Antalya BAM 11. HD 2021/1474 E. 2024/538 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1474
2024/538
15 Mart 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 15/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 23/09/2020
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 15/03/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı şirketin yan dükkanında yangın meydana geldiğini, yanan dükkanın müvekkillerince sigortalandığını ve sigorta sözleşmesi çerçevesinde zararın ödendiğini yangının davalı şirketin dükkanındaki diğer davalı tarafından tamirat nedeniyle ortaya çıktığını bu sebeple her iki davalının ödenen zarar bedelinden sorumlu olduklarını öne sürmüştür.
Davalı vekili, müvekkilinin işlettiği dükkan ile yan dükkanın aile şirketi olarak beraber işletildiğini, bir bütün olduklarını aynı şekilde sigorta yaptırdıklarını somut olayda alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini bu sebeple davacının rücu şartının oluşmadığını öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, "... Davalı tarafların sorumluluk şartları incelendiğinde hem yangın sonrası alınan rapor hem de mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre yangının davalı ... kusurlu davranışı ile meydana geldiği açıktır. Bu halde davalı ... meydana gelen zarardan kusuru nedeniyle sorumludur. Yine kolluk ifadelerinde tamirat eyleminin davalı şirket nezdinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davalı şirket adam çalıştıran konumundadır ve TBK'nın 66/1.maddesi gereğince sorumludur. Aynı maddenin 2.fıkrası kapsamında bir kurtuluş kanıtı da sunulmuş ve kanıtlanmış da değildir. Bu sebeplerle her iki davalı için de sorumluluk şartları gerçekleşmiş ve davanın kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Fakat davaya konu alacağın miktar ve sorumluluk şartları bakımından yargılamayı gerektirdiği bilinebilir ve likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görev itirazlarının dikkate alınmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, arabulucu ücretinin davalı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazlarının reddedilmesinin hatalı olduğunu, şirketler arasında gerek organik bağın gerekse fiziki bütünlüğün bulunduğunu, iş yerinde kullanım alanları ve eşyaların ortak ve iç içe olduğunu, her iki iş yerinin de gerçekte sahibinin ... olduğunu, iki ayrı şirket olarak adlandırılsa da her iki şirketin sahiplik ve kullanım alanı da dahil olmak üzere her anlamda bir bütün olduğunu, tüzel kişiler yönünden değerlendirme ve uyuşmazlığın çözülmesinde gözetilmesi gereken hükümlerin MK değil, Türk Ticaret Kanunu hükümleri olduğunu, görünürde iki ayrı tüzel kişilik olsa da aynı kişiye ait ve iç içe geçmiş tüm mekanın ortaklaşa kullanıldığı, yangında hasar gören malzemelerin de ortak kullanıldığı düşünülerek tüzel kişilik değerlendirilmesinin yapılması ve TTK çerçevesinde şirketlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalı şirketin, TTK 1429. maddesinde ifade edilen "sigortalının hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları" kişi durumunda olduğunu, dolayısıyla davacı sigortacının sigortalı iş yerinde oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatını, davalıya Sigorta Hukuku ilkeleri çerçevesinde rücu etmesine hukuken imkan bulunmadığını, dava dışı sigortalı ... ile davalı ... şirketlerinin temsil, denetim ve yönetimsel anlamda aynı kişiye bağlı olduğunu, bu durumda TTK m.1473 gereği ... için yapılan sigortanın ... lehine, ... için yapılan sigortanın ise ... lehine yapılmış olduğunun kabulü gerektiğini, davacı şirket ve acente kaynaklı sorumsuzluklar nedeni ile sigortacılık anlamında müvekkil şirketlerin yeterince bilgilendirmediğini, bileşik poliçe hakkında ne yazılı ne de sözlü teklifte bulunulmadığını, davacı sigorta şirketinin, iş yerlerinin bir bütün olarak kullanıldığını, yangın halinde her iki tarafın da zarar görmesinin kaçınılmaz olduğunu bilmesine rağmen bileşik sigorta yerine iki ayrı poliçe hazırlaması nedeniyle hatalı ve kusurlu olduğunu, davanın aracı ... A.Ş.'ye ihbarı taleplerinin mahkemece hatalı olarak kabul edilmediğini,
halefiyete dayalı dava açma şartlarının oluşmadığını, dosyada atanan bilirkişi ... için yazılı beyanda bulunulduğunu ancak dikkate alınmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Dava, sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, davalı ... . Şti.'nin ihbar talebi değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. ve devamı maddelerine göre, taraflardan biri davayı kaybettiği taktirde 3.kişiye rücu edeceğini ve kendisine rücu edilebileceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı 3.kişiye ihbar edebilir.
İhbar yazılı olarak yapılır. İhbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir.
Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.
Müdahale talebinde bulunan 3.kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebi ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte 3.kişiyi de dinlenmek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir.
6100 sayılı HMK'nın yukarıda belirtilen ilgili hükümleri dikkate alındığında, davalı .... Şti.'nin ihbar dilekçesinin ihbar olunan şirkete tebliğ edilmeksizin ya da usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair tebligat parçası dosyaya alınmaksızın ve özellikle ihbar talebi konusunda ara karar kurulmaksızın, hüküm kurulması hatalıdır. Bu itibarla, mahkemece davanın ihbarı talep edilen şirkete ihbar dilekçesi ve dava dilekçesinin tebliği sağlanarak ve tebliğ edildiğine dair tebligat parçası dosyaya alınmalı, ihbar olunanın sunması halinde beyan dilekçesi ile varsa delilleri toplanmalı, neticesine göre hüküm kurulmalıdır. Davalının bu talebini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 61. maddesinde öngörülen sürede, tahkikat sonuçlanmadan, Mahkemeye ilettiğinin anlaşılması karşısında; Mahkemece, davanın ihbarı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hatalıdır. ( Yargıtay 22. HD'nin 01.06.2020 tarih ve 2017/26836 E. - 2020/5128 K. 9. HD'nin 25.04.2013 tarih ve 2023/1170 E. - 2023/5956 K )
Sonuç olarak, davalı ... . Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı ... . Şti. vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2020 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Kaldırma sebebine göre davalı ... Şti. vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 911,95 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalı ... . Şti.'ne iadesine,
-
Davalı ... Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı ... . Şti. lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 13/01/2021 tarihli ve ... numaralı Antalya ... ... Bankası'na ait 100.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
10-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.15/03/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18