği haiz olup hak ve borçlara ehil olduğunu, buna istinaden başlatılan icra takibinin tarafı olma ehliyetine de sahip olduğunu, zira TMK.'nın madde 48 uyarınca tüzel kişiler bütün haklara ve borçlara ehil olduğunu, yine TMK.'nın madde 49 uyarınca, tüzel kişiler kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazandıklarını, TTK.'nın m. 670 uyarınca sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi kambiyo senetleri ile borçlanmaya da ehil olduğunu, takibe konu senet hukuki unsurları tam ve geçerli bir senet olduğunu, davacı başkanlık, senedi imzalamaya ehil olup, takibe konu senedi imzalayarak borç altına girdiğini, davacı, alacaklının alacağına kavuşmaması için, kötü niyetle hareket etmekte, haksız olarak her yola başvurarak borcunu ödemekten imtina ettiğini, bu durum müvekkilinin zararına yol açtığını, davanın reddine ve müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi adına zararının tazminini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, "Her ne kadar TBK.'nın 450/1 maddesi amir hükmüne göre ticari mümessil iyi niyetli üçüncü kişilere karşı müessese sahibi hesabına kambiyo taahhütlerinde bulunma yetkisini haiz sayılmakta ise de; gerek mahkememizce aldırılan birlirkişi raporunda gerekse ceza dosyası soruşturma evresinde alınan şüphe ... 2016-2017 yılları arasında davalıdan su kanallarının temizlenmesi hizmeti kapsamında işçi temini nedeniyle kambiyo senedi düzenlendiği ifadeleri nedeniyle Savcılık soruşturma evresinde 03.12.2018 tarihli Denizli Valiliği Defterdarlık Uzmanları Koordinatörlüğü raporu ile de sabit olduğu üzere davalının birliğe yaptığı hizmeti kanıtlayacak fatura ve belgeye rastlanmadığı, davalının verilen hizmet karşılığında fatura düzenlemediği, davalının vasıflı ikrarı ile davacı birliğe söz konusu hizmeti vermediği, iyiniyetli üçüncü kişi olmadığı, ayrıca dava dışı ... başkanlık yaptığı dönemde yürürlükte olan 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanununun "Birlik meclisinin görev ve yetkilileri"nin tanımlandığı 6. maddesinin 15. fıkrasının (b) bendinde birlik adına her türlü mal ve hizmet alımı ile bakım onarım işlerinin ihaleyle üçüncü kişilere yaptırılmasına ve bakım onarım gibi giderleri karşılamaya yönelik borçlanma yapılmasına karar verme görev ve yetkisinin birlik meclisince karar alınmasıyla ve bu yönde yönetim kurulu ve başkana yetki verilmesiyle mümkün olacağı, birlik başkanının görev ve yetkilerinin düzenlendiği, 9. Maddesinin 3. Fıkrasının (ç) bendinde birlik başkanının meclis ve yönetim kurulu kararı gerektirmeyen konularda ana statüsü ve ilgili mevzuat kapsamında karar alıp uygulayabileceği, 61172 sayılı Kanunun 6. Maddesindeki mal ve hizmet alımı ve borçlanma kararının birlik meclisince karar alınması ve bu yönde yönetim kurulunun yetkili kılınması ile mümkün olduğu amir hükmü karşısında birlik başkanının tek başına hizmet alımına karar vererek birliği borç altına sokma yetki ve görevinin olmadığı, taraflar arasında hizmet alımına ilişkin meclis kararı ve buna dair yönetim kurulu kararı da bulunmadığı anlaşılmakla birlik adına birlik başkanı ... tarafından geçerli bir borçlanma yapılmadığının tespiti ile davanın kabulü ile; davacının takibinde haksız olduğu yargılama neticesinde anlaşılmış ise de; kötü niyetli takip yaptığı ispatlanamadığından ve icra takibinde bonoya dayalı olarak takip başlatan davalının kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden koşulları oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin kıymetli evrak olması nedeni ile sebep ve dayanak ile bağlı olmadığını ve herhangi bir şekilde bu koşullar aranmadığını, TTK senedi başlı başına bir borç nedeni olarak gördüğünü ve dayanak olması ihtiyacı aramadığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere senet tarihi 2016 olup, 2018 kanun değişikliği öncesinde kendileri lehine imza edildiğini, 2016 yılında geçerli olan 6172 sayılı kanunun 9. maddesi uyarınca diğer işletme ve personel giderleri payından ihtiyaç duyulması halinde birlik meclisi kararıyla bakım, onarım, yenileme ve genişletme işlerinde kullanmanın başkanın görevi olduğunu, müvekkilinin bu maddeye güvenerek sulama kanallarında temizlik bakımı işçileri ile dışarıdan gerçekleştirdiğini, karşılığında dava konusu senedi teslim aldığını, sulama birliklerinin meclis kararlarını karar defterine yazdığını ancak herhangi bir yerde yayınlamadığını ve duyurmadığını, bu nedenle müvekkilin başkanın bu konuda karar alınıp alınmadığını bilmesinin söz konusu olamayacağını, bu durumun bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, müvekkile teslim edilen senedi imza eden dönem başkanının kendisinin yetkisi olduğunu müvekkile bildirdiğini, bilirkişi raporunun her ne kadar sonuç kısmında alınan karar ve yapılan işlemlerin komisyon ve yetkilendirilmiş başkanca yapılması gerektiğini bu nedenle yetkisiz olduğu bildirilmiş ise de; alınan karar ve komisyon toplantılarının halka, iş alan kişilere ve taşeronlara açık olarak ilan edilmediğinin bildirilmediğini, bu durum göz önüne alındığında müvekkilinin senet imza eden başkanın hayatın olağan akışı gereğince yetkili olduğunu düşünmesinin normal olduğunu, dönem başkanının kendisini yetkili olarak tanıttığını, hem davalı tarafça iddia edilen ve bilirkişice dile getirilmiş olan; müvekkil tarafından herhangi bir iş ve işlem gerçekleştirilmeksizin senet aldığı iddiasının doğruyu yansıtmadığını, müvekkilin çalışmış olduğu dönem ve yaptığı işin açıkça dosyada bildirildiğini, müvekkilini böyle bir iddia altında bırakmanın, müvekkilin onur, şeref ve saygınlığını zedelemekle kalmayıp ayrıca herhangi bir kanıta da dayanmadığını, bu nedenle hakkaniyete ve kanuna da aykırı olduğunu, senetlerin daha önce de belirtildiği gibi sebebe bağlı olmayıp borçlu olmadığını iddia eden tarafın bunu ayrıca kanıtlaması gerektiğini, yapılan iş ile ilgili bilgi tanıklıkları gibi kanıtlar dışında da sulama kanalları yıl içerisinde temizlenmez ise sulama yapılmasının imkansız hale geleceğini, sulama birlikleri ve sulama kanallarının şehir şebekesinin ulaşmadığı daha çok köy bölgeleri ile ulaşım sahası dışı yerleri de kapsadığını, bu sulama kanallarının toz, toprak ve bitki artıklarının çokça bulunacağı tarla benzeri yerlerin kenarlarından, ortasından geçtiğini, bu koşullar altında müvekkilin temizleme işini gerçekleştirdiği sene, (kabul anlamına gelmemekle birlikte) temizleme işi gerçekleşmemiş olsaydı sulama kanallarından sulamanın da yapılamamamış olmasının bekleneceğini, ancak böyle bir durum söz konusu dahi olmadığını, müvekkilin temizleme işi ile ilgilendiği sene temizlik yapılan kanallardan temizlik sonrası sulama yapıldığını, açıklanan nedenlerle müvekkil yetkili kişiden iş karşılığı senet teslim aldığını, buna güvenerek işleri bitirdiğini, ancak yıllardır ödemesini alamadıklarını, tüm bu itirazlar ve kanunen senedin sebepten müstesna olduğu defaatle bildirilmesine karşın davacı tarafın davasının kabul edildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, icra takibine konu edilen bonoyu düzenleyen ticari mümessilin davacı ... kambiyo taahhüdü altına sokmaya yetkili bulunmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Takibe konu bononun tanzim tarihi olan 23/12/2016 tarihinde yürürlükte bulunan 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanununun 1/2 maddesinde; "sulama birliklerinin kamu tüzel kişiliğine sahip olup, kanunda hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabi olduğu," düzenlenmiştir.

Birlik meclisinin görev ve yetkileri başlıklı 6/15-f maddesinde; "birlik adına yapılacak sözleşme esaslarını tespit etmek, araç, gereç ve iş makinası temini veya satın alınması işletme bakım ve onarım hizmetleri ve yeni tesis ve rehabilitilasyon çalışmaları ile diğer işlerin ihale ile 3.kişilere yaptırılmasına karar vermek ve bu hususlardan yönetim kuruluna sözleşme yapma yetkisi vermek " şeklinde hüküm bulunduğu ve bu yetkinin birlik meclisine ait olduğu anlaşılmaktadır.

Başkanın seçilme esasları görev ve yetkileri başlıklı 9/ç maddesinde; " birlik meclisi veya yönetim kurulu kararlarının gerektirmeyen konularda birlik ana statüsü ile ilgili mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde gerekli kararları alıp uygulamak " şeklinde hüküm bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine aynı maddenin 9/ı bendinde; "birlik adına şartsız bağışları kabul etmek" şeklinde başkanın yetkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere takibe konu senetlerin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6172 sayılı sulama birlikleri kanunu hükümleri nazara alındığında; yönetim kurulu başkanının, kanunun, amaç ve kapsamı dışında, ödünç sözleşmesi yaparak tek başına kamu kurumu niteliğinde olan sulama birliğini borçlandırma yetkisi bulunmadığı, bu nedenle sulama birliği başkanı sıfatıyla senedi imzalayan ... şahsi sorumluluğunun bulunduğu, bu durumun yasada 19/04/2018 tarihinde yapılan değişiklikten kaynaklanmadığı, değişiklik öncesinde de birlik başkanının tek başına borçlandırma yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.665,32. TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1916,33. TL harcın mahsubu ile bakiye 5.748,99. TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

  3. Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.13/05/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülenistinafileridelillerinTespitdeğerlendirilmesikonusuantalyaMenfigerekçesebepleri

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim