SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/254 E. 2024/413 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/254

Karar No

2024/413

Karar Tarihi

4 Mart 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 13/12/2023

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 04/03/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı olan ... plakalı aracın 08.02.2023 tarihinde trafik kazasına karıştığını, davalının maliki işleteni olduğu ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından zorunlu trafik poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, bu kaza sebebi ile .... plakalı aracın hasar aldığını, müvekkili şirket tarafından ... plakalı araçta oluşan hasar sebebi ile 75.000,00-TL ödeme yapıldığını, davaya konu kaza sırasında, sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... ın geçerli bir sürücü belgesi bulunmamakta olduğunu, davalı hakkında Alanya İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile ödenen 75.000,00-TL ana para ve ferilerinin ödenmesi için takip yapıldığını, ancak borçlu tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sebebi ile takibin durduğunu belirterek, Alanya İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan tüm itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, dava konusu aracın müvekkilinin izin ve rızası olmaksızın ... isimli şahıs tarafından kullanıldığı, kazayı yapan kişinin .... olduğunu bile bilmediklerini, aracın ticari faaliyet esnasında kullanımında kazanın meydana geldiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacı sigortanın kendi sigortalısına ait aracın karıştığı kazadan kaynaklı olarak dava dışı aracın hasar görmesi nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye yaptığı hasar ödemesinin kendi sigortalısından rücuen tazminine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davaya konu aracın kullanım amacının hususi olması, yine davalı vekilinin de aracın bireysel amaçlarla kullanıldığı, ticari amaçla kullanılmadığına yönelik beyanda bulunması da göz önüne alındığında, davalı sigortalı, 6502 sayılı Kanun’un 3.maddesinin "k" bendi kapsamında tüketici; sigortalı ile davacı arasındaki sigorta sözleşmesi ise aynı Kanun’un 3.maddesinin l bendi gereğince tüketici işlemidir. Bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olacağından Mahkememizin görevsizliğine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile değişik TTK’nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisi olduğunu, göreve ilişkin düzenlemelerin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alındığını, her ne kadar söz konusu olayda dava konusu aracın ticari olmayıp hususi nitelikte olup müvekkili tarafından bireysel olarak kullanılmaktaysa da davacı sigorta şirketinin tacir olduğunu, davacı tarafın alacak ve hak iddialarını kabul anlamına gelmemekle beraber 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin 2 fıkrası; " Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.

" hükmü uyarınca davacı sigorta ile müvekkili arasında yer alan sigorta sözleşmesi ticari iş niteliğinde olduğunu, bu sebeplerle söz konusu hukuki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev kapsamının içinde yer aldığını, söz konusu dosyada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olup görevsizlik kararının kaldırılmasını, Asliye Ticaret mahkemesince davaya bakılmasını, kendilerine savunma hakkı verildikten sonra davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı sigorta şirketi, davalı adına kayıtlı ... plakalı aracı ZMMS poliçesi ile teminat altına almışıtr. Trafik kaydına göre, ... plakalı araç Isuzu Marka NKRWIDE 2009 model olup, kullanım amacının hususi olduğu, davalının da tacir olmadığı anlaşılmıştır.

28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise; tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.

6502 Sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olayda, davacı sigortacının dava dışı üçüncü kişilere ödediği tazminatın davalı yandan tazmini talep edildiği, davalı yana ait araç hususi olup, mesleki ve ticari amaçla kullanılmadığının anlaşılması nedeniyle görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 04/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınZarardelillerinKaynaklananİptalideğerlendirilmesinkrwıde(HaksızantalyakonusugerekçeEylemdenİtirazınNedeniyle)

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim