SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/408 E. 2024/553 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/408

Karar No

2024/553

Karar Tarihi

12 Eylül 2024

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/408

KARAR NO : 2024/553

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/01/2024

KARAR TARİHİ : 12/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... şubesi gişesine gelen ... numaralı hesap sahibi davalı para çekme işlemi yaptığını, davalıya ... nolu fişle ...-TL nakit ödeme gerçekleştirilmesi gerekmekte iken sehven ...-TL ödeme yaptığını, para çekme/ödeme sırasında banka görevlisi davalıya ... adet ...-TL'lik banknot olarak vermek isterken sehven ... adet ...-TL'lik banknot verdiğini, böylece ...-TL'lik banknotlarla ...-TL ödeme yapmak isterken sehven ...-TL ödeme yaptığını, davalıya fazla ödeme yapıldığını, bu durumun kasanın akşam sayımında ortaya çıktığını, sayım sırasında eksik kalan tutar için detaylı araştırmalar, saat para giriş ve çıkışları, kamera kayıtlarının izlenmesi sonucunda davalı ...'ye bu tutarda fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davalı ile bu hususta iletişime geçildiğini ancak fazla para almadıklarını ve ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini, bunun üzerinde fazla ödemenin iadesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı ihtarnameye cevap olarak kendisine fazla ödeme yapılmadığı savunması ile para iadesi yapmayacağını bildirdiğini, davalı hakkında ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının ise takibe ... tarihinde itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu bildirerek davamızın kabulü ile icra takibinin devamına, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, öncelikle görev itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin ise; davacı banka, dava dilekçesinde davalıya ... TL nakit ödeme gerçekleştirilmesi gerekirken sehven ... TL ödeme yapıldığını, banka görevlisinin vekil edene ... adet ... TL'lik banknot vermek isterken ... adet ... TL'lik banknot verdiğini, kamera kayıtlarının izlenmesi sonucun da davalıya fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, tespitin deste kalınlığına göre yapıldığını beyan ettiğini, dava dilekçesinde ki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davacı banka olaydan 1-2 gün sonra davalıyı arayıp parayı sayıp saymadığını sorduğunu, davalının da parayı babasına verdiğini babası ile görüşme yapıp dönüş yapacağını söylemiş akabinde babası ile olan görüşmeden sonra bankaya dönüş yaptığını ve fazla ödeme almadıklarını bankaya bildirdiğini, davalı, davacı bankadan ... TL aldığını, davalının bankadan aldığı paraya ilişkin dekontu ekte sunduklarını, dekont detaylı olarak incelendiğinde ... adet ... TL 'lik banknot, ... adet ... TL'lik banknot, 1 adet ... TL ve 1 adet ... TL 'lik banknot verildiğinin tespit edileceğini, yani bankanın davalıya ödemiş olduğu tutarın toplam ... TL olduğunu, davalı durumu bankaya bildirmesine rağmen, davacı banka durumu kabullenmek istemediğini, bu durum karşısın da davalının babası gerçeğin ortaya çıkması için bankaya gittiğini, kamera görüntülerini izlediğini, kamera kayıtlarında davalıya fazla para verildiğine ilişkin herhangi bir görüntü bulunmadığını, davacı banka haksız olarak kasa da çıkan açığı davalıya ödettirmek istediğini, davalının babası sürekli o bankayla çalışmasından dolayı çalışanları tanıdığını, davalının babası bankaya çalışanı sormuş, çalışanın almış olup olamayacağını, gerekli araştırmaların yapılıp yapılmadığını sorduğunu, banka ise çalışanın joker eleman olduğu, bu bankada düzenli olarak çalışmadığını söylediğini, öncelikle bankalar müşterilere ödeme yaparken paraları para sayma makinesinde saydığını, banka çalışanının bu işlemi yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, herhangi bir banka çalışanı tarafından alınabilecek olan paranın , görüntü kalitesi düşük olan kamera kayıtları incelenmek suretiyle destenin kalın olduğundan bahisle davalıya fazla ödeme yapıldığı iddiası ironik olup , hiç bir geçerli hukuki sebebe ve somut delile dayanmadan açılan bu davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinen celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ şerhinin bir sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Antalya Üçkapılar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verildiği, davalının .... Mükellef olup, ticari mükellefiyet kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.

Davacı bankaya müzekkere yazılmış, cevabi yazı tetkik edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına yazılan yazıya cevap verilmiş, davalının kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı taraf, kurumları nezdinde ... numaralı bireysel hesabı bulunan davalının ... saat ... tarihinde ... Şubesi gişesine geldiğini, hesabından para çekme işlemi yaptığını, davalıya ... no'lu fişle ... TL nakit ödeme gerçekleştirilmesi gerekmekte iken sehven ... TL ödeme yapıldığını, para çekme/ödeme işlemi sırasında banka görevlisinin davalıya ... adet ... TL'lik banknot olarak vermek istenirken sehven ... adet ... TL'lik banknot verdiğini, davalıya fazla teslim edelin bedelin davalıdan tahsilini talep etmektedir.

Davalı taraf davanın reddini savunmaktadır.

6100 sayılı H.M.K. 2. Maddesinde; "...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..."

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. düzenlemesi bulunmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içerisinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi uyarınca ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacağı hususu düzenlenmiştir.

Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih 2015/8409 Esas 2016/1048 Karar sayılı emsal içtihatında ; "...Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı Kanunun 5/1. maddesine göre ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Somut olayda dava; temizlik işleri ile uğraşmakta olan davalı şirketin, davacı ... nin açmış olduğu temizlik ihalesini aldığı ve davacı ... tarafından ihale gereği ödenmesi gereken bedelin ödenmesine rağmen, davalı şirketce icra takibine başvurulduğu ve icra takibinin kesinleşmesinden dolayı davacı ... nin borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Her ne kadar, davalı taraf ticari şirket olsa da, davacının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, bu nedenle de davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır..."

Yine Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 13/12/2016 Tarih 2016/13625 Esas 2016/12143 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "...Her ne kadar davacı taraf ticari şirket olsa da; davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." belirtilmiştir.

21 Temmuz 2007 gün ve 26589 s. Resmi Gazete'de yayınlanan, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/b maddesi ile de, "213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları..." kararlaştırılmıştır.

Vergi usul kanununun 177 inci maddesi gereği, bilanço esasına göre defter tutma hadleri; (177/1 gereği) alış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı 168.000,00 TL, 2017 yılı 170.000,00 TL, 2018 yılı 190.000,00 TL, 2019 yılı 230.000,00 TL, 2020 yılı 280.000,00 TL, 2021 yılı için ise 300.000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL'dir. Satış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı 230.000,00 TL, 2017 yılı 230.000,00 TL, 2018 yılı 260.000,00 TL, 2019 yılı 320.000,00 TL, 2020 yılı 390.000,00 TL, 2021 yılı ise 420.000,00 TL, 2022 yılı 570.000,00 TL'dir. Kanunun 177/2 maddesi gereği, yıllık gayrisafi iş hasılatı hadleri; 2016 yılı 90.000,00 TL, 2017 yılı 90.000,00 TL, 2018 yılı 100.000,00 TL, 2019 yılı 120.000,00 TL, 2020 yılı 140.000,00 TL, 2021 yılı 150.000,00 TL, 2022 yılı 200.000,00 TL'dir. Kanunun 177/3 maddesi gereği, 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde İş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı hadleri; 2016 yılı için 168.000,00 TL, 2017 yılı için 170.000,00 TL, 2018 yılı için 190.000,00 TL, 2019 yılı için 230.000,00 TL, 2020 yılı için 280.000,00 TL, 2021 yılı için 300.000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL'dir.

Müzekkere cevaplarına göre davacının yalnızca potansiyel vergi mükellefi olduğu, bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, tacir sıfatına haiz olmadığı, ticari işletme çapında işinin bulunmadığı, dava konusu banka hesabının ticari hesap olduğuna dair bir sözleşmenin bulunmadığı, davalının bireysel hesabının bulunduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin talebinin müvekkili ile davalı arasında bankacılık vadesiz hesap sözleşmesinden ve hatadan kaynaklandığı, davacı şirket tacir olsa dahi davalının tacir olmadığı, bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, ticari işletme çapında işinin bulunmadığı, dava konusu banka hesabının ticari hesap olduğuna dair bir sözleşmenin bulunmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan da olmadığı, bu haliyle davalının sözleşmede tüketici sıfatına haiz olduğu, uyuşmazlığın tüketici mevzuatı hükümleri çerçevesinde tüketici mahkemesince çözümlenmesi gereken davalardan olduğu anlaşıldığından davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere,

  1. Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

  2. HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. HMK'nın 331/2. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:

a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

NiteliktekicevapHizmetİtirazınİptali(TicariantalyaSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim