Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/255
2024/1103
25 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
DAVANIN KONUSU: Yönetim Kurulu Kararının İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 25/06/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, mülkiyeti davalı kooperatife ait parseller üzerinde inşaat yapmak üzere davalı kooperatif ile müvekkili şirket arasında inşaat sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmenin davalı kooperatif tarafından feshedildiğini, fesih beyanının müvekkiline 09.10.2019 tarihinde ulaştığını, müvekkili şirketin aynı zamanda davalı kooperatif nezdinde bedelini ödeyerek en başta 22 adet üyelik aldığını, bu üyeliklerin devirler neticesinde 3 adete düştüğünü, halen müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde ... , ... ve ... nolu üyeliklerinin bulunduğunu, anılan üyeliklerin bizatihi bedellerinin ödendiğini, üyeliklerin inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacaklar sebebiyle Kooperatiften devralınmadığını, müvekkilinin anılan üyelikler ile ilgili borcunun da bulunmadığını, işbu davanın müvekkiline ait 3 adet kooperatif üyeliğinin müvekkili tarafından devrinin önlenmesine dair Kooperatif'in 21/04/2022 tarih ve 51 sayılı haksız ve hukuksuz kararına ilişkin olduğunu, bu kararın içeriğinin taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı damga vergisinden müvekkilinin sorumlu olduğundan bahisle yönetim kurul kararında geçen 1.286,142,03 TL verginin müvekkili şirket tarafından ödenmesi aksi halde müvekkiline ait .... numaralı üyeliklerin müvekkili tarafından devrinin durdurulması ve önlenmesi mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin dava konusu karardan şifahen haberdar olduğunu, kooperatif tarafından kararın müvekkiline resmi olarak tebliğ dahi edilmediğini, davalı kooperatifin müvekkiline eser sözleşmesinden kaynaklı .... TL borcunun bulunduğunu, bu hususta davalarının devam ettiğini, davalının borcunu ödemediğini beyan ederek yönetim kurulu kararının butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini olmadığı takdirde yönetim kurulu kararının hukuka aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacının iddialarının aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, dosyanın işbu davaya emsal nitelikte olmadığını, yönetim kurulu kararlarının kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık denetiminin öncelikle genel kurul tarafından yapılacağının ana sözleşme ile düzenlendiğini, davacının davasında haksız olduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun ve ana sözleşmenin incelenmesinde esas olarak genel kurul kararlarına karşı yargı yolunun düzenlendiğinin görüleceğini, yönetim kurulu kararlarına karşı sadece ortaklıktan çıkarmaya ilişkin olarak yargı yoluna gidilebileceğinin düzenlendiğini, inşaat sözleşmesinde damga vergisinin davacı tarafça ödeneceğinin açıkça yazıldığını, buna rağmen davacı tarafça damga vergisinin yatırılmadığını ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, davacının muvazaalı şekilde şirketini borçlandırdığını, müvekkilinin davacıdan alacağını tahsil etme imkanının kalmadığını beyan ederek dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Kooperatif Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrasına göre; "Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder." hükmü uyarınca kooperatif ortaklığının devredilebilmesi mümkündür. Kooperatif yönetim kurulu, ortaklığı devir alan kişinin ortaklık niteliklerini taşıyıp taşımadığını kontrol ederek bu kişiyi ortaklığa kabul edebilir. Ortaklığa kabul ile ilgili olarak kooperatif ana sözleşmesinde ortağın belirli şartları taşıması gerektiğine ilişkin hükümler konulabilir. Somut olayda da ana sözleşmenin 10. ve 11. maddelerinde bununla ilgili düzenlemelerin yer aldığı görülmüştür. Bunun dışında kanunda kooperatif yönetim kurulunun ortaklığın devredilmesine engel olabilmesi konusunda yani devri yasaklayan bir yetkisinin olabileceği ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Üyeler ortaklıklarını her zaman devredebilirler. Ortaklığı devir alan kişi kooperatife durumu bildirir, kooperatif yapacağı araştırma sonucu bu kişiyi ortaklığa kabul edebilir veya talebi reddedebilir. Somut olayda mevcut karar sebebi ile dava açıldığına göre, ön inceleme duruşmasında bu karar yüzünden davacının üyeliğini neden devredemediği, kararın üyeliğin devrine fiilen ne şekilde engel olduğu ile ilgili olarak davacı vekiline beyanda bulunması için süre verilmiş, davacı vekili sunduğu beyan dilekçesinde bu konuda somut herhangi bir açıklama yapmayıp mahkemenin bu hususu değerlendirmesine gerek olmaksızın mevcut kararın usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mevcut yönetim kurulu kararının davacının üyeliğini fiilen devretmesine engel oluşturmayacağı ve dolayısıyla eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri istinaf başvurularında bulunmuşlardır.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başkaca mahkemelerde, mutlak butlan ile malul olduğunun tespitine karar verilen benzer bir işlem için mahkemenin, davayı hukuki yarar yokluğundan reddine dair kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu yönetim kurulu kararının gerekçesinin müvekkilinin üyelik hukukunu kısıtlar nitelikte açıkça batıl ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu yönetim kurulu kararı sebebiyle müvekkilinin ağır zarar gördüğünü, dolayısıyla mahkemenin davada hukuki yararın olmadığı tespitinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, kooperatifin dava konusu karara dayalı olarak fiilen de üyeliğin devrini yerine getirmediğini, dava konusu kararın kanuna, ana sözleşmeye, eşitlik ilkesine, her türlü etik kaidelere aykırı olduğunu, mutlak butlan ile batıl olduğunun açık olduğu gibi kooperatifin fiilen de devir işlemlerini yeni üyeye üyelik belgesini vermeyeceklerini, dava açmaları gerektiğini beyan ederek engellediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Katılma yoluyla davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında;"...kanunda kooperatif yönetim kurulunun ortaklığın devredilmesine engel olabilmesi konusunda yani devri yasaklayan bir yetkisinin olabileceği ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Üyeler ortaklıklarını her zaman devredebilirler." şeklindeki gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, davanın, davacının davalıya borcu bulunması ve yönetim kurulu kararının hukuka uygun olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, .... tarih ve .... sayılı davalı Kooperatif Yönetim Kurulu kararının butlanla batıl olduğunun tespiti olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesi "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Ana sözleşmede gösterilecek şartlarla ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir. Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder." şeklinde düzenlenmiştir.
Kooperatif ana sözleşmesinin 17. maddesi ise; "Ortaklık, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirmek suretiyle 10'uncu maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebilir. Yönetim kurulu, bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığa kabulden kaçınamaz. Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe, bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez." şeklindedir.
Gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14. maddesi, gerekse Kooperatif ana sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca kooperatif üyelerinin ortaklıklarını devredebileceği hususunun düzenlenmiş olması karşısında; ilk derece mahkemesinin kararının "...kanunda kooperatif yönetim kurulunun ortaklığın devredilmesine engel olabilmesi konusunda yani devri yasaklayan bir yetkisinin olabileceği ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Üyeler ortaklıklarını her zaman devredebilirler." şeklindeki gerekçesine karşı katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Ayrıca, yasal düzenlemeler nedeniyle her ne kadar kooperatif yönetim kurulu ortaklığın devrine engel olamayacak ise de; somut olayda da olduğu şekilde davalı kooperatifin dava konusu iptali istenen karara dayalı olarak fiilen üyelik devir işlemlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının davayı açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 tarih ve .... Esas . .... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
6100 sayılı HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Davalının istinaf başvurusu reddedildiğinden, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
-
Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
10-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25