Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/802 E. 2023/764 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/802
2023/764
26 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/802
KARAR NO : 2023/764
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/11/2022
KARAR TARİHİ : 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında ... Mahallesi üzerinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi bünyesinde ... poliçe numarasıyla ZMMS poliçesi bulunduğunu, kaza dolayısıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması başlatıldığını, kaza sonrasında müvekkilinin aracını kullanamadığını ve ... tarihinde araç satış sözleşmesi ile aracını değerinin çok altında bir fiyat ile ... TL'ye sattığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmanın sağlanamadığını belirterek şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun şekilde başvuru yapmadığını, müvekkili şirkete başvuru aşamasında davacı araç Sigorta Bilgi ve Gözetim sistemi üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperi tarafından düzenlenmiş bir değer kaybı ekspertiz raporu sunulmadığını, bu sebeple geçerli başvurunun varlığından söz edilemeyeceğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddialarının kabulü mümkün olmadığını, davacının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek olan faiz taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen ... plakalı aracın ZMMS'ı aleyhine açılan değer kaybına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın niteliği gereği Tramer'e müzekkere yazılarak dava konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine, müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce kusur oranlarının ve değer kaybının tespiti için mahkememiz dosyası Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu ... tarih ... sayılı raporda özetle;
Değer Kaybı Yönünden İncelemede;
"mevcut verilere göre ... plaka sayılı otomobilin dosya mevcut belgeler neticesinde hasarlı bir şekilde ... TL'ye satıldığı bu husus dikkate alındığında aracın tamir ettirilmeden satıldığı değer kaybı meydana gelmeyeceği anlaşılmış, aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değerinin ... TL olduğu, aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı, hasarlı kısımlarının özelliği değerlendirildiğinde dava konusu araçta ... zarar meydana geleceği,
Kusur Yönünden İncelemede;
"davacı sürücü ...'ın %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde;
Öncelikle davalı tarafın yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin (icra müdürlüğünün) yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden (icra müdürlüklerinden) birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra müdürlüklerinden) hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de (icra müdürlüğünde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu trafik kazasının ... meydana geldiği görülmekle davalının yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esasına girilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verildiği, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak araç değer kayıpları için kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Davaya konu kaza, ... günü saat ... sıralarında davacı ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobili ile ... sokağını takiben ... Caddesi yönüne istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada aracının ön kısmı ile ... Sokak üzerinden gelerek kavşakta geçiş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kesimine çarpması neticesinde kaza meydana gelmiş olup, hükme esas alınan ATK bilirkişi raporuna göre davalı dava dışı ...'nın kazanın oluşumunda %10 oranında kusurlu, davacıya ait araç sürücüsünün ise %90 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (tramer kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, trafik tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilip Adli Tıp Kurumuna dosyamız gönderilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle değer kaybının tespiti yapılmıştır.
Davacı vekilinin ... tarihli harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ettiği görülmüştür.
Dosya kapsamı ve alınan ATK bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... plakalı araç sürücüsünün ... tarihinde meydana gelen kazada %90 oranında kusurunun olduğu ve aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımlarının özelliği değerlendirildiğinde ve davacının kusur oranı dikkate alınarak oranlama yapıldığında ıslah dilekçesi doğrultusunda 6.100,00 TL değer kaybının oluştuğu, davalı taraf aracı özel otomobil olup ticari nitelikte kamyon, kamyonet, otobüs gibi araçlardan olmadığından hükmolunan tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın KABULÜ İLE, değer kaybı olarak 6.100,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
-
Alınması gereken 416,69TL harçtan peşin alınan (ıslah harcı + peşin harç) 101,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 314,99 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
Davacının yapmış olduğu bilirkişi ücreti posta ve müzekkere ücretinden ibaret 3.085,00TL yargılama gideri 172,90TL ilk dava gideri, 21,00. TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.278,90TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1. ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili Av. ...'in yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar miktar itibariyle KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35