Antalya BAM 11. HD 2021/1898 E. 2024/802 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1898
2024/802
7 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 21/04/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 07/05/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile 11/12/2015 tarihinde açılmış olan 50.000,00-TL tutarındaki alacağa ilişkin genel haciz yoluyla yapılan takibe borçlu olan davalıların itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait keşidecisi davalı ..., cirantası ... olan ... ait 50.000,00-TL miktarlı ... numaralı çekin müvekkilinin ... ... geldiği otobüste çalındığını ve bu nedenle taraflarınca Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde çekin zayi olması nedeni ile iptal kararı alındığını, davalıların borcun tamamına itiraz ederek ticari ilişki olmadığını ileri sürdüklerini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, bunun kabulünün mümkün olmadığını, davalılardan ...'ın 17/12/2009 tarihinde traktör satımı karşılığında müvekkilinden 50.000,00-TL aldığını; ancak daha sonra traktör üzerinde banka hacizleri bulunduğu için traktörü kendisine devrini yapamadığını, bu nedenle davalılardan keşidecisi ... olan davaya konu 50.000,00-TL lik çeki ciro ederek müvekkiline vermiş olmasına rağmen çek bedelini ödemediğini, bilahere çek zayiye uğradığı için mahkemeden karar alındığını, davalılardan çek bedelini ödemeleri istenmiş ise de bugüne kadar ne keşidecinin ne de cirantanın her hangi bir ödeme yapmadığı belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bahsettiği kıymetli evrak iptal kararını ve dava dışı üçüncü şahıs tarafından müvekkiline 50.000,00 TL verildiğine dair yazıyı kabul etmenin mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında bu yönde bir ticari ilişki bulunmadığını, yazı içeriğinde bulunan imzayı kabul etmediklerini, 2009 yılında kurulduğu iddia edilen hukuki ilişki için verilen çekin vade tarihinden yıllar sonra çek zayi talep edilmesi, bu karar alındıktan yıllar sonra takibe konu edilmesinin gerçekten kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, bir an için iddiaların doğru olduğu kabul edilse dahi zaman aşımı definde bulunduklarını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında iddia edildiği gibi bir hukuki ilişkinin olmadığını, çek iptali kararının da gerçeklerden uzak olduğunu, müvekkilin verdiği çekin davacıya ciro edilmiş olması düşünülse dahi davacının çeki ibraz süresinde bankaya ibraz etmediğini, zaman aşımı dolmadan takip başlatmadığını ve müvekkiline haber dahi verilmediğini, zaman aşımı definde bulunduklarını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "...Zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kambiyo hukukunun kendisine sağladığı müracaat hakkını kaybetmiş bulunan hamil, kendisinden önceki ciranta ile aralarındaki temel ilişki nedeniyle açacağı davasında, genel hükümler çerçevesinde çeke delil başlangıcı olarak dayanabilir. Ancak, ortada fiziken çek olmadığından, davacı tarafın aldığı çek iptal kararı vardır. Davalı taraf çekin varlığını inkar etmektedir. Olası bir kanun yolu incelemesinde de tekrar değerlendirileceği kesin olmakla birlikte, fiziken çek var olmadığından (örneği dahi), bir inceleme yapılamamış olmakla, olmayan bir belgenin delil başlangıcı olarak kabulü, mahkememiz kabulüne göre mümkün değildir. Delil başlangıcı tanımlamasına giren bir çek veya örneği dosyada mevcut değildir. Delil başlangıcının belge niteliğine sahip olması, kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olması, iddia edilen hukuki işlemi tam olarak ispat edememekle beraber, o işlemi muhtemel göstermesi gerekmektedir. İptal kararı bu unsurları kabule göre taşımamaktadır. İptal kararı, belge niteliğine sahip olmakla beraber, kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından gönderilen veya verilen bir belge değildir. Mahkeme ilamıdır. TTK m. 652 gereği, iptal kararı üzerine hak sahibinin hakkını senetsiz olarak da ileri sürebileceğinin öngörülmekle, iptal kararı gereği ileri sürülen alacağın usulün izin verdiği şekilde ispatı gerekmektedir. HMK gereği, delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.
Delil başlangıcı var ise tanık dinlenebilir. Ancak, az önce belirtildiği üzere, kabule göre, dosyada delil başlangıcı olmadığından görevsiz mahkemece dinlenen tanık beyanları hükme esas alınamaz. Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar, bilirkişi raporu göz önüne alınarak, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun; çek bedelinin ödenmemesi sebebiyle yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olduğunu, takibe ve davaya konu çek zayi olduğundan bu hususta Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı hükmü ile çekin iptaline ilişkin karar alındığını ve kararın kesinleştiğini, dava konusu çekin keşidecisinin ... olduğunu, cirantasının ise ... olduğunu, bu hususta hiçbir tereddütün söz konusu olmadığını, davalı ...'in çekin kendisine ait olmadığına dair hiçbir beyanı olmadığı gibi ilgili bankaya dahi ibraz edilmediğini, davalı ... ve vekilininde çekin varlığına ilişkin hiçbir itirazları olmadığını, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/10/2016 günlü celsesindeki beyanlarında; “…Çeki ödeme olarak kullandığımız için herhangi bir sorumluluğumuz kalmadığını düşünüyoruz…” şeklindeki söylemleriyle, gerek aradaki hukuki ilişkiyi ve gerekse çeki ciro ettiklerini kabul ettiklerini, alınan adli tıp raporuna göre çok önemi de olmasa dahi hukuki ilişkinin ispatı için sundukları ... imzasını taşıyan 50.000,00-TL alındığına dair belgedeki imzanın ...'a ait olduğunun saptandığını, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan dava sonucunda verilen görevsizlik kararı ile dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğini, yargılamaya bu mahkemede devam edildiğini, yargılama safahatında çekin iptaline ilişkin dosya getirtildiğini, adli tıp imza incelemesi yapıldığını, tanıkların dinlendiğini, gerek olmadığı halde bilirkişiden rapor dahi alındığını, değerlendirmenin dosyaya bakan hakime ait olduğu ve dava dosyasında aynı zamanda hukukçu olan hakimin değerlendirme yapabileceği yolundaki beyanlara rağmen, dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilerek alınan raporu ve bu raporu gerekçe alan hükmü kabul olanağı olmadığını, raporu veren bilirkişinin dava dosyasını yeterince incelemeden sanki bir hüküm oluşturur şekilde rapor verdiğini, ara kararında bilirkişiden istenen hususları aşarak, adeta mahkeme yargıcı yerine geçerek karar verdiğini, hükme bu beyanların gerekçe yapıldığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dolayısıyla hükmün de hatalı olduğunu, Antalya 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı olarak değil çekin iptaline dayalı olarak bir takip yapıldığını, raporu veren bilirkişinin aradaki hukuki ilişkinin varlığının tespiti amacıyla sunulan belgeleri değerlendirmeden, sanki kambiyo senedine dayalı bir takip yapılmış gibi düşünülerek fikir beyan ettiğini, takibin zamanaşımına uğradığı yolunda beyanda bulunduğunu, oysaki bu değerlendirmenin duruşma hakimine ait olduğunu, hakimin hukuki bilgisi ile sonuca ulaşılması gerektiğini, senedin vade tarihinin 2015 yılı haziran ayı olduğunu, bilirkişinin dosyayı okumadan yanlı rapor ve beyanlarında sanki senedin vadesinin bononun iptali için alınan kararın kesinleşme tarihinde olduğunu beyan ettiğini, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, hukuki olmadığını, borcun vadesinin 2015 yılı Haziran ayı olduğunu, duruşma sırasında müvekkile vade tarihinin sorulduğunu, müvekkilin vadenin haziran ayı olduğunu açıkca beyan etmesine rağmen aksine hiçbir delil getirilemediğini, basiretli bir tüccarın çek keşide ederken çek dip koçanına vade tarihini yazması ya da ticari defterlerine bu kaydı düşmesinin beklendiğini, iddialarının aksinin ispatlanamadığını, müvekkilin dosyada alınan beyanında ve dinlenen tanıkların açık anlatımlarında senedin vadesinin uzun bir vadeyi kapsadığını, 2015 yılının haziran ayı olduğunu beyan ettiklerini, vadesinden önce iptal edilen çekin ödenmesi için müvekkilinin davalılara başvurmuşsa da, ödeme yapmamak için davalıların kötüniyetle hareket ederek müvekkili oyaladıklarını, müvekkilin vade tarihi geldikten sonra da, bir müddet verdiği paranın ödenmesini beklediğini, davalılarca oyalandığını, sonunda icra takibi yapmak zorunda kaldığını, müvekkilin davalılardan ....e 50.000,00-TL'yi traktör almak için verdiğini, başkası üzerinde bulunan traktörün devrini yapamayan davalının diğer davalıdan aldığı vadeli çeki müvekkile keşide ederek verdiğini, uygulamada ileri ödeme tarihli çek vermenin mümkün olduğunu, davacının traktör almak için 50.000,00-TL davalılardan ...'a verdiğini, bilirkişinin hakkın özünü zedeleyecek biçimde rapor ve görüş sunduğunu, mahkemenin de bu hatalı rapora itibar ettiğini, mahkemece hem görevsiz mahkemenin verdiği hükmü dayanarak hemde görevli mahkemece verilen hükümle birlikte çifte vekalet ücreti takdir edildiğini, oysaki Yargıtay Hukuk Genel Kurlunun ... Esas ve ... Karar sayılı hükmüne göre çifte vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İtirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
-
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararın aşağıda belirtilen bent haricinde usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekili sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davacı taraf, davalı ... ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle keşidecisi ... olan 50.000,00. TL bedelli senedin kendisine davalı ... tarafından ciro edildiğini, ancak çekin zayi olması sebebiyle zayi belgesi alındığını, buna rağmen alacağının ödenmediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmuş, davalılar ise; davacı ile aralarında her hangi bir ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19/04/2012 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kesinleşen ilamına göre; takibe ve davaya konu keşidecisi ... olan 50.000,00-TL bedelli çekin zayii nedeniyle iptaline karar verildiği ve çek aslının zayi olması nedeniyle davacı tarafından dosyaya sunulamadığı anlaşılmıştır.
Davacı, iptal kararının hamili durumundadır. TTK'nın 652/1. maddesi uyarınca iptal kararı hamili, zayi edilen senet yerine yeni bir senet düzenlenmesini isteyebileceği gibi, senetsiz olarak alacağını talep etme hakkına da sahiptir. Alacak muaccel ise iptal kararının verilmesi ile karar hamili başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, kimliğini ispatlayarak borçlulardan ifa talebinde bulunabilir. TTK'nın 646/2. maddesi uyarınca, borçlu, iptal kararı hamilinin sadece kararı ibraz etmesi ve kararda adı geçen alacaklının kendisi olduğunu ispatlaması üzerine, ağır kusur ve hilesi bulunmaksızın borcunu ifa ederse borcundan kurtulur. Kuşkusuz borçlu, iptal kararı hamilinin gerçek hak sahibi olmadığını savunabilir ve böyle bir savunmanın yerinde olduğunun saptanması durumunda ödeme yapmaktan kaçınabilir.
Somut olay incelendiğinde; davacının zayi nedeniyle iptal ettirdiği çek alacağına dayanarak genel haciz yoluyla davalılar aleyhine icra takibine başlatmış, davalı tarafça borca ve takibe itiraz edilmesi nedeniyle icra takibi durmuştur.
Davaya konu icra takibi kambiyo senetlerine mahsus icra takibi olmayıp, davacı tarafça genel haciz yoluyla icra takibi yapılmıştır. Yani iptal kararının lehtarı olan davacı alacağını senetsiz olarak davalı yandan talep etmiştir. Davacı yan; davalılardan ...'ın ..... tarihinde traktör satımı karşılığında davacıdan 50.000,00-TL aldığını; ancak daha sonra traktörün üzerinde haciz olması sebebiyle devrini veremediğinden keşidecisi diğer davalı olan davaya konu çeki cirolayarak davacı yana verildiğini beyan ettiği, davalı ... vekili ise 21.10.2016 tarihli ön inceleme duruşmasında; "çeki ödeme aracı olarak kullandığımız için sorumluluğumuz kalmadığını düşünüyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu nazara alındığında; Mahkemece verilen ve kesinleşen çekin zayi olduğunun tespiti kararının temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı sayılacağı, bu nedenle çekin keşide tarihi tespit edilemediğinden çek iptali kararının kesinleşme tarihinden itibaren takip tarihine kadar TBK’nun 146. maddesine göre uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu sebeple davalı ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple; davalı ... yönünden esasa girilerek taraf delilleri toplanılmak suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiğinden davacı yanın bu hususa ilişkin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan gerekçelerle kabulüne, sair istinaf sebeplerinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/04/2021 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİne GÖNDERİLMESİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30. TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 23/05/2021 tarih, .... nolu mehil belgesine sunulan 9.150,00. TL nakdi teminatın talebi halinde İcra Müdürlüğünce davacıya İADESİNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.07/05/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19