Antalya BAM 11. HD 2024/1187 E. 2024/1145 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/1187
2024/1145
24 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/05/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/06/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, keşidecisi davacı borçlu ..., tehtarı ve ilk cirocusu davalı ..., ikinci cirocusu takip ve alacaklısı davalı ... olarak bulunan, .... düzenleme tarihli, .... ödeme tarihli .... USD bedelli senede dayalı olarak Alanya İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile .... tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacı ile davalılar arasında hiçbir zaman ticari ilişki olmadığını, icra takibine konu senet ile ilgili olarak Alanya C. Başsavcılığının ... sayılı soruşturmasında İstanbul ATK tarafından düzenlenen raporda senedin sahte olduğunun, boş A4 kağıdının senet haline getirildiğinin, borçlu imzasının senet mahiyetinde atılmamış olduğunun, evvelce imzalanan belgeden yararlanmak suretiyle senet haline getirilmiş olduğunun belirtildiğini, davalılar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, Alanya 2. Ağır Ceza mah ... E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini belirterek, davaya konu edilen keşidecisi davacı borçlu ..., lehtarı ve ilk cirocusu davalı ..., ikinci cirocusu takip ve alacaklısı davalı ... olarak bulunan, .... düzenleme , .... ödeme tarihli .... USD bedelli senedin sahte olduğunun ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, ekte sunulan fakirlik belgesi gereğince adli yardım taleplerinin kabulüne, senede ilişkin yapilan icra takip dosyasından haciz işlemlerinin devam etmesi ve davacının tek geliri bulunan maaşından her ay maaş kesintisi yapılmasının önüne göçilmesi ve davacı asilin daha fazla hak kaybına uğramaması adına teminatsız olarak ihtiyatii tedbir karar verilerek Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının durdurulmasına, davâ konusu takibin kötü niyetli başlatılması söz konusu olduğunun tespit edilerek; asıl alacak miktarı üzerinden %20'den aşâğı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ve davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davâ konusu takibin kötü niyetli başlatılması söz konusu olduğunun tespit edilerek; asıl alacak miktarı üzerinden %10 dan aşağı olmamak üzere idari para cezasına hükmediledrek hazineye verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, Alanya CBS ... Sor. sayılı dosyasından alınan yoruma dayalı ve görevi dışına çıkılarak değerlendirme yapılan ATK raporu dayanak gösterilerek, davaya konu icra dosyası tedbiren teminatsız olarak durdurulduğunu, müvekkili ...'ın, işbu icra takibinde iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, davaya konu senetin lehdarının yine her aşamada müvekkiline karşı işbu senetten dolayı borçlu olduğu hususunu ikrar ettiğini, Söke Jandarma Kriminal raporu ve ATK raporları ile davaya konu senet altındaki imzanın davacı-borçluya ait olduğu hususunda şüphe bulunmadığını, davacı tarafın, takibin açıldığı günden bu yana borcunu ödememek, takibi sürüncemede bırakmak gayesi ile asılsız ve mesnetsiz olarak sürekli yazı ve imza itirazında bulunmadığını, takibe dayanak kambiyo senedinin yazılı belge ile, davacı tarafından düzenlendiğini ve takibe konu edildiği şekilde davalı ...'a teslim edildiği hususunda herhangi bir şüphe bulunmadığını, müvekkilinin, yaşanan süreçte takibin tedbiren teminatsız olarak durdurulması kararı ile çok büyük maddi kayıplar yaşadığını ve dolayısı ile ağır bir hak kaybına uğramış bulunduğunu ifade ederek, mahkemece takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulması ara kararından dönülerek, İİK. m.72/3 hükmü doğrultusunda davacı borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi aksi halde takibin devamına karar verilmesi şeklinde karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı takip sonrası sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit istemli açmış olduğu davada, ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasını talep etmiştir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 209. maddesi uygulanamaz ise de takibe konu senedin sahte olduğunun ceza mahkemesi yargılaması ile ortaya çıkması veya savcılık soruşturması sırasında bu yönde önemli bir delile ulaşılması halinde sahtecilik iddiasının soyut bir iddia olmaktan çıktığı kabul edilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 389., 209/1. ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72/2. maddeleri nazara alınarak takip durdurulabilecek olması, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... . sayılı takip dosyasına dayanak bonoda davacı keşideci olarak yer alması, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası bu dosya kapsamında aldırılan ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin Raporu ..... tarihli iddianamenin bulunduğu hususları birlikte nazara alındığında, davacının sahtecilik iddiası soyut bir iddia olmaktan çıkıp somut bir hal aldığı, ileride telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasına yol açabilecek olması, davacı tarafından ortaya konulan delillerle geçici hukuki koruma için yaklaşık ispata yeter mahiyette olması gecikmesinde sakınca görülmesi nedeniyle, menfaatler dengesi de göz önünde bulundurularak, ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve aynı nedenlerle de tedbirin kaldırılması talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; her aşamasındaki beyanlarını tekrarla müvekkili ...'ın iş bu icra takibinde iyi niyetli 3.kişi konumunda olduğunu, davaya konu senet lehtarının da her aşamada müvekkiline karşı iş bu senetten dolayı borçlu olduğu hususunu ikrar ettiğini, ... Jandarma Kriminal raporu ve ATK raporları ile davaya konu senet altındaki imzanın davacı borçluya ait olduğu hususunda şüphe bulunmadığını, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında mevcut bulunan ve davalı borçlu ... tarafından sunulan "BELGE" başlıklı adi yazılı evrakta da görüleceği üzere davaya konu senedin hangi sebeple teslim alındığını ve en önemli ise ilgili senedin davacı borçlu ... tarafından hazırlanıp davalı borçlu ...'a teslim edildiği hususunun yazılı belge ile sabit olduğunu, belge başlıklı belge için ATK'dan da rapor aldırıldığını, davacı borçlu hakkında yalan beyanda bulunma, iftira ve ilgili suçlardan suç duyurusunda bulunacağını, İİK'nın 72.madde hükmünün HMK'nın 209.maddesine göre daha özel bir düzenlenme olduğunu, bu konuda sayısız Yargıtay içtihatları bulunduğunu, takibin tedbiren teminatsız durdurulması ile müvekkilinin çok büyük maddi kayıplar yaşadığını ve ağır bir hak kaybına uğradığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
İstinafa konu ara karar, 13/05/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kaldırılması talebinin reddine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay 21/02/2014 tarih 1-1 sayılı İBK'nın gerekçesinde "itiraz, ara kararı vermiş olan aynı mahkemeye (hakime) yapılacağından bu tanım açısından kanun yolu olarak vasıflandırılamaz." "Yargılamayı sona erdirip mahkemenin dosyadan el çekmesini gerektirmediği (nihai karar olmadığı) için tek başlarına temyiz edilemeyen ara kararları ancak, bir nihai karar olan hüküm ile birlikte temyiz edilebilir." denmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 396'ncı maddesi "(1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
(2) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." şeklindedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesi hükmüne göre ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Öte yandan, "Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına" ilişkin düzenleme yapan 396. maddenin ikinci fıkrasında, kanun yollarını düzenleyen HMK.'nın 391. maddesinin son fıkrasına veya 394. maddesinin beşinci fıkrasına atıf yapılmamış olduğundan, durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir. Aksi hal, 396. maddenin gerekçesinde de belirtilen "...hal ve şartların değişmesi, hukuki bir değerlendirmeden daha çok, maddi şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, birçok kez hal ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyati tedbirlerle ilgili temel hukuki ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyati tedbirin reddi ve ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkanı getirilmiştir..." denilmek suretiyle ortaya konulan kanun koyucunun iradesine de aykırı olacaktır.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbirin değişen durum ve koşullara göre kaldırılması istemiyle davalı vekilince mahkemeye başvurulduğu ve ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, HMK'nın 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında, durum ve koşulların değiştiği iddiası ile davalı vekilinin tedbirin kaldırılması talebi üzerine ilk derece mahkemesince verilen karara karşı kanun yolu, dolayısıyla istinaf yolu kapalıdır.
Ancak itiraz yolu açıktır. Dolayısıyla davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 396/2. maddesi hükmü gereğince itiraz dilekçesi olarak dikkate alınması ve bu taleple ilgili mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, istinaf yolu kapalı olduğu halde dosyanın Dairemize gönderilmiş olması doğru olmadığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 13/05/2024 tarihli ara kararına ilişkin istinaf başvuru dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 346 ve 352/1. ç. maddesi uyarınca REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 346 ve 352/1-ç. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 394/5 maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25