SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2021/1655 E. 2024/668 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1655

Karar No

2024/668

Karar Tarihi

5 Nisan 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 08/04/2021

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 05/04/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılarının murisine satıp, sahibi olduğu ait iş yerinde kardeşi ... imza karşılığı teslim ettiği 18/10/2017 tarihli 50 kg ve 07/12/2017 tarihli 50 kg unu için düzenlediği irsaliyeli fatura bedellerinin 20.000 TL sinin ödenmemesi üzerine giriştiği takibe itiraz edildiğini belirterek, Antalya 9. İcra Müdürlüğü’nün ... Esasında kayıtlı takibe yapılan itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, mahkemece her iki tarafın da tacir olması gözetilerek ticari defterlerini ibraz etmek için verilen sürede ispat yükü kendi üzerinde olan davacının defterlerini ibraz ettiği davalının ise verilen sürede ibraz etmediği gibi bu süreden sonra defterlerin murisin ölümü sebebiyle yerinin bilinmediğini belirterek ek süre istediği ancak ek süre talebinin ve mazeret bildiriminin verilen sürede ileri sürülmemesi sebebiyle itibar edilmediği, davacının birbirini teyit eden ve usulüne uygun tutulduğu için sahibi lehine delil teşkil eden ticari defterlerine göre davalıdan 58.278,00 TL alacağının olduğunun ve davalının temerrüde düşürülmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline ve taziminata hükmedilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, vergi dairesinin müzekkerenin cevabına göre müvekkillerin murisi ...’nin 14.11.2018 tarihinde işi bıraktığını, hakkındaki takibe dayanak faturaların ise 07.12.2017 ve 18.10.2017 tarihli olduğunu, faturaların düzenlendiği tarihte müvekkillerinin söz konusu işyeri ile bir ilgilerinin olmadığını, bu sebeple mahkemenin istediği ticari defterlerin yerini bilmelerinin mümkün olmadığını, kaldı ki mahkemenin taraflar arasında böyle bir un satışına gerekçe olacak bir sözleşme veya yazılı bir cari hesap ilişkisi olup olmadığını araştırmadan karar vermesinin de doğru olmadığını, müvekkillerinin murisinin hakkında girişilen takibe dayanak faturadaki imzalara, borca ve ferilerine itiraz etmiş olması, ayrıca faturaları teslim aldığı iddia edilen kardeşi ... murisin bir çalışanı veya temsilcisi olmadığı gibi imzanın da adı geçene ait olmaması karşısında, davacının teslim olgusunu ispatlamadan alacaklı olduğunun kabul edilemeyeceğini; mahkemece 03.12.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında davadaki uyuşmazlık noktalarını yasaya uygun şekilde belirlemeden, takip miktarının dayanak fatura bedellerinin toplamından fazla olması karşısında hangi faturadan ne kadar alacaklı olduğu hususunu davacıya açıklatmadan ve hangi hususların hangi tarafça ispatlanması gerektiğini, tarafların hangi yıla ilişkin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeleri gerektiğini belirlemeden ticari defterlerin ibrazı için taraflara süre vermesinin doğru olmadığını; defter ibrazı için verilen kesin süreye ilişkin ihtaratın davalılara yapılmadığı gibi kendilerinden murislerinin 2017 yılına ilişkin ticari defterlerini ibraz etmelerinin istenmesi gerekirken, murislerinin değil de sanki kendileri o tarihte ticari işletme çalıştırıyorlarmış gibi kendilerine ait ticari defterlerin ibrazının istenmesi sebebiyle buna dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığını; müvekkillerinin, murislerine ait ticari defterlerin yerini bilememesinin hayatın olağan akışına uygun olmasına rağmen mahkemenin defterlerin ibrazı talebini kabul etmemesinin doğru olmadığını; Mahkemenin bu tutumunun müvekkilinin hukuki dinlenilme, savunma ve ispat hakkını ihlal ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına davanın reddine aksi halde müvekkillerinin murisine ait defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava faturaya dayalı girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

Mahkeme, davalının verilen sürede kendi ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre davalıların murislerinden takip tarihi itibarıyla olan 58.278,00 TL alacağının takipte talep edilen 20.000,00 TL alacaktan fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve tazminata karar vermiş, karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İcra dosyası incelendiğinde davacı alacaklı tarafından davalıların murisi hakkında 21/12/2018 tarihinde ilki 5.860,00 TL ikincisi 14.140,00 TL bedelli iki adet fatura alacağının 20.000,00 TL sinin davalıların murisinden değişen oranlarda uygulanacak yasal faizi ile birlikte tahsili talebiyle takibe girişildiği, takip dayanağının 18/10/2017 tarihli 13.736,00 TL ve 07/12/2017 tarihli 14.140,00 TL bedelli iki adet irsaliyeli fatura olduğu, teslim alan sıfatıyla atılı imzalar bulundurdukları görülmüştür.

HMK’nın 222/3. maddesi “ … ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” şeklindedir. Mahkemece taraflardan ticari defter ve belgelerin ne şekilde kimden isteneceği hakkında Yargıtay, “Mahkemece ticari defter ve belgelerin sunulması için vekile süre verilmesi doğru değildir. Davacı asile ve davalı tarafa tebligat çıkarılarak ticari defter ve belgelerini mahkemeye sunmasının istenmesi, sonuçlarının hatırlatılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.” demektedir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2016 tarih ve 2015/8742 E- 2016/575 K sayılı ilamı) Buna göre mahkeme hangi hususun ispati için defter incelemesine karar verdiğini de belirtmeli ve bunu ihtarına da yazmalı yazdığı bu ihtarı davanın bizzat tarafına tebliğ etmelidir, zira kanunda açıkça “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” ifadesi kullanılmıştır.

Dosya incelendiğinde mahkemece 03/12/2020 tarihli duruşmada hazır bulunan taraf vekillerine “ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü olan 24/12/2020 günü saat 14:00'da mahkememizde hazır etmelerinin, hazır etmedikleri takdirde ibrazdan vazgeçmiş sayılacaklarının ve usulüne uygun tutulduğu anlaşıldığı takdirde karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre karar verileceğinin (HMK M.222/3 1.cümle ) ihtarına” karar verildiği, ancak hangi hususun ispatı için defter ibrazına karar verildiğinin ve hangi hususta kayıt içermediği takdirde defterin sahibi lehine delil oluşturmayacağı hususunun belirtilmediği görülmektedir.

Dava konusu uyuşmazlıkta çözülmesi gereken ise takibe dayanak fatura muhteviyatı malların davalı murisine teslim edilip edilmediği, bedelinin ödenip ödenmediğidir. Davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi vermemiş ise de itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz edildikten sonra faturada borçluya atfedilen imzaya da itiraz etmiştir.

Buna göre teslim olgusunu ispat yükü davacıdadır. Teslim olgusu davalı taraf defterleri ve somut olayda olduğu gibi teslim alan sıfatıyla imzanın atılı olduğu irsaliyeli fatura ile ispatlanabilir. Ancak irsaliyeli faturadaki imzanın kabul edilmediği görülmekte olup bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekecektir.

Buna göre mahkemece yapılması gereken iş, davanın bizzat davalılarına HMK’nın 220/3 maddesine uygun olarak ihtaratlı davetiye ile, murisleri ...’nin 2017 ve 2018 yılına ilişkin ticari defter ve belgeleri istenerek belirtilen faturaların davalı taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığının ve varsa ödemenin belirlenmesi, kayıtlı olmadığının anlaşılması halinde, teslim alan sıfatıyla faturaları imzaladığı belirtilen davalıların murisinin kardeşi de dinlenip gerektiğinde usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılıp, murisle adı geçen kardeşi arasındaki bu faturaların kardeşi tarafından teslim alınmasına gerekçe olacak bir ilişki olup olmadığı üzerinde durularak gereken kararın verilmesidir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

  2. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/04/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,

  5. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

  8. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındelillerindeğerlendirilmesikonusuantalyagerekçeİtirazınİptali

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim