Antalya BAM 11. HD 2021/1149 E. 2024/175 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1149
2024/175
25 Ocak 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
ASIL DAVADA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 09/02/2021
BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI
DAVASINDA
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 19/04/2018
DAVANIN KONUSU :İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 19/02/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı vekili, davacı şirketin Denizli ilinde ... Süper Marketleri adı altında faaliyet gösteren marketler zincirinin sahibi olduğunu ve bünyesinde bulunan işyerlerine ürün tedariki için davalı firma ile yaklaşık 10 yıldır ticari ilişki içerisinde ürün alım satımı gerçekleştirdiğini, taraflar arasında yaklaşık 10 yıldır süre gelen bu ticari ilişki içerisinde davacı firmanın her yılın başında ilk aylarda ürün alışverişinin nasıl olacağı konusunda davalı ile mutabakat sağladığını ve sağlanan bu mutabakat doğrultusunda davalı şirketten ürün satın aldığını, davalı firmanın her yılın belli dönemlerinde belirli ürünleri indirimli olarak tüketicilere sunduğunu, bu nedenle davalı tarafın sene başında davacı ile ürünlere uygulanacak indirimler ve ciro primleri konusunda "Anlaşma Formları" ve "Aktive Anlaşma Formları" düzenlediğini, düzenlenen bu formlardaki indirimlerin ise davacı firma tarafından kesilen iade faturaları ile uygulama alanı bulduğunu, bilhare tarafların 2016 yılı için yapılacak alışverişe konu ürünler hakkında uygulanacak indirim ve ciro primlerinin ne şekilde olacağını belirleyerek yapılan bu anlaşma uyarınca taraflar arasında ürün alışverişinin başladığını, ilerleyen zaman içerisinde davacı firmanın karşılıklı varılan anlaşma ve yaklaşık 10 yıldır taraflar arasında süregelen teamül gereği daha önce anlaşma formu ile belirlenen indirimlerin uygulama alanı bulabilmesi için iade faturası düzenlediğini ancak davalı firmanın davacının düzenlemiş olduğu bu faturaları anlaşmaya aykırı olarak itiraz ederek iade ettiğini, davacı şirket ve davalı şirket arasında yapılan görüşme neticesinde davalı firma yetkililerinin bir takım ekonomik nedenlerden dolayı davacı şirketin düzenlemiş olduğu iade faturalarının tahsilinin 2016 yılının son aylarına ertelenmesini istediğini, davacı firmanın ise davalı şirket ile yıllardır süregelen ticari ilişkisi nedeniyle iyiniyetli yaklaşımda bulunduğunu ve davalı şirketin bu talebini kabul ettiğini ancak davalı tarafın davacının düzenlemiş olduğu iade faturasına itiraz ederek anlaşmaya aykırı davranışlarını devam ettirdiğini bunun üzerine Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durmasına neden olunduğunu belirterek alacaklarının tahsili için davalı borçlunun Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin davacı şirketle uzun yıllardır alışveriş içinde olan cari hesapla süren bir ticari ilişkisinin olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın üretici ve ithalatçı firması ... ürünlerinin toptan satış ve uygulanan iskonto oranlarında oluştuğunu, davacının 15/12/2016 tarihinde davalı şirketin kayıtlarında borçlu gözükmesine rağmen örneğine rastlanmayacak şekilde 15/12/2016 tarihli KDV dahil 84.488,28 TL'lik bir fatura gönderdiğini, bu faturanın derhal 16/12/2016 tarihinde Bornova 3. Noterliği'nin ... yevmiyeli ihtarı ile iade edilerek kabul edilmediğini, bu kez davacının Denizli 2. Noterliği'nden bir ihtar çekerek aralarında ... Süpermarket anlaşma formları olduğu, her yıl bu işlemin yapıldığı bildirilmek suretiyle faturayı tekrar gönderdiğini ve fatura yeniden iade olunursa icra takibine girişileceğinin beyan edildiğini, müvekkili şirket tarafından bu ihtara Antalya 10. Noterliği'nin ... nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, dava konusu faturanın ilk tebliğinden önce 05/12/2016 tarihinde müvekkili şirketi temsilen borçlandırdığı iddia edilen çalışanın da iş akdinin feshedildiğini, işbu davalar sonunda şirketi borçlandırma anlamında temsil yetkisi olmayan çalışanın buna rağmen bir zarara yol açması halinde onun da aleyhine hukuki yollara başvuralacağını, davacıya uygulanan ve ... üretici ithalatcı firmanın müvekkiline tanıdığı bütçe dahilinde hizmet farkı faturalarının 2016 için %23,65 oranında bir iskontonun zaten uygulandığını ve alacaktan bu rakamın düşüldüğünü, şu an davacının davalıdan alacağı değil İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nce takibi yapılan takip çıkışı itibarıyla 41.906,29 TL borcunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki ticari alışveriş nedeniyle davalının borcu bulunduğunu, İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, müvekkili şirketin Denizli ilinde ... Süper Marketleri adı altında faaliyet gösteren marketler zincirinin sahibi olduğunu ve bünyesinde bulunan işyerlerine ürün tedariki için davacı firma ile yaklaşık 10 yıldır ticari ilişki içerisinde ürün alım satımı gerçekleştirdiğini, davacı tarafın dönem sonunda taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda müvekkili firma tarafından düzenlenen fiyat farkı faturasına itiraz ettiğini, müvekkili firmanın başlattığı icra takibine itiraz üzerine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve davanın derdest olduğu beyan ederek öncelikle dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili mahkeme olan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının dava dilekçesindeki iddiaların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun oması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; ...'ın şirket yetkilisi olmadığı ve davaya konu anlaşma formlarının davalı şirketçe onaylandığına dair bir belgenin bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafça düzenlenen faturaya da süresinde itiraz edildiği, bu nedenlerle taraflar arasında kabul edilmiş geçerli bir anlaşma bulunmadığı, davalının faturaya itirazının usule uygun olduğunun anlaşıldığı, daha önce taraflar arasında aynı kişi tarafından imzalanan anlaşmalara göre düzenlenen faturaların davalı tarafça kabul edilmiş olmasının farklı şartlar içeren tüm sonraki anlaşmaların kabul edileceği anlamına gelmeyeceği ve anlaşmaların herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığı gerekçeleriyle tarafların birbiri ile uyumlu defter ve kayıtları gözetilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, alacağın davalı yönünden belirlenebilir, likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; İİK'nın 67/2 maddesi gereğince birleşen dosyada davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; basiretli bir tacir olan davalının, taraflar arasındaki anlaşmaların yıllardan beri süregelen yapılış ve uygulama şeklinden dolayı sorumluluğunun bulunduğunu, daha önceki yıllarda düzenlenen anlaşmaların davalının çalışanı tarafından yapılmasının, bu anlaşmaların davalı şirketin onayı beklenmeksizin uygulanmasının ve davalının bu doğrultuda düzenlenen faturalara itiraz etmemesinin ancak uyuşmazlık konusu faturayı kabul etmediğini beyan etmesinin taraflar arasındaki teamüle ve iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, SMMM bilirkişi ...'dan alınan 11/11/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafından daha önceki yıllarda çalışanı ... tarafından imzalanan anlaşma formlarının kabul edildiği ve ticari defter ve kayıtlara alındığına ilişkin açık tespitinin bulunduğunu, daha önce imzalanan benzer sözleşmelerin varlığı halinde, uyuşmazlık konusu sözleşmeden de davalının sorumluluğunun kabul edilmesi gerektiğini bu yönde Yargıtay içtihatlarının da bulunduğunu, davalı tarafından çalışanı ...'a keşide edilen Antalya 1. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 16/12/2016 tarihli tarihli ihtarname içeriğinden müvekkili şirket dahil olmak üzere 3. kişilerle davalı şirketin bilgisi dahilinde sözleşme imzalandığının anlaşıldığını, müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının söz konusu anlaşmadan ve faturadan sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan 42.581,50 TL alacaklı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki mahkeme kararına karşı da istinaf kanun yoluna başvurduklarını beyan ederek asıl ve birleşen davada verilen kararların kaldırılmasını, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Asıl ve birleşen dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava dışı ...'ın asıl davada davalı anonim şirket olarak faaliyet gösteren şirketin yetkilisi olmamasına, anlaşma formlarının davalı şirketçe onaylandığına dair bir belgenin dosya içerisinde bulunmamasına, asıl davada davacı tarafça düzenlenen iade faturalarına davalı tarafça süresinde itiraz edilmesine, dosyaya aldırılan bilirkişi raporunda davaya konu iade faturasının dayanağını oluşturan iskonto oranlarının üretici dava dışı firma tarafından asıl davada davalıya sağlanan indirim oranlarından ve geçmiş yılların oranlarından çok farklı olduğunun tespit edilmesi ve birleşen davada davacının taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunun ve alacağın likit ve belirlenebilir olduğunun anlaşılması karşısında asıl ve birleşen davada verilen kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Asıl davada davacı . birleşen davada davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının asıl davada davacı . birleşen davada davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gerekli 2.862,62 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 775,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.087,32 TL istinaf karar harcının asıl davada davacı . birleşen davada davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
-
Asıl davada davacı . birleşen davada davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından asıl davada davalı . birleşen davada davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38