SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya BAM 11. HD 2024/894 E. 2024/1072 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/894

Karar No

2024/1072

Karar Tarihi

11 Haziran 2024

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 20/02/2024

DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket Yöneticilerin Azline İlişkin

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 11/06/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Müvekkili ... ile davalı ...'in, Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne ... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd.Şti.'ni kurduğunu, 20.05.2022 tarih ve .... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen şirket sözleşmesinin 7.maddesi gereği müvekkili ... ile davalı ...'in şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, ... Ltd.Şti.'nin okul öncesi eğitim veren bir şirket olup, .... Müdürlüğü'ne bağlı olarak kreş hizmeti verdiğini, dava dışı şirketin, her ay düzenli olarak ...... Müdürlüğü'ne teslim etmesi gereken resmi evraklar bulunduğunu, müvekkili tarafından işbu dava açılmadan önce haricen davalının İl Müdürlüğü'ne teslim edilen resmi evraklara personel, veliler adına sahte imza attığının öğrenildiğini, dava dışı şirket adına banka hesabı ve şirket kredi kartı çıkarmak üzere tarafların ... Bankası ... Şubesine gittiklerini, banka tarafından hem şirket ortaklarına şahsi kredi kartı hem de şirket adına ticari kredi kartı çıkartıldığını, şirket kredi kartı için banka tarafından şirket ortaklarının şahsi kefaleti ve müteselsil sorumluluğa ilişkin imzaları alındığını, şahsi kredi kartının davalıya teslim edildikten 2 gün sonra davalının 80.000TL nakit avans çekmesi üzerine, şirket kredi kartının banka tarafından iptal edildiğini, zira banka nezdinde şirket kredi kartına kefaleti bulunan davalının riski arttığından, davalının basiretsiz davranışı sebebiyle şirket kredi kartının iptal edildiğini, bu nedenle bir kısım şirket harcamalarının, müvekkilin şahsına ait kredi kartları üzerinden yapılmak zorunda kalındığını, bu olaylar üzerine, şirketin 20.05.2022 tarihinde kurulmuş olup yeni bir şirket olduğundan ve şirketin .... Müdürlüğüne bağlı okul öncesi eğitim kurumu olması nedeniyle; müvekkilinin gerek şahsi olarak gerekse daha sonra vekillikleri kapsamında davalı ile görüşerek şirketin temsilini müşterek imza yetkisine çevirmek üzere karar alınmasının istendiğini, TTK'nın 630. maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğünden alınması, gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde mahkemenin temsil yetkisini “ihtiyati tedbir” olarak kaldırabileceği, müvekkilin şirketi münferiden temsile yetkili olduğu dikkate alındığında şirketin organsız kalmayacağının açık olduğunu, davalının, dava dışı şirket muhasebecisine, müşterek imza yetkisini kabul etmeme nedeni olarak, şirketi senetle borçlandırmak suretiyle ana okulunu devir almak için münferit imzanın tek koz olduğunu beyan ettiğini, esasen davalının, şirkete zarar verici ve gerçeği yansıtmayan borçlandırma iradesi bulunduğu açık olduğunu, bu kapsamda davalının tedbiren şirket adına borçlanma yetkisinin tensiple birlikte kısıtlanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, TTK mad. 630/2 gereği, müvekkilin vazgeçilemez ortaklık hakkına dayanarak ve 3.fıkrada örnek kabilinden sayılan “Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi” haklı nedenlerin somut olayda gerçekleştiğinin sabit olduğunu, davalının şirket adına resmi kuruma ibraz ettiği sahte belgeler nedeniyle hukuki ve cezai sorumluluğu olduğunun tartışmasız olduğunu, M.630/3'de belirtildiği şekilde davalının iş ve işlemleri ile "özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal" ettiğini, davalı, şirket yöneticisi olsun olmasın hiçbir bireyin yapmaması gereken Türk Ceza Kanununda suç olarak tanımlanmış resmi belgede sahtecilik eylemini ifa ettiğini, müvekkilinin de şirketi münferiden temsil yetkisi bulunduğunu, esasen müvekkilinin işbu davayı açmasının TTK m.626'da kendisine yüklenen özen ve bağlılık yükümlülüğünün ifası niteliğinde olduğu da dikkate alınarak, dava dışı şirketin, okuldaki öğrencilere, velilere ve ..... Müdürlüğü'ne karşı görev ve sorumlulukları nedeniyle davalının temsil yetkisinin kaldırılması gerektiğini, dava dışı şirketin okul öncesi eğitim verdiği ana okulu binası ekte sunulan kira sözleşmesi gereği kiraya veren ... 5+5 yıllığına kiralandığını, davalı, şirketi münferiden temsile yetkili olup kira sözleşmesini feshetme yetkisini de haiz olduğunu, böylesi bir durumda kamu hizmeti ifa eden şirketin, ana okul öğrencileri ve velileri ile İl Müdürlüğü nezdinde yaşanacak sorunlar ile yine kamu hizmetinin kesintisiz olması ilkesi gereği, davalının kira sözleşmesine ilişkin temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasına ve keyfiyetten kiraya verene ve ..... Müdürlüğüne bilgi verilmesine tensiple karar verilmesini talep ettiklerini, yine şirketin kamu hizmeti ifası nedeniyle, davalının şirket adına resmi kurum olan İl Müdürlüğü'ne daha fazla sahte evrak ibrazının önüne geçmek adına davalının ..... Müdürlüğü nezdinde şirketi temsil yetkisinin tedbiren durdurulmasına ve keyfiyetten ..... Müdürlüğü'ne bilgi verilmesine tensiple karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen Antalya ... ATM ... E sayılı dosyasında davacı vekili; Davalı ile müvekkilinin ... Şirketini 20/05/2022 tarihinde eşit pay oranı ile münferit imza yetkisi ile kurduklarını, ortaklığın devam ettiğini, şirketin okul öncesi eğitim veren bir şirket olduğunu, gündüz bakım evi hizmeti verdiğini, müvekkilinin okul öncesi öğretmeni olduğunu, davalının şirketin kurulmasından bu yana devam eden süreçte açık açık müvekkiline güvenmediğini belli ettiğini, şirketin yetkilerini müşterek imzaya çevirme konusunda ısrarcı olduğunu, ancak müvekkilinin bu şekilde şirketin iş ve işlemlerini yürütmenin zor olacağını, çok uzun süredir dost olmaları sebebi ile kendisine güvendiğini, her iki tarafında imza yetkisinin münferiden olmasının şirkete daha yararlı olacağı gerekçesi ile davalının talebini kabul etmediğini, davalı tarafın bu olaydan sonra şirkette bulunan öğretmenlere, müvekkilinin babasına ve şirketin muhasebecisine dahil müvekkil ile uzun süredir dost olmasını ve müvekkilin özel hayatına dair bilgileri de bilmesini kullanarak müşterek imzaya zorlama konusunda bir takım eylemlerde bulunduğunu, bu eylemlerden kaynaklı müvekkili tarafından davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, şirketin yönetilemez hale geldiğini, hissesini satmak ya da kendisine dava açılacağı tehdidi ile muhatap olan müvekkili ile davalı arasında husumetin her geçen gün arttığını, davalının tehdit ve şantaj eylemlerinin şirketin yönetimini birlikte idare etmeye elverişsiz hale getirdiğini, müdürlerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ilişkin davanın açılabilmesi için haklı sebebin bulunması gerektiğini, TTK'nun 630/3 maddesinde haklı sebepler dahil fakat bunlarla sınırlı olmaksızın özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ağır bir şekilde ihlal edilmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneğin kaybedilmesi olarak kabul edildiğini, müvekkilinin şirket yönetimi ile ilgili bilgi alma hakkının sürekli olarak engellendiğini, şirketin genel kurulunun yapılamadığını belirterek davanın kabulü ile müdürlük görevinin ve temsil yetkisinin kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, ... Ltd.Şti. Okul öncesi eğitim veren bir şirket olduğunu,..... Müdürlüğüne bağlı davacının iddia ettiği gibi kreş değil olarak gündüz bakım evi hizmeti verdiğini, müvekkili okul öncesi öğretmeni olup bu hususta ..... Müdürlüğünden ruhsat alabilmek için gerekli şartları ve koşulları taşıyan kurucu ortak olduğunu, ...'nın şirketin yetkilerini müşterek imzaya çevirme konusunda ısrarcı olduğunu, ancak müvekkili bu şekilde şirketin iş ve işlemlerini yürütmenin zor olacağını, çok uzun süredir dost olmaları sebebi ile kendisine güvendiğini her iki tarafında imza yetkisinin münferiden olmasının şirkete daha yararlı olacağı gerekçesi ile ...'nın bu talebini kabul etmediğini, bu talebin müvekkilce kabul edilmemesi sonrasında, ... kurumda bulunan öğretmenlere, müvekkilinin babasına ve şirketin muhasebecisine dahil müvekkili ile uzun süredir dost olmasını ve müvekkilin özel hayatına dair bilgileri de bilmesini kullanarak müşterek imzaya zorlama konusunda birtakım eylemlerde bulunduğunu, davacının da dilekçesinde belirttiği ve ikrar ettiği üzere '' toplantı'' adı altında davacı bu konudaki baskısını sürekli sürdürdüğünü, ancak hukuk düzeni TCK anlamında bu tarz bir eylemi suç olarak kabul ettiğini, 10/11/2022 tarihinde müvekkilinin babası ... yanına giderek , '' ... bu imzayı atsın ben sizi uzun süredir tanıyorum, ... başını yakacağım yoksa kendisine zarar vereceğim'' diyerek üstü kapalı şekilde müvekkiline iletmesini istediğini, 11/11/2022 tarihinde, Müvekkilinin şirketin muhasebeci olan ve şüpheli ortak ...'nın tanıdığı ve yönlendirdiği şirket muhasebeci olarak görev yapan ... isimli muhasebeci arayarak şirketin müşterek imzaya ilişkin evraklarının hazır olduğunu bu imzayı atmazsa ...'nın rezillik çıkaracağını, özel hayatına dair pek çok şeyi bildiğini ve bunları heryerde yayacağını, hatta şirkette birtakım evraklara sahte imzalar atıldığını bununla ilgili de suç duyurusunda bulunacağını bu imzayı öyle ya da böyle atması gerektiğini belirterek müvekkilini imza atmaya zorladığını, müvekkilinin muhasebeci ... olumsuz cevap vermesi ve böyle bir evrağı imzalamayacağını söylemesi üzerine, 11/11/2022 tarihinde müvekkilinin kullanmış olduğu telefona Whatsapp hattına sözde sahte imza attığından suç duyurusunda bulunacağı ve özel hayatına ilişkin birtakım bilgileri ailesine ve çevresine ifşa edebileceğinden bahisle müşterek imza atmaya zorladığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Antalya ... ATM ... E sayılı dosyasında davalı asil; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davacının şirketteki TTK 630 maddesi gereğince müdürün yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılması talepli dava açıldığı, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, şirketin sözleşmesinin 7. maddesi gereği kendisi ile davacının şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, şirketin kamu hizmeti alanında faaliyet gösteren okul öncesi bir eğitim kuruluşu olduğunu, davacının şirket müdürünün taşıması gereken sorumluluktan uzak tavırlarının olduğunu, davacının şirket adına çıkartılan kredi kartından yüklü miktarda para çektiğini, bankanın kredi kartını iptal ettiğini, şirketin temsilinin müşterek imzaya çevrilmesi için talepte bulunduğunu, ancak davacı tarafından talebinin reddedildiğini, bunun üzerine Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının şirketin sözleşmesinin 7. maddesi gereği müdürler kurulu başkanı olduğunu, davacının gerektiğinde şirketin bilgilerinin kendi sorumluluğu altında olduğunu, kendisinden bilgi istemesinin başlı başına şirket yönetiminde yetersizliği ortaya koyduğunu, davacının iddialarının sahte ve mesnetsiz olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davadan sonra davacının yönetim yetkisini daha da kötüye kullandığını belirterek davanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Yargılama sırasında asıl dosya davalısı-birleşen dosya davacısı ...'in şirkette bulunan 250 adet hissesini Antalya 9.Noterliği 26.09.2023 tarihli ... yevmiye nolu "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" ile asıl dosya davacısı-birleşen dosya davalısı ...'ya devrettiği, genel kurulun 26.09.2023 tarihli kararı ile pay devrinin kabulüne ve keyfiyetin pay defterine işlenmesine karar verildiği, bu şekilde şirketin tek ortaklı limited şirkete dönüştüğü ve aynı genel kurul kararı ile şirket müdürü ... 'nın şirket müdürlüğünün devamına, ...'nın şirket hisselerinin tamamını devretmiş olması nedeniyle müdürlükten istifa nedeniyle imza yetkisinin iptaline karar verildiği, bu nedenle asıl davanın konusuz kaldığı, birleşen davada ise şirket ortaklığı ve temsil yetkisi sona eren davacının dava şartlarından olan aktif husumet ehliyetinin sona erdiği anlaşılmıştır. Asıl davada tarafların yargılama giderleri hususunda sulh olmamaları nedeniyle dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun belirlenmesi için yapılan yargılama sonucu:....Somut olayda dinlenen tanık beyanları, celp edilen ... Bankasından temin edilen banka kayıtları, davaya konu şirketin ticari kayıtları, Antalya C.Başsavcılığından celp edilen soruşturma evrakları ve tüm dosya mündericatının tetkikinden; dava dilekçesinin 3. ve 4. fıkrasında ileri sürülen personel ve veliler adına sahte imza atıldığı iddiasının ispat edilemediği, bankadan şirket ortaklarına verilen kredi kartından kartın tesliminden 2 gün sonra davalı ...'ın 80.000,00 TL nakit avans çekerek şirket kredi kartının iptaline yol açtığı yönündeki iddiada celp edilen banka kredi kartı listesine göre ...'nın 08.06.2022 tarihinde açılan kredi kartının 20.000,00 TL limitli olduğu, kartın 05.10.2022 tarihinde kapanışının yapıldığı, daha sonra 14.06.2022 tarihinde 105.700,00 TL limitli kart açılışı yapıldığı, ...'in 15.06.2022 tarihinde açılışı yapılan kredi kartının 45.000,00 TL limitli olduğu, halen açık olduğu, ... ve ...'in ... olarak adlarına ayrı ayrı düzenlenen kredi kartının açılış tarihinin yazılı olmadığı, her ikisinin de 0,00 limitli iken 21.07.2022 tarihinde kapatıldığı, banka hesap listesinde de şirket adına vadesiz açılan hesabın aktif olduğu, şirket aleyhine yapılan bir icra takibinin de söz konusu olmadığı, sonuç olarak asıl davada; dava tarihi itibariyle davalının 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını gerektirir derecede haklı nedenin bulunmadığı görülmekle, Asıl davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekalet ücreti takdirine, Birleşen davada(Antalya ... ATM ... E - ... K) yargılama sırasında davacının aktif husumet ehliyeti son bulduğundan davanın usulden reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı - birleşen dosya davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı - birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı-birleşen dosya davacısı aleyhine temsil yetkisinin sınırlandırılması talebinde haklılığını ortaya koyduğunu, yerel mahkeme kararında imzaya ilişkin inceleme yapılmadan ve/veya Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyasından yapılacak imza inceleme sonucu beklenmeden karar verdiğini, davalının okul önce eğitim kuruluşu olan işyerinde sigara içtiği, işyeri ile ilgisi olmayan kişilerin kreşe alındığının kamera kayıtları ile sabit olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin somut olay ve ispatlı olgulara uygun düşmediğini, müvekkilinin davacı/birleşen davalı tarafın her iki uyuşmazlıkta da vekil edeni olduğunu, yerel mahkemenin kararında davanın reddine karar verdiği ve müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini, vekil eden olarak 26.10.2023 tarihli vekalet pulu ödemesi ile birleşen dosyaya da taraf vekili olarak bulunduğunu, dosyaya tekrar vekaletname belgesi sunulmadığını ancak, harç ve baro pulunu ödediğini, müvekkiline ait vekaletnamenin Uyap’ta kayıtlı bir şekilde bulunduğunu, asıl ve birleşen dava yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, asıl dava yönünden davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Şirket Müdürünün Temsil Yetkisinin Kaldırılması veya Sınırlandırılması istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl dava hakkında konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada ise davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, asıl davanın konusuz kaldığı dikkate alındığında yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumuna göre tayin edilmesine, asıl davada dava tarihi itibariyle davalının 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını gerektirir derecede haklı nedenin bulunmamasına, böylelikle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdirinin yerinde olmasına, birleşen dava bakımından ise; davacı ... vekilinin 24/10/2023 tarihli duruşmada "..Asıl davada ve birleşen davada vekil sıfatıyla yer alıyoruz..." şeklindeki beyanı karşısında davalı ... vekilinin açıkça " Bizim birleşen dosyada vekaletimiz yoktur...." şeklinde beyanda bulunmuş olmasına, birleşen dosya davalı vekilinin birleşen dava bakımından vekaletinin olmadığının duruşmada açıkça beyan edilmiş olması karşısında aktif husumet nedeniyle red kararı verilen birleşen davada davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmasına, asıl ve birleşen dava bakımından verilen kararların usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı - birleşen dosya davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı . birleşen dosya davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

  2. 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacı . birleşen dosya davalı tarafınca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  4. Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

  5. İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı . birleşen dava davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

  6. Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2024

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınsürülendavacınıniddialarınınŞirketözetisavunmalarınınistinafİlişkinderecedeğerlendirilmesidavalınıngerekçesebepleriYöneticilerinkararınınTicariantalyaileridelillerinAzlinehaftalıkmahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim