Antalya BAM 11. HD 2021/1938 E. 2024/813 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1938
2024/813
10 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 16/03/2021
DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/05/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacı ile davalı gerçek kişinin davalı şirketi kurduklarını, taraflar arasında ilerleyen süreçte sorunlar yaşandığını ve 07/02/2016 tarihinde şirket hisse devri konusunda anlaşma sağlandığını, davalıya sözleşmede kararlaştırılan villaların teslim edilip koop ortaklığının devredildiğini, davalının sözleşmede kararlaştırılan dışında talepte bulunmasının hakkaniyete uygun olmadığını, taraflar arasındaki güven ilişkisinin bittiğini, 10 yıldır genel kurul dahi toplanmadığını, belirterek öncelikle davalı gerçek kişinin kooperatiften çıkarılmasını, mümkün olmaması halinde şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili, tarafların davalı şirkette hissedar olduklarını, şirketin kurulmasından sonra ilerleyen aşamada taraflar arasında ihtilaf çıktığını, uyuşmazlığın çözümü için tarafların bir araya geldiklerini, anlaşma sağlandığını ve fakat davacının davalıdan birçok hisseyi sakladığını, bu sebeple davalının gerçek hakkını istediğini, birçok bağımsız bölümleri sattığını ve satış bedelini kendi hesabına geçirdiğini, ... Mah. ... Ada ... Parsel .. no lu bağımsız bölüm, .... adresindeki bağımsız bölümü satarken 01/09/2014 tarihli sözleşmeyle üzerine tripleks villa inşa edeceğini taahhüt ederek ... ile 130.000 Euro bedelle anlaştıklarını, söz konusu anlaşmada satış bedelinin şirket hesabına ya da kooperatife değil davacının kızı ... hesabına geçirildiğini, davacı tarafın 4 senedir davalının ortaklığının son bulması için herhangi bir girişimde bulunmadığını, ancak davalının şirket hesaplarını incelemek ve şirketin genel kurul toplantısının gerçekleşmesini istemek amacıyla birçok kez ihtarname gönderdiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Davacı davalı ortağın şirketin çıkarılmasını terditli talebinde ise şirketin feshi ve tasfiyesi istemi ile dava açmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 640/3. maddesi hükmüne göre şirketin istemi üzerine, ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması mümkündür. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 621/1-h maddesi hükmüne göre, bir ortağın haklı sebeplerle, şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılmasına yönelik, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunca alınmış bir genel kurul kararı bulunması gerekmektedir. Çıkma ve çıkarılmaya ilişkin düzenlemenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 638. ve devamı maddelerinde düzenlendiği, söz konusu maddelerden anlaşılacağı gibi her ortağın varsa şirket sözleşmesindeki çıkma sebebine ya da haklı sebebe dayanarak şirketten çıkma hakkının tanındığı, ancak şirketten çıkarma hakkının sadece şirkete tanındığı, bir ortağın diğer bir ortağı şirketten çıkarma davası açamayacağı, çıkarma davasını açma hakkı sadece şirkete tanındığından bir ortak tarafından diğer bir ortağa karşı çıkarma davasında davacı ortağın aktif husumet ehliyetinin olmayacağından davalı ...'ın şirketten çıkarılması istemine ilişkin davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddi gerekmiştir. Davalı şirketin Antalya Ticaret Sicilinin ... sicil numarasına kayıtlı olduğu, kaydının halen devam ettiği, şirket ana sözleşmesinde şirketin feshi ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, davalı ... Antalya 13. Noterliği'nin 21/01/2021 tarih ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile şirketteki hisselerini davacıya devrettiği anlaşılmaktadır. Davacının, subjetif hakkına kavuşabilmesi ve kendisine hukuksal koruma sağlanabilmesi için, gerçekten mahkeme kararına muhtaç bir konumda bulunması halinde onun hukuki yararının varlığından söz edilebilir, mahkeme kararı olmaksızın da aynı sonuca ulaşması mümkün ise dava açmakta hukuki yararı yoktur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 636. maddesi gereğince genel kurul kararı ile şirketin sona ermesine karar verilmesi mümkündür. Davacının davalı şirketteki hissesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 621. maddesinde belirlenen orandan fazladır. Bu haliyle davacının genel kurul kararı ile kendi alabilecekleri fesih kararını mahkemeden istemesinde hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı davayı kabul etmiş ise de dava şartı bulunmadan davayı kabul sonuç doğurmayacağından, davacının, davalının şirket ortaklığından çıkarılması talebinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine, davacının, davalı şirketin feshine ilişkin talebinin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin eksik inceleme ve araştırma yaparak karar verdiğini, şirketin iki ortaklı olduğunu, davacı ve davalı ortağın 07.02.2016 tarihinde şirket hisse devrine ilişkin sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye göre, davalı ortağın ... Şti.ndeki hissesini, davacı ortağa devrettiğini, davalının, sözleşme ile, 29.02.2016 tarihine kadar, bu devri resmi yoldan, noterden de gerçekleştirmeyi kabul ve taahhüt de ettiğini, aynı zamanda davacıyı ve şirketi ayrı ayrı ibra ettiğini, davalı ortağın aynı sözleşme ile, ... Şti.'nindeki 1/2 hissesini davacı ortağa devir yanında, ... Şti.'nin ... hisselerinin, davacının bizzat kendisine devredilmesine yetki verdiğini, sözleşme gereği; davalının bizzat şahsına, ... Şti'ndeki hissesini devretmesi karşılığı, ... (12) adet villa hissesi verildiğini ve inşaatı tamamlananlar içinde bulunan işbu villaların yapılan hiçbir masrafa katılmadan ve sonradan ortaya çıkacak masraflardan muaf olarak yapımı tamamlanmış villaların fiilen davalıya teslim edildiğini, davalının aldığı işbu 12 adet b.b. üyeliğine karşılık, ... diğer villalara ilişkin hak iddia etmeyeceğini, kabul ve beyan ettiğini, ... Şti.'nin tek hissedarı olan davacının da, ... Şti.'nin ... hisselerini, kendisine devrettiğini, davacının 07.02.2016 tarihli sözleşmede üstlendiği edimleri, iyi niyetle aynı gün yerine getirdiğini, villalara ilişkin 12 adet üyeliği davalı ortağın bizzat şahsına yaptığını, sözleşmenin kendi taraflarınca fiilen uygulandığını, sözleşmenin uygulanarak hayata geçirilmesinden sonra, davalının ek taleplerde bulunmasının iyi niyetle açıklanamayacağını, aradan geçen yaklaşık beş yılın sonunda, taraflarına karşı ihtarnameler keşide ederek, hala hak talep edebildiğini, inşaat faaliyetlerinde bulunmak üzere kurulan davalı şirketin, kağıt üzerinde kalmış bir şirket olduğunu, fiilen olmadığını, yaklaşık 10 yıldır genel kurulun dahi toplanmadığını, vergi dairesinden faaliyetlerinin durdurulduğunu, vergi ödemediğini, sadece Antalya Ticaret Sicil Memurluğu'nda kaydının olduğunu, limited şirket faaliyetinin tamamen durduğunu, şirketin devamında ekonomik bir yarar olmadığını, devamına karar vermenin rasyonel olmayacağını, TTK hükümleri uyarınca, davalı ortağın haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, olmadığı takdirde, şirketin feshine karar verilmesini talep ettiklerini, yerel mahkemece delillerin takdirinde isabetsiz davranıldığını, davalı ortağın davayı kabul ettiğini, kabul beyanının mahkemeyi ve davalıyı bağlayacağını, böyle bir davada karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmetmenin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, haklı sebebe dayalı olarak şirket ortaklığından çıkarma, terditli talep ise limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, şirketten çıkarma hakkının sadece şirkete tanınmasına, bir ortağın diğer bir ortağı şirketten çıkarma davası açamamasına, çıkarma davasını açma hakkı sadece şirkete tanındığından bir ortak tarafından diğer bir ortağa karşı açılan çıkarma davasında davacı ortağın aktif husumet ehliyetinin bulunmamasına, dava devam ederken davalının hisselerini davacıya noterden hisse devri sözleşmesi ile devretmesi nedeniyle davanın başında bulunan hukuki yararın davanın devamı sırasında ortadan kalkmasına, hukuki yararın tüm dava süresince aranmasına, aktif dava ehliyetinin ve hukuki yarar yokluğunun davayı kabul beyanından önce değerlendirilmesi gereken dava şartlarından olmasına, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/05/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19