Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2276
2024/1193
11 Temmuz 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 03/02/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 11/07/2024
İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Davalı tarafından davacı ve diğer borçlu babası ... hakkında 31/12/2010 vadeli, 20.000,00 TL miktarlı, 06/01/2009 tanzim tarihli bono nedeni ile Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 09/12/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığını, senet üzerindeki imzanın davacının babası ... ait olmadığını, bu hususta CBS'ye başvurulduğunu ve soruşturma başlatıldığını, soruşturma neticesinde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama yapıldığını, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda senedin ödeme tarihinde evvelce "11/12/2010" rakamlarının yazılı olduğu, daha sonrasında günler hanesinin onlar basamağında bulunan 1 rakamının 3 haline getirildiği ve yapılan tahrifatla ödeme tarihinin 31/12/2010 olarak mevcut haline getirildiği hususlarının tespit edildiğini, davalının senedin vade tarihinde sahtecilik yaparak senedi zaman aşımına uğramaktan kurtardığını, gerçek vade tarihi dikkate alındığında senedin zaman aşımına uğradığını belirterek senet üzerinde sahtecilik yapılması ve bononun zaman aşımına uğramış olması nedeniyle ilgili icra dosyasının dayanağı olan bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitini, %20'den az olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, süresinde cevap dilekçesi sunmamış, esasa ilişkin beyanlarını içerir 09/11/2016 tarihli dilekçesi ile; davacı ile müvekkili arasında bir büfenin devrinden kaynaklı borç ilişkisi olduğunu, buna istinaden davacının takip konusu bonoyu düzenleyerek ve imzalayarak müvekkiline verdiğini, bu hususun bizzat davacı tarafından ceza mahkemesinin 18/09/2014 tarihli duruşmasında ifade edildiğini, yani davacının müvekkiline borçlu olduğunu kabul ettiğini, kefil olan ... imza inkarında bulunduğunu, ceza yargılamasındaki konunun kefil adına atılan imzanın sahte olup olmadığı noktasında toplandığını, davacının ise imza inkarı olmayıp davacı adına atılı imzanın davacıya ait olduğunu, kefilin imzası ile ilgili ihtilaftan yararlanarak açılan işbu davanın yersiz olduğunu, bonodaki vade tarihinde yapılan tahrifatla bononun zaman aşımına uğramasının engellendiği ifade edilmiş ise de takip tarihi itibariyle davacının kabul ettiği 11/12/2013 vade tarihinde bile 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığını, dolayısıyla müvekkilinin iddia edilen tahrifatı yapmasında hukuki menfaatinin olmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda, bononun düzenleme tarihi 06/01/2009 olmakla borçlunun, 11/12/2010 olan vade tarihinde tahrifat iddiası kambiyo vasfını etkilememektedir. İşbu bononun tahrifattan önceki hali ile vade tarihinin 11/12/2010 tarihi olduğu, gün hanesinin birler basamağındaki “1” rakamının “3” yapılarak vade tarihinin 31/12/2010 haline getirildiği, iddia edilen bu değişiklikte keşidecinin paraf imzasının bulunmadığı anlaşılmakla birlikte salt vade tarihinde tahrifat yapılması bonoyu geçersiz hale getirmemektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere 6102 sayılı TTK'nın 703/c maddesi gereğince bononun 11.12.2010 olan vade tarihi keşide gününden sonraki bir tarih olup, tahrifat iddiası bononun kambiyo vasfını etkilemez.... Somut olayda, bononun tahrifattan önceki 11.12.2010 olan vade tarihinden takip tarihi olan 10.12.2013 tarihine kadar yasal 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmemiştir. Dolayısıyla tahrifat iddiasının zamanaşımı yönünden de bir etkisi bulunmamaktadır. Davacı asil ceza yargılamasındaki ifadelerinde bononun büfe devri karşılığında davalıya verildiğini kabul etmiş olup, bono bedelini ödediğiyle ilgili bir savunma da ileri sürmüş değildir. Açıklanan sebeplerle davanın reddine, davalı tazminat talebini süresinde sunduğu bir cevap dilekçesiyle ileri sürmediğinden ve verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat talebininde reddine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra yolu ile takiplerde hukuken geçerli bir kambiyo senedin varlığının asli unsur olduğunu, dava konusu olan icra takibinin dayanağı olan bononun üzerinde tahrifattan önce rakamla yazılan vade tarihi 11.12.2010 olup tahrifattan sonra vade tarihinin 31.12.2010 haline getirildiğini, senet metninde yazıyla yazılan vade tarihinin ise “otuz bir on iki bin on” yani 31.10.2010 olduğundan senet üzerinde iki vade olduğundan, senedin kambiyo vasfını yitirdiğini, davalı tarafın müvekkilinin babası olan ... adına sahte imza atarak veya bir başkasına sahte imza attırmak suretiyle haksız bir menfaat elde etmeye çalıştığını, bu durumun ceza yargılaması sonucu ortaya çıktığını ve davalı tarafın Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararı neticesinde hem sahtecilik suçundan hem de dolandırıcılık suçundan ceza aldığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, takibin dayanağı olan bono üzerinde çift vade yer aldığından bononun geçersiz olduğunu, kambiyo senetlerine mahsus ilamsız icra yolu ile takibin iptali gerektiğini, tüm bu sebeplerle yerel mahkemenin kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; takip konusu bononun vade tarihinde tahrifat yapılıp yapılmadığı, çifte vade olup olmadığı, gerçek vade tarihine göre bononun zaman aşımına uğrayıp uğradığı noktalarına ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, ara karar ile, iddianın ileri sürülüş biçimine göre takip konusu toplam alacak üzerinden harç yatırılması gerektiğini belirtilerek eksik harcın yatırılması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili ise 20/11/2017 tarihinde eksik harcı yatırmıştır. Davacı vekili iş bu menfi tespit davasında Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmektedir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, takip konusu çift vade taşıyan bono kambiyo senedi vasfında olmayıp adi senet hükmündedir.
Somut olayda ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu ile takibe konu senedin 11/12/2010 olan vade tarihinin 31/12/2010 olarak tahrif edildiği, senedin yazıyla vade tarihini belirtir kısımda ise vade tarihinin “otuz bir on iki bin on” olarak belirtildiği, böylelikle yazıyla ve rakamla belirtilen vade tarihlerinin farklı olduğu, senet üzerinde çifte vade bulunduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca üzerinde çift vade bulunan senedin kambiyo vasfını yitirdiği, davacının kambiyo vasfında bulunmayan bu senet ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapma hakkı bulunmadığı, davacının da takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açtığı dikkate alındığında mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi Dairemizce doğru bulunmmamıştır. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm tesisine, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin alacaklının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. b. 2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/02/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
a-Davanın KABULÜ ile davacının davalı tarafa Antalya 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
b-Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.984,87 TL harçtan peşin olarak yatırılan 341,55 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 154,67 TL harç olmak üzere toplam 496,22 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.488,65 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,
d-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvurma harcı ile 341,55 TL peşin harç ve 154,67 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 523,92 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e-Davacı tarafından yapılan tebligat giderinden oluşan 430,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
g-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,
h-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,
- İstinaf incelemesi yönünden;
a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 54,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 216,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
- Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.11/07/2024
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52