Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1761
2024/1387
30 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 30/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 18/07/2023
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 30/09/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili ... ile davalı arasında 15/07/2021 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun satıcıya ait ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel de kayıtlı ... ev ve mağaza olan 2 adet taşınmazın alıcıya satıcı tarafından satılması olduğunu, sözleşme uyarınca tarafların belirli yükümlülükleri olduğunun sabit olduğunu, sözleşmede müvekkilinin alıcı, davalının ise satıcı olduğunu, ...'ün davalıya verilen senetlerde kefil olması nedeni ile iş bu davada davacı konumunda olduğunu, sözleşme kapsamında sözleşmede belirtilen 25.000.-Euro'nun davalıya peşin olarak ödendiğini, ancak sözleşmede belirtilen maddelerin davalı tarafından yerine getirilmediğini, sözleşmede belirtilen taşınmazın satışının engellenmesi için birden fazla kişiden davalının borçlu olduğu kişilerden dosyalar temlik alınmak ve satışın düşürülmesi için para ödenmek zorunda kalındığını, temlik bedellerinin sözleşme kapsamında davalının alacağından mahsubunun gerektiğini, müvekkili tarafından davalının borçları nedeni ile vergi borları, alınan temlikle ve taşınmaz satışı düşürülmesi için ödendiğini, bu bedellerin alacağından mahsup edildiğinde müvekkillerinin davalıya borcu kalmadığının sabit olacağını, davalı tarafa her biri 25.000.-Euro olan 9 adet senet verildiğini, taraflar arasında görüşmeler yapıldığını, sözleşme konusu taşınmazdaki hacizler nedeni ile temlik alınan vergi borçları ve taşınmaz satışının düşürülmesi için yapılan ödemelerin davalının alacağından mahsup edilmesi gerektiğinin sözleşmede açıkça belirtilmesine rağmen taraflar arasında uzlaşmaya varamadığını, müvekkillerinin davalıya borcunun kalmadığını, senetlerin sözleşme kapsamında davalıya teslim edildiğini, davalının haksız olarak senetlerin borcu olmayan yönü ile borçlu olmadığının tespitini istediğini, müvekkillerinin hukuki yararının bulunduğunu, davalı ile sözleşmenin Euro üzerinden yapıldığını, artan kur farkından davalı tarafın haksız kazanç sağlamak istediğini, dava konusu senetlerin icra takibine koyulmadığını, davalı tarafın borca batık konumunda olduğunu, aleyhine icra dosyaları ve hacizlerinin bulunduğunu, elinde bulundurduğu 9 adet senedi başkalarına ciro edebilme ihtimalinin bulunduğunu, müvekkillerinin uğradığı haksızlığın yanında borçlu olmadığı senetleri ödemek zorunda kalmasının hakkaniyete aykırı olacağını belirterek talep konusu 9 adet senedi icra takibine koymasına ihtimaline binaen teminat karşılığında veya teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine, söz konusu 9 adet senedin başkasına ciro ederek icra takibine koyulması ihtimaline binaen tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 18/07/2023 tarihli ara karar ile; "...Taraf olmayan kişiler hakkında tedbir kararı verilemeyeceğinden 3.kişilerce girişilecek takiplerin durdurulması talebinin reddine, dava konusu ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli, ... düzenlenme tarihli, 25.000.-Euro bedelli toplam 9 adet senetlerin dava tarihi itibariyle Euro kur karşılığına gelen (225.000.-Euro x 29,26.-TL) 6.583.500,00.-TL'nin %15'ine karşılık gelen 987.525,00.-TL nakit veya kesin sınırlamasız, süresiz banka teminat mektubu sunulduğunda dava konusu senetler yönünden davalı tarafça girişilecek icra takiplerinin durdurulmasına " karar verilmiştir.
Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Malike ile davalı arasında 15/07/2021 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun satıcıya ait ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel de kayıtlı ... ev ve mağaza olan 2 adet taşınmazın alıcıya satıcı tarafından satılması olduğunu, sözleşme uyarınca tarafların belirli yükümlülükleri olduğunun sabit olduğunu, sözleşme kapsamında sözleşmede belirtilen 25.000.-Euro'nun davalıya peşin olarak ödendiğini, ancak sözleşmede belirtilen maddelerin davalı tarafından yerine getirilmediğini, müvekkili tarafından davalının borçları nedeni ile vergi borçları, alınan temlikle ve taşınmaz satışı düşürülmesi için ödendiğini, bu bedellerin alacağından mahsup edildiğinde müvekkillerinin davalıya borcu kalmadığının sabit olacağını, davalı tarafa her biri 25.000.-Euro olan 9 adet senet verildiğini, sözleşme konusu taşınmazdaki hacizler nedeni ile temlik alınan vergi borçları ve taşınmaz satışının düşürülmesi için yapılan ödemelerin davalının alacağından mahsup edilmesi gerektiğinin sözleşmede açıkça belirtilmesine rağmen taraflar arasında uzlaşmaya varılamadığını, müvekkillerinin davalıya borcunun kalmadığını, davalı tarafın borca batık olduğunu, davalı aleyhine başlatılmış milyonlarca icra dosyaları ve hacizlerin bulunduğunu, hata, hile, gabin ve muvazaa ile davalı elinde bulundurduğu 9 adet numaralı ve sıralı senetleri başkasına ciro edebilme ihtimalinin bulunduğunu, davalı taraf ile müvekkilleri arasında sözleşmeden doğan hak ve borçların devir veya temlik edilmesi konusunda herhangi bir anlaşma bulunmadığını, senetlerin 3. kişilere ciro edilmesi halinde de, senetlerin tamamının sözleşmeye bağlı teminat senedi olduğu dikkate alınarak icra takibinin durdurulmasını ve müvekkillerin borçlu olmadığına karar verilmesini, teminat karşılığında veya teminatsız ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile kötüniyetli 3. kişilere karşı her türlü talep ve dava hakkımı saklı kalmak kaydıyla senetlerin bedelinin çok yüksek olması nazara alınarak tensip ile birlikte; sözleşmede ciro ve temlik edilemez yasağı olduğu da dikkate alınarak, 3. kişilere senetlerin ciro edilmesi halinde, 3. kişilere karşı da icra takibi yapılması halinde tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, söz konusu senetlerin sözleşme bağı ile bağlı olduğunu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir zarar ve ödemesi yapılan senetlerin ciro yolu ile 3. Kişilere devri halinde hakkında elde edilmesinin zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimalinin söz konusu olduğunu, yerel mahkemece 3. kişiler yönünden girişilecek takiplerin durdurulması talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen taraf olmayan kişiler hakkında tedbir kararı verilemeyeceğinden 3. kişilerce girişilecek takiplerin durdurulması talebinin reddi kararının bozulmasına ve kabul kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, talep dava konusu senetler nedeniyle üçüncü kişilerce girişilecek takiplerin durdurulması talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin davalı yönünden kabulüne, üçüncü kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davada taraf olmayan üçüncü kişiler aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğine, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.30/09/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15