Antalya BAM 11. HD 2024/884 E. 2024/837 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/884
2024/837
13 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ: 21/02/2024
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Haciz
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 13/05/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, aslını/asıllarını ibraz ettiği ve dilekçe ekinde suret(ler)i yer alan Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca asıl borçlu ... .... Ltd. Şti.'ne kullandırılan nakdi ve gayrinakdi kredilerden dolayı alacaklı oldukları 2.221.247,24 TL nakdi ve 144.000,00 TL gayrinakdi alacaklarının asıl borçlu tarafından ödenmediğini, genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunan borçluların adreslerine hesap kat özetinin usulünce tebliğ olunmasına rağmen kendilerine tanınan bir günlük atifet süresinde müteselsil borçluların borçlarını ödemediklerinden bahisle, borçluların taşınır, taşınmaz mal varlıkları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece verilen 27/12/2023 tarihli kararında, "... borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması, müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterlidir. Somut uyuşmazlıkta, kat ihtarının müteselsil kefil borçlulara sözleşmede belirttikleri adresleri üzerinden tebliğe çıkarıldığı ve usulünce tebliğ olunduğu, asıl borçlunun ise açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu görülmüştür. Bu durumda, alacaklının, TBK'nın 586. maddesinde hüküm altına alınan, borçluyu takip etme yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerekir. İİK'nın 257 ve 258. maddeleri gözetilerek; dosyaya sunulan sözleşme aslı, hesap katı ve noter ihtarnamesi ile ekinde yer alan hesap özeti ve tebligatlar incelendiğinde; Alacaklı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete nakdi ve gayri nakdi ticari kredi kullandırıldığı, alacaklının hesabın kat edildiği 29.09.2023 tarihi itibariyle alacağının muaccel olup, ödenmeyen toplam alacak tutarının 2.365.247,24 TL'ye ulaştığı, müteselsil kefillerin alacağın ödenmesi bakımından adreslerine keşide olunan ihtarnamelerin usulünce tebliğ olunduğu ve tanınan sürede müteselsil kefillerin borçlarını ödemedikleri, tüm dosya içeriğine göre, alacağın rehinle temin edilmemesi nedeniyle, İİK'nın 257. Maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşulları gerçekleştiği gibi, aynı kanunun 258. Maddesinde hüküm altına alınan yaklaşık ispat kuralı da gözetildiğinde, İİK'nın 257. ve devamı maddelerindeki yasal koşulların mevcut olduğu kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne" karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili itiraz dilekçesinde; alacaklının takibe konu alacağı zaman aşımına uğradığını, alacaklının talep hakkının hak düşürücü süreler içerisinde kullanılmadığını, somut olayın faturaya ilişkin alacak talebi olup, takip konu alacaktan müvekkilin sorumlu olup olmadığı, sorumlu olduğu miktarı, alacak miktarının yargılama sonucu belli olacağı açık iken, ihtiyati haciz isteyenin talep dilekçesine eklediği belgeler alacağın varlığı, miktarı, istenebilir olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığını, yerel mahkeme kararında alacaklı ... A.Ş. tarafından keşide olunan ve Denizli 6.Noterliği'nin 29.09.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi kredi sözleşmesinde belirtilen adresine tebliğe çıkartıldığı ve adreste adı geçenin çalışanı sıfatıyla 04.10.2023 tarihinde ... adında kişiye usulünce tebliğ olunduğunun yazıldığını, ihtarname tebligatının tebligat kanunu'na ve diğer ilgili yasal hükümlere uygun olarak yapılmadığını, tebligatı yapılan ... isimli şahsın ... , ... , ... ve ... Şti.'nden herhangi birinin çalışanı olmadığını, bu haliyle usulüne uygun olarak tebligat olmadığı, söz konusu sürelerin dolmadığı, ihtarnameye konu borcun ödenmediğinin kabulünün mümkün olmadığını, muacceliyet alacaklının alacağını talep etme yetkisini ifade ettiğini, kural olarak her borç doğumu anında muaccel olduğunu, somut olayda taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi hükümleri kapsamında, kredi hesabı kat edilmekle alacak muaccel hale geleceğinin belirtildiğini, ancak somut olay açısından usulüne uygun tebligat yapılmadığını bu haliyle de kredi hesabının kat edildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, yaklaşık ispatın somut olayda bulunmadığını, kefilliğin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca şekil şartına bağlandığını, bu doğrultuda şartlara bakıldığında somut olayda kanun hükümlerinde belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığını, kanunun aradığı bu şekil şartları geçerlilik şartı olduğundan aksine yapılan kefalet anlaşmasının kesin olarak hükümsüz olduğunu, haliyle de kefalet miktarlarından da sorumluluğu bulunmayacağını, alacaklının talepleri zaman aşımına uğradığını, Hak düşürücü sürelere tabii taleplerini işbu sürelerin geçmesine rağmen talepte bulunulduğunu, müvekkili hakkında verilen Denizli 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş, ... Karar sayılı dosyasında verilen 27.12.2023 tarihli ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarının kabulünü, haksız ve hukuka aykırı verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
talep etmiştir.
Mahkemece verilen 21/02/2024 tarihli ek kararda; "... alacaklı tarafın ihtiyati haciz talebinin kabulünün yasal koşulları mevcut olduğu görülmekle, borçlu tarafın taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine dair verilen kararın yerinde olduğu, borçlu tarafın ihtiyati haczin sebeplerine yönelik olarak ileri sürdüğü iddia ve taleplerin yerinde olmadığı, diğer bir deyişle ihtiyati haczin kaldırılmasını gerektirir nedenlerin bulunmadığı kanaatine varılarak, borçlu tarafın ihtiyati hacze itirazının(ihtiyati haczin kaldırılması talebinin) reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklının takibe konu alacağının zaman aşımına uğradığını, alacaklının talep hakkının hak düşürücü süreler içerisinde kullanılmadığını, mahkemenin ... D.İş, ... Karar numaralı değişik iş kararı ile müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, ancak söz konusu ihtiyati haciz kararı yasa ve usul kurallarına aykırı olup, itirazlarımız doğrultusunda iş bu kararın kaldırılması gerektiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İhtiyati Haciz Şartları” başlıklı 257. Maddesinde belirtildiği üzere ihtiyati haciz kararının istenebilmesi için aranan ilk şartın söz konusu alacağın para borcu olması olduğunu, bu borcun rehinle teminat altına alınmamış olmasının aranan ikinci şart olduğunu, son olarak istisnaları bulunmakla birlikte söz konusu borcun vadesinin gelmiş olması şartının arandığını, yasa maddesinde belirtilen şartlar müvekkil şirket açısından gerçekleşmediğini, öncelikle ortada vadesi gelmiş net bir alacağın söz konusu olmadığını, müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını, olayda hukuki bir ihtilafın mevzu bahis olup verilen ihtiyati haciz kararı ile müvekkil mağdur olduğunu, bu yönüyle İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliğinin arandığını, yine bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiğini, maddi hukuka göre kimin haklı veya haksız olduğunun İİK'nın 264. maddesi kapsamında yapılacak inceleme veya açılacak menfi tespit, itirazın iptâli ya da istirdat davasında araştırılacak ve değerlendirileceğini, somut olayın, faturaya ilişkin alacak talebi olup, takip konu alacaktan müvekkilinin sorumlu olup olmadığı, sorumlu olduğu miktarı, alacak miktarının yargılama sonucu belli olacağı açık iken, ihtiyati haciz isteyenin talep dilekçesine eklediği belgeler alacağın varlığı, miktarı, istenebilir olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığını, yerel mahkeme kararında alacaklı ... A.Ş. tarafından keşide olunan ve Denizli 6.Noterliği'nin 29.09.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi kredi sözleşmesinde belirtilen adresine tebliğe çıkartıldığı ve adreste adı geçenin çalışanı sıfatıyla 04.10.2023 tarihinde ... adında kişiye usulünce tebliğ olunduğunun yazıldığını, ancak işbu ihtarname tebligatının tebligat kanunu'na ve diğer ilgili yasal hükümlere uygun olarak yapılmadığını, tebligatı yapılan ... isimli şahsın ... , ... , ... ve ... Şti.'nden herhangi birinin çalışanı olmadığını, bu haliyle usulüne uygun olarak tebligat olmadığını, söz konusu sürelerin dolmadığını, ihtarnameye konu borcun ödenmediğinin kabulü mümkün olmadığını, muacceliyet alacaklının alacağını talep etme yetkisini ifade etmekte olup kural olarak her borç doğumu anında muaccel olduğunu, somut olayda taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi hükümleri kapsamında, kredi hesabı kat edilmekle alacağın muaccel hale geleceğinin belirtildiğini, ancak somut olay açısından usulüne uygun tebligat yapılmadığı bu haliyle de kredi hesabının kat edildiğinin kabulü mümkün olmadığını, yaklaşık ispatın somut olayda bulunmadığını, kefilliğin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca şekil şartına bağlandığını, bu doğrultuda şartlara bakıldığında somut olayda kanun hükümlerinde belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığını, kanunun aradığı bu şekil şartları geçerlilik şartı olduğundan aksine yapılan kefalet anlaşmasının kesin olarak hükümsüz olduğunu, haliyle de kefalet miktarlarından da sorumluluğu bulunmayacağını, söz konusu somut olayda şirket ortaklığına dahil olduğu imza tarihinden sonraki borçlardan ancak ... sorumlu olabileceğini, ancak yerel mahkemenin işbu durumu göz ardı ederek sanki şirketin tüm borcundan sorumlu olacağının belirtildiğini, Denizli 2.Noterliği'nin 22.11.2022 tarih .... sayısı ile tasdik edilen 21.11.2022 tarihli Genel Kurul Kararı uyarınca ... şirkete ortak olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte 21.11.2022 tarihinden sonra ... Şti.'nin çektiği kredilere kefil olduğu ve şahsi sorumluluğunun olacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin karara yapılan itirazın reddine ait kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlunun istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından ihtiyati haciz talep eden alacaklı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 13/05/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19