SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/596 E. 2024/65 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/596

Karar No

2024/65

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/596

KARAR NO : 2024/65

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/08/2022

KARAR TARİHİ : 24/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkili şirketin Turizm alanında faaliyet gösteren bir şirket olup iş dünyasında şirketlere yurt içinde ve dışında turizm hizmeti verdiğini, davalı şirketin çalışanlarını tatile götürmek istediğini ve müvekkili şirket ile anlaştığını, anlaşma kapsamında ... şehrine 29 Temmuz-01 Ağustos 2021 tarihleri arasında gezi düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından bu gezi için konaklama, uçak biletleri, rehber hizmeti, yemek vs. her şey dahil toplamda 189.717,32 TL harcama yapıldığını ve bu harcamalar toplamı faturalandırıldığını, yapılan tüm harcamaların listesi, fatura ve cari hesap ektresi ekte sunulduğunu, ayrıca cari hesap ektresinde de görüleceği üzere 2.227,93 TL önceki dönemden kalma cari hesap alacağı olduğunu, daha sonra davalı taraftan fatura bedelinin ödenmesi istendiğini ve neticede davalı tarafından 28 Temmuz 2021 ve 19 Ağustos 2021 tarihleri arasında toplamda 156.000 TL müvekkil şirkete ödeme yapıldığını, kalan 35.945,25 TL ise ödenmediğini, daha sonra davalı tarafından Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesine ... Esas sayılı dosyasında konkordato davası açıldığını, bu süreçte konkordato davasına müdahil olunduğunu, 25.02.2022 tarihinde davalı tarafın konkordato talebi reddedierek, tüm tedbir kararlarının ise kaldırılmasına karar verildiğini, Konkordatonun reddi kararı sonrası müvekkili şirketin alacağının tahsili için tarafımızca Antalya Genel İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak borca faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Davalı taraf ile arabuluculuk görüşmesi yapılmış olup, görüşme sonucunda davalı taraf ödeme yapmayacağını beyan ettiğinden dava açılmak zorunda kalındığını, arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Davalı borçlunun Antalya Genel İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasındaki takibe yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafça Antalya Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile talep edilen 35.945,25 TL'nin (İcra masrafları ve vekalet ücreti hariç) tarafımızca haksız ve dayanaksız olduğunu, bu sebeple davacı tarafça yukarıda bahsi geçen icra dosyasına sunmuş olduğu itirazları neticesinde açılan itirazın iptali davasının reddini talep etmek üzere işbu cevap dilekçesini sunma geriği hasıl olduğunu, müvekkillerinin yetkilisi olduğu şirketin uzun yıllardır varlığını sürdürmüş, bu zamana kadar büyük projeler alarak, büyük işler yaptığını, ticari iş yaptığı hiçbir şirket veya kurumla karşılıksız çek veya başka bir senet sebebiyle hukuki bir ihtilaf yaşamamış, borcunu ödemekten kaçınmamış, daima borcuna sadık kalarak ticari itibarına zarar vermekten kaçındığını, ancak müvekkilin elinde olmayan nedenlerle, şikayete konu çekin düzenlendiği tarihten sonra ülke genelinde yaşanan olumsuz gelişmeler müvekkilin yetkilisi olduğu şirketi de olumsuz olarak etkilemiş ve alacakların tahsili de sıkıntıya girmiş, son dönemlerde tüm büyük şirketlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan müvekkil şirkette etkilendiğini, müvekkilinin yaşamış olduğu maddi sıkıntılar sebebi ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunma zaruriyeti hasıl olduğunu, müvekkil şirket tarafından 28/09/2021 tarihinde Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile Konkordato(Adi Konkordatodan Kaynaklanan İİK. 285 ila 308/h) davası açıldığını, Ekte sunulu 30/09/2021 tarihli tensip zaptının 5. Maddesinin b bendinde müvekkil ve müvekkil şirket aleyhine 7101 sayılı kanunla değişik İİK' nın 288/1 maddesine göre; geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından;

İİK' nın 294,295,296 ve 297. Maddelerinin uygulanmasına, bu çerçevede mühlet içinde 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkında kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın, her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve muhafaza işlemleri de dahil, tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, karar verildiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/12/2021 tarihli celsesinde "Mahkememizin 30/09/2021 tarihli kararı ile davacılar hakkında verilen 3 aylık geçici mühletin İİK 'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına" karar verilmiştir. 25/02/2022 tarihli celsede her ne kadar red kararı verilmiş ise de, tarafımızca istinaf başvurusu yapılmış ve konkordato süreci sona ermediğini, müvekkil sigorta şirketince davacıya olan borçlar ödendiğini, Davacı dava dilekçesinde müvekkil şirket tarafından 156.000,00 TL ödeme yapıldığını beyan ettiğini, işbu beyan dikkate alındığında dahi müvekkil şirketin borcunun tamamını ödemiş olduğu hususunun sabit olduğunu beyan ederek, izah olunan sebeplerle;

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.

Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).

Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar)

Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ilgili icra dosyası, uyap sistemi üzerinden iş bu dosya ile ilişkilendirilmiştir.

Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.

HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir.

Davalı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan dosya arasında mevcut 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin 2021-2022 yılı ticari defter kayıtlarını 1 Seri No lu Elektronik Defter Tutma Genel Tebliğ uyarınca elektronik ortamda (e-Defter) tuttuğu, bu hususla ilgili Mali Mühür, E İmza, Berat ve Elektronik Sisteme sahip olduğu, Davalı şirketin 2021-2022 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu,

Davacı şirketin 2021-2022 yılı ticari defterlerinin bu haliyle sahibini lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Davalı şirketin 2021-2022 yılı ticari defter kayıtlarında Davacı şirkete ait cari hesaplarını ... Hesap Kodundan takip ettiği,

Davalının 2021-2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davalının Davacıya takip tarihi itibariyle 35.993,99 TL borçlu olduğu gözüktüğü, Davacı tarafça Davalıdan takip talebinde 35.945,25 TL talep edildiği belirtilmiştir.

Talimat yolu ile davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 07/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı 2021 yılı ticari defterlerinden Yevmiye ve Defter-i Kebir elektronik ortamda tutulan defterler olup, defter beratlarının elektronik ortamda ve yasal sürede oluşturulduğu, yine envanter defterinin de yasal süresi içinde noter tarafından tasdik edildiği, Davalı tarafça, adına düzenlenen 05.08.2021 tarihli ... nolu, 189.717.,32TL’lik faturaya TTK’nun 21. maddesine göre yasal sürede itiraz veya iade edildiğine dair dosyada bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu yönüyle davalının TTK’nun 21/2. maddesi kapsamında faturayı kabul ettiği,

Davacı ticari defterlerinde, 2021 hesap sonu itibari ile davalı taraftan 35.945,25TLalacaklı gözüktüğü, Davalı tarafın “bilirkişi raporunda hesaplanan rakamların farklı olduğu” yönündeki bilirkişi raporuna itirazına (31/03/2023 tarihli itiraz dilekçesi) yönelik olarak, davalı ticari defterlerinde 2020 yılından devreden davacıya olan borcunun 2.276,67TL olduğu, davacı ticari defterlerinde 2020 yılından devreden alacağının ise 2.227,93TL olduğu, bu durumda 2.276,67-2.227,93=48,74TL’lik devreden farkının bulunduğu, ilgili farkın talep edilen 35.945,25TL bakiye borca eklenmesi ile 35.945,25+48,74= 35.993,99TL tutarına ulaşılacağı, bu yönüyle raporda herhangi bir rakam farklılığı bulunmayıp, farkın davalının ticari defterlerinde 2020 yılından devreden borç rakamından kaynaklı olduğu hususları belirtilmiştir.

Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir.

Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).

Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi raporları birbirini teyit etmektedir.

Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının davalı taraftan 35.945,25TL alacaklı olduğu anlaşılmakla; Davanın kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 35.945,25.-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;

İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.

Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki unsurların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, inkar tazminatı talebinin her iki dava yönünden de kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ İLE; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 35.945,25.. TL asıl alacak üzerinden devamına,

  2. Davacının İnkar tazminatı talebinin kabulü ile, hükmolunan miktarın %20 si üzerinden hesaplanan 7.189,05.. TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 434,13 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 2.294,53 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için . kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak. "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,

  6. Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 514,83 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç. masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta. tebligat. bilirkişi ücreti gideri toplamı 3.534,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  8. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1. ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  9. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına,

11-Kararın, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavvcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 216 gereği ve Yargıtay 1. HD'nin 2016/12476 E, 2019/2779 K sayılı emsal ilamı gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,

Dair, davalı vekili Sn. Av. ...'in yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekiHizmetİtirazınİptali(TicariantalyaSözleşmesindenKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim