Antalya BAM 11. HD 2021/1978 E. 2024/812 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1978
2024/812
10 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 26/03/2021
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 10/05/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davacının, ciro silsilesiyle elinde bulundurduğu davaya konu keşidecisi, ... A.Ş. olan ve ciro yoluyla ... A.Ş. iştiraki olan ... A.Ş.’ye verilen çekin, ... A.Ş. tarafından davacıya cirolanarak teslim edildiği, davacının ajandasına koyduğu çekin, rızası hilafına elinden çıktığı, konuyla ilgili müvekkilince Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu ve ... sayılı soruşturma dosyası ile konu hakkında soruşturmanın devam ettiği, çekin zayii sebebiyle Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esasında davanın devam ettiği ve çek hakkında tedbiren ödemeden men kararı verildiği, kararı alan müvekkili tarafından çek hakkındaki tedbir kararı bankaya sunulduğunda ise, çekin ... aracılığıyla takas odasına sunulduğu, çekin rızası hilafına elinden çıkmasından sonra çekin ciro silsilesinin devam ettiği, bu cirolardan birincisinin ... . Şti. isimli bir şirkete, ikincisinin ... isimli bir şahsa, üçüncüsünün ise ... isimli bir şahsa ait olduğunun öğrenildiği, müvekkilinin çekin elden çıkmasından sonra çekin arkasında cirosu bulunan şirket ya da kişilerle hiçbir ticari ya da adi nitelikli bir alacak ilişkisi bulunmadığı, cirantalardan ... isimli şirketin ticari şirket olup, defterleri incelendiğinde davacı ve önceki ciranta ve keşideciyle bir alacak-borç ilişkisi olmadığının tespit edileceği, ... isimli diğer cirantanın ise ... isimli şirketin yetkilisi göründüğü, ... isimli şahsın da ... yetkilisi ile aynı sektörde çalıştığı gözönüne alındığında davacı müvekkilinden sonra yapılan cirolarda iyiniyeti iddiasında bulunulamayacağından bahisle davaya konu çekle ilgili teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sonraki aşamada da açılan çek iptali istemine ilişkin ... Esas sayılı dava yönünden birleştirme kararı verilmesini ve müvekkilinin elinden rızası hilafına çıkan çek sebebiyle çek bedelinin tahsil girişiminde bulunan davalı ...'dan istirdadı ile tüm davalılar yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili, mahkemece verilen tedbir kararının, müvekkilinin çek bedelinin ödenmesi için çeki bankaya sunduğunda öğrenildiğini, müvekkilinin dava konusu çeki ... Şti'den olan alacağına karşılık aldığını, müvekkilinin çeki ciro silsilesi yoluyla aldığı ve iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin işlettiği ... adlı işyerinde fatura ve irsaliye ile altın satışı ve işçiliği bedeli olarak 100.000,00 USD karşılığı TL olarak çek ödemesini kabul ettiğini, faturadaki mallar karşılığında çeklerin teslim edildiğini, davacı tarafından kendilerine husumet yöneltilmesini kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... Şirket vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan ilk yargılama sonunda; " Davacının davasının reddine, İİK 72/4 gereği dava konusu alacağın %20 si oranında hesaplanan (dava tarihi itibari ile 1 USD =3,5709 TL) 71.400,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, " karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi sonucunda;
DAİREMİZİN 06/12/2019 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI İLAMI İLE: Öncelikle, mahkemece davanın hukuki sebebinin belirlenmesi ve davacı talebinin açıklatılması ile davacının çekin meşru hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ispatlaması gerektiğinden davacının meşru hamil olup olmadığının belirlenmesi için davacının bu konudaki delillerinin değerlendirilmesi gerektiği, davacının yetkili hamil olduğunun belirlenmesinden sonra davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğu ve çekin bu sebeple ciro edildiği, çekin davacıya tesliminden sonra çeki kendisine ciro eden ... A.Ş. ile aralarında hiç bir ticari ya da hukuki ilişki bulunmayan ... Şti. tarafından ele geçirildiğinin ileri sürülmüş olmasına ve bu konuda Cumhuriyet Savcılığına şikayeti üzerine devam eden soruşturmalar bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davalı ... ... Şti. ile ciranta ... A.Ş.'nin ticari defterlerinin de incelenmesi ile ... . Şti. ile ciranta ... A.Ş. arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, çekin ... Şti.'ne ciro edilmesinin sebebinin ceza dosyaları da incelenip değerlendirilerek tespit edilmesi ile ulaşılacak sonuca göre ve birden çok davalı olması nedeniyle her bir davalı hakkında ayrı ayrı gerekçe oluşturulmak suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNCE: "...Bilirkişi tarafından ibraz edilen 15/02/2021 tarihli rapor ile 25/02/2021 tarihli ek/düzeltme raporu birlikte değerlendirildiğinde; usulüne uygun tutulduğu anlaşılan davalı ... ... Şti'nin ticari defter ve belgelerine göre davalılar ... Şti ile ... arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ...'ın sattığı altın karşılığında ciro yoluyla çeki teslim aldığı, çekin ... Şti tarafından kimden alındığı hususunda ticari defterlerde kayıtlı olmadığı ancak ...'a verildiği yönünde kayıt bulunduğu, yine dava dışı ... Şti'nden önceki cirantalardan ... AŞ'nin usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defter ve belgelerinden ticari defterlerinde de çekin lehtar ... AŞ'den alındığı ve davacı ...'ya verildiği yönünde kayıt olduğu, dolayısıyla davacı ile dava dışı ... AŞ arasında finansal ilişkinin bulunduğu ancak davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığı hususunun ceza soruşturma dosyaları da dahil olmak üzere ispat edemediği, davalılardan ...'ın ciro silsilesi ve imzaların istiklali ilkesi gereği yetkili hamil olduğu, hamilin kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu hususunun da davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı ... ... Şti ile ...'ın aynı sektörde çalışmalarının hamilin kötü niyetli olmasını gerektirmeyeceği, davalı ... ... Şti'nin çeki ne şekilde iktisap ettiği, ticari defterlerinde bulunmasa dahi çekin bir ödeme vasıtası olup ticari defterlere kaydının zorunlu bulunmadığı, buna göre ticari defterlerinde çekin kimden alındığı hususunun belirtilmemesinin davalı ... ... Şti'ni de kötü niyetli olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin tanık dinletme taleplerini kabul etmeyerek müvekkilinin davasını ispat etme yönündeki en kuvvetli delillerinden birini kullanmasına izin vermediğini, yerel mahkemenin çekte cirosu bulunan davalı ... hakkında gerekçe oluşturmayarak, davalıya atıfta dahi bulunmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında "... AŞ’nin ticari defterlerinde ise çeki ... AŞ’den 2016 yılında aldığı 17.01.2017 tarihinde davacı ...’ya ciro ettiği anlaşılmıştır” tespit ve kabulünden sonra bu kabule aykırı şekilde gerekçe oluşturarak davayı reddettiğini, yerel mahkemenin bu açık kabulünün zımnen davacının yetkili hamil olduğunu, çekte cirosu olmadığını, ciro zincirinini kopuk olduğunu da kabul ettiği anlamına geldiğini, bu kabulden sonra çekte beyaz ciro olmasının bir anlam ifade etmeyeceği ... AŞ’nin çekte bulunan haklarını davacıya devir ettiğinin kuşkuya yer bırakmaksızın ispat edildiğini, davalı ... ... .Şti’nin davacının rızası hilafına elde ettiği çeki davacı yerine geçerek hak sahibi olmadığı halde kötüniyetle önce ...’e sonra da diğer davalıya ciro yoluyla devrettiğinin kabulünün gerekeceğini, ticari defterlerinin sahibi lehine hangi şartlarda delil teşkil edeceği HMK 222/2. Madde de hüküm altına alındığını, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının ... Şti.'nin defterleri hakkında defterlerin açılış tasdiklerinin olduğu, ancak defterlerin kapanış dasdiklerinin yapılacağı tarihin henüz gelmemiş olması nedeniyle kapanış tasdiklerinin de yapılmış olması kaydıyla defterlerin lehine delil olabileceği tespitinin yapıldığını, aynı defterlerin kapanış tasdiklerinin olup olmadığı dolayısıyla kendi lehine delil olup olamayacağı, diğer davalı ...’ın bu defterlere delil olarak dayanıp dayanamayacağı hususunun belirsiz bırakıldığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini yerel mahkemenin itirazlarını dikkate almayarak davayı reddettiğini, yerel mahkemenin çekteki ciro zincirine göre ... ile ticari ilişkiye girenin davalı ... olmasına rağmen faturanın ... Şti.lehine düzenlenmiş olmasını dikkate almadığını, yerel mahkemenin davalılar hakkında açılan ceza soruşturma dosyasını dikkate almadığını, oysa ki soruşturma dosyasında ... Şti.yetkilisi de olan ...’in mahkemenin bu kabulünün doğru olmadığını ispatlayacak şekilde beyan ve ikrarlarda bulunduğunun açık olduğunu, yerel mahkemenin ...'ın ... Şti.'ne altın sattığı ve bu altın karşılığında dava konusu çeki aldığını kabulü üzerinden gerekçe oluşturduğunu, ancak ... altın almadığını açıkça ikrar ettiğini, davalı ...'in davacıya 100.000 ABD doları ödeme yaptığı iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, yerel mahkemenin davalı ...’ın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu şekilde, ... Ltd.Şti'ne 4.019,00 gr altın sattığını kabul edip bu miktar altın karşılığında dava konusu çeki aldığını kabul ederken 4.019,00 gr altın satın aldığı söylenen ... yetkilisi ... altın miktarının 2,034,00 gr olduğuna dair 23.11.2017 tarihli ifadesinin bulunduğundan diğer davalı ...’ın iddiasının doğru olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, soruşturma dosyasında ...’ın 20.07.2017 tarihli ifadesinde iş bu davadaki beyanlarının aksine ... Şti ile değil ... ile yaptığı ticaret sonrasında, ...’in cirosu ile çeki teslim aldığını ifade ederek kendi beyanlarıyla ve savcılığa verdiği şikâyet dilekçesiyle dahi çelişkiye düştüğünü, davalıların bu beyanlarıyla gerçek durumu gizleme çabasında oldukları, tarafların gerçek bir ticaret içinde olmayıp bir şekilde elde ettikleri çeke resmiyet kazandırmak çabası içerisinde ticari kayıt tutmaya çalıştıkları ama kendi ifadeleriyle bu ticari kayıtların doğru olmadığını ikrar ettiklerini, davalıların birlikte kötü niyetle hareket ettiklerini, davalının beyanıyla düzenlenen bu form ile aynı davalının aynı satış için düzenlediği fatura farklı olup bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çelişki yaratan bu hususun davalı tarafların hazırlık soruşturmasına verdikleri ifade ve beyanlarla daha net bir şekilde ortaya çıktığını, dava dosyasına sundukları yazılı beyan ve BA/BS formlarının incelenmediğini, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, yine çeki elinde bulunduran son hamil dahil olmak üzere tüm davalılar ile davacı arasında gerek dava konusu çek gerekse başka sebeplerle hiçbir ticari ilişki mevcut olmadığını, davacının yetkili hamil olduğu, çekteki ciro zincirinin kopuk olduğunun sabit olduğunu, dava konusu çek karşılığında kimin altın sattığı, aldığı, altının miktarının ne olduğunun belli olmadığını, çekte ciranta olan davalının dava dışı ticari başka bir ilişki nedeniyle davacıya borcu olup hakkında icra takibi olduğu, yani tarafların birbirini tanıyıp aralarında ticari ilişki mevcut olduğunu, davacının kendine borcu olan davalının bu borcu ödememek amacıyla hareket ettiğini iddia ettiğini, yerel mahkemenin davacının adil yargılanma hakkını ihlal ederek, eksik inceleme, yanlış niteleme ile karar verdiğini, üç davalıdan ikisi için red gerekçesi yazıp davalı ... için red gerekçesi oluşturmadığını, yazılı yargılama usulüne tabi davayı basit yargılamaya çevirerek hüküm kurduğunu, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar ve 26.03.2021 tarihli, tüm davalılar yönünden verilen red kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararın hüküm kısmında taraflarınca yargılama aşamasında ileri sürülmüş olmasına rağmen %20 oranındaki tazminat talepleri hakkında hüküm kurmadığını, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde HMK m. 305/A'da düzenlenen hükmün tamamlanması yoluna başvurularak tazminata ilişkin ek karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerel mahkemenin taleplerini reddederek, bu hususun istinafa konu edilebileceğinin belirtildiğini, yerel mahkeme kararının gerekçe kısmında istinaf mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde davalı alacaklı müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... numaralı kararında da belirtildiği üzere davalı alacaklı müvekkili ... yönünden dava konusu alacağın %20' si oranında hesaplanan (dava tarihi itibari ile 1 USD=35,5709) 71.400,00 TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesi gerektiğini, davalı alacaklı müvekkili ... lehine dava konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan tazminatın davacıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, hükümde belirtilen diğer hususların onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, zayi nedeniyle iptaline karar verilen çekin istirdatı istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Antalya 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelendiğinde; ciro yolu ile hamil olan ... tarafından dava dışı ... Şti., ... A.Ş., ... A.Ş., ... ve ... Ltd. Şti. hakkında davaya konu çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü yol ile başlatılan takipte takip konusu alacağın ödendiği anlaşılmıştır.
Davaya konu çek incelendiğinde keşidecisinin ... Şti., lehtarının ... A.Ş., lehtarın cirosu ile ... A.Ş. ve sonrasında sırası ile ... Şti. ve ...'in ciroları ile hamilin davalı ... olduğu, davacı tarafından çekin kaybedildiği ileri sürülerek Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esasında iptali istemi ile hasımsız açılan davada mahkemece çekin davalı ... tarafından ibraz edildiğinin ve eldeki davanın açıldığının bildirilmesi üzerine mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkeme yapılan ilk yargılama sonrasında Dairemizce kaldırma kararında öncelikle, mahkemece davanın hukuki sebebinin belirlenmesi ve davacı talebinin açıklatılması ile davacının çekin meşru hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ispatlaması gerektiğinden davacının meşru hamil olup olmadığının belirlenmesi için davacının bu konudaki delillerinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece ise; dava, İİK.72/2. maddesi gereği icra takibinden sonra borçlu tarafından açılan takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile çekin rızası hilafına elinden çıktığı gerekçesiyle istirdat istemine ilişkin olduğu belirtilmiştir. Oysa ki davacı hakkında başlatılan herhangi bir icra takibi bulunmamaktadır. Bu haliyle dava, takipten sonra açılan menfi tespit davası olmayıp sadece zayi nedeniyle iptaline karar verilen çekin istirdatı istemine ilişkindir.
Somut olayda bilirkişi tarafından ... AŞ'nin ticari defterleri incelenmiş, yapılan incelemede ise ... AŞ'nin çeki ... AŞ'den 2016 yılında aldığı, 17/01/2017 tarihinde davacı ...'ya ciro ettiği belirtildiğinden mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının çekin hamili olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 792.maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür" hükmü düzenlenmiştir.
Her ne kadar mahkemece; davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığı hususunun ceza soruşturma dosyaları da dahil olmak üzere ispat edemediği, davalılardan ...'ın ciro silsilesi ve imzaların istiklali ilkesi gereği yetkili hamil olduğu, hamilin kötü niyetle çeki iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu hususunun da davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı ... ... ile ...'ın aynı sektörde çalışmalarının hamilin kötü niyetli olmasını gerektirmeyeceği, davalı ... ... çeki ne şekilde iktisap ettiği, ticari defterlerinde bulunmasa dahi çekin bir ödeme vasıtası olup ticari defterlere kaydının zorunlu bulunmadığı, buna göre ticari defterlerinde çekin kimden alındığı hususunun belirtilmemesinin davalı ... ... de kötü niyetli olduğunun kabulünü gerektirmeyeceği anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiş ise de, dava çek istirdatı istemine ilişkin olup davalı ... yetkili hamil olduğundan ve kötüniyeti de ispatlanamadığından sadece bu davalı bakımından açılan davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalılara herhangi bir husumet düşmediğinden onlar bakımından açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin tüm davalılar bakımından esastan red kararı verilmesi Dairemizce doğru bulunmamıştır.
Öte yandan her ne kadar davalı ... vekilince lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de koşulları oluşmayıp, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden davalı tarafın bu konudaki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 gereği reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun resen sebeplerle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 2. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın davalılar ... ve... Şti. bakımından pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile REDDİNE,
b-Davalı ... bakımından davanın REDDİNE,
c-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
d-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu harcın peşin yatırılan 6.098,21 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 5.670,61 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
e-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
f-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 55.563,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
g-Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e VERİLMESİNE,
h-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
- İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.525,00 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 58,00 TL posta masrafı, 71,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 291,10 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
- Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/05/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19