SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/580 E. 2024/518 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/580

Karar No

2024/518

Karar Tarihi

22 Temmuz 2024

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/580 Esas

KARAR NO : 2024/518

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

DAVA TARİHİ : 16/08/2023

KARAR TARİHİ : 22/07/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İtirazın İptali davası açılmadan önce Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamaması sebebiyle ... tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlenerek imzalandığını, arabuluculuk sürecinin olumsuz olarak tamamlandığını ve anlaşma sağlanamadığını, müvekkili sigorta şirketinde ... nolu ...-... vadeli ... Poliçesi bulunan ...'nin çalışanı olan davalı ...'in sigortalı şirketin tahsilat makbuzunu kullanarak ..., ... ve ... nolu makbuzları düzenlediği, makbuzlar karşılığında sigortalı şirketin alacaklarını tahsil ettiği ve sigortalı şirkete teslim etmediğinin tespit edildiğini, Sigortalı şirkette yapılan tespitin ardından cumhuriyet savcılığına yapılan şikayet üzerine yapılan soruşturma neticesinde Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ... E., ... K. sayılı kararında; "2 YIL 6 AY HAPİS VE 250 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA..." hükmettiğini, söz konusu güveni kötüye kullanma sebebiyle sigortalı şirketinin ...-TL zarara uğradığının sabit olduğunu, mağdur sigortalı tarafından yapılan başvuru üzerine yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde emniyeti suistimalin poliçe teminatı kapsamında olduğu ve %10 tenzili muafiyet uygulanması gerektiği belirlendiğini, bu itibarla müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalısına ...-TL tazminat ... tarihinde ödendiğini, müvekkil şirketçe yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ...-TL yasal faizi ile birlikte toplam ...-TL olarak rücuen tahsili talebiyle Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, ve takibin durduğunu, daha sonra tarafımızca yapılan arabuluculuk başvurusunun da sonuçsuz kaldığını, davalının Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyasına yaptığı kötüniyetli itirazın iptaline, takibin devamına %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının ikamet adresi .../... olduğunu, yetki itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise; mücerret olarak ödendiği belirtilen zararın tazmini beyanına dayanıldığından, hem alacağın varlığı yargılamaya muhtaç olup bu sebeple takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini hem de sigorta şirketinin ödediğini iddia ettiği zarar ile ilgili olarak müvekkil aleyhine önceden hiçbir başvuru olmadığını (ki ceza davasında da zararın giderilmediği gerekçesi ile hem fazla ceza tayini yoluna gidildiğini, hem de hükmün açıklanmasının geri bırakılması bu nedenle uygulanmamıştır.) davalı müvekkilin mağdur edilmediğini, sigortanın ödediği bedeli riziko dahilinde olduğundan rücu etmesi de mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, dava dışı ... ile aralarında ... nolu ...-... vadeli ... Poliçesi akdedildiğini, şirket çalışanı olan davalı ...'in sigortalı şirketin tahsilat makbuzunu kullanarak ..., ... ve ... nolu makbuzları düzenlediğini, makbuzlar karşılığında sigortalı şirketin alacaklarını kendi namına tahsil ettiği ve sigortalı şirkete teslim etmediğinin tespit edildiğini, olayla ilgili ceza kovuşturması bulunduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ... E., ... K. sayılı kararında; "...sanığın katılana ait şirkette satış elemanı olarak çalıştığı, sanığın ... tarihinde ... ilinde bulunan tanık ...'e (...) ait şirket müşterisinden ... numaralı makbuz karşılığı ... TL, ... ili. ... ilçesinde ise tanık ...'ya ... ait şirket müşterisinden tarihi tespit edilemeyen ... numaralı makbuz karşılığı ... TL, ... makbuz karşılığı ... TL tahsil ettiği, tahsil ettiği bu paraları şirkete teslim etmediği, tahsilat makbuzlarının incelenmesinde sanığın imzalarının tahsilat makbuzlarında yer aldığı..."

"...Sanığın üzerine atılı "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçunu işlediği sabit olduğundan TCK'nun 61.Maddesi de gözetilerek, sanığın şahsi ve sosyal durumu, suçu işleyiş şekli, suçu işlemesindeki sebep ve saikler, meydan gelen tehlike ve zararın boyutu da dikkate alınarak eylemine uyan TCK' nun 155/2 Maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 2 YIL 6 AY HAPİS VE 250 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA..." hükmedilidğiin, kararın kesinleştiğini, hüküm üzerine mağdur sigortalı tarafından yapılan başvuru üzerine yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde emniyeti suistimalin poliçe teminatı kapsamında olduğu ve %10 tenzili muafiyet uygulanarak sigortalı şirkete ...-TL tazminatın ... tarihinde ödendiğini, ödenen bedelin rücuen tahsili talebiyle Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini iddia etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.

Türk Ticaret Kanunu 1481. maddesi gereğince sigortacı hukuken sigortalı yerine geçer. Yargıtay İBGK'nun 22.03.1944 tarih 37 esas ve 9 sayılı kararında belirtildiği gibi halefiyete dayalı davada halefin selefi takip ettiği görevli mahkemenin halef selef ilişkisine göre tayin edilmesi gerekmektedir. ( Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında bu husus" Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. )

4857 sayılı Kanunun 1.maddesinde kanunun kapsamı belirtilerek, “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Bu kanun, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” denilmektedir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 1.maddesinde ise “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi görevinin iş mahkemelerine ait olduğu” belirtilmiştir.

Dosya kapsamından; davacının, hizmet sırasında işlenen suç dolayısıyla ödenen tazminatı rücuen talep ettiği ve dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisine dayandığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesi görevlidir.

(Aynı yönde bkz. Yargıtay (Kapatılan) 20. H.D. 2017/738 E. 2017/1587 K. ve Antalya B.A.M. 10. H.D. 2018/1504 E. 2018/1975 K. ve Ankara B.A.M. 13. H.D. 2023/1261 E. 2023/1073 K.)

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1. c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yargı yeri belirlemesi yapıldıktan sonra dosyanın görevli Antalya ... İş Mahkemesine gönderilmesine,

  2. Mahkememiz kararı istinaf edilmeksizin kesinleşir ise olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından dosyanın re'sen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine yargı yeri belirlenmesi için gönderilmesine,

  3. Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/07/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevap(SigortadelillerindeğerlendirilmesiDayananRücuen)gerekçecezasıantalyacezalandırılmasına"ÖdemesinehükümTazminathapis

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim