Antalya BAM 11. HD 2021/704 E. 2024/201 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/704
2024/201
26 Ocak 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 02/11/2020
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 26/01/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili .... Turizm Gıda Taş. İnş. San. ve Tic. A.Ş ile davalı ..... Tic. A.Ş. arasında genellikle deniz ürünleri satışına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalı ile aralarında kurulmuş olan satış sözleşmesine uygun olarak satışını gerçekleştirdiği ürünleri sattığını ve ilgili faturaların düzenlendiğini, düzenlenen faturaların müvekkili kayıtlarına ve cari hesap tablosuna düzenli olarak işlendiğini, ürünlerin ve faturaların sevk irsaliyeleri ile teslim alanın imzası karşılığında teslim edildiğini müvekkilinin tahsil edemediği alacağı nedeniyle Antalya 12. İcra Dairesi’nin ....Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine faturalar ve cari hesap alacağına dayalı icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya 26.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 28.11.2018 tarihinde borca ve yetkiye itiraz ettiğini, davalının Antalya 12. İcra Müdürlüğü’nün yetkisine yapmış olduğu itirazın, Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin .... E. ....K. sayılı kararı ile kaldırıldığını, davalı tarafından kaşe ve imza altına alınan “HAZİRAN 2018 BS MUTABAKATI” belgesinin aradaki ticari ilişkinin kabulü niteliğinde olduğunu, mutabakatın Haziran 2018 dönemine ait olması nedeniyle mutabakattaki miktarın, icra takibine göre düşük olduğunu, ticari ilişkinin mutabakat sonrası da devam ettiğini, müvekkiline ait cari hesap ve ticari defter kayıtlarının eksiksiz olduğunu, alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin, ilgili faturalara ve cari hesaba dayalı icra takibi başlattığını, davalı/borçlu tarafından kötü niyetli olarak, tahsili geciktirmek amaçlı takibe itiraz edildiğini, bu nedenle Antalya 12. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosya borcuna yapılan itirazın iptaline, asıl alacak olan 45.374,90.-TL için takibin devamına, takip öncesi islemiş faiz ile ilgili taleplerinin olmadığını ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket adresinin .....İSTANBUL olduğundan iş bu davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafça 21/01/2019 tarihinde Antalya 2. İcra Hukuk mahkemesinin ..... Esas sayılı numarası ile icra dosyasına yaptıkları yetki itirazının kaldırılması için dava açtıklarını, davanın 07/11/2019 tarihinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesine gönderildiğini yargılamanın halan devam ettiğini, huzurdaki davanın bekletici mesele yapılmasını, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan kesinlikle bir borcunun bulunmadığını ayrıca davaya dayanak teşkil eden icra takibinin cari hesaba dayalı fatura alacağı olduğundan takip öncesi faiz talep edilemeyeceğini, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilmiş olan söz konusu davanın reddini, takibinde haksız olan olan davacının aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "... Davacının davalıdan bakiye 45.374,90-TL asıl alacak ve 983,12-TL işlemiş faiz alacağı olduğundan bahisle Antalya 12. İcra Dairesinin ..... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde ibraz ettiği itiraz dilekçesi ile borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davacı vekilinin takibin devamı için 45.374,90-TL asıl alacak üzerinden eldeki itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde, icra dairesinin ve mahkememizin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında akdi ilişkinin olmadığını ve faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediğini belirterek davanın reddini talep ettiği, davalının bildirim sınırının üzerinde olan takip ve dava konusu edilen faturaların BA formlarını vergi dairesine bildirildiği, dolayısıyla taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu, takip konusunun cari hesaptan kaynaklanan para alacağı olduğu, TBK'nın 89. ve HMK'nın 10. maddesince davacı alacaklının adresinin bulunduğu Antalya İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla icra dairesinin yetkisine ve mahkememizin yetkisine yönelik itiraz yerinde görülmemiş itirazın esastan incelenmesine geçilmiştir. Hem delil olarak dayanılması hem de tarafların tacir olmaları nedeni ile HMK 222 ve TTK 83. maddeler kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda mali müşavir bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 03/02/2020 tarihli raporda, davacının 2018 yılı ticari defterlerinin elektronik defter ortamında tutulduğu, ticari defterlerinin E- defter beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerinde, takibe dayanak teşkil eden toplam 47.820,02.-TL bedelli 12 adet faturanın da bulunduğu toplam 133.581,20.-TL tutarındaki faturaların davalı adına borç olarak kaydedildiği, karşılığında davalı tarafça 88.206,30.-TL ödemenin yapıldığı, davacının davalıdan bakiye 45.374,90.-TL alacaklı olduğunun kaydedildiği, davalı tarafça davaya konu 2018 yılı Ağustos ve Eylül aylarına ait KDV dahil 45.756,14.-TL tutarındaki faturaların BA formlarının bağlı olduğu Vergi Dairesine bildirildiği, 2018 yılı Ekim ayına ait faturaların ise bildirim sınırının altında olması nedeniyle BA formlarının bağlı olduğu Vergi Dairesine bildirilmediği, davacının defter kayıtlarına göre davalıdan ödenmeyen 45.374,90-TL alacağının kayıtlı olduğu, kayıtlı alacak tutarı ile icra takibine konu edilen alacağın bir biri ile örtüştüğü, davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222. Maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği gibi davalının BA formlarına göre de davacıdan mal aldığı sabit olmuş olmakla davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, takibe konu edilen asıl alacağın likit olduğu, davanın da takibin de asıl alacak üzerinden açıldığı ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi ile müvekkilinin merkez adresi .... Mah. .... Bulvarı .... Blok No: .... .... / İSTANBUL olduğu halde alacaklı tarafından takip talebinde belirtilen ve müvekkilline tebligat yapılan adresin .../İstanbul olduğunu, alacakla ilgili olarak yetkili icra müdürlüğünün İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri olduğundan, yetki itirazında bulundukları halde yetki itirazlarının red edildiğini, müvekkilinin davacının iddiasının aksine faturalara dayalı cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunmadığını, taraflar arasında geçerli bir borç ilişkisi veya bir akdin bulunmadığını, hukuki bir ilişkinin, sözleşmenin varlığının alacaklı tarafından ispatlanamadığını, davacı tarafın iddia ettiği alacakla ilgili olarak müvekkili şirketin temerrüde düştüğü bir protokol, sözleşme, ihtarname veya yasal işlem sayılabilecek herhangi bir evrakın söz konusu olmadığından müvekkili şirketin davacının iddia ettiği borç sebebiyle temerrüde düşmesinin kabul edilemeyeceğini, yine dosya içerisinde mübrez olan 03.02.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda takip öncesi faiz hususuna değinmiş ve "davacı tarafın takip tarihinden önce faiz talep etmesinin yerinde olmadığı" yönünde mütalaada bulunulduğunu, yerel mahkemece takip öncesi faiz hükmü kurmasının da usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2020 tarih ve .... E. , .... K. sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; cari hesaptan kaynaklanan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulü ile asıl alacağa yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, cari hesaptan kaynaklanan para alacaklarında TBK 89 ve HMK 10 maddesi gereğince davacı alacaklının bulunduğu icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olmasına, icra mahkemesi kararlarının, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesine, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin davacı taraf defter, kayıtları ile davalı taraf BA formları ile ispatlanmasına, işlemiş faizin dava konusu olmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.099,56 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 769,99 TL nispi harcın mahsubu ile 2.329,57 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
-
Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.26/01/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38