Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/483 E. 2024/419 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/483
2024/419
14 Haziran 2024
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/483
KARAR NO : 2024/419
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/06/2024
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... olup dava dışı futbolcu ...'nun ... A.Ş.’ye transfer olması için aracılık hizmeti verdiğini ve bu aracılık hizmeti nedeniyle davacı ile davalı şirket arasında ... tarihli Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı şirket davacıya temsilcilik bedeli olarak toplam ...EUR temsilcilik ücret bedelini ...EUR tutarlı ... ayrı eşit vadelerde (... ve ... vadeli) ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı şirket tarafından ... tarihli sözleşme ile belirlenen ve ödenmesi taahhüt edilen ... vadeli ...EUR bedelli ve ... vadeli ...EUR bedelli ödemeleri yapmadığını, böylece, davalı şirket olan kulübün davacıya ...EUR borcu bulunduğunu, davalı şirket davacının tüm taleplerine rağmen borcunu ödemediğini, davalı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle, davacı alacaklarının tahsili için icra takipleri başlatılmış ancak davalı borçlu her iki icra takibine de zaman kazanmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ... tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ise tebliğ edilen ödeme emrine karşı ödemeyi geciktirmek ve zaman kazanmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ... tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket ise tebliğ edilen ödeme emrine karşı ödemeyi geciktirmek ve zaman kazanmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı şirketin ilamsız icra takiplerine itirazı haksız ve kötüniyetli olup itirazların iptal edilmesi gerektiğini, alacağının tahsili amacıyla açılan takibe itiraz edilmesi üzerine, dava açılmadan önce arabuluculuk müzakereleri yapıldığını, davalı tarafın ödeme yapmaması üzerine anlaşma sağlanamadığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazın ...EUR ana para ve takip tarihine kadar işlemiş ...- EUR faiz olmak üzere toplam ... -EUR üzerinden iptali ile takibin ... -EUR alacak tutarı yönünden devamına, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki haksız itirazın ...EUR ana para ve takip tarihine kadar işlemiş ...- EUR faiz olmak üzere toplam ... -EUR üzerinden iptali ile takibin ... -EUR alacak tutarı yönünden devamına, itirazların haksız olması nedeniyle müvekkil yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenen danışmanlık sözleşmesi kapsamında talep edilen alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız takipte itirazın üzerine takibin durmasından sonra alacaklı davacı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Eldeki davada davacı ... dava dışı futbolcunun transfer işlemleri için aracılık hizmeti veren .... Davalı ise dava dışı futbolcunun transfer edileceği ....
Mahkememizce incelenmesi gereken husus eldeki dava yönünden mahkememizin görevli olup olmadığıdır.
Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; "ticari iş" kavramı açıklanmış ve "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmiştir.
Ticaret hayatının temel öznesi olan "tacir" de yine işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve "bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir. TTK 16. Maddesinde: Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılacağı düzenlenmiştir.
Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesinin 08/04/2021 tarih 2021/535 Esas, 2021/687 Karar sayılı emsal kararında; "...Dava, futbolcu temsilciliğinden kaynaklanan ve ödenmeyen ücret alacağına ilişkin olup, mahkemece, davacının davalı ... hizmet sözleşmesi ile bağlı işçi statüsünde olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Dava konusu olay ve faaliyet ... ve ... talimatlarında yer alan "temsilcilik faaliyeti" ile ilgili olduğundan, öncelikle dava konusu olayda ... ve ... talimatlarının uygulanması gerekmektedir. İddia edilen temsilcilik faaliyetinin sürdürüldüğü tarih aralığında yürürlükte bulunan Futbolcu Temsilcileri Talimatı'nın Temsilci Sözleşmesi başlıklı 15.1. maddesi "Futbolcu temsilcisi, temsil ettiği kulüp veya futbolcu ile yazılı bir sözleşme yapmak zorundadır." hükmünü, 15.6. maddesi "Futbolcu temsilcisine yapılacak ödemeler doğrudan temsil ettiği futbolcu veya kulüp tarafından yapılır. Futbolcu temsilcisinin temsil etmediği taraftan ücret alması yasaktır." hükmünü düzenlemektedir. Eldeki davada talimatın anılan hükümlerinin irdelenmesi gerekeceği açıktır. Diğer yandan, davacı ...'nun kulübün yasal temsilcisi olup olmadığı, temsil yetkisinin sınırlarının açıklığa kavuşturulması gerekeceği tartışmasızdır. (Yargıtay 13. HD 2018/335 Esas 2018/10175 Karar, 2014/4522 Esas 2014/16434 Karar, 2016/16744 Esas 2019/8824 Karar, 2014/3622 Esas 2014/11893 Karar 2016/30428 Esas 2018/9048 Karar)
Görev konusu kamu düzenine ilişkin ve HMK 114-115 maddeleri uyarınca dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınmalıdır.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında somut uyuşmazlığa konu dava yönünden görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesi gereğince genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu ortadadır.
Görev hususunun kamu düzenine ilişkin ve 6100 sayılı HMK 114/1-c ile 115/2 maddeleri uyarınca yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken dava şartlarından olması nedeniyle davacının istinaf talebinin kabulü ile, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-3 maddesi gereğince görevsizliğe ilişkin Kayseri ... Asliye Hukuk mahkemesinin ... E - ... K sayılı görevsizlik kararının esası incelenmeden kaldırılarak, görevli mahkeme sıfatıyla yeniden yargılama yapılmak ve dava esastan görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar vermek gerekmiş..."
Tüm açıklamalardan sonra dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; icra takibine konu alacak davacı tarafından ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağı tahsili amacıyla başlatılan itirazın iptali davasında yapılan faaliyet ... ve ... talimatlarında yer alan "temsilcilik faaliyeti ile ilgili olduğundan öncelikle dava konusu olayda ... ve ... talimatlarının uygulanması gerekmekte olup, iddia edilen temsilcilik faaliyetinin sürdürüldüğü tarih aralığında yürürlükte bulunan futbolcuları temsilcileri talimatının temsilci sözleşmesi kapsamında futbolcu temsilcisinin temsil ettiği kulüp veya futbolcuyla yazılı bir sözleşme yapmak zorunda olduğu, futbolcu temsilcisine yapılacak ödemelerin doğrudan temsil ettiği futbolcu veya kulüp tarafından yapılacağı, futbolcu temsilcisinin temsil etmediği taraftan ücret almasının yasak olduğu hükmü düzenlenmiş olup, eldeki davada söz konusu talimatın irdelenmesi gerekeceği gibi yasal temsilci olup olmadığı ile yasal temsil yetkisinin sınırlarının da açıklığa kavuşturulması gerektiği, eldeki davanın yukarıda belirtilen mutlak yada nispi ticari dava kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından görevli mahkemenin HMK 2. Maddesi gereğince genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın mahkememiz görev alanına girmediği anlaşılmıştır.
Görev, 6100 Sayılı HMK’nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda, davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek tensiben görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
-
Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1. c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına,
-
Dava dosyasının süresi içinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda, harç ve yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/06/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19