Antalya BAM 11. HD 2024/1197 E. 2024/1158 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1197
2024/1158
24 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 12/03/2024
DAVANIN KONUSU: Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 28/06/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davacının ... (Bundan böyle ... olarak anılacaktır) %100 paya sahip tek ortağı ve münferiden temsile yetkili müdür olarak müdürler kurulu başkanı olduğunu, davalı ...'ında şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, şirketin 08.12.2021 tarihinde kurulduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren atanmış müdür sıfatıyla davalı tarafından tek başına şirketin ticari ilişkileri, borç ve alacaklarının yönetildiğini, gerek kamu gerek özel hukuk kişileriyle, bankalarla ve finans kuruluşları ile olan iş ve işlemlerin gerçekleştirildiğini, bu sebeple şirkete ait genel kurul toplantı ve müzakere defteri ile pay defteri de dahil olmak üzere bütün ticari defterler, faturalar, yazışmalar, mühürler ve her neviden bilgi/belge davalı müdür ... tarafından muhafaza edildiğini ve kullanıldığını, tarafların aynı zamanda evli olup evlilik birliliğinin devamı müddetince davalı tarafından şirket adına yapılan iş ve işlemlere ilişkin davacıya bilgilendirme yapılmadığını, ancak ne zaman ki davalı yanca davacıya karşı şiddet uygulandığını ve tarafların boşanma aşamasına geldiklerini, o zaman davacı tarafından kendisi adına kurulan bu şirketteki hem kamu hem de özel hukuk kişilerine karşı sorumluluğunun doğacak olması sebebiyle ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından finans kurumlarından sorgulamalar yapıldığını ve şirketin kamu kurum ve kuruluşlarına yüklü miktarda borcu olduğu gibi şirketin iştigal konusu içerisindeki şirketlere borçluluklarının olduğunu, bu süreç içerisinde iyi seviyede iş ve gelir elde eden şirkete karşın elde edilen kar ve kazanımların, davalı ... tarafından gerek kendisine gerekse ortağı olduğu şirketlere para transferleriyle aktarıldığının fark edildiğini beyanla davacının şirketin tek ortağı olduğu ve müdür olarak tek başına temsil yetkisi bulunduğu dikkate alınarak şirkete kayyım tayinine yer olmadığına, davalının şirketi zarara uğratan eylemlerini devam ettirmesi halinde telafisi imkansız zararların doğması muhtemel olduğundan yargılama müddetince tedbiren münferiden temsile yetkili atanmış müdür davalı ...’ın ... yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ve bu hususun ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...TTK'nın 630/2. Maddesinde, Her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının veya temsil yetkisinin kısıtlanmasını isteyebilir düzenlemesi mevcuttur. TTK'nın 555. Maddesinde de, şirketin uğradığı zararın tazminini, şirkette her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatı ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler düzenlemesi mevcut olup, bu kapsamda davacı tarafından açılan sorumluluk davasında tedbir talebinde bulunulmuş ise de; dava dilekçesinden şirkette %100 pay sahibi ve tek ortağın davacı olduğu, davalının şirkette pay sahibi olmadığı, davacı tarafından atanmış şirket müdürü olduğu, şirket müdürünün görevine son verme yetkisinin davacıda olup bu yetkiyi istediği zaman kullanabileceği, bu hususu Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirebileceği dikkate alındığında mahkememizden tedbir kararı talep edilmesinin yerinde olmadığı görülmekle tedbir talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'ın şirket adına taraflarınca sonradan düzenlendiği düşünülen kısa vadeli ve yüksek meblağda bonolar düzenleyerek borçlandırıcı işlemler gerçekleştirildiğini boşanma davası açıldıktan sonra icra takipleriyle öğrendiklerini, davalının hiçbir şekilde daha öncesinde bu hususta müvekkili şirket yetkilisine bilgilendirme yapmadığını, şirket pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterin davalıda iken tüm ihtar ve taleplerine karşı davalı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle ticari defterler için zayi belgesi verilmesi talebi ile Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtıklarını, ilk derece mahkemesi gerekçesinde her ne kadar müvekilinin ticaret sicil müdürlüğüne bildirilebileceği belirtilmiş ise de, genel kurul karar defterinin davalı yanın uhtesinde zayi olması nedeniyle davalının müdürlükten azline karar alınarak buna ilişkin tasdik ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilemediğini, TTK'nın 630/2.maddesi uyarınca müvekkilinin dava açma hakkına sahip olup ihtiyati tedbirin şartlarının da oluştuğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 12/03/2024 tarihli karardır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 357/1 maddesi " ... bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez," şeklindedir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25