Antalya BAM 11. HD 2023/2269 E. 2024/62 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/2269
2024/62
18 Ocak 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 03/12/2021
DAVANIN KONUSU : Yargılamanın Yenilenmesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 18/01/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili, davacı ...'ün ... Esas sayılı dosyası nezdinde ikame ettiği davada müvekkiline ödemek üzere keşide ettiği bonolar kapsamında borcu olmadığını iddia ederek menfi tespit davası açtığını, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin sadece müvekkilinin Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasında 05.05.2009 tarihinde sehven verdiği ifadenin esas aldığını, yargılama aşamasında toplanan delillerin incelenmediği gibi tüm delillerin toplanmadan karar verildiğini ve bu kapsamda davanın kabulüne ve müvekkili aleyhine asıl alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece haksız, mesnetsiz ve eksik inceleme sonucu verilen kararın müvekkili tarafından temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 10.03.2011 tarihli ilamıyla başlatılan icra takibinin kötü niyetli ve haksız olmadığı gerekçesi ile, "davacının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine" cümlesi eklenerek kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından Yargıtay ilamının düzeltilmesi talebiyle karar düzeltme yoluna başvurulduğunu, 13.07.2011 tarihinde karar düzeltme talebinin reddine karar verildiğini, müvekkilinin işbu davadaki haklılığını ortaya koyabilmek adına hukuk mücadelesine devam ettiğini ve yeniden yargılama talebinde bulunduğunu, müvekkilinin bu talebinde sonradan ulaşılan esasa etkili yeni belgeler ve karşı tarafın hileli davranış ve beyanının ortaya çıkması sebeplerine dayandığını, ... Esas sayılı dosya kapsamında bu talebin değerlendirildiğini, işbu yargılama sonucunda ... Karar sayısı ile 09.05.2013 tarihinde, yargılamanın yenilenmesine gerekçe gösterilen nedenlerin HMK'nın 375. maddesinde yer almadığı gerekçesiyle esasa girilmeksizin reddine karar verildiğini, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin26.11.2013 tarih ... Esas- ... Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verildiğini, karar düzeltme talebinin ... Karar sayılı 06.03.2014 tarihli ilamla reddedildiğini, somut olayda yargılamanın yenilenmesini gerektirir birçok sebep bulunduğunu, ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamada tüm delillerin toplanmadığını, toplanan deliller arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığını ve neticeten kanuna ve hukuka açıkça aykırı olarak haksız davanın kabulüne karar verildiğini, bilahare başvurulan yeniden yargılama kanun yolunda yapılan, yeni delil değerlendirmesinin de açık hukuka aykırılık içerdiğini, zira müvekkilinin davacıya hiçbir zaman kendisine ait olmayan aracı satmadığını, dava konusu bonoların ise davacının bahsi geçen aracı satın alabilmesi için peşin para karşılığında teslim aldığını, müvekkili ile davacı arasında söz konusu olan tek ilişkinin borç ilişkisi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında noterlikçe resmi bir satış işlemi gerçekleştirilmediği gibi taraflar arasında araç satışına ilişkin adi ya da sözlü bir sözleşme bulunmadığını ayrıca müvekkilinin kendisine ait olmayan aracı satmış olma ihtimalinin dahi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin yıllardır gerek maddi gerekse manevi zarara uğradığını, dava konusu olay ile ilgili yapılan ilk incelemede birçok tanık beyanı, ifade ve sair delillerin dosya kapsamına alınmadığını, ceza soruşturmasının gizli yürütüldüğü gerekçesiyle birçok delil üzerinde inceleme yapılamadığı gibi savcılık dosyalarının da celp edilmediğini. daha sonradan ortaya çıkan tanık ifadelerinin ise, yeniden yargılama kanun yoluna başvurulurken ileri sürülmüş ise de işbu delillerin hiçbir surette incelenmediğini, davacı tarafın aracı bizzat dava dışı ...'tan satın aldığına ilişkin savcılıkta vermiş olduğu ifadenin de gözardı edildiğini, müvekkilinin, davacının keşide ettiği 15.11.2007 tarihli 23.000,00 Euro, 15.11.2007 tarihli 27.000,00 Euro, 15.11.2008 tarihli 23.000,00 Euro, 15.11.2008 tarihli 27.000,00 Euro ve 31.07.2007 tarihli 11.000,00 TL tutarında olmak üzere beş adet bonoyu vadeleri dolduktan sonra tahsil etmek istemiş ise de; beş bonodan yalnızca ikisini tahsil edebildiğini, müvekkilinin kalan senetleri tahsil etmek amacıyla davacı hakkında icra takip işlemlerini başlattığını, müvekkilinin senetlerin tahsili için hukuki yollara başvurduğunda davacının adamı olduğunu söyleyen şahıslar tarafından 2009 yılı içerisinde tehdit edildiğini, davacının adamları olduğunu iddia eden şahısların tehdidi üzerine müvekkilinin 05.05.2009 tarihinde Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında şikayetçi olduğunu, müvekkilinin savcılıkta ifade verirken sözlerinin yanlış anlaşılarak ... plakalı aracı sanki müvekkilinin davacıya satmış gibi kayıtlara geçildiğini, müvekkilinin tehdit eyleminin korkusu nedeniyle tutanağı imzalarken de işbu hususu fark edemediğini, kaldı ki müvekkilinin savcı huzurunda ifadesini verirken yanında bir avukatının bulunmadığını, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın, salt olarak müvekkilinin soruşturma aşamasında sehven vermiş olduğu bir beyana dayanılarak hukuka aykırı bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin araç alım-satım ilişkisinin hiçbir surette tarafı olmadığını, bu hususun tanık beyanları ile de açıkça ortaya konulduğunu, ayrıca yeni delil niteliğinde olan bir başka hususun ise davacının ... Haber isimli yerel basınla gerçekleştirdiği röportaj olduğunu, haber sitesinde yer alan röportaja ait video izlendiğinde, davacının kendi beyanlarının dahi birbiri ile çelişkili olduğunun açıkça görülmekte olduğunu belirterek yeniden yargılama yapılarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davalı tarafın 29/11/2021 tarihli dilekçesi ile HMK'nın 374/h maddesi uyarınca lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması sebebine dayanarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, yargılamanın yenilenmesi talep edilen ... Esas - ... Karar sayılı dosyada verilen kararın 13/07/2011 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı HMK'nın 377/1-son maddesinde belirtilen ilamın kesinleşmesinden sonra 10 yıllık sürenin 13/07/2021 tarihinde sona erdiği, bu şekilde hak düşürücü süre dolduktan sonra yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu hususunun anlaşıldığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK'nın 377/1-son ve 379/1-a maddeleri uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10/07/2023 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; yargılamanın yenilenmesi talebinin bağımsız dava niteliğinde olup, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra karara bağlanmış olması nedeniyle istinaf kanun yolu denetimine tabi olduğu gerekçesiyle istinaf incelemesinin yapılması için dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine işlemsiz olarak iadesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince, Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş olup; Dairemizin ... Esasına kaydedilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda belirtilen HMK'nın 377. maddesi hükmünün, Anayasa Mahkemesi'nin 01/07/2022 tarih ve 31883 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 21/06/2022 Tarih, 2022/7 Esas ve 2022/79 Karar sayılı kararında; 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 377. maddesinin ( 1 ) numaralı fıkrasının bentlerini bağlayan hükmünün“…her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin ve bağlayıcı olduğunu, müvekkilinin hak arama mücadelesini her platformda, ısrarla, yıllardır sürdürdüğünü, yargılanmanın yenilenmesine konu taleplerinin dayanağının yıllar sonra gelen bu itiraf niteliğindeki röportaj olduğunu, yapılan röportajda, karşı tarafın yıllar önce yapılan yargılamada hükme tesir eden açıklamaları ile tamamen zıt ve müvekkilinin beyanlarını doğrular nitelikte beyanlarda bulunarak, müvekkilinin haklılığını ikrar ettiğini, mahkemece tüm bu iddiaların incelenmeksizin 10 yıllık hak düşürücü süre öne sürülerek esasa girilmeksizin usulden ret kararı verildiğini, dava konusu bonolara ilişkin satın alınan aracı, müvekkilinin hiçbir zaman satın almadığını ve mal varlığına dahil olmadığını, söz konusu satış ilişkisinde müvekkilinin taraf olmadığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamada tüm delillerin toplanmadığını, toplanan deliller arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığını ve neticeten kanuna ve hukuka aykırı olarak haksız davanın kabulüne karar verildiğini, HMK'nın 375. maddesinin 1. fıkrasının h bendinde yer alan hükme göre, lehine hüküm verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışının bulunmasının yargılamanın yenilenmesini gerektiren haller arasında yer aldığını, savcılığın yanlış kayda geçirmiş olduğu ifadenin esas alınarak, dosya kapsamında yer alan sair deliller ve ifadeler incelenmeksizin haksız ve hukuka aykırı olarak tekemmül edilen dosya üzerinde yeniden yargılama yapılması gerektiğini, davacının aracı satın aldığı tarihte aracın ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin söz konusu aracı satın almadığını, bu hususun araç kayıtlarına bakıldığı takdirde açıkça görüleceğini, davacı ...'ün Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyası kapsamında vermiş olduğu ifadesinde aracı ...'tan satın aldığını bildirdiğini, müvekkilinin davacıya yalnızca senetler karşılığında aracılık ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Talep, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, aynı konuya ilişkin yargılamanın iadesi talebinin reddedilerek ve kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşmesi ve istinafa konu 29/11/2021 tarihli yargılamanın yenilenmesi talebinin ise HMK’nın 377. ve 379. maddeleri uyarınca kanuni süre içinde yapılmamış olduğunun anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan yargılamanın yenilenmesini talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından sehven temyiz harcı olarak yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın yargılamanın yenilenmesini talep eden taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
-
Yargılamanın yenilenmesini talep edenin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38