SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2198

Karar No

2024/1139

Karar Tarihi

27 Haziran 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ : 27/06/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 02/07/2021

DAVANIN KONUSU: Alacak

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 27/06/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 21.09.2017 tarihinde ... ... almak amacıyla anlaştıklarını 279 adet sipariş verdiğini, 21.09.2017 tarihinde KDV dahil 69.037,5 TL bedelli fatura düzenlendiğini, müvekkili tarafından 31.10.2017 tarihinde müvekkiline 80.000 TL ödeme yapıldığını, cihazların 25.09.2017 tarihinde davalı şirkete satıcı ... tarafından irsaliye no: ... gönderi takip no ... olacak şekilde 25.09.2017 tarihinde teslim edildiğini, ... kargoya ait kargo bilgileri incelendiğinde satıcı ... kargoyu teslim ettiğini, kargonun alıcı ödemeli olduğu ve kargo ücretinin 22,21 TL tutarında olduğu görüldüğünü, söz konusu kargo paketinin taşıma sırasında zayi olduğunu, alıcı ... teslim edilmediğini, kargo geçmişi görüntülendiğinde kayıp araması başlatıldığı ibaresi bulunmakla birlikte 03.10.2017 tarihinde kargonun alıcı ... teslim edildiğinin sisteme işlendiğini, meblağı oldukça yüksek olan söz konusu elektronik cihazlarla ilgili davalı ... kargoya müvekkilince defaten bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafça kayıtsız kalındığını, bu durumun müvekkilinin ciddi surette mağduriyetine sebep olduğunu, davalı tarafça müvekkilinin sürekli bir biçimde oyalandığını, tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak şartıyla davalı ... kargo şirketi tarafından taşıma esnasında zayi olması nedeniyle alıcı ... tarafından teslim alınamayan cihazların 69.037,5 TL bedelinin ve mahrum kalınan karın tazminini ödeme tarihi 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin mezkur taşımaya ilişkin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu edilen eşyanın niteliği ve değerinin taşıyana teslim anında beyan edilmediğini, kargo içeriğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, paketi açarak içine bakma yetkisinin bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği tazmin bedelinin kanuna göre haksız ve mesnetsiz olduğunu, gönderinin tamamının ziyanına karar verilse bile ancak her kilogram için 8,33 özel çekme hakkı hesaplaması karşılığının tazminin mümkün olduğunu, bu hesaplamanın yapıldıktan sonra değer belirlenmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak davanın açılmasının usule aykırı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Davacının teslim alamadığı ürünler sebebiyle 69.037,50 TL ödeme yaptığı, teslim almayıp ödediği ürünler sebebiyle mahrum kaldığı karın 14.033,70 TL olduğu, taleple bağlılık gereği temerrüt tarihinin 31/10/2017 tarihi olduğu, davalı kargo şirketinin ürünün ziyaaından sorumlu olduğu kanaatine varılarak ıslah talebi göz önüne alınarak davanın kısmen kabulü ile 83.070,07 TL'nin temerrüt tarihi olan 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu kargonun 25/09/2017 tarihinde davalı müvekkiline teslim edildiğini, davacı tarafından 05/02/2020 tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresi olduktan sonra dava açıldığından TTK'nın 855.maddesi gereğince zamanaşımı itirazlarının yerel mahkemece somut bir değerlendirme yapılmadan reddine karar verildiğini, dava konusu kargonun iddia edilen ürünler olduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat yükünün davacının sorumluluğunda olduğunu, bu hususta bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 10 kg/desi 1 paket olarak tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin sorumlu olduğu kabul edilse dahi bu sorumluluğun gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, kargo içeriğine ilişkin sunulan fatura ve diğer belgelerin kargonun içeriği bakımından ispata elverişli olmadığını, kargo içeriğinin ispatı için sunulan belgeler kargo gönderilirken içeriğine ilişkin müvekkili şirkete sunulmadığından kargo içeriğinin bedelinin tahsil ve tazmin talebinin haksız olduğunu, müvekkili şirket tarafından kargo içeriğinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davacının tüm bu iddialarını ispat etmek zorunda olduğunu, usul ve yasaya aykırı yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kargo taşımasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

TTK’nın 855/1. maddesi, “Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.

(2)Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.

(3)Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

(4)Gönderen veya gönderilen, taşıyıcıya karşı olan haklarını, bir yıl içinde 18 inci maddenin üçüncü fıkrasına uygun şekilde istemiş olmaları şartıyla, def'i olarak her zaman ileri sürebilirler.

(5)Taşıyıcının kastından veya pervasızca bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı;

a) Eşya zıyaa, hasara uğramış veya geç teslim edilmişse,

b) Yolcu geç ulaşmışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar.” hükmünü haizdir.

Somut olayda, dava dışı 3.kişinin gönderiyi davalıya teslim ettiği, gönderilerin davacıya teslim edilmediği, davalının taşınan emtianın kaybından dolayı hiçbir izahat getirememesi karşısında eylemin TTK 855/5 maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş fiil niteliğinde bulunması nedeniyle uygulanması gereken zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu ( aynı yönde karar için bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/12462- 2018/4064 E. K. sayılı ilamı).

anlaşılmakla davalı tarafın zaman aşımının dolduğu yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Öte yandan Türk Ticaret Kanunun 876 maddesi gereğince taşıyıcı eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından sorumlu olduğundan ve davalı şirket tarafından kendisini sorumluluktan kurtarır delil ibraz edilemediğinden ve dosya içerisinde mevcut kargo belgesinde taşınanın elektronik eşya olduğu belirtilip kargonun teslim alma belgesiyle ürünlerin içinde bulunduğu kolinin ağırlığı da doğrulandığından ticari defterlerin de incelendiği denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının teslim alamadığı ürünlerin bedeli olan 69.037,50 TL'nin ve davacının mahrum kaldığı kar bedeli olan 14.033,70 TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmesi yerindedir. Davalı tarafın bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1.gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.674,52 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu harç ile 1.360,00 TL nispi harç olarak toplam alınan 1.419,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.255,22 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

  3. Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.27/06/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülendavacınıniddialarınınkonusuözetisavunmalarınınistinafderecedeğerlendirilmesidavalınıngerekçesebeplerikararınınantalyaileridelillerinAlacakmahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim