Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/602 E. 2024/11 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/602
2024/11
4 Ocak 2024
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/602
KARAR NO : 2024/11
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2022
KARAR TARİHİ : 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Müvekkili ile davalı arasında içeren anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği davalının müvekkiline ait binada bulunan 7 dairenin plastik doğramalarının imalatı ve montajı ile balkon ve merdiven korkuluklarının yapılması konusunda ... tarihinde kendi aralarında yaptıkları yazılı sözleşme ile anlaşmaya vardıklarını, yapılacak iş karşılığı davalıya davacı adına ait ... ... şubesine ait ... keşide tarihli ... seri nolu ... çek nolu keşidecisi davacı olan ... TL tutarında ve aynı bankaya ait ... keşide tarihli ... seri nolu ... çek nolu keşidecisi davacı olan ... TL bedelli 2 adet avans çeki verildiğini, işin yapılış süresi olarak plastik doğramalarının imalatı 24/06/2022 tarihine kadar, balkon ve merdiven korkuluklarının bitirilmesi ise 26/06/2022 tarihine kadar bitirilerek anlaşmaya varıldığını, gelinen aşamada davalının anlaşma gereği taahhüt ettiği işleri yapmadığını ve işyerini kapattığını, davacının bu işleri başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını, davalının iş karşılığı verilen çeklerin vadesinin gelmesi ve derhal haksız olarak bankaya ibrazı ile icra kanalıyla tahsiline gidebileceğinden ötürü söz konusu çeklerin dava kesinleşinceye kadar ödenmemesi için çekler üzerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bahse konu çeklerin iptal edilmesini ve borçlu olunmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72. Maddesi gereği icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine talimat yazılarak, inşaat mühendisi eşliğinde keşif yapılması istenilmiş, keşif sonrası bilirkişi 23.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yapının yeni yapı, olması malzemelerin üzerinde herhangi bir tarih ve / veya marka yazmaması, malzemelerin yeni malzeme olması, binanın tamamen bitirilmiş ve iskan edilir durumda olması durumları göz önüne alındığında, yerinde yapılan gözlemle; her iki sözleşmede geçen malzemelre olan hem alüminyum korkuluk hem de dış doğrama ... - asma tavan, malzemelerin yapım tarihleri belirlenememiştir.
15/05/2022 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşme incelendiğinde alüminyum (balkon ve merdiven) korkuluk yapım işinin yapının tamamını kapsadığı ve kimin tarafında yapıldığının belirlenemediği, sözleşmede 40.000,00 TL üzerinden çekli anlaşma yapıldığı,
24/05/2022 tarihli sözleşme incelendiğinde; ... dış kapı pencere ..., plastik asma tavan işinin olduğu ve yapının tamamını kapsadığı, sözleşmenin 155.000,00 TL'den yapıldığı ve ilk kısmının 50.000,00 TL'lik çek olduğu, sözleşmede 57 adet plastik doğrama denmekte olduğu mimari projesinde 59 adet hesaplandığı yani 2 adet mimari projesine göre eksik olduğu iş bunların hangileri olduğu bilinmediği, ancak daire sayıları, ada/parsel yaklaşık doğrama sayılarının benzeşmekte olduğu, dolayısıyla ilgili sözleşmenin yapının tamamını kapsadığı, kimin tarafında yapıldığının belirlenemediği ancak davaya esas 24/05/2022 tarihli sözleşmede tüm ilgili kullanılacak olan malzemelerin markası ... olacaktır ibaresi geçmekte olduğu, yerinde tespiti yapılabilen kapı - pencere markalarının ... marka olduğu ve sözleşmede kullanılacağı belirtilen ... markadan farklı olduğu, davalı taraf veya 3 taraf tarafında yapılan işin miktarının tespit edilemediği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 470. Ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığı bir bedel ödemeyi üstlendiği karşılıklı edimleri içeren sözleşme niteliğindedir.
TBK ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere yüklenicinin üstlendiği edimleri sözleşmeye uygun, iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ifa etmek, iş sahibi tarafınca işin yapımına ilişkin yüklenilen hususlarda sözleşmeye ve işin fen ve sanat kurallarına uygun yapılmasına engel olacak hususların bulunması halinde iş sahibini uyarma yükümlülüğü mevcuttur.
Öte yandan kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B. İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Davalı alacaklı varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiden kendi lehine çıkar sağlamak durumunda olduğundan, bu ilişkinin varlığının borçlu tarafından inkar edilmesi halinde, ilişkinin mevcudiyetini ispat etmek davalı alacaklıya düşer. Fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer .
YARGITAY ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamında "....Somut olay incelendiğinde; davacı yüklenici ile davalı şirket arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ihtilâfsız olup, davacı yüklenici tarafından inşaat işlerinin tümünün kendisi tarafından yapıldığı ileri sürülmüştür. Yüklenicinin işi bıraktığı iddia edilmekle birlikte, işin hangi tarihte bırakıldığı açıklanmadığı gibi, bırakıldığı zaman da herhangi bir tespit yaptırıldığı ya da ihtar gönderildiği iddia edilmemiştir. Bu durumda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş tespit dosyasında keşif yapılan tarihe kadar yapılan bütün inşaat işlerinin davacı yüklenici tarafından ifa edildiği karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini savunan davalı iş sahibinin, bu savunmasını yasal delillerle ispatlaması gerekir. Dosyaya davalı şirket tarafından sunulan 3. kişiler tarafından düzenlenmiş olan faturalar, işin iş sahibi tarafından tamamlatıldığını ispatlamak için yeterli değildir. Açıklanan kurallar ve somut olayda gerçekleşen duruma göre, davacı ile davalı şirket arasında sözlü olarak akdedilmiş ve feshedilmemiş sözleşme kapsamında kalan ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş tespit dosyasında alınan 22.02.2012 tarihli teknik bilirkişi raporunda yapıldığı belirtilen işlerin davacı tarafından yapıldığının kabulü gerekirken, davalı şirket tarafından sunulan faturalara itibar edilerek iş bedelinden bu fatura bedellerinin mahsubu ile sonuca ulaşılması, yine ödemeler belirlenirken davacı asıl ...'nın 31.01.2014 tarihinde yapılan keşifte iş bedeli olarak kendisine 70.000,00 TL ödendiğine ilişkin beyanının da dikkate alınmaması doğru olmamıştır..." şeklinde karar verildiği görülmektedir.
Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; taraflar arasında 15/05/2022 tarihli ve 24/05/2022 tarihli sözleşmelerin imzalandığı, davalının mahkememiz huzurunda alınan beyanında pcv işini tamamlayamadığını kabul ettiği, alüminyum işini tamamladığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda sözleşme doğrultusunda merdiven ve balkon korkuluklarının yapılmış olduğu ancak kim tarafından hangi tarihte yapıldığı tespit edilememiş ise de, yukarıda yer verilen emsal içtihat gereği işin davalı yüklenici tararfından yapıldığının kabulü gerekmiştir. Karinenin aksi, sözleşme gereği işin üçüncü kişilere yaptırıldığını ispat yükü davacıda olup, fatura bu hususta tek başına delil olarak kabul edilmemiştir. Davacı taraf yemin deliline de dayanmamıştır. Dolayısıyla 15/05/2022 tarihli sözleşme konusu edilen işin davalı tarafından yapıldığı ve davacının bu sözleşme konusu çek yönünden borçlu olmadığı iddiasının ispatlanamadığı, Davalının 17/03/2023 tarihli celsede alınan ikrarı ile 24/05/2022 tarihli sözleşme kapsamında işlerin davalı tarafından yapılmadığı, bu iş gereği verilen çekten dolayı davacının borcunun bulunmadığı ancak, dava açıldıktan sonra çek bedelinin 12/09/2022 tarihinde ödendiği anlaşılmakla, davaya istirdat davası olarak devam edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
-
Davanın KISMEN KABULÜ İLE; ... ... Şubesine ait 10/09/2022 keşide tarihli, ... Seri nolu, ... çek nolu keşidecisi davacı ... olan 50.000,00 TL tutarında çekten dolayı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ İLE çek bedelinin ödenmesinden dolayı 50.000.00.TL’nin davalıdan İSTİRDADI ile davacıya VERİLMESİNE,
-
... ... Şubesine ait 16/09/2022 keşide tarihli, ... seri nolu, ... çek nolu keşidecisi davacı olan 40.000,00 TL tutarındaki çek yönünden davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 3.415,50. TL harçtan peşin 1.536,98. TL'nin mahsubu ile bakiye 1.878,52. TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA
-
Davacının yapmış olduğu bilirkişi ücreti, posta ve müzekkere ücretinden ibaret 4.186,60 TL'nin kısmen kabul. kısmen red oranında 2.325,90 . TL ile ilk dava masrafı 1.629,18. TL olmak üzere toplam 3.955,08. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/01/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35