Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/859 E. 2024/314 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/859
2024/314
7 Mayıs 2024
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/859 Esas
KARAR NO : 2024/314
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kargo, yük taşımacılığı işi ile uğraştığını, davalı şirketin ise ...'de birçok şubesi bulunan, kargo ve lojistik sektöründe tanınan bir firma olduğunu, müvekkili ile davalı şirket, davalının talep ettiği ve kendisine ait olan işlerin yapımı, posta ve yüklerin taşımacılığı konularında aylık E-Arşiv fatura tanzimi üzerine çalışma şeklinde anlaştıklarını, taraflar arasında ticari bir taşıma ilişkisi mevcut olup izah edilen ticari ilişki sonucu oluşan 2.120,40-TL bedelli E-Arşiv faturaya dayalı bir alacak bulunduğunu, bu bakiye ödenmeyerek temerrüde düşüldüğünü, Davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine, tarafımızca arabuluculuğa başvurulmuş olup davalı/borçlu ile anlaşmaya varılamadığını, davalı tarafından Kemer İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil şirketi ile aralarındaki ticari ilişki gereği 2.120,40 TL bedelli E-Arşiv faturasına dayalı bir alacağı bulunduğunu, ... ayı parça başı ... adet kargo ve yük taşımacılığını eksiksiz yerine getirmesine rağmen müvekkil şirketin hiçbir şekilde ödeme yapmaya yanaşmadığını bu nedenle icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilerek durdurulduğunu iddia ederek itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatı talebinde bulunduğunu, davacının iddiaları ve beyanlarının haksız ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, ilgili madde uyarınca davacı, genel yetkili olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinde dava açması gerekirken Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açması usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini, davacının takibe konu ettiği miktarda bir alacağı söz konusu olmadığını, yapılan itiraz haklı bir itiraz olup davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafça takibe konu miktarda bir alacağa hak kazandığından söz edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının tüm talepleri haksız, maddi gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, usule ilişkin itirazları neticesinden davanın usulden reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise esasa ilişkin açıklamaları neticesinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, İstanbul Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü, Antalya Kemer Vergi Dairesi Müdürlüğünden istenilen evraklar dosyamız arasına alınmıştır.
Kemer İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Davanın hizmet satımdan kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu görüldü.
6100 sayılı H.M.K. 2. Maddesinde; "...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. düzenlemesi bulunmaktadır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içerisinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi uyarınca ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacağı hususu düzenlenmiştir.
Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih 2015/8409 Esas 2016/1048 Karar sayılı emsal içtihatında ; "...Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1 maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Aynı Kanunun 5/1. maddesine göre ise "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Somut olayda dava; temizlik işleri ile uğraşmakta olan davalı şirketin, davacı Belediyenin açmış olduğu temizlik ihalesini aldığı ve davacı belediye tarafından ihale gereği ödenmesi gereken bedelin ödenmesine rağmen, davalı şirketce icra takibine başvurulduğu ve icra takibinin kesinleşmesinden dolayı davacı belediyenin borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Her ne kadar, davalı taraf ticari şirket olsa da, davacının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, bu nedenle de davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır..."
Yine Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 13/12/2016 Tarih 2016/13625 Esas 2016/12143 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "...Her ne kadar davacı taraf ticari şirket olsa da; davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği..." belirtilmiştir.
21 Temmuz 2007 gün ve 26589 s. Resmi Gazete'de yayınlanan, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/b maddesi ile de, "213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları..." kararlaştırılmıştır.
Vergi Usul Kanununun 177 inci maddesi gereği, bilanço esasına göre defter tutma hadleri; (177/1 gereği) alış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı 168.000,00 TL, 2017 yılı 170.000,00 TL, 2018 yılı 190.000,00 TL, 2019 yılı 230.000,00 TL, 2020 yılı 280.000,00 TL, 2021 yılı için ise 300.000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL'dir. Satış tutarı kalemlerinde, 2016 yılı 230.000,00 TL, 2017 yılı 230.000,00 TL, 2018 yılı 260.000,00 TL, 2019 yılı 320.000,00 TL, 2020 yılı 390.000,00 TL, 2021 yılı ise 420.000,00 TL, 2022 yılı 570.000,00 TL'dir. Kanunun 177/2 maddesi gereği, yıllık gayrisafi iş hasılatı hadleri; 2016 yılı 90.000,00 TL, 2017 yılı 90.000,00 TL, 2018 yılı 100.000,00 TL, 2019 yılı 120.000,00 TL, 2020 yılı 140.000,00 TL, 2021 yılı 150.000,00 TL, 2022 yılı 200.000,00 TL'dir. Kanunun 177/3 maddesi gereği, 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde İş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı hadleri; 2016 yılı için 168.000,00 TL, 2017 yılı için 170.000,00 TL, 2018 yılı için 190.000,00 TL, 2019 yılı için 230.000,00 TL, 2020 yılı için 280.000,00 TL, 2021 yılı için 300.000,00 TL, 2022 yılı için 400.000,00 TL'dir.
Müzekkere cevaplarına göre davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanununun 177/2. maddesine göre hasılatın 200.000,00 TL üzerinde olması gerektiği, 2022 yılı vergi beyannamelerine göre davacının bu haddi aşmadığı, (davacının hasılatı 2022 yılında 123.259,44 TL) davacının yürüttüğü kargo dağıtım işinin bedeni sermaye ağırlıklı olduğu ve esnaf boyutunda olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin talebinin müvekkili ile davalı arasında kargo dağıtımına ilişkin hizmet satışından dolayı faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu, davalı şirket tacir olsa dahi davacının tacir olmadığı, esnaf olduğu, uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan da olmadığı, uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde asliye hukuk mahkemesince çözümlenmesi gereken davalardan olduğu anlaşıldığından davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1. c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
-
Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına,
-
Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32