SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/575 E. 2024/515 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/575

Karar No

2024/515

Karar Tarihi

19 Temmuz 2024

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/575

KARAR NO : 2024/515

DAVA : Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/01/2024

KARAR TARİHİ : 19/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin yıllık izin kullanarak ... tarihinde görev yaptığı ...'den ayrılarak önce memleketi ...'ye gittiğini, ... tarihinde ...'den ... otobüsüne binerek ...'ya oradan ... günü gece ... otobüsüne binip ... ...'ya gezmek için geldiğini, ...'dan önceden tanıdığı olan ... isimli şahıs ile görüşüp onun evinde kaldığını, ... tarihinde gece ... otobüsü ile ... otobüse binerek ...'ya aynı gün ...'dan ... otobüsüne binip ...'ye geldiğini, ... tarihinde ...'ye dönerek ... olduğu ... Jandarma Komutanlığı'na gelip iş başı yaptığını, tanıdığı ...'un evinde kalırken ... müvekkiline daha rahat gezmek için araç kiralayabileceklerini söyleyip ... müvekkili tanıdığı olan ... işi yapan diğer ... ve ... kardeşlerin iş yerine götürdüğünü, işyerinde davalı ... ve kardeşi ...'la araç kiralama için oturup konuşulmuş, ... model ... aracın 2 günlüğüne kiralanmasında anlaşılmış, fakat ...'un ehliyeti olmadığı için araç kiralama sözleşmesini de imzalayamayacağı söylenmiş, ... ve ... müvekkile "Sen imzala araç kiralama sözleşmesini sorun olmaz, mecburi evrak bu" diyerek sözleşme evrağı uzatıp imzalamasını istediğini, müvekkile icra dosyasında yer alan senetteki sadece adı soyadı TC ve adres kısmını doldurtturup imzalattırdığını, müvekkilin ... günü iş başı yaptığı gün ... müvekkili arayıp müvekkile "...'la kiraladığınız ... araç bozuldu, motor yedi, üst kapak conta yedi, sanayiye götürdüm, şu an ustada, ...'u aradım ilgilenmiyor, evrakta kiralayan sensin imzan var, bu masrafları sen ödeyeceksin" dediğini, tedbiren Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası için ihtiyati tedbir niteliğinde teminatsız şekilde/yahut uygun bir teminat karşılığında dava sonuçlanıncaya kadar takibin durdurulması kararı verilmesini, aksi halde ise icra veznesine yatan/yatacak paranın alacaklı yana ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir niteliğinde ara karar verilmesini ve kararın Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına bildirilmesini, davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edilen senetten dolayı, müvekkilin davalı yana ... TL borçlu olmadığının tespitine, davalı haksız ve kötü niyetli olduğu için, davalı aleyhine senet bedelinin %20 sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 32/2 maddesi gereğince dava dilekçesinin düzeltilmesi talebinin kabulüne, senette ispat yükünün davacı-borçluda olması, senet borçlusu olunmadığı yönündeki iddiaların sadece yazılı delille ispat olması ve dava dilekçesinde herhangi bir yazılı delil bulunmaması sebebiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerin reddine, dava konusunun bonodan kaynaklı menfi tespit olması, kiralama ilişkisinden kaynaklı olduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulmaması sebebiyle mahkememizce görevsizlik kararı verilmesine, davacının davasının reddine, davacının % 20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, menfi tespit talebinden ibarettir.

Dava, ilk önce, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarihli ... Esas sayısında görülmüş ve mahkemece özetle; "Dava dilekçesi içeriğinden, senedin, araç kira sözleşmesinin bir parçası olarak imzalatılıp, içeriğinin taraf iradelerine aykırı olarak doldurulması suretiyle bedelsizliğinden bahsedildiği; cevap dilekçesi ile taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığının ileri sürülmesi karşısında, basit yargılama usulüne tabi eldeki davanın ileri sürülüş şekli, icra takibi içeriği ile cevap dilekçesi uyarınca, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığının kabulünün gerekeceği, buna göre de senedin bedelsizliğine dair iddianın genel hükümler dairesinde ve genel mahkeme olarak asliye hukuk mahkemelerince değerlendirilmesinin gerektiği" gerekçesiyle, görevli mahkemenin Asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.

Dosya, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... Esasına kaydedilmiş, bu mahkemece de özetle; takibin bonoya dayalı olması ve bu nedenle davanın mutlak ticari dava olması gerekçesiyle Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir.

Antalya BAM 6. HD'nin 2022/104 Esas, 2023/1226 Karar sayılı emsal ilamında da bahsedildiği üzere;

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/10/2020 tarih ve 2020/8-270 Esas - 2020/713 Karar sayılı ilamında da benimsendiği üzere; "Taraflarca getirilme ilkesinin bir sonucu olarak davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları dava dilekçesinde bildirmesi gerekir. Kanun (m. 194) buna (vakıaları) somutlaştırma yükü demektedir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Bu şekilde somutlaştırma yükü (HMK m. 194) yerine getirileceği gibi davalı da bu vakıalara göre savunmasını yapacaktır.

Dayanılan vakıalara uygulanacak hukuki sebepler de dava dilekçesinin zorunlu olmayan unsurları arasında sayılmıştır. Türk hukukunu resen uygulamakla görevli olan hâkim (HMK m. 33) için gösterilen hukuki sebepler bağlayıcı değildir. Buna karşılık, hâkim, davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, davacının bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz (HMK m. 25).

Davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalar davanın temelidir. Çünkü, sadece bu vakıalar davanın sınırını çizmekte, hâkim ancak bu vakıalar hakkında inceleme yapabilmektedir"

Ez cümle, hukuk yargılamasında hakim olan tasarruf ilkesi kapsamında mahkemenin görevi incelenirken davacının davasını dayandırdığı hukuki olgunun, yani davacının iddia ettiği vakıaların esas alınması gerekmektedir. Zira vakıaları anlatmak taraflara hukuki vasıflandırmayı yapmak ise hakime ait bir yükümlülüktür.

Olayımıza gelince; davacı, davaya konu bononun araç kira hukuki ilişkisi sebebi ile/bu hukuki ilişki örgüsünde verildiğini (iddiaya göre ... imza şeklinde) ve Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak senetten dolayı borçlu olmadığını iddia etmektedir.

Bu bağlamda, davacı davasını kira ilişkisinin varlığına ve dava konusu kambiyo senedinin dayanağının kira ilişkisi olduğu savına dayandırdığına göre davacıya iddiasını ispat imkanı tanındıktan sonra, davacının davasını dayandırdığı hukuki olguyu yani, senedin kira ilişkisi sebebi ile verildiğini ispatlayamaması durumunda davanın reddine, senedin kira ilişkisi kapsamında verildiğinin ispatlanması halinde ise TBK'nun 299 ve devamı maddeleri ile dayanak kira sözleşmesi hükümlerine göre davanın esastan çözülmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2019 tarih ve 2017/8954 Esas 2019/5334 Karar sayılı ilamında, yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09.09.2014 tarih ve 2014/5804 Esas 2014/9463 Karar sayılı ilamında benzer şekilde "Davacı vekili dava dilekçesinde kira bedelleri karşılığı verilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ederek davayı da dilekçesinde kiraya veren olarak bildirdiği davalıya yöneltmiş olup, bu durumda kira sözleşmesinden dolayı verilen senet nedeni ile 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan eldeki davada görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir." denilmiştir.

Buna göre eldeki davada davacının savını, yani taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu yönündeki iddiasını sulh hukuk mahkemesinde ispatlaması gerektiği anlaşılmaktadır.

Tüm anlatılanlar ışığında, davacının iddiası gereği, uyuşmazlıkta sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, asliye hukuk mahkemesinin ve sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararlarının yerinde olmadığı kanaatiyle, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Burada, mahkememiz kararının istinaf edilmeden kesinleşme durumuna da değinmek gerekmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21 inci maddesi şöyledir:

“Aşağıdaki hâllerde, davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur:

a) Davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin davaya bakmasına herhangi bir engel çıkarsa.

b) İki mahkeme arasında yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesi konusunda bir tereddüt ortaya çıkarsa.

c) İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse.

ç) Kesin yetki hâllerinde, iki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse.

6100 sayılı Kanun’un “İnceleme yeri” başlıklı 22 inci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.”

Somut olayda, iki mahkemenin karşılıklı olarak birbirlerine yönelik verdikleri bir görevsizlik kararı mevcut değildir. Sulh Hukuk mahkemesi Asliye Hukuk mahkemesine karşı, Asliye hukuk mahkemesi de mahkememize karşı görevsizlik kararı vermiştir. Mahkememiz ise Asliye Hukuk mahkemesine karşı değil, ilk görevsizlik kararı veren Sulh Hukuk mahkemesine hitaben görevsizlik kararı vermiştir. Bu haliyle, mahkememiz ile Sulh hukuk mahkemesi arasında karşılıklı bir görevsizlik kararı mevcut değildir.

Ancak, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın olduğu gibi kalması veya görevli olarak gösterilen mahkemeye dosyanın talep üzerine gitmesi hali, kabule göre, hak kaybı doğurabileceği gibi, adeta hukuken bir kısır döngüye de sebebiyet verebilecektir. Çünkü, Sulh Hukuk mahkemesi zaten hukuki görüşünü açıklamış ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir. Karşılıklılık şartının gerçekleşmesi için tekrar ve bu sefer mahkememize hitaben görevsizlik kararı verilmesi doğaldır ki beklenemez. Bir anlamda, bu husus, Anayasa m. 138 ve bunun yanında 2802 sayılı kanun m. 4'e aykırılık da oluşturur. Bu anlatılanlar Asliye Hukuk mahkemesi için de geçerlidir.

Bu nedenle, hüküm, istinaf edilmeksizin kesinleştiği takdirde, yargı yeri uyuşmazlığının doğduğu gerekçesiyle, dosyanın merci tayini için ilgili Antalya Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine de karar verilmiştir. Mahkememiz dosyası istinaf edilir ise, zaten ilgili istinaf incelemesinde bu yön araştırılacağından ve karara bağlanacağından bu durumda her hangi bir hukuki yorum sorunu ise olmayacaktır. Merci tayini hukuki bir çaredir.(Benzer durumlar için bkz; kapatılan ancak daha önce merci tayini incelemesi yapan Yargıtay 20. HD'nin, 2016/13352 Esas, 2017/190 Karar sayılı emsal ilamında özetle; önce Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın 6502 sayılı Kanundan kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuş; sonra, Ankara ... Tüketici Mahkemesince, davaya konu alacağın niteliği ve davacının banka olması nedeniyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuş, devamında ise, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesince asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle, ilk mahkeme asliye hukuk mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmiş ve Yargıtayca merci tayini incelemesi yapılmıştır; Yine, Yargıtay 20. HD'nin 2016/11013 Esas, 2016/11371Karar sayılı emsal ilamında özetle; Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi, uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; Bursa ... Sulh Hukuk Mahkemesi, uyuşmazlığın 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuş; Bursa ... Tüketici Mahkemesi, davacı apartman yönetiminin tüketici sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, Bursa ... Asliye Hukuk Mahkemesince ise uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklandığı gerekçesiyle tekrar görevsizlik kararı vermiş ve Yargıtayca merci tayini incelemesi yapılmıştır; Bu kararlardan da görüleceği üzere, son görevsizlik kararları, kendisinden bir önceki mahkemeye karşı verilmemişlerdir.) (Bu açıklamalar uygulamada, "karşılıklı" görevsizlik kararı olmadığı için merci tayini yapılamayacağına ilişkin üst yargı kararlarına rastlandığı için merci tayini ara kararına gerekçe olarak yapılmıştır)

Anlatılan nedenlerle, mahkememiz kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde merci tayini için ilgili BAM dairesine gönderilecektir.

HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;

Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

Karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Dairesine gönderilmesine;

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 19/07/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

gönderilmesinereddineMenfi(TaşınırKaynaklanan)antalyaKiraTespitSözleşmesindenhükümusulden

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim