SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/368 E. 2024/354 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/368

Karar No

2024/354

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi

ARA KARAR TARİHİ: 29/01/2024

ARA KARAR TARİHİ:15/01/2024

DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 21/02/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Konkordato talep eden vekili 20/12/2023 tarihli talep dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında 3 ay süre ile geçici konkordato mühleti verildiğini, konkordato mühleti devam ederken borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının bankalarca tahsil edilerek kredi hesaplarının kapatılması yasal düzenlemenin ruhuna aykırı olduğunu, bu itibarla bankalara verilmiş çek ve senetlerin konkordato komiserinin denetiminde kullanılmak üzere borçluya iadesi gerektiğini belirterek davacının bankalar nezdinde bulunan ve kredi sözleşmeleri gereğince teslim edilmiş olan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetlerin konkordato komiserinin nezaretinde tasarruf edilmek üzere davacı müvekkili şirkete iadesine, konkordato geçiçi mehlinin verildiği tarihten sonra bu şekilde tahsil edilerek borçlunun kredi hesabına mahsup edilen bedellerin nakden konkordato komiserinin denetimindeki bir banka hesabına aktarılmasına, tahsil işlemiyle birlikte faiz tahsilatı da yapılmışsa bunun yasaya aykırı olduğunun hatırlatılmasına, borçlunun banka hesaplarında teminat olarak tutulan tüm nakit blokaj ve rehin işlemlerinin tedbiren kaldırılmasına, hesaplardaki paraların konkordato komiserinin denetiminde borçlunun kullanımına ve tasarrufuna izin verilmesine, borçlunun bankalar nezdinde bulunan tüm hesaplarına (vadeli, vadesiz, Kur Korumalı Mevduat Hesabı, vs.) gelen paralarla birlikte bu paraların banka alacağına mahsup edilmiş olsa dahi tüm bu hesaplardaki paraların konkordato komiserinin denetimindeki bir banka hesabına aktarılmasına, karardan birer örneğin taraflarına yahut konkordato komiserinin bildireceği banka şubelerine gönderilerek işlem yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 22/12/2023 tarihli ara karar ile, konkordato talep eden vekilinin talebinin kabulüne karar verdiği ve davacının bankalar nezdinde bulunan ve kredi sözleşmeleri gereğince teslim edilmiş olan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetlerin konkordato komiserinin nezaretinde tasarruf edilmek üzere şirkete iadesine, konkordato geçiçi mehlinin verildiği tarihten sonra bu şekilde tahsil edilerek borçlunun kredi hesabına mahsup edilen bedellerin nakden konkordato komiserinin denetimindeki bir banka hesabına aktarılmasına, Tahsil işlemiyle birlikte faiz tahsilatı da yapılmışsa bunun yasaya aykırı olduğunun hatırlatılmasına, Borçlunun banka hesaplarında teminat olarak tutulan tüm nakit blokaj ve rehin işlemlerinin tedbiren kaldırılmasına, karar verilmiştir.

Müdahil .... vekili, ... nın mülkiyetinde bulunan müşteri çeklerinin, .... Alüminyum İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ..... temlik cirosu ile temlik edildiğini, Sayın Mahkemenin bu yorumuyla hareket edilecek olursa çek mukabili Şirkete verilen kredinin de Banka'ya iade edilmesinin sağlanması gerektiğini, Aksi halde Anayasa'nın Eşitlik Kuralını ihlal etmiş olacağını, söz konusu çeklerin yetkili hamili ..... olup ... nın ciro imzası olmaksızın hukuken ödenmesi mümkün olmayan kıymetli evrak türü olduğu hususunun atlanıldığını, ayrıca çek bedellerinin keşideciler tarafından ödenmesi halinde bu paraların ... nın zilyetliğinde olduğunu, paralar üzerinde ki mülkiyet hakkı zilyetliğin devri ile gerçekleşebileceği, konkardatoya ilişkin yasal düzenlemenin aslında ve özünde maddi hukuka dair üçüncü kişilerin haklarını ihlal eder nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği yönünde olduğunu, mahkeme tarafından 22.12.2023 tarihli ara kararda "konkordato davalarında maddi hukuka temas eden tedbir kararları vermek mümkündür" şeklinde bir sonuca varıldığını ama konkordato düzenlemesinden bu sonucun çıkarılamayacağını, borçluyu korumak adına Hukuk Devleti tarafından koruma altına alınan üçüncü kişilerin maddi hukuka dair haklarını ihlal eder nitelikte, mülkiyet hakkı ve savunma hakkına aykırı tedbir kararı verildiğini, bu kararların doğuracağı sonuçlar konkordato düzenlemesiyle hedeflenen kamu menfaatlerini gölgede bırakacak nitelikte telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açacağını ve dahi Devletin Sorumluluğuna sebep olabileceğini, çeklerin iadesine karar verilmesi Anayasa'nın 35. maddesi ile koruma altına alınan mülkiyet hakkının açık ihlali olacağını, salt öngörü ve yargılara dayalı olarak yasanın emredici hukuk kuralları ile yargıtayın aynı konu hakkındaki yerleşik kararları hiçe sayılarak karar tesisinin yerinde olmadığını, Alacaklı ....nın alacaklarını tahsil amacıyla kullanabileceği bloke işleminin kaldırılması da mevcut düzenlemeye uygun olmayacağını, maddi hukuka ilişkin haklara etki edebilecek şekilde ihtiyati tedbire ilişkin blokelerin tedbiren kaldırılması şeklindeki karar usul ve yasaya aykırı olacağını, tedbir kararının anılan kısmının kaldırılması gerektiğini, söz konusu ihtiyati tedbir kararı anayasa'nın 10. ve 35. maddeleri ile koruma altına alınan mülkiyet hakkı ile eşitlik hakkı ile yine anayasa'nın 36.maddesi ile koruma altına alınan savunma hakkına aykırı olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Mahkemece 15/01/2024 tarihli ara karar ile; "... konkordatonun tasdiki istemli davada davacı, ihtiyati tedbir yoluyla davacının bankalar nezdinde bulunan ve kredi sözleşmeleri gereğince teslim edilmiş olan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetlerin konkordato komiserinin nezaretinde tasarruf edilmek üzere şirkete iadesine, konkordato geçiçi mehlinin verildiği tarihten sonra bu şekilde tahsil edilerek borçlunun kredi hesabına mahsup edilen bedellerin nakden konkordato komiserinin denetimindeki bir banka hesabına aktarılmasına, tahsil işlemiyle birlikte faiz tahsilatı da yapılmışsa bunun yasaya aykırı olduğunun hatırlatılmasına, borçlunun banka hesaplarında teminat olarak tutulan tüm nakit blokaj ve rehin işlemlerinin tedbiren kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkememizin 22/12/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verilmiştir. Karara ....itiraz etmiş itiraz duruşmalı olarak değerlendirilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato kurumu ise elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir hukuki kurum olup borçlu bu hallerde alacaklılarının çoğunluğu ile bir anlaşma yapar. Buna göre alacaklılar alacağın belli bir yüzdesinden vazgeçerler. Borçlu elindeki mevcudu ile borçlarını kabul edilen yüzde yüzde oranında öder, geriye kalan borçlardan kurtulur. Konkordato mali durumu bozulmuş olan ve yasada aranan şartları yerine getiren borçlunun borçlarınının taksitlendirilmesi, yeniden yapılandırılması ve ödenmesini amaçlayan, teknik anlamda bir dava olmayan kendine özgü hukuki bir kurumdur. Konkordatoda temel ilke, borçlunun malvarlığının başında bulunması ve işletmesini yeniden sağlam bir yapıya kavuşturmasının sağlanması olduğundan, bu dönemde borçlunun, tedbirlerin alınmaması sonucunda malvarlığının tasfiye edilmesi durumu ile karşılaşması hali konkordato kurumunun amacı ile bağdaşmayacaktır. Her ne kadar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun 287/1. maddesi uyarınca, konkordato talebi üzerine mahkeme, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı hüküm altına alınmış ise de burada kastedilen konkordatonun amaç ve kapsamına dahil olan tedbirlerdir. Konkondatoda alınan tedbirler ile alacaklıların hepsi eşit konumda muhafaza edilmeye çalışılır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.” Davacının bankalar nezdinde bulunan ve kredi sözleşmeleri gereğince teslim edilmiş olan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetler temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çek vb. kaynaklanan devir, anılan hüküm uyarınca geçersiz olacaktır. Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur. Bankanın hapis hakkına yönelik olarak; müşterinin hesabına yatırılan, hesabında bulunan veya her ne suretle olursa olsun hesaba gelen para üzerindeki hakkı, bankaya karşı alacak hakkıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 950. vd. Maddelerindeki gereğince alacak hakkının hapis hakkına konu olmayacağı kabul edilmelidir. Bu durumda bankanın müşterisinden alacağı ile müşterinin bankadan olan alacağı aynı hukuki ilişkiden kaynaklanamadığından, Bankanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 97/1. Maddesi gereğince ödemezlik defi yoluyla ifadan kaçınması ve bu kapsamda müşterisinin hesabına bloke işlemi uygulaması mümkün değildir. Kaldı ki, bankaların müşterisinin hesabına gelen para üzerinde hapis hakkı bulunduğunun kabul edilmesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 295. maddesi hükmüne de aykırı olacaktır. Bunun gibi tahsil cirosu ile ile bankaya verilen kambiyo senetlerinin kural olarak geçici mühlet kararı verilmesinden önce tahsil edilmiş olması halinde, bedellerinin bankaya kredi alacağı ile takas edilmesinin mümkün olduğu, ancak geçici mühlet kararının ilanından sonra tahsil edilen çeklerin kredi borcuna takas ve mahsup edilmeyeceği kabul edilmelidir. Bu durumda, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin davalı banka tarafından konkordato talep eden şirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerektiğinden talebin kabulü ve aynı nedenler itirazın reddine" karar verilmiştir.

Müdahil .... A.Ş vekili; .... Bankası ile konkordato davasının tarafı olmayan 3.kişi .... ile 13.12.2022 tarihinde “krediye özgülenen mevdat rehin sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme ile .... hesabındaki 2.000.000-tl.lık mevduat .... pen ltd. şti.’nin interbanka endeksli krediler, ticari kartlar, spot krediler ve çek sorumluluk risklerinden kaynaklı bankanın risklerine karşılık ..... bankası lehine rehnedildiğini, krediye özgülenen mevdat rehin sözleşmesi’nin imza tarihi, firma lehine geçici mühlet kararı verildiği tarihten önce olduğunu, yapılan tahsilat işlemi 3.kişiden alınan teminat sebebi ile yapılmış olduğunu, mahkemenin tedbir kararı kapsamında olmadığından tedbir kararına aykırılığın bulunmadığını, ....pen ltd. şti. tarafından tahsilinde kredi borçlarına mahsup edilmek üzere.... bankasına teminat olarak verilen 30.01.2024 ve 30.03.2024 tarihli çeklerin ilgili kredi sözleşmeleri ve ekleri ile medeni kanunun ilgili amir hükümleri uyarınca mevcut olan ve bundan sonra mevcut olabilecek hak ve alacakları üzerinde rehin, takas ve mahsup hakları bulunması sebebiyle iade edilemeyeceğini, sonuç olarak, krediye özgülenen mevduat rehin sözleşmesi” ile .... bankasına rehin verilen 3.kişi hesabındaki tutarın mahkemenin tedbir kararı kapsamında olmadığını, ayrıca blokaj kaldırılmasına ilişkin yapılması gereken bir işlem bulunmadığını, ve tüm bu sebeplerle ara karara itiraz ettiklerini belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Mahkemece 29/01/2024 tarihli ara karar ile; "... konkordatonun tasdiki istemli davada davacı, ihtiyati tedbir yoluyla davacının bankalar nezdinde bulunan ve kredi sözleşmeleri gereğince teslim edilmiş olan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetlerin konkordato komiserinin nezaretinde tasarruf edilmek üzere şirkete iadesine, konkordato geçiçi mehlinin verildiği tarihten sonra bu şekilde tahsil edilerek borçlunun kredi hesabına mahsup edilen bedellerin nakden konkordato komiserinin denetimindeki bir banka hesabına aktarılmasına, tahsil işlemiyle birlikte faiz tahsilatı da yapılmışsa bunun yasaya aykırı olduğunun hatırlatılmasına, borçlunun banka hesaplarında teminat olarak tutulan tüm nakit blokaj ve rehin işlemlerinin tedbiren kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkememizin 22/12/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararının kabulüne karar verilmiştir. Karara ....bankası itiraz etmiş itiraz duruşmalı olarak değerlendirilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun 285. ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato kurumu ise elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir hukuki kurum olup borçlu bu hallerde alacaklılarının çoğunluğu ile bir anlaşma yapar. Buna göre alacaklılar alacağın belli bir yüzdesinden vazgeçerler. Borçlu elindeki mevcudu ile borçlarını kabul edilen yüzde yüzde oranında öder, geriye kalan borçlardan kurtulur. Konkordato mali durumu bozulmuş olan ve yasada aranan şartları yerine getiren borçlunun borçlarınının taksitlendirilmesi, yeniden yapılandırılması ve ödenmesini amaçlayan, teknik anlamda bir dava olmayan kendine özgü hukuki bir kurumdur. Konkordatoda temel ilke, borçlunun malvarlığının başında bulunması ve işletmesini yeniden sağlam bir yapıya kavuşturmasının sağlanması olduğundan, bu dönemde borçlunun, tedbirlerin alınmaması sonucunda malvarlığının tasfiye edilmesi durumu ile karşılaşması hali konkordato kurumunun amacı ile bağdaşmayacaktır. Her ne kadar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun 287/1. maddesi uyarınca, konkordato talebi üzerine mahkeme, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı hüküm altına alınmış ise de burada kastedilen konkordatonun amaç ve kapsamına dahil olan tedbirlerdir. Konkondatoda alınan tedbirler ile alacaklıların hepsi eşit konumda muhafaza edilmeye çalışılır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 294/6. maddesi uyarınca; “Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür.” Davacının bankalar nezdinde bulunan ve kredi sözleşmeleri gereğince teslim edilmiş olan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetler temlik cirosu ile devredildiği kabul edilmiş olması halinde davacı şirketin geçici mühletin ilanından önce davalıya ciro ettiği ve mühlet ilanından sonra muaccel olan ileri tarihli çek vb. kaynaklanan devir, anılan hüküm uyarınca geçersiz olacaktır. Bu çözüm aynı zamanda konkordato müessesinin ruhuna da uygundur. Bankanın hapis hakkına yönelik olarak; müşterinin hesabına yatırılan, hesabında bulunan veya her ne suretle olursa olsun hesaba gelen para üzerindeki hakkı, bankaya karşı alacak hakkıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 950. vd. maddeleri gereğince alacak hakkının hapis hakkına konu olmayacağı kabul edilmelidir. Bu durumda bankanın müşterisinden alacağı ile müşterinin bankadan olan alacağı aynı hukuki ilişkiden kaynaklanmadığından, Bankanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 97/1. Maddesi gereğince ödemezlik defi yoluyla ifadan kaçınması ve bu kapsamda müşterisinin hesabına bloke işlemi uygulaması mümkün değildir. Kaldı ki, bankaların müşterisinin hesabına gelen para üzerinde hapis hakkı bulunduğunun kabul edilmesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 295. maddesi hükmüne de aykırı olacaktır. Bunun gibi tahsil cirosu ile bankaya verilen kambiyo senetlerinin kural olarak geçici mühlet kararı verilmesinden önce tahsil edilmiş olması halinde, bedellerinin bankaya kredi alacağı ile takas edilmesinin mümkün olduğu, ancak geçici mühlet kararının ilanından sonra tahsil edilen çeklerin kredi borcuna takas ve mahsup edilmeyeceği kabul edilmelidir. Bu durumda, gerek temlik cirosu ve gerekse temlik cirosu görünümünde gizli rehin cirosu yoluyla bankaya devredilen çek bedellerinin davalı banka tarafından konkordato talep eden şirket lehine komiserin kontrolünde bulunan hesaba aktarılması gerektiğinden talebin kabulü ve aynı nedenlerle itirazın reddine" karar verilmiştir.

Karara karşı, müdahiller .... A.Ş vekili ile ..... A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Müdahil .... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen 22/12/2023 tarihli ara karar ile davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, kararın Anayasa'nın 10. ve 35. maddeleri ile koruma altına alınan mülkiyet hakkı ile eşitlik hakkı ve yine Anayasa'nın 36. maddesi ile koruma altına alınan savunma hakkına açıkça aykırı olduğunu, müvekkili bankanın mülkiyetinde bulunan müşteri çeki / çeklerinin davacı tarafından bankadan kullanılan kredinin geri ödenmesi amacıyla müvekkili bankaya temlik cirosu ile temlik edildiğini, çeklerin yetkili hamilinin müvekkili banka olduğunu ve müvekkili bankanın ciro imzası olmaksızın hukuken ödenmesinin mümkün olmadığını, çekin bir ödeme aracı olduğunu, bu hususların mahkemece atlanıldığını, ayrıca çek bedellerinin keşideciler tarafından ödenmesi halinde bu paraların müvekkili bankanın zilyetliğinde olduğunu, mülkiyet hakkının zilyetliğin devri ile gerçekleştiğini, mahkemece konkordato davalarında maddi hukuka temas eden tedbir kararları vermenin mümkün olduğu şekilde bir sonuca vardığını, oysaki mahkemenin tedbir kararı alma yetkisinin sınırsız olmadığını, geçici mühlet kararı ile birlikte maddi hukuktan doğan hakların kullanılmasına mani olacak şekilde tedbir kararları verilmesinin mümkün olmadığını, aksi taktirde bu kararların doğuracağı sonuçların konkordato düzenlemesi ile hedeflenen kamu menfaatlerini gölgede bırakacak şekilde telafisi olmayacak zararlara yol açacağını ve devletin sorumluluğuna sebep olabileceğini, iadesi talep edilen çeklerin müvekkili bankaya ciro ile temlik edildiğini ve müvekkili bankanın mülkiyetine girdiğini, bunların iadesine karar verilmesinin Anayasa'nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkının açık ihlali olduğunu, TTK'nın 649. maddesi ile devredilebilen bütün kıymetli evrakın, senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, ciro edilmesi ve zilyetliğin geçirilmesiyle cirantanın haklarının ciro edilene devrolunduğunun hüküm altına alındığını, TTK'nın 684. maddesi ile ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün hakların devrolunduğunun hükme bağlandığını, mahkemenin 22/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının işbu yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, alacaklı olan müvekkili bankanın alacaklarını tahsil amacıyla kullanabileceği bloke işleminin kaldırılmasınında mevcut düzenlemeye uygun olmadığını, alacaklıların alacaklarını tahsil amacıyla uygulayabilecekleri temlik, takas, mahsup, hapis hakkı gibi hukuki işlemlerin durdurulmasına, rehin ve blokaj kayıtlarının kaldırılmasına, çeklerin davacıya yönelik ihtiyati tedbirlerin sonuçlarının maddi hukuk alanında doğduğunu veya borçlu şirkete göre 3. kişi durumunda olanların maddi hukuktan doğan talep ve def'i haklarını etkileyen tedbirler olduğunu, bu tedbirlere gerek konkordato kararı çerçevesinde gerekse konkordato yargılama sırasında ihtiyati tedbir yoluyla karar verilemeyeceğini belirterek, davacı şirket lehine 22/12/2023 tarihli ara karar ile tesis edilen ihtiyati tedbire itirazlarının reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasını ve davacı şirket lehine verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Müdahil ....A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın kredili müşterisi davacı şirketin 13/12/2022 tarihinde 1.950.000,00 TL tutarında spot kredi kullandığını, 28/07/2023 tarihinde .... endeksli 761.000,00 TL daha kredi kullandığını, ayrıca şirketin kredi kartı kullandığını, işbu kredilerin müşterek borçlu müteselsil kefil olan .... ile müvekkili banka arasında 13/12/2022 tarihinde Krediye Özgülenen Mevduat Rehin Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile kefilin hesabındaki 2.000.000,00 TL'lik mevduat (işleyecek faizi ve her ne sebeple olursa olsun rehinli hesaba alacak geçecek tutarlarla birlikte) davacı şirketin .....endeksli krediler, ticari kartlar, spot krediler, kredi kartları ve çek sorumluluk risklerinden kaynaklı müvekkili bankanın risklerine karşı banka lehine rehnedildiğini, müvekkili bankanın davacı şirketin kredilerini 06/12/2023 tarihinde kat ederek kredi müşterisi ile kefilleri ... ve .... e ihtarname keşide edildiğini, davacının kullandığı krediye özgülenen ve bankaya rehnedilen 13/12/2022 tarihli kur korumalı mevduatın vadesinin dolduğunu ve kefil ... in hesabına 3.160.706,25 TL olarak geçtiğini, kefile ait bu meblağ müvekkili banka tarafından kredi müşterisinin hesabına aktarıldığı ve davacı şirketin kredi borçlarına tahsil ettiğini, bu kredinin kapanmasından sonra 23 adet iade edilmemiş / karşılıksız yazılmış çek nedeniyle müvekkili bankanın 152.160,00 TL riski kaldığını, müşteri hesabına tahsil edilmek ve kredilere teminat olarak temlik edilmiş 30/01/2024 tarihli 170.000,00 TL tutarlı çek ile 30/03/2024 tarihli 750.000,00 TL tutarlı çeklerin müvekkili banka nezdindeyken 30/01/2024 tarihli 170.000,00 TL çekin tahsil edildiğini, çek bedelinin müşteri hesabında mevcut olduğunu, herhangi bir blokaj işlemine tabi tutulmadığını, 30/03/2024 tarihli çekin 14/02/2024 tarihi itibariyle davacı şirketin konkordato komiserliğine teslim edildiğini, davacı şirketin konkordato talep etmesi üzerine mahkemece 20/12/2023 tarihli ara karar ile davacının talebinin kabulü ile davacının bankalar nezdinde bulunan ve kredi sözleşmeleri gereğince teslim edilmiş olan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetlerin konkordato komiserinin nezaretinde tasarruf edilmek üzere şirkete iadesine, konkordato geçici mehlinin verildiği tarihten sonra bu şekilde tahsil edilerek borçlunun kredi hesabına mahsup edilen bedellerin nakden konkordato komiserinin denetimindeki bir banka hesabına aktarılmasına, tahsil işlemiyle birlikte faiz tahsilatı da yapılmışsa bunun yasaya aykırı olduğunun hatırlatılmasına, borçlunun banka hesaplarında teminat olarak tutulan tüm nakit blokaj ve rehin işlemlerinin tedbiren kaldırılmasına karar verildiğini, işbu ara karara itiraz ettiklerini, ancak mahkemenin itirazı reddettiğini, red kararının gerekçesinin açık ve net olmadığını, sadece konkordato mehli verildikten sonra bankada halen mevcut olan kredi sözleşmeleri gereği teslim edilmiş bulunan müşteri çekleri, bonolar, poliçeler yahut benzer senetlerin konkordato komiserinin nezaretinde tasarruf edilmek üzere şirkete iadesine ilişkin olduğunu, bankadan geri istenemeyeceğine ilişkin itirazlarına yönelik gerekçede hiçbir açıklamada bulunulmadığını, tartışılmadığını, tahsil edilen çek bedellerinin davacı hesabında bulunduğunu, itiraz üzerine verilen red kararında kredilere tahsil edilen paraların davacı şirket hesabına ödenmesi konusunda net ve anlaşılabilir bir karar verilmediğini belirterek, kredi kefili ... in kredi müşterisi davacı şirketin ve kullanacağı kredilere teminat olarak müvekkili bankaya rehin ettiği kur korumalı mevduat hesabından vade sonunda hesaba aktarılan ve oradan da kredili müşterinin kredi risklerine ödeme yapılan 3.160.706,25 TL ile ilgili itirazın reddine yönelik ara kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 285. maddesi uyarınca açılan adi konkordato istemi olup, talep ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine dair ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbirlere yapılan itirazların reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK 341/1-b maddesinde istinafa tabi kararlar düzenlenmiş olup buna göre; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar için istinaf yoluna başvurulabilir.

Öte yandan konkordato müessesi 28/02/2018 tarihli 7101 Sayılı Kanun ile İİK'nın 285 ila 309 maddelerinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenmiştir. Belirtilen maddelerde konkordato yargılaması sırasında verilen kararların kanun yolları da düzenlenmiştir. İİK'nın 287/son maddesinde mahkemenin verdiği tedbirlere ilişkin istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararlara karşı İİK'nın 287/son maddesi uyarınca istinaf yolu kapalı olduğundan, talep edenler .... A.Ş vekili ile .... A.Ş vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Talep edenler .... A.Ş vekili ile .... A.Ş vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 15/01/2024 ve 29/01/2024 tarihli ara kararlara ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 341 ve 352/1. ç. maddelerince USULDEN REDDİNE,

  2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.169,40 TL maktu istinaf karar harçları peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. Talep edenlerin yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgililerine İADESİNE,

  5. Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE

Dair, 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1-ç.maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f ve İİK'nın 287/son maddeleri gereğince kesin olarak karar verildi.21/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınKonkordatoKaynaklanan285konusuantalyaKonkordatodan308/h))(İİKmahkemesiİla(Adi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim