Antalya BAM 11. HD 2024/889 E. 2024/1042 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/889
2024/1042
6 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 06/06/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili Kooperatifin .... , .... ve .... numaralı ortaklarından olan davalı-borçlunun geçmiş döneme ilişkin 2.696,00 TL borcu, 2021 Temmuz 2022 Aralık dönemi için üç ayrı üyelik sebebiyle toplam 81.000,00 TL aidat alacağı ve üç ayrı taşınmazı için 87.200,00 TL şerefiye bedeli ile aylık % 3 gecikme bedeli 37.551,00 TL olmak üzere toplam 208.447,00 TL alacağının tahsili için Kaş İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline ve %40 dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın 6102 sayılı T.T.K.'nın 5/A maddesine göre arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olduğu, davacı tarafça arabuluculuk sürecine girişilmeden dava açıldığı, arabuluculuk dava şartının sonradan giderilebilir dava şartı niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğunun değerlendirilmesi karşısında yapılması gerekenin tensiple müvekkil kooperatife arabulucuya başvurmak üzere süre verilmesi, bu sürede arabulucuya başvurulmaz ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken buna uyulmadığını, bu şekilde verilen kararın usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, bu kararla borçlunun malvarlığını kaçırmasına imkan verildiğini, ticari şirketler arasındaki alacağın tahsili için icra takibi yapılması halinde önceden arabulucuya başvurulmasını zorunlu kılan yasal bir düzenleme olmadığı gibi iş bu davanın ticaret mahkemesinde görülme sebebinin Kooperatifler Kanun'undan kaynaklanması sebebiyle Kanun'un 5/A maddesinin olaya uygulanması ihtimalinin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptaline ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK’nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davanın taraflarının davacı kooperatif ile davalı üyesi olmasına, Kooperatifler Kanunu'nun “Bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır.” şeklindeki 99. maddesi hükmü gereğince davaya bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmasına, TTK’nın 5/A maddesindeki “… diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat, itirazın iptali, … davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” hükmüne, davadan önce ve en geç ilk duruşmadan önce arabuluculuğa ilişkin anlaşmazlık son tutunağının dosyaya sunulmamış olmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
-
Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
..
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45