Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/538 E. 2024/117 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/538
2024/117
21 Şubat 2024
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/538
KARAR NO : 2024/117
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; üvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişkiden kaynaklanan müvekkiline ödenmeyen borçlar sebebiyle davalı taraf aleyhine Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibin başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, ticari arabulucuya başvurduklarını ve görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, icra takibinde yapılan yetki itirazını kabul etmediklerini, borçlu şirketin şubesinin ...'da bulunması ve ticari ilişkinin ...'da gerçekleşmesi sebebiyle Antalya İcra Dairesinin yetkili olduğunu, borcun tek seferlik alım satımın bedeli olmadığını ve düzenli devam eden ticari ilişkisinin eksik ödenen kısımların toplamı olduğunu, icra dosyasında sehven 59.549,83 TL olarak takibin başlatıldığını, asıl alacaklarının 53.000,00 TL olduğunu belirterek, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve dava masraflarının davalı taraf üzeride bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan taşeron sözleşmesi gereği davacının müvekkili şirkete ait otelin lobi kolon kaplama, montaj ve imalat işlerini üstlendiğini ve edimini gereği gibi ifa etmediğini, edimini tam ifa etmeyen davacıya sözleşme bedeli ödenmediğinden davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ve başlatılan takibe süresinde itiraz ettiklerini, davacı ile yapılan sözleşmede uygulamada çalışacak olan personelin sosyal güvenlik sorumluluğun davacıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, ancak davacı ile şifahen yapılan görüşmelerde SGK'ya yapılan bildirimler ve bu gibi bazı bilgi ve belgeler talep edilmişse de davacının müvekkili şirket ile bilgi paylaşımı yapmaktan imtina ettiğini ve belirtilen sürede edimi ifa edemediğini, davacının ifada güçlük çekmesi sebebiyle müvekkili şirketçe ödeme yapılmadığını belirterek, davanın reddini, asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
Tarafların ticari defterleri incelenmiştir ve tarafların tacir olduğu, aralarındaki sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).
Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar)
Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; icra dosyası uyaptan dosyaya ilişkilendirilmiştir.
Mahkememizce deliller toplanmış, ilgili yazışmalar yapılmış, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
Çünkü, HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 07/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında ... ve ... yıllarında cari hesap ilişkisi kurulduğu, davacının iş bu dava dilekçesi ile 53.000,00 TL asıl alacak talep ettiği, davacının ticari defter ve bağlı vergi dairesi bildirimlerine göre yeniden yapılan hesaplamada 73.317,01 TL tutarında asıl alacak talep edebileceği, hesap edildiği, davacının ... ve ... yılları Ticari Defterlerinin açılış ve kapanış Noter Tasdiklerini Yasal sürelerde onaylattırdığı, ... yılı yevmiye kapanış tasdiki için ... dönemi sonuna kadar yasal olarak onay / tasdik süresinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre, davalıdan bakiye 179.013,27 TL alacağın kayıtlı olduğu, davalının bağlı vergi dairesine beyan etmediği tespit edilen ... dönemine ait 105.696,26 TL tutarlı 1 adet belgenin tenkis edilmesi ile davacının alacağının (179.013,27 TL - 105.696,26 TL) 73.317,01 TL alacağının kalacağı ancak davacı vekilinin iş bu hazırda ki dava dilekçesi ile 53.000,00 TL asıl alacak talep ettiği hususları belirtilmiştir.
Talimat yolu ile davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında ... ve ... yıllarında cari hesap ilişkisi kurulduğu, Davalının ticari defter ve cari hesap hareketlerine göre ( 42.384.87 ) TL. Tutarında Borçlu olduğu, Davacının bu meblağı talep edebileceğinin hesap edildiği; Davalının ... - ... yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerini yasal süresinde onaylattığı, ... yılı yevmiye kapanış tastik beratının yapıldığı, Davalının ticari defter kayıtlarına göre; (... ) dönemine ait ( 105.696,26 ) TL. tutarlı fatura ( ... ) tarihinde cari hesaba işlenmiş olup ( BA ) formu ile beyan edimediği, Diğer cari hesap faturalarının ( BA ) formu ile beyan edildiği tespit edildiği hususları belirtilmiştir.
Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir.
Sözleşme; hukukî bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının uyuşmasını ifade eder. Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan ve tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ ise; sözleşmenin imzalandığı ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 355. maddesinde “istisna akdi” olarak adlandırılmış olup, “İstisna bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde ifade edilmiş; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde de, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmelerinde eksik iş, eserin sözleşme ile fen ve teknik kurallarına göre ve ayrıca varsa proje ve şartnameye göre yapılması gerektiği halde kısmen ya da tamamen yapılmayan ancak mevcut haliyle iş sahibinin teslim aldığı eserdeki eksiklikler olarak ifade edilmektedir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD., 2018/926 esas, 2019/839 karar) Aşamalarda, mahkememizce, davalı vekiline, cevap dilekçesinde edimini gereği gibi ifa etmediği beyanı doğrultusunda bu hususun netleştirilmesi daha somutlaştırıcı beyanda bulunması için süre verilmiş (iki kez ve ikincisi kanunen kesindir) ancak davalı vekilince bu anlamda bir beyan sunulmamıştır. Sözleşmede sadece, iş olarak, "lobi kolonları" yazmaktadır. Davalı vekili, keşif talep etse de, uygulamasına yönelik, incelenmesi gerekenlere yönelik, bu yönde bir netleştirici/somutlaştırıcı bir beyanda bulunulmadığından, keşif yapılmasına karar verilmemiştir.
Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları dikkate alınarak, ticari defterlerinin ispat durumu gereği, taraf ticari defterlerinin 42.384,87 TL bakımından birbirini teyit ettiği anlaşılmakla; davacının bu yönüyle davasını ispat ettiğinin kabulü ile; Davanın kısmen kabulü ile, davalının, Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 42.384,87 TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/ Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının, Antalya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 42.384,87 TL asıl alacak üzerinden devamına,
-
Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, hükmolunan miktarın yüzde yirmisi üzerinden hesap edilen 8.476,97 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan 607,36 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 2.287,95 TL (2.895,31. 607,36 = 2.287,95) harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için . kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak. "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam 688,06 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç. masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta. tebligat. bilirkişi ücreti gideri toplamı 3.003,50 TL'nin haklılık durumu gereği, 2.400,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1. ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.560,00 TL'nin haklılık durumu gereği, 1.248,00 TL'sinin davalıdan alınarak, 312,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 10.615,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davacı yönünden kesin, davalı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12