SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/285 E. 2024/589 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/285

Karar No

2024/589

Karar Tarihi

25 Eylül 2024

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/285

KARAR NO : 2024/589

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 04/12/2020

KARAR TARİHİ : 25/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalıya mal sattığını, bu mal satımından kaynaklı müvekkil şirkete ... TL borçlandığını, borçluya yapılan tüm uyarılara rağmen borcun ödenmediğini, cari hesap ekstresine yansıyan müvekkil şirket alacağına istinaden Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.

Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak/aksi kanunen öngörülmedikçe davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar)

Dava, ilk önce mahkememizce açılmış, mahkememizin ... esas ... karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğu yönünde görevsizlik kararı verilmiştir. Bu karar üzerine dosya kendisine tevdi edilen Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesi, ... esas, ... karar sayılı kararı ile özetle; davanın kabulüne karar vermiş, bu karar davalı tarafça istinaf kanun yoluna götürülmüş ve Antalya BAM ... HD'nin ilamı ile özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmıştır.

Asliye Hukuk mahkemesince bu sefer görevsizlik yönünde hüküm kurulmuş olup, dosya, mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiştir.

Aşamalarda, davalı taraf, iddia edilen parayı ödediğini ileri sürmektedir.

Asliye Hukuk mahkemesince aldırılan bilirkişi raporunda özetle; yapılan incelemede, davacı tarafından davalı adına ... yılında KDV dahil ... TL tutarında ... adet fatura düzenlendiği, davacının defter kayıtlarına göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen KDV dahil ... TL tutarında ... adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra takip tarihi itibariyle davalının davacı şirkete ... TL borcu olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen sadece 2 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 8 adet faturanın dava dışı başka bir şirket adına kaydedildiği, 4 adet faturanın hiç kaydedilmediği, davalının işletme defteri tutması nedeniyle takip tarihi itibariyle davalının davacı şirkete borcu olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.

Süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır. Tarafların görevsiz mahkemede yaptıkları usul işlemleri görevli mahkemede de geçerlidir ancak kural olarak görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçersizdir. Fakat, görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri, bunların tekrarlanması için bir sebep yoksa kararına esas alabilir.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156)

Bilirkişi raporu içeriği dikkate alındığında, dosya kapsamı gereği, tekrar rapor alınmasına gerek görülmemiştir.

Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).

Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Davalı, dava konusunu da kapsar şekilde ödeme iddiasına dayanmıştır ve bu haliyle ispat külfeti üzerine geçmiştir.

Dosyaya sunulan cari hesap ekstresi, faturalar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; davalının, faturalar ile gönderilen malların teslim edilmediğini ileri sürmediği, davalının ödeme iddiasına dayandığı ancak yapılan ödemeler düştükten sonra davalının davacıya ... TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, bu miktarın ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince;

Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Anlaşıldığı üzere alacaklı lehine hükmolunacak icra tazminatının amacı, gerçekten borçlu olduğunu bildiği halde, süre kazanmak kasdı ile ya da başka bir sebeple icra takibini haksız olarak engelleyen kişinin, alacaklının hakkına kavuşmasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli davranışlarını önlemektir. Borçlunun itirazının haksızlığı, itirazın yapıldığı andaki duruma göre tespit edilir. Borçlu hakkında tazminatına hükmedilmesi için, onun ödeme emrine “kötüniyet”le itiraz etmiş olması şart değildir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olmalıdır. Alacaklının bir zarar görmüş olması da şart değildir.

Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. Öğreti, likit alacağı, miktarı belirli veya belirlenebilir olan ve bunun için tarafların anlaşmalarına veya böyle bir anlaşma olmazsa mahkeme kararına gerek olmayan alacak olarak tanımlamışlardır. Buna göre; borçlu alacağın gerçek miktarını tayin için bütün unsurları bildiği veya bilmesi gerektiği halde ödeme emrine itiraz ederse itirazında haksızdır; şayet diğer şartlarda gerçekleşmiş ise yargılama sonunda icra tazminatı ödemeye mahkum edilir. Alacağın gerçek miktarını tayin için tarafların anlaşmasına veya mahkeme kararına ihtiyaç varsa itiraz haklıdır ve borçlu itirazın iptali davasını kaybetse bile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilemez. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır:

a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı,

b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı,

c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı,

d)Talep olmalı,

e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir.

Dosyaya baktığımızda; yukarıda anılan şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ İLE; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,

  2. Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, asıl alacağın % 20 si üzerinden hesaplanan .... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,

  4. Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  5. Dava açılırken, ihtiyati haciz için yatırılan ... TL harcın, esas dava ile istenen geçici hukuki himaye tedbirleri ayrı harca tabi olmadığından, talep halinde davacıya iadesine,

  6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için . kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak. "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,

  7. Harçlar Kanunu’nun 8. maddesindeki, “Bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvel alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçtan mahsup olunur.” düzenlemesi, bu düzenlemenin usule ilişkin olması, usulde kıyasın mümkün olması, istinaf kanun yolunda da uygulanabilecek olması göz önüne alınarak; ortadan kaldırma konusu yapılan Asliye Hukuk mahkemesi kararı nedeniyle davalı tarafından harç yatırılmış ise bu karar ve ilam harcı miktarının mahsubuna,

  8. Davacı tarafça yatırılan ve yukarıda (3) ve (4) numaralı hüküm fıkraları ile mahsubuna karar verilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  9. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1. ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,

Dair, davacı vekili ... ile davalı asil ... yüzüne karşı kesin olmak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İtirazınİptali(TicariSatımdanpostacıoğluyılmazantalyaKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim