Antalya BAM 11. HD 2024/242 E. 2024/345 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/242
2024/345
19 Şubat 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 01/11/2023
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 19/02/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davalı şirketin faturaya dayalı takip başlattığını, takibe süresinde itiraz edilememesi nedeniyle takibin kesinleştiğini ancak takibe konu faturanın 8 günlük yasal süre içerisinde iade edildiğini, davalıya bir borcunun bulunmadığını, davalıdan bir mal alınmadığını, bu nedenle Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli karşı tarafın %100 tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece; ".... Eldeki davada ispat külfeti davalı tarafta olup davalı taraf davaya süresi içerisinde cevap vermediğinden delil bildirme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının 01.11.2023 havale tarihli beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelerin delil olarak hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının kötü niyetli takip başlattığı tespit edilemediğinden davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Eldeki dava için 18.05.2023 tarihinde HMK'nın ilgili maddeleri uyarınca cevap süresinin uzatılması talep ettiklerini, yerel mahkemece süre uzatım talebinin kabulüne karar verildiğini ancak ara kararın gider avansı eksikliği nedeni ile kendilerine tebliğ edilmediğini, yerel mahkemece kendilerine gider avansının eksikliğinin giderilmesi yönünde muhtıra veya ihtaratın yapılmadığı, dava konusu ürünlerin bizzat davacı çalışanı tarafından ıslak imzalı şekilde teslim alındığına dair belge ve beyanlarının dosyaya sunulduğu halde mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, usul ve yasaya aykırı olan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. ... K. nolu ilamının esastan bozularak ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava; faturaya dayalı başlatılan takibe dayanak fatura konusu ürünlerin teslim edilmemesi iddiasına dayalı takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 09/10/2013 tarihli .... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle: "Taraflar arasındaki uyuşmazlık esasa ilişkin cevap süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalının yargılama aşamasında delil ileri sürüp süremeyeceği noktasında toplanmaktadır. 01.10.2011 tarihinde yürülüğe giren 6100 Sayılı HMK nın 127. maddesinde: Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren 2 haftadır. Ancak durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkansız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve 1 ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir . Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhal bildirilir. 128. maddesinde ise: Süresi içerisinde cevap vermemiş olan davalı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır. Süresinde cevap dilekçesi vermeyerek münkir durumuna düşen davalı taraf, davacının dava vakıalarını ispat sadedinde ileriye süreceği iddia delillerine karşı bunları çürütücü mukabil deliller ileriye sürebilmek hakkını kaybetmez. Kendisine bu delillerin ileriye sürülebilmesi için son defa bir kesin mehil verilmiş olup da o, müdafaa delillerini yine ileriye sürmemişse, davalı bu delilleri ancak bu takdirde ikame edebilmek imkanını kaybedecektir. (İKİD. 82, s 5669) Medeni Yargılama Hukuku. Üstündağ, 1992) Uygulamada baskın olan görüşe göre: hiç cevap dilekçesi vermemiş olan davalı davacının iddialarını inkar etmiş sayılır İnkar da bir savunma sebebi teşkil eder. Süresinde cevap dilekçesi vermediği için davayı inkar etmiş sayılan davalı, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını, m.191 uyarınca ispat etmeye ve bunun için karşı (mukabil delil) göstermeye yetkilidir ve bu karşı delillerle davacının iddiasının doğru olmadığını ispat edebilir. Bu halde mahkeme, davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği delilleri inceleyip, davacının delilleri ile birlikte takdir ederek (değerlendirerek) varacağı sonuca göre hüküm vermelidir. Yukarıda anlatıldığı üzere davalı sadece davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkarı) ispat için karşı delil gösterebilir. Yoksa yeni vakıalar ileri süremez. Bu savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir. (m.141.)Dava dosyasından anlaşılabilen itiraz sebeplerinin (vakıalar) sonradan (cevap dilekçesinden) ileri sürülmesi m 141 anlamında (yasak olan)savunmayı genişletme değildir. Çünkü hakim dava dosyasından anlaşılan itiraz sebeplerini kendiliğinden gözetmekle yükümlüdür. Süresinde cevap dilekçesi vermeyen davalı ile süresinde verdiği cevap dilekçesinde davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaları inkar eden davalı arasında fark yoktur. O da davayı inkar etmiş sayılır. Her iki durumda da davalının inkar savunmasını genişletmesi savunmayı genişletme yasağına tabidir. (önceki tüm paragraflar. Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr.Ramazan Arslan-Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na göre Yeniden Hazırlanmış 22.Baskı.) Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Mahkemece, açılan davayı genişletmeyen dava dilekçesi konuları ile sınırlı olarak fesih gerekçesinin haklılığını ortaya koyan kapsamlı soruşturma dosyası ve dava dilekçesinin tebliğinden sonra dosyaya ibraz edilip dosyada mevcut olduğu anlaşılan deliller gözardı edilerek sadece bu delillerin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle yazılı şekilde davacının işe iadesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Mahkeme davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği delilleri inceleyip, davacının delilleri ile birlikte değerlendirerek varacağı sonuca göre hüküm vermelidir. "
Somut olayda davacı tarafça, davalıdan herhangi bir mal teslim alınmadığı, bu sebeple faturaya dayalı olarak başlatılan takipte borçlu olunmadığı iddia edilmiş, davalı tarafça ise beyan dilekçesinde, söz konusu ürünlerin davacı yana teslim edildiği ve buna ilişkin olarak teslim belgesini mahkemeye sundukları belirtilmiştir. Davalı süresinde cevap dilekçesi vermeyerek münkir durumuna düşmüştür.
Mahkemece, yasal sürede cevap dilekçesi sunmayan tarafın delil bildirme hakkı bulunmadığı belirtilerek davalı tarafça sunulan belge delil olarak dikkate alınmayıp davalı tarafın ispat yükünü yerine getirmediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 128. Maddesine göre süresi içerisinde cevap vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır. Süresinde cevap dilekçesi vermeyerek münkir durumuna düşen davalı taraf, davacının maddi vakıalarını ispat sadedinde ileriye süreceği iddia delillerine karşı bunları çürütücü mukabil deliller ileriye sürebilmek hakkını kaybetmez.
Süresinde cevap dilekçesi vermediği için davayı inkar etmiş sayılan davalı, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını, HMK 191 maddesi uyarınca ispat etmeye ve bunun için karşı delil göstermeye yetkilidir ve bu karşı delillerle davacının iddiasının doğru olmadığını ispat edebilir. Davalı sadece davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıaların doğru olmadığını (inkarı) ispat için karşı delil gösterebilir. Yoksa yeni vakıalar ileri süremez. Bu savunmanın genişletilmesi yasağına tabidir. (HMK madde 141.)
Bu halde mahkemece yapılacak iş, tarafların fatura konusu yıllara ait BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilerek, tarafların ticari defterleri ve davacının iddiasının doğru olmadığını ispat için davalının göstereceği deliller incelenerek, davacının delilleri ile birlikte takdir edilerek oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 353/1. a. 6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 545,70 TL nispi istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.19/02/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59