SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/223 E. 2024/265 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/223

Karar No

2024/265

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 17/11/2023

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 12/02/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

İhtiyati tedbire itiraz eden 3. kişi dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen 3. kişilerin de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde itiraz edebileceğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, ihtiyati tedbir kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393. maddesi uyarınca kararın tebliğ veya tefhim edildiği tarihten itibaren bir hafta içerisinde uygulanmasının talep edilmemesi halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı hususunun ihtarına karar verildiğini, kesin süre içerisinde lehine ihtiyati tedbir kararı alan şirket ve borçlusu ara kararı verilen süre içerisinde uygulamadığından tedbirin kendiliğinden kaldırılması gerektiğini beyan edere 30.08.2022 tanzim ve 15.07.2023 vade tarihli 170.000,00 TL bedelli bononun takibe konulmaması, takibin durdurulmasına tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Karşı taraf vekili 25.09.2023 tarihli dilekçesinde özetle; mahkemenin ara kararına rağmen alınan haciz ve yapılan işlemlerin hatalı olduğunu, müvekkilinin cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin ticari hayatına zarar gelmemesi adına icra dosyasına ödemeler yapılacağını, takibe konu senetle alakalı olarak davanın devam edişi, borçlu olmadıklarının tespiti halinde ödemelerin gereksiz olacağı ödemelerin alacaklıya yapılması durumunda tekrardan iadesine imkan olmaması ihtimali ile Antalya Genel Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklı tarafa ödenmemesi ve icra veznesinde kalmasına, ödemelerin yapılması durumunda hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... yasa maddeleri ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın davacı tarafından taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan bedelsizlik nedeniyle menfi tespit iddiası ile açıldığı, kambiyo hukuku bakımından bu talebin kişisel def'i niteliğinde olduğu, sadece taraflar arasında ileri sürülebileceği, bu bakımdan eldeki davada dava konusu senetlerin (davacı tarafça ciro edilemez şerhi konulmadığı da dikkate alındığında) üçüncü kişilere usulüne uygun ciro ve zilyetliğin devri ile devredilmesi durumunda -taraflar arasındaki nispi ilişkiye ve kişisel def'i imkanlarına dayanılarak- onların (davanın tarafı olmayan ve senedi hukuka uygun olarak iktisap edebilecek olan üçüncü kişilerin) kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kullanmasını engelleyecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği, bu tedbirin kambiyo hukukunun genel ilkelerine, mantık ve işlevine aykırı olacağı kanaatine varılarak, davacının bonoların piyasaya tedavül edilememesi, tahsil edilememesi, ciro edilememesi ve üçüncü kişilerce icra takibine konu edilmemesine dair tedbir taleplerinin reddi gerekmiş, davanın tarafları haricinde üçüncü kişileri etkileyecek nitelikte tedbir değerlendirilmesi yapılamayacağından mahkememizin 13.07.2023 tarihli ara kararı ile verilen tedbirin değiştirilerek, yalnızca davanın tarafı yönünden karar verilmesi gerekmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar ilk derece mahkemesince davaya konu senet yönünden sadece davalı lehtarın senedi icraya konu etmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş ise de; davalı şirketin başka kişilere ciro yaparak kötüniyetli olarak senedi takibe koymuş olması dikkate alındığında senedin cirantalar tarafından da icraya konul edilmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesi gerekmekteyken ilk derece mahkemesince bu duruma aykırı olarak hareket edildiğini, icra dosyasının tedbir kararı kapsamında durdurulduğunu, takibe koyan alacaklı tarafından tedbire itiraz edilmesi üzerine 17/11/2023 tarihli ara kararla tedbir kararının değiştirildiğini ve aleyhlerine vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkilinin borçlu olmadığı senetten dolayı ödeme yapmak durumunda kaldığını, 3. kişinin yaptığı itirazın haksız olduğunu, aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, dosya depo ettikleri 25.500,00 TL'nin de müvekkiline iadesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

İstinafa konu ara karar, 17/11/2023 tarihli ihtiyati tedbirin değiştirilmesine ilişkin ara karardır.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

  3. Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındelillerinTespitdeğerlendirilmesikonusuantalyaMenfigerekçe

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim