SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/716 E. 2024/794 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/716

Karar No

2024/794

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 30/01/2024

DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 07/05/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, takip alacaklısı tarafından takip borçlusu aleyhine girişilen Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibinde müvekkili firmada çalışan takip borçlusu ...’ın maaşına 03/09/2021 tarihinde haciz konulduğunu, müvekkili firma yetkilisi ... maaş haczi müzekkeresini haciz ihbarnamesi şeklinde algılayarak takip borçlusunun firmaları nezdinde herhangi bir alacağının olmadığını belirterek itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde SGK’lı çalışan personel olduğunu belirttiğini, ancak maaş haczi tatbikini uygulamadığını, akabinde söz konusu icra dosyasından birkaç kez daha maaş haczi müzekkeresi yazıldığını ve haciz ihbarnameleri gönderildiğini, bu yazı ve ihbarnameler müvekkili şirketin eline ulaşmadığını, sonuç olarak müvekkili şirketin icra dosyasına borçlu olarak eklendiğini ve şirket araçlarına haciz uygulandığını, yapılan haciz işlemi ile duruma muttali olunduğunu, takip borçlusu ... sigortalı çalışan olduğunu, işten çıkış belgesinden de anlaşılacağı üzere 18/02/2022 tarihinde işten ayrıldığını, maaş haciz müzekkeresinin yazıldığı 2021 Eylül ayı ile 2022 yılı Şubat ayları arası 6 aylık döneme ilişkin maaş kesintilerinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, takip borçlusunun asgari ücret ile çalıştığını ve 6 aylık toplam kesinti tutarının 6.375,00-TL olduğunu bu miktar dışında kalan dava konusu 27.260,13-TL sebebiyle borçlu olmadıklarını, takip alacaklısının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin sigortalı işçi olduğunu bildiği ve ilk başta maaş haczi müzekkeresi gönderdiği halde bilahare müvekkiline borçlu 3. kişi gibi haciz ihbarnamesi gönderildiğini belirterek uygun görülecek nakdi teminat karşılığında müvekkili şirket yönünden takibin durdurulmasına ve uygulanan tüm hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu edilen takip konusu alacağın 27.260,13-TL tutarından borçlu olmadıklarının tespitine, bu miktar üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı; ancak davalı ... vekilince sunulan beyan dilekçesinde; davacının usulüne uygun olarak tebliğ aldığı haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, "Somut olayda icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının talebi üzerine davacıya çekilen 3. Haciz ihbarnamesinin 09/03/2022 tarihinde davacının elektronik tebligat adresine tebliğ edildiği, eldeki davanın ise 07/04/2022 tarihinde, yani yasal 15 günlük süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla, süresinde açılmayan davanın usulden reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada, davalılar takip alacaklısı tarafından takip borçlusu aleyhine girişilen Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinde müvekkili firmada çalışan takip borçlusu davalı ... maaşına 03/09/2021 tarihinde haciz konulduğunu, müvekkili firma yetkilisi ... maaş haczi müzekkeresini haciz ihbarnamesi şeklinde algılayarak takip borçlusunun firmaları nezdinde herhangi bir alacağının olmadığını belirterek itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde SGK’lı çalışan personel olduğunu belirttiğini, ancak maaş haczi tatbikini uygulamadığını, akabinde söz konusu icra dosyasından birkaç kez daha maaş haczi müzekkeresi yazıldığını ve haciz ihbarnameleri gönderildiğini, bu yazı ve ihbarnamelerin müvekkili şirketin eline ulaşmadığını, sonuç olarak müvekkili şirketin icra dosyasına borçlu olarak eklendiğini ve şirket araçlarına haciz uygulandığını, yapılan haciz işlemi ile duruma muttali olunduğunu, takip borçlusu ... müvekkili şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, dosyaya sunulan işten çıkış belgesinden anlaşılacağı üzere 18/02/2022 tarihinde işten ayrıldığını, maaş haciz müzekkeresinin yazıldığı 2021 Eylül ayı ile 2022 yılı Şubat ayları arası 6 aylık döneme ilişkin maaş kesintilerinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, takip borçlusunun asgari ücret ile çalışmakta olup, 6 aylık toplam kesinti tutarı 6.375,00-TL olduğunu, bu miktar dışında kalan dava konusu 27.260,13-TL yönünden de borçlu olmadıklarını, davada icranın durdurulmasına ilişkin tedbir kararı talep edildiğini, bu talebin reddi sonrasında istirdata ilişkin hakları saklı tutarak icra dosyası borcunun tamamının ödendiğini, ilgili mahkemesine beyanda bulunarak takip konusu borç ödenmiş olduğundan davanın istirdat davasına dönüştüğünün belirtildiğini, menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesi durumunda, mevcut davaya istirdat davası olarak kaldığı yerden devam edileceğini, mahkemenin, mevcut menfi tespit davasına istirdat hükümlerine göre devam edip karara bağlaması gerektiğini, yargılama neticesinde mahkemenin davayı kabul ederse, vereceği hükümde istirdat davasına ilişkin hükümlere yer vermesi gerektiğini, fakat yerel mahkemenin gerekçeli kararında, menfi tespit davası hükümlerine yer vererek davanın hak düşürücü süre içinde açılmaması sebebiyle usulden reddine karar verdiğini, yerel mahkemenin istirdat hükümlerine göre davayı devam ettirip, istirdat hükümlerine göre karar vermesi gerektiğini, davalı ... yapılan ödeme neticesinde sebepsiz zenginleştiğini, özellikle sebepsiz zenginleşme hükümleri ile birlikte istirdata karar verilmesi gerektiğini, "Menfi tespit davası devam ederken, mahkeme, hataen davayı istirdat davasına dönüştürmeyip karara bağlarsa, borcun tamamen ödenmesinden itibaren bir yıldan fazla süre geçmiş olsa dahi, borçlu, bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olmaksızın istirdat davasını açabilir. Hak düşürücü sürenin geçmesinden dolayı istirdat davası, süre bakımından (usulden) reddedilmez." (Baki Kuru, Menfi Tespit Davasının İstirdat Davasına Dönüşmesi, s. 338.) Bu haliyle dahi, hak düşürücü süre yönünden davanın reddi mümkün değilken, huzurdaki davanın menfi tespit davasından istirdata dönüştüğü halde, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddinin isabetli olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, Menfi tespit davasıdır.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın hak düşürücü süre içinde açılmaması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı, davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı 3. kişinin borcu nedeni ile kendilerine haciz yazısı ve 1.,2. ve 3. haciz ihbarnameleri gönderildiğini, 03/09/2021 tarihinde takip borçlusunun maaşına haciz konulduğunu, takip borçlusu ... sigortalı çalışan olduğunu, 18/02/2022 tarihinde işten ayrıldığını, maaş haciz müzekkeresinin yazıldığı 2021 Eylül ayı ile 2022 yılı Şubat ayları arası 6 aylık döneme ilişkin maaş kesintilerinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, takip borçlusunun asgari ücret ile çalıştığını ve 6 aylık toplam kesinti tutarının 6.375,00-TL olduğunu bu miktar dışında kalan dava konusu 27.260,13-TL sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının usulüne uygun olarak tebliğ aldığı haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İİK'nın 89/5. maddesi; "Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir." hükmünü içermektedir.

Somut olayda, davacı tarafça henüz icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadan bu davanın açılmış olduğu, davacının, süreyi kaçırdığını kabul ederek, davalının, takip borçlusu eski işçisinin işten ayrıldığından 2021 Eylül ayı ile 2022 yılı Şubat ayları arası 6 aylık dönem dışında kalan kısım yönünden borçlu olmadığından bahisle işbu davayı açtığı, anlaşılmaktadır.

Üçüncü kişi (davacı) zimmetinde sayılan borcu (parayı) icra dairesine ödemeden önce, borçlu ile kötüniyetli alacaklı (veya sadece kötüniyetli alacaklı) aleyhine, alacaklıya borçlu olmadığının tespiti için genel bir menfi tespit davası da açabilir. Çünkü, menfi tespit davası, eda davasının öncüsüdür. Bu aşamada eda davası (İİK m.89/5) açma hakkı olmayan üçüncü kişinin menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Bu menfi tespit davasının sebebi (dayandığı vakıa), takip alacaklısının, üçüncü kişinin takip borçlusuna borçlu olmadığını bildiği halde, kötüniyetle onu hataya düşürerek (Haksız fiil) borcun üçüncü kişinin zimmetinde sayılmasını sağlamış olan kötüniyetli alacaklıya borçlu olmadığı vakıasıdır. Bu dava, dava sebebi bakımından, İİK m. 89/III,c.4'deki özel menfi tespit davasından farklı olup, İİK'nın 72. maddesi hükümlerine tabidir ve bu nedenle belli bir süreye bağlı değildir. Borçlu aleyhine açılan davanın hukuki sebebi ise, sebepsiz zenginleşmedir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci baskı sayfa 472, 473, 474) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.06.2015 tarih ve 2013/4-2059 E., 2015/1488 K., Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.06.2016 tarih ve 5561 E., 8026 K., Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.02.2016 tarih ve 2015/16452 E., 2016/1817 K., Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.01.2013 tarih ve 2012/15793 E., 2013/610 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.

Buna göre ilk derece mahkemesince, davanın İİK'nın 89/III.c.4. maddesine göre açılmış özel menfi tespit davası olmadığı, aynı maddenin 89/5.c.2. maddesine dayalı olarak açıldığı, henüz ödeme yapılmadığından bir süreye de bağlı olmadığı gözden kaçırılarak davanın süresinde açılmamış olduğunun kabulü doğru olmamıştır.

Buna göre ilk derece mahkemesince, davanın süresinde açılmış olduğunun kabulü ile, davalı alacaklı ile davalı borçlunun zorunlu dava arkadaşı olmadıkları, her bir davalı yönünden davanın hukuki sebebinin farklı olduğu, davacının davalı alacaklı yönünden, takip borçlusuna borçlu olmadığını bilmesine/ bilebilecek durumda olmasına rağmen kötüniyetle onu hataya düşürerek borcun kendisinin zimmetinde sayılmasını sağladığı (haksız fiil) iddiasını; davalı borçlu yönünden ise, borçlunun sebepsiz zenginleşeceği iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci baskı sayfa 472, 473) gözetilerek, davacının delillerinin bu kapsamda tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde hiçbir tartışma ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Yukarıda da açıklandığı üzere, İİK'nın 89/5. c.2. maddesine dayalı olarak açılan bu menfi tespit davası, borcun davacı alacaklının zimmetinde sayılmasından sonra açıldığından, davacı üçüncü kişi İİK'nın 72/2. maddesi hükmüne göre, zimmetinde sayılan borcun ödenmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edemez. Buna karşılık, üçüncü kişi zimmetinde sayılan borcu icra veznesine ödedikten sonra, icra veznesindeki bu paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini isteyebilir. (İİK m. 72/3) Böyle bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması nedeniyle, üçüncü kişinin icra dairesine ödediği para, menfi tespit davası devam ederken alacaklıya ödenirse, menfi tespit davası, geri alma davasına (İİK m. 89/5.c.2) dönüşür. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci baskı sayfa 474, 475)

Bu durumda; davacı vekilinin dava devam ederken ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen, İlk derece mahkemesince bu hususta bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yine ödeme yapılmışsa; menfi tespit talepli olarak açılan davanın İİK'nın 72/VI. maddesi gereğince kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceği gözetilmeksizin davacı yanın istirdat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı yanın bu hususa ilişkin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

  2. 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 30/01/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİne GÖNDERİLMESİNE,

  4. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60. TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

  5. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

  8. Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.07/05/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındelillerinAçılanTespitŞahısTarafındandeğerlendirilmesikonusuantalyaMenfigerekçe3.

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim