SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2021/1331 E. 2024/467 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1331

Karar No

2024/467

Karar Tarihi

6 Mart 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ : 06/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ : 05/02/2021

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 06/03/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı şirkete 17/08/2018 tarih ... sıra nolu 116.907,00 TL bedelli fatura kestiğini, davalı yetkililerinden ...'a 03/09/2018 tarihinde elden teslim edildiğini, davalı tarafın bir itirazının olmadığını ancak davalı tarafın borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkilinin bir kısım alacağı da dahil edilerek davalı hakkında Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu iddia ederek; davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olması ve takip konusu alacağın faturaya ilişkin 116.907,00 TL'lik kısmının likit alacak niteliğinde olması sebebiyle bu tutar yönünden davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, müvekkili şirketten aktarılan bilgiye göre faturadan kaynaklı borcun şirket kayıtlarında olmadığını ve şirketin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, gerekli görülmesi halinde defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi üzerine durumun ortaya çıkacağını, müvekkilinin sözde borç nedeniyle temerrüte düşürülmemesi sebebiyle talep edilen temerrüt faizini reddettiklerini, munzam zarar talebine ilişkin itirazlarında, talep edilen 10.000,00TL'lik alacak kaleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın böyle bir zararın varlığı ve toplam zararın ne kadar olduğu konusunda bir iddiasının olması durumunda öncelikle bunun dava yoluyla somut bir rakamla ortaya konulmasının, ardından icra takibine başvurması gerektiğini, müvekkili şirketin davacı taraftan transfer sezonuna denk gelmesi nedeniyle 27/06/2018 vadeli 2.000.000,00 TL bedelli çeki yine aynı bedelli 12/10/2018 vadeli 2.000.000,00 TL bedelli çekle değiştirmeyi teklif ettiğini ve davacı şirketin başkaca bir istemde bulunmaksızın talebe muvafakat gösterdiğini, davacı tarafın çeki icra yoluyla ve geç tahsil etmesi nedeniyle kredi çekmek zorunda kalmış olduğu beyanlarına katılmadıklarını, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, 2.000.000,00 TL'lik gecikmiş alacakları nedeniyle muaccel ödemelerini yapmak için 5.000.000,00 TL - 5.500.000,00 TL arasında kredi çektiklerini ileri sürmelerinin iyi niyetli olmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının taraflar arasında akdi ilişki olduğunu kanıtlamadığını, davacının munzam zarara ilişkin talebinin somut dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kullandığı kredinin gerçekten ihtiyaçtan kaynaklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan 17/08/2018 tarihli ... sıra nolu 116.907,00 TL bedelli faturanın davalı şirkete teslim edildiği, tarafların ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişki gereğince dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle, davacı şirketin bakiye 116.907,00 TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğunun aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporları ile sabit olduğu, karşılıksız çıkan 27/06/2018 keşide tarihli çek yerine verilen 12/10/2018 keşide tarihli çekin cebri icra yoluyla tahsili istemiyle oluşan munzam zarar talebinin ise, davacı şirketin alacağına geç kavuşması sebebi ile kredi kullandığı yönündeki iddiasını ispat edemediği, dava dışı şirketler kredi kullanmış ise de ticari şirketlerin farklı tüzel kişiliğe sahip oldukları, davacı şirket ile dava dışı şirketlerin 6102 sayılı TTK'nın 195/1. maddesi uyarınca bir şirketler topluluğu oluşturulmadığının da sabit olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinde alacaklı kayıtlı olduğu ve davalının faturaya itiraz etmediği, alacağın likit hale dönüştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; munzam zarar talepleri yönünden gerekli inceleme yapılmadığını, bilirkişi tarafından istenen bilgi ve belgelerin celp edilmediğini, kredi kullananlar ile davacı müvekkili şirketler arasında organik bağlantının bulunduğunu, şirketlerin grup şirketi olduğunu, şirketlerin ortaklarının yetkilisinin aynı kişi olan ... olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ederek 10.000,00 TL kısmi borca yönelik itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya içerisinde bulunan 28.02.2020 tarihli bilirkişi raporu ile 26.06.2020 tarihli bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, yapılan tüm itirazlara rağmen çelişkinin giderilmediğini, bilirkişinin dahi hesaplamalarını tam olarak yapamadığını, munzam zarar talebinin reddedilmesine rağmen müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; dava dışı şirketin kullandığı krediler nedeniyle davacı şirketin munzam zararının oluştuğunun ve davacı şirket ile dava dışı şirketlerin grup şirketi olduğunun ispat edilememesi karşısında davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca hükme esas alınan denetime elverişli 26/06/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı şirketin tür değiştirmesi nedeniyle davaya konu fatura alacağının virman kaydının bulunduğu, tahsilat kaydı olmadığı açıklanmak suretiyle kök rapordaki çelişkinin giderilmiş olması ve alacağın likit ve belirlenebilir olması karşısında mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.985,91 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.996,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.989,44 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

  4. Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,

  5. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  6. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındelillerindeğerlendirilmesikonusuantalyagerekçeİtirazınmahkemesiİptali

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim