SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/737

Karar No

2024/1113

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 01/02/2024

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 25/06/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalı .... aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyasından takip borçlusuna gönderilen ödeme emrinin bila iade edildiğini, takip borçlusu ... vekili Av. ... Antalya 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasından başlatılan takipten müvekkilinin 02/06/2017 tarihinde haberdar olduğunu beyan ederek yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı ... tarafından Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, takip talebinde belirttikleri asıl alacak 20.000,00 Euro ve 3.500,00 Dolar asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, alacak miktarının likit olması ve davalı tarafın itirazının haksız olması nedeniyle takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı tarafından alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, davacı tarafın adaleti yanıltmaya çalıştığını, müvekkiline borç vermediğini, müvekkilinin .... da bulunan ... 'nin %50'sine 100.000,00 TL karşılığında ortak olduğunu, davaya konu edilen ödemelerin bu ortaklık payı için olduğunu, bunun kanıtının ... da yapılmış .... tarihli resmi ortaklık sözleşmesi olduğunu, davaya konu edilen paraların müvekkiline borç olarak gönderilmediğini, yapılan ödemelerin ... ortaklığı için olduğunu, davacı tarafın banka dekontlarını kendisini yazdırdığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/09/2021 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacının takip konusu tutarları davalıya borç verdiğini, davalının bu paraların borç olarak değil kurulan şirkete ortak olmak için verildiğini savunduğu, davalının bu savunmasının vasıflı inkar ( gerekçeli inkar) mahiyetinde olduğu, vasıflı ikrarın ikrar eden aleyhine delil teşkil etmeyeceği, bilakis vakıayı ileri sürenin onu ispat etmesi gerektiği, davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini ispat külfeti altında olduğu, davacı tarafından 05.11.2014 tarihinde gönderilen .... Euro yönünden yapılan değerlendirmede, banka havalesinin karineten borç ödenmesine işaret ettiği, gönderinin açıklama kısmında yalnızca ''borç'' yazılı olduğu durumda bu hususun alınan borcun ödenmesi anlamına gelebileceği gibi borç verme olarak da yazılmış olabileceği, bu durumda yazılan borç ibaresi ile havalenin karineten borç ödenmesi kabul edilmesine etkisi olmayacağı ve ispat yükünü değiştirmeyeceği, bu nedenle bu tutar yönünden davacının iddiasını ispatlayamadığı kanaatine ulaşıldığı, bu tarihten daha sonra 04.12.2014 tarihinde davalıya .... Usd göndermiş olup açıklamasında ''borç verme '' ibaresi olmakla artık gönderilen paranın borç verilmesi ile ilgili olmadığını davalının ispatlaması gerektiğini, davalının sunduğu sözleşme nazara alındığında davacı yan sözleşmeyi kabul etmese de altındaki imzayı inkar etmediğinden HMK'nın 208. maddesi uyarınca sözleşme delil olarak kabul edilmiş ise de gönderilen paranın bu sözleşmedeki pay devri karşılığı olduğu hususu halen ispata muhtaç olduğu, sözleşmede kararlaştırılan .... Grivne ile gönderilen para miktarı aldırılan bilirkişi raporuna göre uyuşmadığından, davalının beyanlarına itibar edilmediği, bu tutar yönünden davacının davasında haklı olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede karz akdinde faize hükmedilebilmesi için davalının temerrüte düşürülmesi gerektiği, takip tarihinden önce bu yönde ihtar bulunmadığı görülmekle işlemiş faiz yönünden itirazın iptali istemi kabul edilmediği, İİK'nın 67. madde koşulları oluştuğu, davacı lehine hükmolunan döviz alacağına yerleşik içtihatlar ışığında takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanmak suretiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine" gerekçeleriyle davalının Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın ... USD asıl alacak yönünden iptali ile, takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacı mirasçısı ... ve davalı vekilleri istinaf başvurularında bulunmuşlardır.

DAİREMİZİN 28/09/2023 TARİH ... ESAS - ... KARAR SAYILI İLAMI İLE:"...Eldeki davaya dayanak icra takibi yabancı para üzerinden başlatılmıştır. Davada itirazın iptali talep edilen Euro ve Amerikan Doları alacağın davanın açıldığı tarihteki Merkez Bankası'nca belirlenen efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak nispi harcın dörtte birinin davacı taraftan tahsili gerekirken; icra takip talebindeki miktar üzerinden hesaplanan nispi harcın eksik şekilde alınarak davaya devam edilmesi doğru olmamıştır. Yatırılması gerekli peşin harçlar yatırılmaksızın davanın görülmesi mümkün değildir. Harç kamu düzenine ilişkin olup mahkemece gözetilmesi gerektiği gibi istinaf nedeni olarak ileri sürülmese bile Bölge Adliye Mahkemelerince resen gözetilmesi gerekir. O halde mahkemece, bahsi geçen usuli eksikliğin de giderilmesi gerekirken yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun ... Esas, ... Karar ve 18/02/2022 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre; ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan) bir alacak için açılmış dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğundan bu davanın açılmasında henüz hukuki yarar bulunmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün veya bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Bahsi geçen yasal düzenlemeye göre ödüncün ne zaman geri verileceğinin kararlaştırılmamış olması halinde ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacağın muaccel olacağı kabul edilmektedir. Somut olayda; ilk derece mahkemesince bahsi geçen yönden bir araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olduğundan tarafların sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak, davacı ve davalı vekillerinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Hukuki yarar yönünden yapılan değerlendirmede 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulması gereken 392. maddesi ele alınmış; davacıya ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün veya bildirim süresi olup olmadığı veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağına dair delili bulunup bulunmadığı, temerrüte ilişkin açıklama yapıp, delillerini sunmak üzere kesin süre verilmiştir. Verilen kesin sürede herhangi bir delil sunulmadığından ödünç alan, ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Bu nedenle takip muaccel olmayan bir alacak için başlatılmış olmakla usulüne uygun takibin varlığından söz edilemeyeceğinden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı da bulunmamaktadır. Davacının aksine ilişkin savunmaları ve sunmuş olduğu içtihatlara, kararımızla aynı yönde verilen Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar sayılı ilamına paralel olarak itibar edilmemiştir." gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borcun muaccel olmadığı tespitinin hatalı olduğunu, muacceliyet tarihinin, ödünç paranın geri istendiği an olduğunu, aksi görüşte dahi, taraflar arasındaki sözleşmenin TBK'nın 19. maddesi çerçevesinde yorumlanması ile muacceliyet tarihine ulaşılabileceğini, 6 haftalık bildirim süresinin ancak temerrüt yönünden gözetilebilecek bir husus olduğunu, somut olayda ilgili Hukuk Genel Kurulu kararındaki gibi bir durum bulunmadığını, davalının temerrüte düşürülmesi hususunda bildirimin ana alacağa değil buna işleyecek faiz yönünden geçerli olduğunu, mahkemece davaya konu paranın mahiyetine ilişkin olarak yada ödünç paranın ödenmesi gereken tarihe ilişkin olarak taraflar arasında vade belirlenip belirlenmediğine dair yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığını, müteveffa tarafından davalıya borç verildiği sabit iken alacağın tahsilinin uzun yıllardır engellenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Somut olayda, ilk derece mahkemesince Dairemizin 28/09/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kaldırma ilamının gerekleri yerine getirilerek yargılama yapılıp; ödünç alanın ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığı, davacının ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün belirlendiği yada borcun geri istendiği anda muaccel olacağına dair bir delil ileri sürmediği, bu nedenle davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından ödünç paranın ödenmesi gereken tarihe ilişkin olarak taraflar arasında vade belirlenip belirlenmediğine dair davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hususu gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

  2. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/02/2024 tarih ve ... Esas . ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,

  5. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

  8. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkarardelillerinİptalideğerlendirilmesikonusuantalyailamıdairemizingerekçetarihmahkemesiİtirazınsayılı

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim