Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1538
2024/1335
17 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 17/09/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davacı ile davalı ...'ın Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... numarasında kayıtlı ... Tic. Ltd. Şti.'nin 1000/2000 nispetinde eşit hisselere sahip ortaklar olduklarını, ... Tic. Ltd. Şti. 15.04.2003 tarihinde kurulmuş olup şirketin ana sözleşmesi incelendiğinde faaliyet alanının ve şirket müdürü ile ortaklara tanınan yetkilerin oldukça geniş olduğunu, şirketin kuruluş tarihinde davalı ...'ın ilk etapta üç yıl boyunca tek başına şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, 22.06.2006 yılında yapılan toplantıda ise davalı ...'ın beş yıl süre ile şirket müdürü seçildiğini ancak 15.07.2009 tarihinde müdürlük görevinden istifa etmesi sebebiyle müdürlük görevine davacı ...'nun seçildiğini, Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında verilen 17.02.2010 tarihli tedbir kararına istinaden şirket ortakları olan davacı ve davalı ...'ın şirketi birlikte temsil etmek üzere müdür olarak seçildiğini, son yapılan 20.08.2014 tarihli şirket yetki kararına ilişkin toplantıda yine davalı ... ile müvekkilinin şirket müdürü olarak seçildiğini, ... 23.06.1994 tarihinde tescil edildiğini ve davalı ...'ın ... Şirketinin %25 nispetinde ortağı olup şirket müdürü olarak seçildiğini, davalı ...'ın işbu şirkette 2009 yılına kadar tek başına şirket müdürlüğü görevini yerine getirdiğini, 2009 yılında kardeşi ve ortaklarından biri olan ... ile birlikte şirket müdürlüğü görevine seçildiğini, bu sebeple davalı ...'ın rekabet yasağına aykırı davrandığını, ... Tic. Ltd. Şti. 21.06.2004 tarihinde tescil edidiğini ve davalı ...'ın ... Tic. Ltd. Şti.'nin en yüksek hisseye sahip ortağı olup üç yıl süre ile müdür olarak seçildiğini, davalı ...'ın işbu şirkette 05.07.2012 yılına kadar tek başına müdürlük görevini yerine getirdiğini 05.07.2012 tarihinde kardeşi ve ortaklarından biri olan ... ile birlikte şirket müdürlüğü görevine seçildiğini, bu sebeple davalı ...'ın rekabet yasağına aykırı davrandığını, davalı ...'ın 2010 yılından bu yana gerek davacı adına gerekse davalı ... Ltd. Şti.adına birçok dava açmak sureti ile davacıyı yargı mercileri karşısında zor durumda bırakmaya çalıştığını ve şirketi temsile yetkili olduğu dönemde şirket adına yapmış olduğu borçlandırıcı işlemlerin davacı tarafından yapıldığını iddia ederek şirketi usul ve yasaya aykırı yollarla boşaltmayı amaçladığını, ayrıca davalının şirketi temsile yetkili olduğu dönemde kar dağıtımı yapmaması nedeniyle davacı ile ortak olduğu ... Ltd. Şti. adına vergi cezaları kesildiğini, davacının 15.07.2009 tarihinden 17.02.2010 tarihine kadar yalnızca yedi ay tek başına şirketi temsile yetkili müdürlük görevini yerine getirdiğini, davalı ...'ın şirket kuruluşundan 15.07.2009 tarihine kadar tek başına şirketi temsil ettiğini ve yönettiğini, davalı ...'ın, şirketin kuruluşu aşamasında şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini ve davacı şirketin kuruluşu aşamasında şirkete 500.000-TL borç para verdiğini, davacının tespitlerine göre davalı ... müdürlük görevini kötüye kullanarak şirkete ait nakit paraları eşinin ve kendi hesabına, üçüncü şirket olan davacının hissedar olmadığı ... Ltd. Şti.'ne aktardığını, davalı ...'ın şirketin müdürlüğü görevini yerine getirdiği dönemde, şirketin pos cihazından akaryakıt ve market alışverişi dışında yasaya aykırı olarak işlemler yapmak sureti ile kazanç elde ettiğini, 11.11.2022 Tarihinde saat 16.00'da şirketin genel kurul toplantısı yapılmış, toplantıya davalı ... asaleten, davacı ... adına vekaleten ... katıldığını ve toplantı başkanlığına ... seçildiğini, taraflarca hazirun cetveli imzalandığını, şirket müdürü olmak için davacı ile davalı ... aday olduğunu, yeterli oy toplanamadığından şirket müdürü seçilemediğini ve toplantı sonlandırıldığını, şirket müdürünün uzun süredir seçilemediğini belirterek davalı ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasına bunun mümkün olmaması halinde şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Türk Ticaret Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca davalı hakkında ortaklıktan çıkarmaya ilişkin bir karar olmadığı gibi işbu davanın şirket tarafından açılması gerekmekte iken şirket ortağı tarafından açılan ortaklıktan çıkarma davasının reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddialar kötüniyetli olup zamanaşımına uğradığını, ... Şirketi'nin esas sermaye değerine olumlu yönden etki edecek ve ayrılma akçesini yükseltecek pek çok dava taraflarınca ikame edildiğini, bu nedenlerle davacının şirketin feshine ilişkin davanın bu aşamada reddi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, "... davacı davalı ...'ın şirket ortaklığından çıkarılmasını, terditli olarak ise davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin sicil dosyası incelendiğinde, davacı ile davalı ...'ın %50'şer ortak olduğu olduğu görülmüştür.
Şirket ortaklığından çıkarılma talebi yönünden; davanın, şirketin kuruluşu aşamasında yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 551/3. ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 640/3. fıkrası uyarınca, açılmış limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması davası olduğu, gerek yürürlükten kaldırılan TTK'nın 551/3 fıkrasında, gerekse de yürürlükte bulunan TTK'nın 640/3. fıkrasında bir ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasına dair dava açma hakkının şirkete tanındığı, dolayısıyla davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığından şirket ortaklığından çıkarılma talebine yönelik davanın aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Şirketin feshi talebi yönünden; şirket ana sözleşmesinde şirketin feshi ile ilgili bir düzenleme bulunmaması, davacının ortağı bulunduğu şirketin uzun süredir faal olmaması, şirket ortakları arasında uzun yıllar devam eden muhtelif davaların bulunması, pay sahipleri arasında anlaşma ve uzlaşma imkanının kalmaması, şirketin amacını yerine getiremez durumda olması ve uzun süre de durumun böyle devam edeceğinin anlaşılması, yeni şirket müdürün uzun sürelerdir seçilememesi, celbine karar verilen dosyalardaki tanık anlatımları ve dosya kapsamları, toplantı tutanakları ile anlaşılmakla dava konusu şirketin haklı nedenle feshine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin asli talepleri olan davalı ortağın şirketten çıkarılması isteminin aktif husumet yokluğundan reddine karar vermesinin hakkaniyete, usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket ortağı tarafından diğer ortağın çıkarılmasının istenebileceğini, bu nedenle öncelikle asli talepleri olan davalı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 640. maddesi uyarınca haklı sebebe dayalı olarak davalı şirket ortağının şirketten çıkartılması terditli dava ise, aynı kanunun 636. maddesi uyarınca haklı sebebe dayalı olarak limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacının davalı şirket ortağı ...'ın şirketten çıkarılmasına yönelik davasının aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddine, davacının terditli davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açabilir. Ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmadığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/12/2016 tarih... E. ... K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/09/2017 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararı).
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/09/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32