SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/871

Karar No

2024/1111

Karar Tarihi

25 Haziran 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 29/01/2021

DAVANIN KONUSU: Alacak

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 25/06/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında ..... Bakanlığı'nca matbu olarak düzenlenmiş, 17/02/2014 tarihinde imzalanmış, ... ve yine aynı tarihli ... ... nolu yapı denetim hizmet sözleşmesi gereğince Antalya ili .... ilçesinde ... ada ... parsel numarasında kayıtlı arazi üzerinde yapılacak konut ve otel projelerinin incelenmesi, ruhsata ve eklerine uygun olarak yapılmasının denetlenmesi hizmetini içerir sözleşmeler imzalandığını, yapı denetim hizmeti bedelinin kanunen öncelikli olarak bağlı bulunulan ilçe mal müdürlüklerine nakit olarak yatırıldığını, bu bedelin hizmet sunan yapı denetim şirketlerine hakediş tarihlerine göre yüzdeler şeklinde mal müdürlükleri tarafından ödendiğini, davalı borçlunun bahse konu sözleşme gereği mevzuata uygun olarak ilgili yapı denetim hizmet bedelinin kalan son %40'lık kısmına tekabül eden 729.096,00 TL'nin tamamını mal müdürlüğüne yatırdığını ancak davalı şirket yetkilisinin 729.096,00 TL'nin, 450.000,00 TL'lik kısmına ihtiyacı olduğunu müvekkiline söylediğini ve parayı mal müdürlüğünden çektikten sonra vadelerini belirleyecekleri çek ve bu çeklere bağlı olarak düzenlenecek protokol karşılığında borç olarak müvekkilinden istediğini, müvekkilinin davalı borçlunun nakit ihtiyacı sebebi ile geçmişe dayalı yakın arkadaşlık ilişkilerine de güvenerek bu anlaşmayı kabul ettiğini, bu süreçte WhatsApp yazışmaları ve fotoğraflardan da açıkça görüleceği üzere müvekkilince ilgili protokolün hazırlandığını, davalı şirketin şantiye şefine çıktı alınması için gönderildiğini, davalının çekleri doldurduğunu, fotoğraflarını da çekerek müvekkiline ilettiğini, yine yazışmalardan görüleceği üzere vade tarihleri konusunda aralarında konuşma geçtiğini, her iki tarafın da imzalamayı kabul ettiğini fakat davalı borçlu tarafın imzadan imtina ettiği 24/06/2019 tarihli protokole göre; ..... Bankası'na ait .... tarihli ... nolu 150.000,00 TL bedelli, .... tarihli ... nolu 150.000,00 TL bedelli, .... tarihli ... nolu 150.000,00 TL bedelli 3 adet çekin davalı tarafından davacı şirkete ödeneceği konusunda anlaşmaya varıldığını, tarafların 24/06/2019 tarihinde davalı şirketin otel şantiyesinde protokolü imzalamak üzere toplandıklarını, müvekkilinin hazırlamış olduğu ve tarafların imzalamak üzere mutabakata vardığı protokolün çıktı alınması için şantiye şefi ... ’ye ait ... numaralı telefon numarasına gönderdiğini, protokol çıktısını ve çeklerin tarafına teslimini beklediği sırada müvekkilinin "24/06/2019 tarihli protokol gereği ödeme" açıklaması ile dekontta ayrıntıları mevcut 450.000,00 TL bedelli ödemeyi EFT vasıtasıyla davalının hesabına gönderdiğini, davalı şirket yetkilisinin, müvekkilinin parayı EFT ile göndermesinin akabinde çekleri vermeyeceğini ve protokolü imzalamayacağını söyleyerek davacıyı tabiri caiz ise dolandırdığını, müvekkilinin dolandırıldığını anlar anlamaz bankayı arayarak EFT'nin iptalini talep etmiş ise de paranın hesaba geçmiş olması sebebiyle iptal işleminin gerçekleşmediğini, davalı şirketin anlaşmaya aykırı olarak müvekkilini dolandırma kastıyla hareket etmesinin hemen akabinde 25/06/2019 tarihinde Antalya 22. Noterliği'nce düzenlenen ... yevmiye nolu ihtarname ile söz konusu haksız iktisap yolu ile elde edilmiş olan 450.000,00 TL'nin iadesinin talep edildiğini, müvekkilinin banka dekontu açıklamasına da yazdığı üzere, havale tarihiyle aynı tarihte imzalanmasını öngördüğü ancak davalının imzalamaktan imtina ettiği protokolün hali hazırda imzalanmamış olması nedeniyle davalıya gönderilmiş 450.000,00 TL'nin sebepsiz kaldığını, bu nedenle davalının geri ödeme borcu altında olduğunun açık olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 450.000,00 TL bedelin zararın gerçekleştiği 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, öncelikle HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, HMK'nın 10. maddesinin; “Sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” şeklinde düzenlendiğini, bu nedenlerle yetki itirazında bulunduklarını, mahkemenin yetkisizlik kararı vererek dosyanın yetkili Alanya Mahkemeleri'ne gönderilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, HMK'nın 190. maddesi ve devamında açık bir şekilde ispat kurallarının açıklandığını, davacı tarafın öncelikle dava dilekçesinde belirtmiş olduğu alacaklarını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı şirket ile davalı şirketin Antalya ili .... ilçesi ... mahallesinde bulunan, ... ada ... parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılan iki blok inşaat için yapı denetimi hizmeti için anlaştıklarını, davacı şirketin davalı şirkete ait şantiyeyi kullandığını ve karşılığında davalı şirkete “Şantiye Hizmet Bedeli” olarak; 20/11/2014 tarihinde 127.440,00 TL, 30/09/2015 tarihinde 177.000,00 TL, 21/06/2019 tarihinde ise 2016-2017-2018 yıllan için toplam 3 yıllık 429.721,90 TL olmak üzere satış faturalarını kestiğini ve faturaların davacı şirket tarafından mutabık kalınarak kayıtlarına alındığını, cari hesap ekstrelerinden düşüldüğünü, son kesilen 21/06/2019 tarih 429.721,90 TL tutarlı faturanın ödemesinin 24/06/2019 tarihinde ... nolu TL şirket hesabına yapılmasına ve geçmiş yıllarda kesilen faturalarda herhangi bir itiraz olmamasına rağmen ısrarla davacı şirket tarafından kabul edilmediğini, ödemesinin banka aracılığı ile yapıldığı halde karşılığında kesilen faturanın davacı şirket tarafından kabul edilmemesinin ve kayıtlarına alınmamasının art niyet göstergesi olduğunu, müvekkilinin davacı şirket ile herhangi bir protokol imzalanmadığını, davacı tarafa herhangi bir çek teslim etmediğini, herhangi bir çek resmi göndermediğini, WhatsApp görüşmeleri ve yazışmalarının herhangi bir hukuki delil değeri taşımadığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa, davacı tarafın lehtarı olduğu imzalı hiçbir çekin teslim edilmediğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında imzalanan 24/06/2019 tarihli herhangi bir protokolün mevcut olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafın ihtarnamesine yasal süresi içerisinde ihtarname yolu ile Alanya 4. Noterliği'nin 27.06.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, müvekkili şirket ile davacı tarafın .... ilçesi ... mahallesinde bulunan tapunun ... ada ... parsel numarasında kayıtlı taşınmaz üzerinde yapılan iki blok inşaat için yapı denetimi hizmeti ve şantiye hizmet bedeline ilişkin 01/01/2014 - 31/12/2019 tarihleri arası ticari faaliyetlerini içeren cari hesap ekstrelerinin mevcut olduğunu beyan ederek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...miktar itibariyle HMK'nın 200. maddesi gereğince davada ispat yükü üzerine düşen davacı iddiasını yazılı delillerle ispatlamak zorundadır. Davacı tarafça davada imzasız protokol ve çekler, ticari defter ve kayıtlar ve banka dekontuna dayanılmış olup, dayandığı yazılı delillerden banka dekontunun incelenmesinde açıklama olarak 24/06/2019 tarihli protokol gereği ödeme açıklamasının bulunduğu, taraflarca ibraz edilen imzalı bir 24/06/2019 tarihli protokol bulunmadığı, 450.000,00 TL'nin 24/06/2019 tarihinde davacı tarafından davalı hesabına banka aracılığıyla ödenmiş olduğu sabittir. Yine mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu ibraz edilen rapordan davacının usulüne uygun ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 450.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise bu alacak karşılığında herhangi bir dayanağı ve tevsik edici belgesi bulunmayan faturaların kayıtlı olduğu, bu faturaların ise davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi faturalar nedeniyle davacıya verilen herhangi bir hizmet veya mal tesliminin de ispatlanmamış olduğu anlaşılmakla, davada ispat yükü üzerine düşen davacı iddiasını banka dekontu ve ticari defterlerle ispatlamış olup, davalı tarafça iddianın aksi ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile, 450.000,00 TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu alacak iddiasının, yapı denetim hizmet bedeline ilişkini olup taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığını, davacı tarafın alacağın her ne kadar protokole dayandırıp borç verdiğini iddia ettiğinden ortada her halükarda bir sözleşme ve buna dayanan alacak davasının, davalı şirketin yerleşim yeri(merkezi) olan Alanya'da açılması ve görülmesi gerektiği halde yetki itirazlarının reddedildiğini, mahkeme kararının çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu, yazılı belge ile ispat koşulunun yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, mahkemenin yazılı belge ile ispat koşulu yerine getirilmediği halde, olmayan protokol ve buna dayanan dekont ile davacının kendisi tarafından tutulan defterleri lehine delil kabul ederek tek taraflı iddiaları ve kayıtları esas alarak hukuka aykırı karar verdiğini, davalının iddiaları, ticari defter ve faturaları ile bunların dayanaklarının dikkate alınmadığını, davalının geri verdiği ve davaya konu ettiği paranın, esasen taahhüt ettiği zaten müvekkili şirkete iade etmesi gereken iskonto bedeli olduğunu, davaya konu paranın, davacı şirketin değil davalının parası olduğunu, mahkeme ve bilirkişi tarafından davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, 6100 sayılı HMK'nın 220/3 hükmü gereğince, sadece davacı şirketin defterleri incelenerek, davacı lehine kendi ticari defterlerinin delil kabul edilmesinin ve bu şekilde hüküm kurulmasının açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, alacak istemine ilişkindir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "hâkimin davayı aydınlatma görevi” başlıklı 31. maddesi “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” şeklindedir.

Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmiş ise de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/01/2016 tarih, ... -... Esas - ... Karar sayılı ilamı).

Somut olayda; davacı şirket, yapı denetim şirketi olarak faaliyet göstermekte olup; davalı şirket ise davacı şirketten hizmet almıştır. Davacı taraf, yapı denetim bedellerinin mevzuat gereği iş sahibince idare hesabına yatırıldığını, idarenin de yapı denetim şirketlerine ödeme yaptığını, idarece kendilerine yapı denetim hizmet bedelinin son kısmı olan 729.096,00 TL'nin ödendikten sonra davalı tarafın kendilerinden borç istemesi üzerine 24/06/2019 tarihli protokolün düzenlenerek Whatsapp'tan gönderildiğini ve 450.000,00 TL’nin de aynı gün davalı şirketin hesabına "24/06/2019 tarihli protokol gereği ödeme" ibaresiyle gönderildiğini ancak davalı şirketin Whatsapp'tan gönderilen protokolü imzalamadığı gibi protokol gereği kendilerine vermesi gereken 3 adet çeki de vermediğini beyan ederek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya gönderilen paranın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı taraf ise, davacı tarafın yapı denetim hizmetini gerçekleştirdiği sırada şirketlerine ait şantiyeyi kullandığını, şantiye hizmet bedeli olarak kesilen faturalara istinaden davaya konu paranın gönderildiğini savunarak, davacının dayandığı Whatsapp yazışma içeriklerini ve protokolü kabul etmemiştir.

İlk derece mahkemesince, dava sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirildikten sonra davacı tarafın ticari defterleri ile davalı tarafça cevap dilekçesinin ekinde sunulan cari hesap ekstreleri incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece, 16/10/2020 tarihli celsede davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Alanya Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmesine rağmen ara karar gereği getirilmeden karar verildiği tespit edilmiştir.

Tüm bu açıklamalardan sonra; davacının davasını ödünç sözleşmesine dayandırdığı, davalının ise taraflar arasındaki yapı denetim hizmeti sözleşmesinin gerçekleştirildiği sırada şirketlerine ait şantiyeyi kullanmasından kaynaklanan şantiye hizmet bedeli olarak davaya konu paranın gönderildiğini iddia ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirilmiş ise de; tarafların iddia ve savunmaları gözetildiğinde bu hukuki nitelendirmenin doğru olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, öncelikle ilk derece mahkemesince HMK'nın 31. maddesinde lafzını bulan hakimin davayı aydınlatma görevi gereği, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği belirlenmeli, bu belirlemeden sonra davalı tarafın yetki itirazı çözümlendikten sonra sonucuna göre 16/10/2020 tarihli celsede davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Alanya Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına dair kurulan ara karar yerine getirilmeli, her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delilleri değerlendirilerek sonucuna göre olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olduğundan, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

  2. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2021 tarih ve ... Esas . ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

  3. 6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,

  5. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,

  6. İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  7. 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

  8. Davalı tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 18/03/2021 tarihli ve ... numaralı 635.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,

  9. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.

..

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındelillerinAlacakdeğerlendirilmesikonusuantalyagerekçemahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim