SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/800 E. 2024/235 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/800

Karar No

2024/235

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/800

KARAR NO : 2024/235

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 05/12/2023

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı, dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında ... caddesi ... üst geçidine, idaresinde bulunan ... plaka sayılı ... marka ... renkli aracı ile seyir halinde iken önünde seyreden araçların aniden durması neticesinde kendisinin de durduğunu fakat arkasından gelen ... plakalı ... renkli ... aracın kendi aracının sağ arka tampon kısmına kendi aracının sol ön tampon kısmını çarptığını ve duramadan aracının sağ tarafında duran plakasını o anda tespit edemediği ... renkli ... marka ... ... de sağ ön ve arka kapısını sürterek kendi aracın ön sağ kısmında durabildiğini, karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazasına trafik ekiplerinin geldiğini ve müdahale ettiğini, fakat durmasına sebep olan önündeki zincirlemeli trafik kazasında önündeki aracı çarpamadığı için trafik görevlilerinin, "sizin kazanız önde bulunan zincirlemeli trafik kazasına dahil değil" diyerek, aracına arkadan çarpan ... plakalı araçla ilgili kaza tespit tutanağı tanzim etmediklerini, kendi aralarında kaza tespit tutanağı tanzim etmeleri gerektiğini söylediğini, üçüncü araç sürücüsünü trafik ekipleri gönderdiğinden arkadan çarpan aracın sigortasında yararlanarak maddi hasarını karşılayamadığını, savcılığa başvurduğunu ancak KYOK verildiğini, üçüncü araç sürücüsünü kendi çabaları ile ve sosyal medyadan yararlanarak bulduğunu, kendisinin ... olduğunu tespit ettiğini, telefonla görüştüklerinde kazaya karıştığını kabul ettiğini ancak araç bilgilerini vermediğini beyan ederek, ... TL maddi hasarın ve sonra artırılmak üzere ... TL değer kaybının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Her ne kadar dava dilekçesinde davalı ...'ın TC kimlik nosu yazmamakta ise de ekteki kaza tespit tutanağında yazdığı görülmekle, dosyaya bu husus eklenmiştir. Yine, her ne kadar dava dilekçesinde davalı ...'in TC kimlik no'su yazmamakta ise de dava dilekçesinde telefon numarasının yazdığı görülmekle, uyaptan yapılan telefon no üzerinden sorgulamada ilgili telefonun ... üzerine kayıtlı olduğu, orada TC nosunun da yazdığı görülmekle,dosyaya bu husus eklenmiştir (Yargıtay 8. HD, 2018/ 7988 E, 2020 / 2123 K)

Dosyada taraf teşkili sağlanmıştır.

Davalılar, davaya cevap vermemişler ve davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılmışlardır.

Dava, trafik kazasından (haksız fiilden) kaynaklanan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı talebinden ibarettir.Mahkemelerin görevi dava şartıdır.

Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.

Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1097 esas, 2019/458 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.

Somut dosyaya bakıldığında; davada, mutlak ticari dava olarak nitelendirilecek bir husus yoktur. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması/her iki tarafın tacir olması gibi bir durum da söz konusu değildir. Tarafların tacir olduğuna ilişkin bir iddia da bilgi-belge de dosyada mevcut değildir. Yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin bir dava da söz konusu değildir. Sigorta hukukundan kaynaklanan, sigorta sorumluluğundan kaynaklı bir dava da söz konusu değildir. (Davacının aracının kullanım amacı yük nakli/hususidir. Kaza tespit tutanağındaki diğer araç da hususidir. Esasen araçlar ticari olsa dahi kabule göre, bu husus da tek başına ticaret mahkemesini görevli hale getirmez//Diyarbakır BAM 6. HD, 2022/308 E, 2022/227 K; Kayseri BAM 1. HD, 2022/2477 E, 2022/1547 K; İstanbul BAM 18. HD, 2022/484 E, 2022/647 K)

Uyuşmazlık, genel görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesi görevi dahilindedir.

Dosyada arabuluculuk kurumuna başvurulduğuna dair bir belge veya bilgi de yoktur. Ancak, kabule göre, mahkemenin görevi, arabuluculuk hususunda önce karara bağlanır. Çünkü, uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk yoluna tabi olup olmadığı görevli mahkemece incelenecektir. Mahkememiz bu aşamada bu hususu araştırmamıştır.

HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

  1. Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1. c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

  2. Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına

  3. Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Dair, tarafların yüzlerine karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Fiilden(HaksızantalyaKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim