Antalya BAM 11. HD 2021/1563 E. 2024/654 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1563
2024/654
2 Nisan 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 01/03/2021
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/04/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ile imzaladıkları 17.05.2017 tarihli sözleşme uyarınca davalıya satıp teslim ettiği toplam bedeli 32.514,90 USD olan 26.07.2017 tarihli fatura muhteviyatı malları, irsaliyeli fatura ile İzmir limanda teslim ettiğini, davalının faturaya süresi içinde itiraz edilmediğini, ödenmeyen 3.429,32 USD’sinin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için davalı aleyhine Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini belirterek, davalının asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının takibe konu ettiği alacağın aslında kur farkından kaynaklanmış bir alacak olduğunu, bunun da muavin ve ticari defter kayıtlarından anlaşılabileceğini, zira davacı her ne kadar yabancı para üzerinden fatura düzenlediği gerekçesi ile alacağını fatura bedeli üzerinden talep etmiş ise de müvekkili tarafından Türk parası ile yapılan ödemeye ilişkin çeki kabul etmekle artık kur farkı hesabı yaparak müvekkilinden bakiye alacak isteyemeyeceğini, borcun tamamının ödendiğini belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, sözleşme bedelinin KDV dahil 32.514,90.-USD olarak belirlendiği, ödemenin %20 siparişle peşin, kalan bakiyenin teslimattan sonra 90 günlük çek ile yapılacağı, ödemenin döviz bazında yapılacağı, faturanın TL olarak ödenmesi halinde ödeme günü Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanacağı, satıcının kur farkından kaynaklanan her türlü talep hakkının saklı olduğu, satıcının ödeme tarihi itibariyle oluşan kur farkını faiz alacağından bağımsız olarak ayrıca talep edebileceği hususlarının düzenlendiği, sözleşmedeki bu düzenleme uyarınca davacının kur farkından kaynaklanan alacağını davalıdan talep edebileceği, alınan çeklerin vade tarihinde tahsil edileceği kur üzerinden hesaplama yapıldığında davacının alacağının 3.285,82.-USD olduğu, aynı zamanda alacağın likit olduğu, davacının takibinde kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı, dava değerinin (3.429,32 USD x5.3766.-TL) 18.438,08.-TL olduğu gerekçesiyle; itirazın kısmen iptali ile takibin; 3.285,82.-USD alacağı üzerinden devamına, USD cinsinden olan alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca belirlenen faiz oranının uygulanmasına, 17.666,54.-TL asıl alacağın, %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, çek keşide edilmek suretiyle yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceği halde mahkemece kur farkına hükmedilmesinin, bu kabul edilmediği takdirde, çekin ifa amacıyla verilmesi ve ödeme yerine geçmesi karşısında hesaplamanın çekin verildiği tarihteki kur üzerinden yapılıp bu miktara hükmedilmesi gerekirken buna uyulmamasının doğru olmadığı, mahkemece müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine rağmen ortada davacı tarafça borcun muaccel ve belirlenebilir bir borç olmasını sağlayacak şekilde müvekkilinin temerrüde düşürmediğini, bu sebeple likit bir alacaktan söz edilmeyeceğini kaldı ki borç miktarının da bilirkişi vasıtasıyla belirlendiğini, buna karşın davacının müvekkilinin borçlu olmadığı bir para için takip yapmakla dürüst davaranmadığının açık olmasına rağmen müvekkili yararına tazminata hükmedilmemesinin de doğru olmadığını, müvekkili temerrüde düşürülmediği için davacının faiz talep etme hakkının da olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Mahkeme davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmetmiş, karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, davalı tarafından USD borcu için verilen TL bedelli çeki alan davacının, bu TL bedelli çeki almakla ödemenin yabancı parayla yapılmasına ilişkin sözleşmeye bağlı hakkından vazgeçmiş sayılıp sayılmayacağı, vazgeçmiş sayılmadığı takdirde bakiye borcun çekin teslim alındığı tarihteki kur üzerinden mi belirleneceği yoksa çekte yazan keşide tarihindeki kur üzerinden mi belirleneceği; alacağın likit olup olmadığı, fazlaya ilişkin kısım itibarıyla davacının takibinde haksız olup olmadığı hususundadır.
Davaya konu icra dosyası incelendiğinde 26/07/2017 tarihli 32.514,90 USD bedelli fatura, aynı tarihli irsaliye ve defter kayıtlarına göre 3.429,32 USD alacak ve işlemiş faizinin tahsili için takibe girişildiği, takibin itiraz üzerine durduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmede “ödemenin %20 siparişle peşin, kalan bakiye teslimattan sonra 90 günlük çek ile yapılacaktır. Teslimat ile birlikte çekler de teslim edilecetir. … ödeme döviz bazında yapılacaktır. Fatura bedeli TL olarak ödendiği takdirde ödeme günü Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden hesaplanacaktır. Satıcının kur farkından kaynaklanan her türlü talep hakkı saklıdır. Bu nedenle satıcı ödeme tarihi itibariyle oluşan kur farkını faiz alacağından bağımsız olarak ayrıca talep edebilir” denilmektedir.
Bilirkişi tarafından davacı defterleri de incelenerek yapılan değerlendirmede davalı tarafça peşin yapılan ödeme ve ödeme amacıyla TL cinsinden verilen çeklerin vade tarihindeki USD karşılıkları üzerinden yapılan hesaplamada davacının bakiye alacağının 3.285,82 USD’ye tekabül ettiği, bu durumun davalı defterleriyle de uyumlu olduğu belirtilmiştir. Buna göre davacının talebi ile bilirkişinin belirlemesi arasındaki farkın USD'nin TL karşılığının farklı hesaplanmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Aralarındaki sözleşmeye göre ödeme TL bedelli çekle yapılsa bile davacı satıcının ödeme tarihindeki kur üzerinden ödemeyi talep etmekte haklı olduğunun anlaşılması karşısında davalının bu yöne ilişkin istinafı yerinde bulunmamıştır.
Takip konusu alacağın, taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmeye uygun düzenlenen faturaya bağlı olması karşısında likit olduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple davalının alacağın likit olmadığına ilişkin istinafı ve reddedilen kısmın baz alınan USD'nin TL karşılığındaki farktan kaynaklanması sebebiyle davacının kötü niyetli olduğundan söz edilmeyeceği için davalının reddedilen miktar üzerinden olan tazminat talebine ilişkin istinafı doğru bulunmamıştır.
Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.348,72 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 302,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.046,72 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
-
Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 02.04.2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01