SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2023/2709 E. 2024/68 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2709

Karar No

2024/68

Karar Tarihi

19 Ocak 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 21/09/2023

DAVANIN KONUSU : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 19/01/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davalı şirket tarafından borçlu ... İnşaat ..Şirketi aleyhine Antalya Genel icra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile alacak takibi başlatıldığını, davalı tarafın alacağını tahsil edemeyince 3. şahıs olan müvekkili şirket elektronik posta adresine İİK'nın 89. maddesi uyarınca 1. 2. ve 3. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinden haberdar olunmadığını, 3. haciz ihbarnamesinin 03.09.2021 tarihinde tebliğ alındığını, borçlu şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını, bu hususun tarafların ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilinin borçlu şirkete borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Müvekkili şirketin dava dışı ... İnşaat Şirketi'yle 2017 yılından itibaren ticari alışveriş içinde olduğunu, borçlu şirketin müvekkili şirketten aldığı malzemeleri davacı şirketin inşaat işlerinde kullandığını, haricen yapılan araştırmada borçlu şirketin davacı şirketten olan alacağını tahsil edemeyince , davalı şirkete borcunu ödeyemediğini, bu durumun borçlu ve davacı şirket defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı şirket üzerinde bırakılmasını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...dava İİK 89/3 uyarınca gönderilen tebliğ üzerine açılan menfi tespit davasıdır. Davacı yan davalı şirket alacaklısı ... İnşaat ... Şti'ye borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde davacı ve dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, usulüne uygun ihbarnamelere cevap vermeyen davacının borçlu bulunmadığı hususunun ispatlanması gerektiğini savunmuştur. Davacı yan borçlu bulunmadığına dair 23/12/2016 düzenleme tarihli muvafakatname ile 13/09/2016 tarihli tutanak ibraz etmiş, ticari defterlerinde borçlu bulunmadığına dair kayıtları sunmuştur. Yapılan ticari defterlere yönelik bilirkişi incelemesi ile davacının dava dışı şirkete 128.620,00 TL tutarında faturalı malzeme alışverişi yapılarak borçlu olduğu, borçlu şirket hesabına bu tutarı alacak olarak kaydettiği cari hesap bakiyesini 02/01/2020 tarihinde 23/12/2016 tarihli muvafakatnameye istinaden kapattığı belirlenmiş, dava dışı ... Şirketinin kayıtlarında davacıdan 128.620,00 TL tutarında alacaklı olduğu, davacı hesabına 08/09/2021 tarihli 3. Haciz ihbarnamesi tarihine kadar 128.620,00 TL borç kayıt edilmiş olduğu görülmüştür. Bu durumda muvafakatname ve protokolün geçerliliği olup olmadığı araştırılmalıdır. Her ne kadar davalı savunmasında protokolü ve tutanakların şirketin kurulma tarihinden önceki bir tarihte düzenlenmesi ve altına şirketin mersis numarası bulunan kaşesinin basılması sebebiyle protokolün sahte olduğu savunulmuş ise de tarafların tarihte hataya düşmüş olabileceği veya başka bir saik ile önceki bir tarih yazılarak sözleşme düzenleyebileceği düşünülmüş ve protokoldeki imza üzerinde imza incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan incelemede muvafakatname üzerinde bulunan imzanın dava dışı şirketin müteveffa yetkilisi ...'e ait olmadığı belirlenmiştir. Öyle ise davacının borcun kapatıldığına dair kayıtlarına itibar edilemez. Bu nedenle davacının dava dışı şirkete 128.620,00 TL tutarında borcu olduğu kabulüne göre davanın kısmen kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu şirket ile arasında bir alacak verecek ilişkisinin kalmadığını, taşınmaz devri ile bu hususun sabit olduğunu, müvekkilinin bu muvafaakatname imzalayan kişinin dava dışı şirket adına imza atmaya yetkili olup olmadığını ve imzayı bir başkasının atıp atmadığı hususlarını bilme imkanının olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak dava dışı şirkete borcunu ödediğini, gayrimenkul satışı, taşeronluk sözleşmesi, tutanak ve tapu devri ile bu hususun ispatlandığını, öte yandan kısmen kabul kararı verilmesine rağmen müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, İİK 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere İİK'nın 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de 06.11.2023 tarih, 2023/5258 Esas ve 2023/6468 Karar sayılı ilamında İİK'nın 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında davacı ile borcun tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığını dolayısıyla asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu açıklamıştır.

Bu durumda ilk derece mahkemesince, davacının takip borçlusu olmaması bu nedenle davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olması gözetilerek HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin istinaf talebinin resen sebeplerle yerinde olduğu diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

  2. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 3 ve 353/1. a. 6 maddeleri gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. İlk derece mahkemesinin görevsiz olmasına rağmen davanın esası hakkında karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 3 ve 353/1. a. 6 maddeleri gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. İlk derece mahkemesi kararı yukarıda açıklanan sebeple kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

  5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

  6. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,

  7. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  8. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

  9. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 362/1-c maddesince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındelillerinAçılanTespitŞahısTarafındandeğerlendirilmesikonusuantalyaMenfigerekçe3.hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim