SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/729

Karar No

2024/598

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/729

KARAR NO : 2024/598

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/05/2024

KARAR TARİHİ : 26/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davacıya ait ... plaka numaralı araç ile davalıya ait ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında; davalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, davacıya ait hasar alan aracın ...-... tarihleri arasında ... gün kullanılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL tutarındaki araç mahrumiyetinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile bilikte davalıdan tahsiline, ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.

Dosyada Gelir İdaresi Başkanlığı ... Müdürlüğü, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na müzekkere yazılarak, davacı ile davalının tacir araştırması yapılmış ve gelen yazı cevapları dosya arasına alınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı taraf, dava konusu kazaya karışan ... ve ... plakalı araçların her ikisinin de ticari araç niteliğinde olduğunu, kazadan dolayı davacının aracını bir süre kullanamadığını, kullanılamayan süre boyunca uğranılan zararı (hem ikame araç bedeli hem de kazanç kaybı) ile manevi zararını davalı araç sahibinden tazmin etmek istemektedir.

6100 sayılı H.M.K. 2. Maddesinde; "...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..."

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. düzenlemesi bulunmaktadır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisidir.

6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içerisinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi uyarınca ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacağı hususu düzenlenmiştir.

Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih 2015/8409 Esas 2016/1048 Karar sayılı emsal içtihatında ; "...Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı Kanunun 5/1. maddesine göre ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Somut olayda dava; ... işleri ile uğraşmakta olan davalı şirketin, davacı ...nin açmış olduğu ... ihalesini aldığı ve davacı ... tarafından ihale gereği ödenmesi gereken bedelin ödenmesine rağmen, davalı şirketce icra takibine başvurulduğu ve icra takibinin kesinleşmesinden dolayı davacı ...nin borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Her ne kadar, davalı taraf ticari şirket olsa da, davacının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, bu nedenle de davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır..."

Yine Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 13/12/2016 Tarih 2016/13625 Esas 2016/12143 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "...Her ne kadar davacı taraf ticari şirket olsa da; davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." belirtilmiştir.

21 Temmuz 2007 gün ve 26589 s. Resmi Gazete'de yayınlanan, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/b maddesi ile de, "213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları..." kararlaştırılmıştır.

Vergi Usul Kanununun 177. maddesi gereği, bilanço esasına göre defter tutma hadleri; (177/1 gereği) alış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı ... TL, 2017 yılı ... TL, 2018 yılı ... TL, 2019 yılı ... TL, 2020 yılı ... TL, 2021 yılı için ise ... TL, 2022 yılı için ... TL, 2023 yılı ... TL'dir. Satış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı ... TL, 2017 yılı ... TL, 2018 yılı ... TL, 2019 yılı ... TL, 2020 yılı ... TL, 2021 yılı ise ... TL, 2022 yılı ... TL, 2023 yılı ... TL'dir. Kanunun 177/2 maddesi gereği, yıllık gayrisafi iş hasılatı hadleri; 2016 yılı ... TL, 2017 yılı ... TL, 2018 yılı ... TL, 2019 yılı ... TL, 2020 yılı ... TL, 2021 yılı ... TL, 2022 yılı ... TL, 2023 yılı ... TL'dir. Kanunun 177/3 maddesi gereği, 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde İş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı hadleri; 2016 yılı için ... TL, 2017 yılı için ... TL, 2018 yılı için ... TL, 2019 yılı için ... TL, 2020 yılı için ... TL, 2021 yılı için ... TL, 2022 yılı için ... TL, 2023 yılı ... TL'dir.

Somut olayda, müzekkere cevaplarına göre davacının vergi mükellefiyet kaydının ve yükümlülüğünün bulunmadığı, esnaf odasında kaydının bulunduğu, ticaret odasında kaydının bulunmadığı, davacı adına kayıtlı kazaya karışan aracın ticari vasfının bulunduğu; davalının ise işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2023 yılında ... TL dönem içi elde edilen hasılatının bulunduğu, esnaf odasında kaydının bulunmadığı, ticaret odasında kaydının bulunmadığı, faaliyetinin esnaf boyutunda olduğu, davalı adına kayıtlı kazaya karışan aracın da ticari vasfının bulunmadığı, hususi niteliği ile trafik siciline kayıtlı olduğu, davalının Vergi Usul Kanununun 177. Maddesine göre tacir sıfatının bulunmadığı(2023 haddi ... TL’dir), anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin talebinin trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi alacağa ilişkin olduğu, tarafların her ikisinin de Vergi Usul Kanunu’na göre tacir sıfatına haiz olmadığı, davacının kayden esnaf olduğu, davacının aracının taksi(ticari) niteliği ile davalının aracının ise hususi niteliği ile trafik sicilinde kayıtlı olduğu, taksi vasfının olmasının salt bu nedenle davanın ticari dava niteliğine kazanmasına yetmediği, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan da olmadığı, tarafların ticari işletmelerini ilgilendirmediği, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesince çözümlenmesi gereken davalardan olduğu anlaşıldığından davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

Davacı taraf davasını ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ikame etmekle, dava tarihinde HSK’nın 07/07/2021 tarihli Genel Kurul Kararı ile Antalya Yargı çevresi içerisinde ticari davalara bakmakla Antalya Ticaret Mahkemeleri görevli kılındığından, ... Asliye Hukuk Mahkemesince, Mahkememize görevsizlik kararı verilmesi yerine görev paylaşımı gereği doğrudan “gönderme kararı” verilmesi gerektiğinden Mahkememizce, ... Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararına “karşı görevsizlik” kararı değil ilk kez görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1. c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  2. Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına,

  3. HMK'nın 331/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:

a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/09/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Fiilden(HaksızantalyahükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim