Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/1871
2024/1169
2 Temmuz 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 14/05/2019
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/07/2024
İlk derece mahkemesinin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla, istinaf incelemesi HMK'nın 356. vd. maddelerince duruşmalı olarak yapılan açık yargılama sonucunda dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı ile borç ilişkisinin mermer ürünleri alım-satımından kaynaklandığını, davacının ediminin talep olunan mermer ürünlerini Denizli'de teslim etmek, davalı borçlunun ediminin ise mal bedelini ödemek olduğunu, davacının mermer ürünlerini teslim ederek edimini yerine getirdiğini ancak davalı borçlunun ise aldığı mal bedellerini ödemeyerek edimini yerine getirmediğini, davacı şirketin alacağının para alacağı olduğunu, alacaklarının ödenmesi için davalıya ihtarname keşide edildiğini, ancak ihtarnameye karşı herhangi bir yanıt verilmediğini, bu sebeple davalı şirket aleyhine Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, usulüne uygun ödeme emrine borçlu tarafından, yetkiye, faize ve borca itirazda bulunulduğunu, süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının yetkiye dair itirazının kaldırılmasına, davalının itirazının iptaline, takibin devamını talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olduğunu, çünkü taraflar arasındaki borcun çekişmeli olduğunu, davacının kötü niyetli olup haksız alacak peşinde olduğunu, davacı ile davalı şirket arasındaki 2006 yılından bu yana ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının karşılıksız çıkan sayısız çeki bulunduğunu, taraflar birbirlerine ürün alıp vermekte ve bunun karşılığında borçları takas ettiklerini, BK uyarınca tarafların aralarında anlaşarak takas hususunda anlaştıklarını ve birbirlerinin borçları nispetinde alacaklarından vazgeçtiklerini, savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davalı hakkında yürütülen Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu itirazların kısmen iptali ile, icra takip tarihi itibariyle 43.459,54.-TL asıl alacak ve 438,22.-TL temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi dahil toplam 43.897,76.-TL üzerinden devamı ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; icra takibine konu tüm faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı tarafın borcunu ödediğini ispat edemediğini, takibe konu alacakların tamamının ödenmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, alacaklarının faturada yazılı malların tesliminden itibaren muaccel olduğunu, temerrüte düşürmek için ayrıca ihtara gerek olmadığını, davalı borçlunun kötü niyetli olduğunu, alacaklarının belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle icra inkar ve kötü niyet tazminatlarının reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının aynı faturalara ilişkin iki defa takip yaptığını, ilk takip sonucu açılan ve davada kararın kesinleştiği halde aynı faturalara ilişkin ikinci bir dava açtığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı tarafın 21/10/2013 tarihinde dilekçe sunarak hataya dayanmasına rağmen dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilip hükmün bu şekilde kesinleştiğini, ıslah ile talep sonucunun daraltılmayacağını, davacının bu savunmasına itibaren edilemeyeceğini, bu davada derdestlik itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin gerekçesini oluşturan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, davacının usulüne uygun olarak tutmadığı ticari defterlerine dayanarak hak talep edemeyeceğini, davasını ispat edemediği halde kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kanuna ve Yargıtay içtihatlarına göre tarafların birbirini doğrulamayan ticari defterlerinin delil olarak kullanılamayacağını ve usulünce tutulmayan defterin sahibi lehine delil oluşturacağını, bu dava da taraf olmayan kişinin ticareti defterlerin incelenmesine muvafakatlerinin olmadığını, bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişmesine rağmen çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, kötü niyet tazminat talebinin reddedilmesinin de hatalı olduğunu, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DAİREMİZİN 12/03/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE;"...Davalı, ... Esas sayılı dosya açısından derdestlik açısından itirazda bulunmuş ise de, bu dosyada davalı tarafın ... A.Ş olduğu, takibe konu beş adet fatura için ... Esas sayılı dosya kapsamında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla derdestlik itirazının yerinde olmadığı görülmüştür. Mahkemece, tarafların ticari defterlerin üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda aldırılan bilirkişi raporlarında özetle; davacının 2009, 2010 ve 2011 ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, yine aynı şekilde davalının 2008, 2009 ve 2010 yılı ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, davacının takibe konu ettiği beş adet faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının, davacı adına düzenlendiği yirmi iki adet faturanın da taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerine göre, davalının 43.459,54 TL cari bakiye borcu bulunduğu, davalı ticari defterlerine göre ise, 27.596,47 TL davalının davacıya cari hesap borcu bulunduğu belirtilmiş olup, aradaki farkın takip dayanağı beş adet fatura toplamı 122.840,17 TL'den davalı şirket ticari defterler kayıtlarında yirmi iki adet faturaya istinaden yapılan borç kaydı 102.406,30 TL olduğu ancak davacı şirket kayıtlarında yer almayan ... Şti hesabına istinaden yapılan 7162,60 TL alacak kaydı mahsup işleminden sonra davalı şirketin 95.243,70 TL alacağının bulunduğu, takibe konu edilen beş adet fatura tutarı 122.840,17 TL'den 95.243,70 TL davalının alacağı düşüldüğünde, takip tarihi itibariyle davalının davacıya cari hesap borcunun 27.596,47 TL olduğu görülmekle, davanın asıl alacak miktarına ilişkin dava değeri üzerinden açıldığı gözetilerek, bu miktar asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken usulüne uygun olarak tutulmadığı ve davalı defteri ile birbirini teyit etmediği anlaşılan davacı ticari defterlerine göre yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Takibe konu alacak faturaya dayalı olup, İİK'nın 67. maddesi gereğince likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılamayı gerektirdiği yanılgılı değerlendirmeyle tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olmuş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacının reddedilen bölüm yönünden, kötü niyetli olarak icra takibine geçtiği, davalı tarafça ispat edilemediğinden, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin yasal şartların oluşmadığı görülmekle, bu yöndeki davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 09/01/2023 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE;"...Davaya konu icra takibinde davacı tarafın takibe dayanak yaptığı faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davacının ticari defterlerinde 122.840,17 TL gözükmesine rağmen, bu faturaların toplam bedelinin davalı ticari defterlerinde 102.406,30 TL olarak kayıtlı olduğu, bu durum karşısında taraflar arasındaki tüm fatura bedellerinin dosyaya kazandırılması sonucunda tüm fatura bedellerinin toplam kaç lira olduğu belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece bir kısım faturalara ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan, mahkemece davacının ticari defterlerinde kaydı bulunmayan dava dışı ... Şti. hesabına istinaden yapılan 7.162,60 TL alacak kaydının mahsup edilmek suretiyle davacının alacağı belirlenmiş ise de söz konusu miktar ile ilgili neden mahsup edilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın bu miktarın düşürülmesi sonucunda yazılı olduğu şekilde kanuna ve usulune göre tutulmamış davalı ticari defterleri esas alınmak suretiyle karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizin 12/03/2021 Tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamında;
"Davacı tarafça davalı hakkında Denizli 5 .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında 5 adet faturaya dayalı olarak 122.840,17 TL asıl alacak, 90.091,62 TL işlemiş faiz 114,50 TL ihtar protesto olmak üzere toplam 213.046,29 TL alacağın tahsili için genel haciz yolu ilamsız icra takibinin 30/10/2013 tarihinde başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin davalıya 04/11/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalının vekili aracılığıyla 05/11/2013 tarihinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalıya dava dilekçesi 11/03/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı 19/03/2014 tarihli süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.
Davalı, ... Esas sayılı dosya açısından derdestlik açısından itirazda bulunmuş ise de, bu dosyada davalı tarafın ... A.Ş olduğu, takibe konu beş adet fatura için ... Esas sayılı dosya kapsamında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla derdestlik itirazının yerinde olmadığı görülmüştür.
Mahkemece, tarafların ticari defterlerin üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda aldırılan bilirkişi raporlarında özetle; davacının 2009, 2010 ve 2011 ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, yine aynı şekilde davalının 2008, 2009 ve 2010 yılı ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, davacının takibe konu ettiği beş adet faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının, davacı adına düzenlendiği yirmiiki adet faturanın da taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerine göre, davalının 43.459,54 TL cari bakiye borcu bulunduğu, davalı ticari defterlerine göre ise, 27.596,47 TL davalının davacıya cari hesap borcu bulunduğu belirtilmiş olup, aradaki farkın takip dayanağı beş adet fatura toplamı 122.840,17 TL'den davalı şirket ticari defterler kayıtlarında yirmiiki adet faturaya istinaden yapılan borç kaydı 102.406,30 TL olduğu ancak davacı şirket kayıtlarında yer almayan ... Şti hesabına istinaden yapılan 7162,60 TL alacak kaydı mahsup işleminden sonra davalı şirketin 95.243,70 TL alacağının bulunduğu, takibe konu edilen beş adet fatura tutarı 122.840,17 TL'den 95.243,70 TL davalının alacağı düşüldüğünde, takip tarihi itibariyle davalının davacıya cari hesap borcunun 27.596,47 TL olduğu görülmekle, davanın asıl alacak miktarına ilişkin dava değeri üzerinden açıldığı gözetilerek, bu miktar asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken usulüne uygun olarak tutulmadığı ve davalı defteri ile birbirini teyit etmediği anlaşılan davacı ticari defterlerine göre yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Takibe konu alacak faturaya dayalı olup, İİK 67 maddesi gereğince likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılamayı gerektirdiği yanılgılı değerlendirmeyle tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olmuş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davacının reddedilen bölüm yönünden, kötü niyetli olarak icra takibine geçtiği, davalı tarafça ispat edilemediğinden, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin yasal şartların oluşmadığı görülmekle, bu yöndeki davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/01/2023 Tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamında; "Davaya konu icra takibinde davacı tarafın takibe dayanak yaptığı faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davacının ticari defterlerinde 122.840,17 TL gözükmesine rağmen, bu faturaların toplam bedelinin davalı ticari defterlerinde 102.406,30 TL olarak kayıtlı olduğu, bu durum karşısında taraflar arasındaki tüm fatura bedellerinin dosyaya kazandırılması sonucunda tüm fatura bedellerinin toplam kaç lira olduğu belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece bir kısım faturalara ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, Mahkemece davacının ticari defterlerinde kaydı bulunmayan dava dışı ... Şti. hesabına istinaden yapılan 7.162,60 TL alacak kaydının mahsup edilmek suretiyle davacının alacağı belirlenmiş ise de söz konusu miktar ile ilgili neden mahsup edilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın bu miktarın düşürülmesi sonucunda yazılı olduğu şeklide kanuna ve usulune göre tutulmamış davalı ticari defterleri esas alınmak suretiyle karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraflara tebliğ edilerek hazır olan tarafların beyanı alındıktan sonra Yargıtay bozma ilamına dairemizce uyulmasına karar verilmiş olup, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacı vekilinden takibe dayanak 5 adet fatura istenmiş, dosyaya sunulan faturalar ile birlikte davacının ve davalının defterleri üzerinde talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davacı defterlerini inceleyen bilirkişinin 26/02/2024 tarihli raporu ile birlikte davalı defterini inceleyen bilirkişinin 16/04/2024 tarihli raporunda özetle; davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılan incelemeler neticesinde tarafınca tespit edilen 27.596,47 TL davalı şirket borç tutarı ile davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 18/03/2015 tarihli raporda tespit edilen 43.459,54 TL davalı şirket borç tutarı arasındaki 15.863,07 TL'lik farkın davalı şirket ticari defter kayıtlarında 22 adet faturaya istinaden yapılan borç kaydı toplam tutarı 102.406,30 TL de davalı şirket ticari defter kayıtlarında yer alan ancak davacı şirket kayıtlarında yer almayan ... Şti. hesabına istinaden yapılan alacak kaydı tutarı 7.162,60 TL düşüldüğünde 95.243,70 TL ile davacı şirket ticari defter kayıtlarında davalı şirket alacağı olarak görünen 79.380,63 TL arasındaki farktan kaynaklandığı, huzurdaki dosyaya davacı defterlerini inceleyen bilirkişinin sunduğu 26/02/2024 tarihli raporda tespit edilen 43.459,54 TL davalı şirket borç tutarında davacı şirket yasal defter kayıtlarında bulunan ancak davalı şirket yasal defterlerinde kayıtlı olmayan 02/01/2008 tarihli 320,47 TL tutarındaki virman kaydı ile 20/12/2008 tarihli 22.705,20 TL tutarındaki çek kaydının mahsubu sonrası kalan 20.433,87 TL borç tutarının davalı şirket yasal defter kayıtlarında bulunan ancak davacı şirket yasal defter kayıtlarında olmayan 01/01/2008 tarihli 7.162,60 TL tutarındaki ... Şti. Cari hesabının ilave edilmesi suretiyle hesaplanan davalı şirket borç tutarının 27.596,47 TL olduğu belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; Dairemiz ilk kararında belirtildiği üzere davacı tarafça davalı hakkında Denizli 5.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında 5 adet faturaya dayalı olarak icra takibinin başlatıldığı davalının takibe ve borca yasal süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, davalıya dava dilekçesinin 11/03/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 19/03/2014 tarihli süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde takas ve mahsup talebinde bulunduğu, Dairemizce uyulan Yargıtay bozma ilamında Dairemiz kararında belirtilen davacının alacağının bu takas ve mahsup sebebiyle düşülmesine ilişkin kısma dair bir bozma gerekçesine yer verilmediği görülmüştür.
Sonuç olarak, davacının takibe dayanak kıldığı 5 adet faturaya dayalı asıl alacak miktarının 122.840,17 TL olduğu, takip dayanağı faturaların davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının yasal süresi içerisinde takas mahsup talebinde bulunduğu, davalı ve davacı defterlerinde kayıtlı olan 22 adet fatura bedeli 102.460,57 TL davalı alacağı düşüldüğünde 20.379,60 TL davacının alacaklı olduğu, yine davalı defterinde kayıtlı olan ancak davacı defterinde kayıtlı olmayan 01/01/2008 tarihli 7.162,60 TL tutarındaki ... Şti.'ye ilişkin ödeme eklendiğinde davacı alacağının 27.596,47 TL olduğu bu hesabın davacı defterindeki takip tarihi itibariyle davalının borçlu olduğu miktar olarak hesaplanan 43.459,54 TL'den davacı defterinde kayıtlı olan davalının alacağı 102.460,57 TL'den davacının yapmış olduğu ve dayanağı belirtilmeyen 02/01/2008 tarihli 320,47 TL'lik virman ile yine davacı tarafça verildiği ispat edilemeyen ve bilirkişi raporlarına da bu şekilde süresinde itiraz edilmeyen 22.705,20 TL tutarındaki çek bedelinin düşülmesi sonucunda (43.459,54 TL- 320,47 TL - 22.705,20 TL= 20.433,87 TL) 20.433,87 TL olduğu, bu miktara davacı defterinde kayıtlı olmayan ancak davalı defterinde kayıtlı olan 01/01/2008 tarihli 7.162,60 TL tutarındaki ... Şti.'ye ilişkin ödeme eklendiğinde (20.433,87 TL+7.162,60 TL=27.596,47 TL) 27.596,47 TL davacının alacaklı olduğu böylece yapılan bu hesaplama ile davacı ve davalı defterlerindeki alacağın bir birini teyit ettiği ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 27.596,47 TL alacaklı olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle İİK 67/2.maddesi gereğince hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden reddedilen bölüm yönünden yasal şartları oluşmayan kötü niyet talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı hakkında yürütülen Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu itirazın kısmen iptali ile, takibin 27.596,47 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihten itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
a-Hüküm altına alınan 27.596,47 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b-Yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
c-Alınması gerekli 1.885,11 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.032,65 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 852,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
d-Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı ve 1.032,65 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davacı tarafınca yapılan 3.297,60 TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti yargılama giderinden kabul-red oranı nazara alınarak hesaplanan 725,47 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.333 madde gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra iadesine
g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
h-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
- İstinaf incelemesi yönünden;
a)İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 44,40 TL karar harcının istek halinde davacıya İADESİNE,
b)İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 750,00 TL istinaf karar harcın istek halinde davalıya İADESİNE,
c)Davalı tarafından yapılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
e)6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
f)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmakla birlikte Dairemiz kararının Yargıtayca bozulması üzerine duruşma açıldığından ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti verilmesine YER OLMADIĞINA,
g-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince karar tarihi itibariyle dava değerinin kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09