Antalya BAM 11. HD 2021/1249 E. 2024/310 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1249
2024/310
16 Şubat 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 02/12/2020
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 16/02/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalıya ait kirli çamaşırların müvekkili tarafından yıkanıp davalıya teslim edildiğini, ancak teslimi yapılan çamaşırlara ait yıkama bedeli için düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, tahsili için girişilen takibe ise itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafından yıkanan çamaşırların ya zarar gördüğü ya eksik veya geç getirildiği, kimi zaman da başka otellere teslim edildiği için bu durumun müvekkili şirket çalışanları tarafından tutanak altına bağlandığını, durumun davalıya bildirilmesi için eşine bilgi verildiğini onların da düzenlenen fatura bedellerinde indireme giderek verdikleri bu zararı telafi edeceklerini bildirdiğini, o sebeple de müvekkilinin uğradığı zararla ilgili mahsuplaşmayı sağlamak üzere fautara kestiğini ancak sezon ortası olduğu için kendisi ile çalışmaktan vazgeçilemediğini belirterek, davanın reddine ve tazminata, para cezasına ve vekiline ödediği vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, davalının çamaşırlarının yıkandığı fakat kötü yıkandığına ilişkin iddiasının bağlantılı bileşik ikrar mahiyetinde olduğu bu iddiasını tanık beyanlarıyla ispatladığı, düzenlediği zarar faturasının da tutanaklarla örtüştüğü, bu sebeple anılan bedelin davacı alacağından mahsubu gerektiği, bu mahsuba bağlı olarak davanın bilirkişi hesaplaması ve davalı tarafından düzenlenen fatura bedeli mahsup edilerek kalan kısım için davalı itirazının iptaline, alacağın likit itirazın da haksız bulunması sebebiyle de tazminata karar verip hüküm fıkrasını “Davanın 34.180,91 TL üzerinden kısmen kabulüne, Antalya 10. İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı takibine yapılan itirazın bu tutar üzerinden iptaline, davalı aleyhine kabul edilen tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine,” karar verdiği davacının tavzih talebi üzerine ise hüküm fıkrasına “''Kabul edilen tutar üzerinden takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesine karar verdiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı davacı ve davalı vekillleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalı tarafça müvekkiline gerekli ihtar çekilmediği halde davalının tek taraflı olarak düzenlediği zarar faturasına ve davalının aynı zamanda işçileri olan tanıklarına itibar edilerek davanın kısmen reddine karar verildiğini, oysa davalının dayanağı fatura muhteviyat miktarı ile kullanıldığı otel gözetildiğinde hayatın olağan akışına uygun olmadığının fark edilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, alacak miktarının yargılama sonucu belirlenmiş olmasına ve bu sebeple ortada likit bir alacak yok iken müvekkili aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin, davacı talebinin kısmen kabul edilmiş olmasına ve müvekkili tarafından tazminat talep edilmiş olmasına rağmen reddedilen kısım üzerinden müvekkili lehine haksız takip tazminatına ve para cezasına hükmedilmemesinin, HMK’nın 329. Maddesi gereğince, davacının hiçbir hakkı olmadığı hâlde bu davayı açtığı ve müvekkilini bir avukat yardımıyla savunmaya zorladığı halde müvekkilinin kendi vekiline ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin kısmen yada tamamen davacıdan tahsiline ve aynı sebeple disiplin para cezasına karar verilmemiş olmasının, takibe dayanak fatura alacağı için yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedilmesi sebepleriyle kararın kaldırılmasına, davanın reddine, müvekkili aleyhine hükmedilen inkar tazminatının kaldırılmasına, müvekkili lehine haksız icra takip tazminatı, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine, müvekkili tarafından vekiline ödenen vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile girişilen takibe davalının yaptığı itirazın iptaline ilişkindir. Mahkeme davacının davalıya ait çamaşarları yıkadığı ancak eksik ve ayıplı yıkadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Karar taraflarca yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf konusu edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporuna göre, davalının usulüne uygun olarak tuttuğu 2018 yılına ait ticari defterlerinde takip tarihi 05.12.2018 itibari ile davalının davacıya 33.216,38 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davacının, davalının düzenlediği 15.11.2018 tarihli 18.000,00 TL bedelli fatura bedelini mahsup etmeden takibine 51.215,21 TL asıl alacak üzerinden başladığı, taraflar arasındaki ihtilafın zayi bedeli olarak kesilen 18.000,00TL tutarlı faturadan kaynaklandığı belirtilmiş, davacı vekili ise davalının düzenlendiği 18.000 TL bedelle faturanın kendilerine gönderilmediğini ifade ederek bu fatura içeriğine itiraz etmiştir.
TTK’nın 23/1-c maddesine göre ayıp ihbarının satıcıya, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde; belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde yapılması gerekir. Ayıp ihbarının yapılması belirli bir şekle tabi değil ise de ispatı her türlü delil ile yapılabilir.
Davacı taraf defterleri incelenmediğinden davalı tarafça düzenlenen faturanın davacı taraf defterlerine işlenip işlenmediği anlaşılamamaktadır. Yine mahkemece davalı tarafça ne şekilde usulüne uygun bir ayıp ihbarı yapıldığı hususu üzerinde gereğince durulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ayıp ihbarını davalının eşine bildirdiği iddiasında olup bunun doğruluğu ve davacıya ulaşıp ulaşmadığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmamıştır.
Özetle mahkeme eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurmuştur. Davacı defterleri ibraz edilmediği gibi bilirkişi tarafından da incelenmemiş, usulüne uygun olarak da davacı asile bu hususta gerekli meşruhatı taşıyan bir davetiye çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken özellikle ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı hususunu da ispatlayacak olan davacı defterlerinin ibraz edilmesi için davacı asile usulüne uygun ihtar içeren meşruhatlı davetiye çıkararak ibrazı halinde üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının sağlanması sunulmadığı takdirde ayıp ihbarının yapıldığının kabul edilerek sonucuna göre gereken kararın verilmesidir.
Davalı taraf istinafına gelince, mahkemece likit bir alacağa ilişkin olarak itirazın kısmen iptal edildiği gerekçesi ile davacı yararına tazminata hükmedildiği halde aynı red edilen kısım itibarıyla sebeple davalı yararına tazminata hükmedilmemesi doğru değildir. Yine İİK'nın 67. Maddesine göre açılan bu davada para cezasına ilişkin bir hüküm olmadığından davalının bu yöne ilişkin talebi de yerinde değildir. Tarafların tacir olmaları sebebiyle mahkemece ticari faize hükmedilmemesinin hukuka aykırılık yoktur. HMK'nın 329 maddesine göre vekalet ücreti ve para cezasına hükmedilebilmesi için davacının hiçbir hakkı olmadığı hâlde iş bu davayı açması gerekmekte olup, davanın kısmen kabul edilmiş olması karşısında bu madde gereğince vekalet ücreti ve para cezası tayini mümkün değildir.
Sonuç olarak, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/12/2020 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
-
Tarafların tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59