Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/747 E. 2024/583 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/747
2024/583
24 Eylül 2024
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/747 Esas
KARAR NO : 2024/583
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Davacı ... vekilinin mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; ... ... hizmetleri ihalesi sonucunda davalılar ile sözleşme imzalandığını, davalı şirketler tarafından bahse konu sözleşmeler kapsamında müvekkili ... ait yerlerde çalıştırılan ... ... tarihinde yürürlüğe giren ...'den yararlanarak işten ayrıldığını, iş akdi sonlandırılan ...'e iş kanunundan doğan alacaklarının ödendiğini, müvekkili ... Kıdem Tazminatı olarak ... TL ödendiğini, rücu edilmesi istenen ... TL'lik kısım ...'in kadroya geçtiği dönem mahsup edilerek hesaplandığını, ancak davalı şirketler ile müvekkili ... arasında imzalanan Hizmeti Alım Sözleşmesi gereği, davalıların sözleşme ve eki dokümanda belirtilen koşullarda işi yerine getirmeyi yükümlendiğini, buna göre davalı şirketlerin çalıştırdığı işçilere ait tüm ücret ve benzeri yasal ödemeleri yapmayı kabul ve taahhüt ettiklerini, bu hususun "Hizmet Alımları Tip Sözleşmesi"nin ... maddesinde "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." ibaresi yer aldığını, Mahkememiz tarafından Genel Şartname celb edildiğinde ... bölümünde görüleceğini, "İş Hukuku'ndan kaynaklı sorumluluklar yükleniciye aittir." ibaresinin yazılı olduğunu, konu ile ilgili işlem dosyasının ve taşeron firma işçisi ...'in çalıştığını gösterir çizelge yerel mahkeme dosyasında bulunduğunu, müvekkilin ... sözleşmesinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve gerekli her türlü ödemeyi yaptıklarını, bu sebeple davalıların sözleşme ile üstlendiği ancak yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili tarafından işçiye ödenmek zorunda kalınan ödemelerin davalılardan tahsili için işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, ... TL'nin(Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Davalı ... İflas İdare Memuru mahkememizin ... esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müflis ...nin (... Kurumlar VD. ...) Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ’nin ... Tarih ve ... Esas sayılı dosyasından iflasına karar verildiğini, davacı tarafça , işbu dava Müflis Şirketin iflasına, iflas kararından sonra açıldığını , emsal mahiyetteki İstanbul Anadolu ... İş Mahkemesi , İstanbul Anadolu ... İş Mahkemesi , Antalya ... İş Mahkemesi , ... İş Mahkemesi vs. kararları ile iflas kararından sonra açılan davaların kayıt kabul davası olarak görüleceğinden bahisle davanın Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görüleceğinden bahisle Görevsizlik ve Yetkisizlik kararları verildiğini, davacı ... tarafından da işbu davanın, iflas kararından sonra açılmasına göre , emsal kararlarda dikkate alınarak Tefrik kararı verilmek suretiyle Görevsizlik ve Yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, mahkememiz aksi görüşte ise , müflis şirketin adresi ... olmasına göre de , Genel Yetki kuralına göre de işbu davanın ...‘da görülmesi gerekeceğinden dolayı, müflis şirket yönüyle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı ... tarafından dava dışı ...‘nın emeklilik nedeniyle iş akdinin sonlanmasından dolayı yapılan ödemeden kaynaklı, Rücuen alacak yönüyle işbu dava açıldığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı ... , işbu ödemeyi yapıp yapmamadan dolayı müflis Şirkete ihbar edip etmediği belirlenmesi gerektiğini, mahkememiz tarafından, taraf teşkili sağlanmadan ve karşılıklı ilk itiraz – cevap süreleri beklenilmeksizin ... tarihli tensip tutanağı kapsamında , bilirkişi incelemesi yapıldığını, ... tarihli Bilirkişi Raporu ile dava dışı ...‘nın çalıştığı sürelere göre , müflis Şirket ile diğer davalıların sorumlu olacağı hususların belirleme cihetine gidilmesi HMK. na aykırı uygulama olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla anılan kişinin , Bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere , en son çalıştığı yer, Davacı ... olmakla , Kıdem Tazminatı yönüyle , davacının son çalıştığı yerin Kıdem Tazminatından sorumluluğu bulunduğunu, bu yönde inceleme ve irdeleme yapılmadan , oranlama yapılarak hesaplama yapılması da usul ve mevzuatlara aykırı olmakla , eksik inceleme ürünü raporu kabul etmediklerini, ek rapor alınması gerektiğini, dava dışı ...‘nın ... tarihinden bu yana çalışmasına göre, Kıdem Tazminatından sorumluluk süresi ( ... yıl – ... yıl ) yönüyle inceleme ve irdeleme yapılmadan , ... çalışmaya göre orantısal hesaplama cihetine gidilmesi de usul ve mevzuatlara aykırı olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla anılan kişinin müflis şirkette çalışma durumuna göre , belirlenecek alacak durumunun İİK. 195 md. gereğince , müflis şirket yönüyle iflas tarihi olan ... tarihine göre hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle öncelikle müflis şirket yönüyle Tefrik kararı verilmesi ile Görevsizlik ve Yetkisizlik kararı verilmesini , mahkememiz aksi görüşte ise, müflis şirket yönüyle işbu davanın Zamanaşımı süreleri dikkate alınmak suretiyle reddine karar verilmesini , yapılacak masraf ve ücretin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce ... esas sayılı dosyada davalı yönünden tefrik kararı verilerek dava işbu esasa kaydedilmiştir.
Dava rücuen tazminat istemine ilişkin olup, dava açılmadan önce davalı Şirketin iflasına karar verildiği, davacı ..., işçilik alacağı nedeniyle dava dışı işçiye yapmış olduğu ödemelerin tahsili için işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Görev konusu, kamu düzeniyle ilgili olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
İflasın açılması hususunun görev kurallarında meydana getireceği değişikliği dava açılmadan önce ve sonra davalının iflası hallerine mahsus olmak üzere ayrı ayrı incelemek gerekir.
Dava açıldıktan sonra şirketin iflası halinde; davaya İcra İflas Kanunun 194. maddeye göre, iş mahkemesinde devam edilmesi gerekmektedir.
Şirketin dava tarihinden önce iflas etmesi halinde ise; İİK'nun 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar; müflis artık, masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra, aynı Kanun'un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, İİK`nin 219 maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK'nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İcra ve İflas Kanunun 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2021 günlü 2021/4848 Esas - 2021/16453 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
Somut olayda, davalı hakkında dava açılmadan önce iflasın açılmasına karar verildiği anlaşıldığından davalı şirket yönünden dava tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesi tarafından 05/04/2018 tarih ve 30382 sayılı Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 03/04/2018 tarih ve 538 sayılı karar ile 28/02/2018 tarihli 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. Maddesi ile "2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununa eklenen geçici 14. maddesinin ikinci fıkrasının, “Hâkimler ve Savcılar Kurulu, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki belirleme yetkisi kapsamında iflâs ve konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemesini, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki hafta içinde belirler.” hükmü uyarınca, iflâs ve konkordato konusunda uzman asliye ticaret mahkemelerinin belirlenmesi hususu Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesince görüşülerek; 28/02/2018 tarihli ve 7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununa eklenen geçici 14. maddesi uyarınca; 1) İflâs yoluyla adi takipten doğan; a) İflâs davası (İcra ve İflâs Kanunu 156. Madde) b) İtirazın kaldırılması ve iflâs davası (İcra ve İflâs Kanunu 156. Madde) 2) Kambiyo senetlerine mahsus iflâs yoluyla takipten doğan; a) İflâs davası (İcra ve İflâs Kanunu 173. Madde) b) İtirazın kaldırılması ve iflâs davası (İcra ve İflâs Kanunu 174. Madde) 3) Doğrudan doğruya; a) Alacaklı tarafından talep edilen iflâs davaları (İcra ve İflâs Kanunu 177. Madde) b) Borçlu tarafından talep edilen iflâs davaları (İcra ve İflâs Kanunu 178. Madde) c) Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı davaları (İcra ve İflâs Kanunu 179. Madde) 4) İflâs tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik davalar (İflâs tarihinden önce açılıp yargılama sırasında kayıt kabul davasına dönüşen alacak davaları hariç olmak üzere kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) (İcra ve İflâs Kanunu 235. Madde) 5) Takasa itiraz davaları (İcra ve İflâs Kanunu 201. Madde) 6) İflâsın kaldırılması talepleri (İcra ve İflâs Kanunu 182. Madde) 7) İflâsın kapanması talepleri (İcra ve İflâs Kanunu 254. Madde) 8) İtibarın yerine gelmesi talebi (İcra ve İflâs Kanunu 313 ve 314. Maddeleri) 9) Adi konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflâs Kanunu 285 ilâ 308/h Maddeleri) 10) İflâstan sonra konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflâs Kanunu 309. Madde) 11) Malvarlığının terki suretiyle konkordatodan kaynaklanan talepler (İcra ve İflâs Kanunu 309/a ilâ 309/l Maddeleri) 12) Sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması talepleri (İcra ve İflâs Kanunu 309/m ilâ 309/ü Maddeleri) Hususlarından kaynaklanan davalara; 1- Üç ve daha az asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye ticaret mahkemesinin, 2- Üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde ise 1, 2 ve 3 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin, İhtisas mahkemesi olarak belirlenmesine, 7101 sayılı Kanun’un 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununa eklenen geçici 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kapsamda görülmekte olan davalar bakımından iflâsın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına, mahkemelerin derdest dava dosyalarının bu karara dayanarak anılan mahkemelere gönderemeyeceğine, iş bu kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren açılacak davaların ise anılan mahkemelere tevzi edilmesine" karar verilerek Ticaret Mahkemeleri arasında iş bölümünün düzenlendiği görülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2018/3-344 E. 2019/990 K. Sayılı kararında iflastan önce doğan alacaklara ilişkin iflastan sonra açılan davalarda temel ilişkiye göre görevli mahkemenin değil kayıt kabul davasına bakmaya yetkili ticaret mahkemesinin görevli olduğunu şu ifalerle hüküm altına almıştır: " Davalı müflis şirket yönünden davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri mi ticaret mahkemeleri mi olduğuna ilişkin uyuşmazlık bakımından;
Öncelikle konuya ilişkin kavram ve müesseselerin açıklanmasında yarar vardır.
..Buradan hareketle, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 194. maddesi “Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplasından on gün sonra devam olunabilir” hükmünü içerir. İflastan sonra, müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin bir dava açılamaz. Masadan bir hak iddiasında olanlar, alacaklarını veya haklarını İİK’nın 219/2. maddesi gereğince masadan isterler (masaya yazdırırlar).
İİK’nın 235. maddesi ise; “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” Hükmünü içermektedir.
Belirtilen bu hükümler ışığında, iflastan önce dava konusu yapılmış olan alacaklar hakkında, iflas idaresi kabul veya ret şeklinde bir karar veremez. Bu davalara, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam edilebileceğinden (İİK m.194/1), dava konusu alacağın kabul veya reddi kararı da ikinci alacaklılar toplantısında verilecektir. Bu nedenle iflas idaresi dava konusu yapılmış alacaklar hakkında kabul veya ret şeklinde karar vermeden, bu alacakları çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirmekle yetinir. Buna karşılık, iflâstan sonra müflise karşı alacak davası açılması hâlinde, bu davaya iflâs idaresine karşı, sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davası (İİK m.235/2) olarak devam edilmesi gerekir. Ancak bunun için alacaklının alacağını iflâs masasına yazdırmış ve iflâs idaresinin alacağın reddine karar vermiş olması gerekir (Kuru,B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2004, s.1124).
İİK’nın 235/1.maddesi ise “Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesine dava açmaya mecburdurlar” hükmünü içermekte olup, buna göre sıra cetveline itiraz davası için yetkili ve görevli mahkeme, iflasa karar verilen yerdeki (İİK m.154/3) ticaret mahkemesidir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, davalı ...’nin dava tarihinden (...) önce iflasına karar verildiği (...) ve iflas masasının oluşturulduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, davalı müflis şirkete karşı açılan dava İİK’nın 235. maddesi gereğince “kayıt-kabul (sıra cetveline itiraz) davası” niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğinden, bu davalarda iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesi görevli oluğundan, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına dair direnme karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, eldeki davaya tüketici taraf olduğundan davanın tüketici mahkemelerinde kayıt-kabul davası olarak görülmesi ve bu nedenle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.
Sonuç itibariyle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." şeklinde belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen kanun maddesi, iş bölümüne ilişkin HSK kararı ile emsal içtihatlar doğrutusunda yapılan değerlendirmede: davalı şirket hakkında iflas kararı verildikten sonra ikame edilen davada alacağın iflas masasına kaydettirmek amacıyla açılan İİK'nun 235. Maddesi kapsamındaki kayıt kabul davası olduğu anlaşılmaktadır. HSK ... Dairesi'nin yukarıda belirtilen kararı uyarınca iflas ve konkordato(kayıt kabul) davalarına ihtisas mahkemesi olarak Antalya ..., ..., ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, mahkememizin iş bölümü yönünden ihtisas alanında bulunmadığının tespiti ile dosyanın İİK 235. Madde ve HSK'nun ... tarih ... sayılı iş bölümü kararı gereği yetkili ve görevli ihtisas mahkemesi olan Antalya ..., ..., ... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Tevzi Bürosuna gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Mahkememizin iş bölümü yönünden görevsiz olduğunun tespiti ile dosyanın İİK 235. Madde ve HSK'nun ... tarih ... sayılı iş bölümü kararı gereği yetkili ve görevli ihtisas mahkemesi olan Antalya .... .... ... Asliye Ticaret Mahkemelerinden birisine GÖNDERİLMEK üzere, Tevzi Bürosuna iletilmesine,
-
Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA,
-
Karar kesinleştiğinde gönderme işleminin yapılması için re'sen Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna müzekkere yazılmasına,
Dair; tarafların yokluğunda KESİN olarak karar verildi.24/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59