SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/811 E. 2024/822 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/811

Karar No

2024/822

Karar Tarihi

10 Mayıs 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHLERİ: 05/03/2024 - 11/03/2024

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 12/05/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili, 04/03/2024 tarihli duruşmada, taraflar arasındaki husumetin bir adliyeye yansıyan olaylar nazara alındığında süreci idame etmek üzere kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 06/03/2024 tarihli dilekçesinde, davalı şirkette, 10 yılı aşkın bir süredir şirkette kar payı dağıtılmadığını, müvekkilleri ve şirket yöneticileri arasında husumet belirdiğini, şirket gelirlerinin ciddi bir bölümünün kasıtlı olarak ticari defterlere piyasa rayicinden resmiyette düşük bedel gösterildiğini ve bunun sonucunun şirket kayıtlarına gerçek bedelin girmesinin engellendiğini, davalı şirketin işletmekte olduğu turizm tesisinde fahiş miktarlarda faturalarla işletme giderleri olduğundan fazla gösterildiğini ve böylelikle şirketin gerçekte olduğundan daha az kar etmiş gibi kayıt tutturduklarını, davalı şirket yöneticilerinin şirketin işletmiş olduğu otelde kaçak yapılar yaptığını, kaçak yapılar için parayı şirketten harcayıp şirketi zarara uğrattıklarını, daha sonrasında yapılan kaçak yapıların kendi mülkleri olduğunu iddia ederek Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile muhdesat aidiyetinin tespiti için mahkemeye başvurduklarını, Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı şirketin tek faaliyet alanı olan turizm tesisinin bulunduğu taşınmaz için ortaklığın satış yolu ile giderilmesi kararı verildiğini, şirket ortakları arasında güven ilişkisi kalmadığını ifade ederek, dava sonuna kadar yıllardır dağıtılmayan kar paylarını gider göstererek aradaki husumete dayalı olarak müvekkilline vermeme ihtimalleri bulunduğundan, dosyaya yeni giren ve şirketin faaliyetini sonlandıracak satış kararı nazara alınarak, davalı şirkete denetici ya da yönetici kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... talep eden taraf davalı şirkete denetici ya da yönetici kayyım atanması amacıyla ihtiyati tedbir talep etmiştir. Davacı vekili 06/03/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep etmiş ise de ihtiyati tedbir talep harcını yatırmamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı düzenlendiğinden davacının ihtiyati tedbir talebi hakkında ihtiyati tedbir talep harcı yatırılmadığından karar verilmesine yer olmadığına ..." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10 yılı aşkın süredir şirkette kar payı dağıltılmadığını, müvekkili ile şirket yöneticileri arasında husumet oluştuğunu, şirket gelirlerinin ciddi bir bölümünün kasıtlı olarak ticari defterlere piyasa rayicinden düşük olarak kaybedildiğini, işletme giderlerinin ise fahiş miktarda faturalarla fazla gösterilip şirketin gerçekte olduğundan daha az kar etmiş gibi gösterildiğini, davalı şirket yöneticilerinin mahkeme huzurunda şirketin cirosunun 5-6 milyon Euro olduğunu beyan etmelerine rağmen bu paranın şirket kasasında bulunmadığını, bu nedenle şirket yöneticilerinin hem devleti hem de şirket ortaklarını zarara uğrattıklarını, şirket yöneticilerinin şirketin işletmiş olduğu otelde kaçak yapılar yaptıklarını, bu kaçak yapıların aidiyeti için asliye hukuk mahkemesine dava açtıklarını Manavgat sulh Hukuk Mahkemesinde davalı şirketin tek faaliyet alanı olan turizm tesisinin bulunduğu taşınmaz için ortaklığın satış yoluyla giderilmesi kararı verildiğini, tüm bu hususlardan da anlaşılacağı üzere şirket ortakları arasında güven ilişkisi kalmayıp taraflar arasında hukuki ihtilatlar ve husumet bulunduğunu, tüm bu nedenlerle hem devletin hem şirketin hem de azınlık pay sahibi müvekkilinin haklarının korunması hemde hakların zayi olmaması adına davalı şirkete yönetici yada denetçi kayyum atanmasına karar verilmesini talep ettiklerini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

İstinafa konu ara kararlar, 05/03/2024 ve 11/03/2024 tarihli kararlardır.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, TTK’nın 531. maddesi uyarınca fesih istemine ilişkindir.

TTK'nın 353. maddesinde; anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmesi halinde mahkemesince şirketin feshine karar verileceği, mahkemenin bu davanın açıldığı tarihte gerekli önlemleri alacağı belirtilmektedir. Yine organların eksikliği halinde 530. maddeye göre mahkeme şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre vermekle beraber bu sebeple şirketin feshine ilişkin dava açılıp da taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri almalıdır. Bunun dışında anonim şirkete kötü yönetime bağlı fesih talebi ile açılan dava üzerine kayyum tayin edilebileceğine ilişkin hüküm TTK'da bulunmamaktadır. TTK'ya göre ancak organ boşluğu bulunması halinde kayyım tayini mümkündür. Yine ortaklardan birinin şirketin haklı sebeplerle feshini talep etmesi halinde TTK'nın 531. maddesine göre mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına karar verebilir.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ortakların kendi aralarındaki anlaşmazlıkların anonim şirkete kayyım tayin edilmesinin gerekçesi olamamasına, haklı sebeplerle fesih talebi üzerine anonim şirkete kayyum tayin edilmesine ilişkin bir düzenlemenin TTK'da öngörülmemesine, özellikle davalı tarafın davacının şirketteki payının kendisine ödenmesi suretiyle şirketten çıkarılmasını da istemesi karşısında daha önce de ilk derece mahkemesinin tedbir talebinin reddine ilişkin kararına karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizce esastan ret kararı verildiği, değişen bir durum ve koşulun bulunmadığının anlaşılması, ihtiyati tedbir harcı yatırılmadan karar verilemeyecek olması hususları da birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,

  3. Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınİstemli)konusuTicariantalyaŞirket(Fesih

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim