SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/850 E. 2023/734 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/850

Karar No

2023/734

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/850

KARAR NO : 2023/734

DAVA : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 01/12/2022

KARAR TARİHİ : 27/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... tarihinde ... Limited Şirketi’nde (...) işe başladığını, şirket sahibi ...'in davalılardan 4 adet araç kiraladığını, davalı ... şirket sahibi ...’e aracı kullanacak kişilerle sözleşme yapması gerektiğini emniyet müdürlüğünün araç kiralama işinde bu yönde bir talebinin olduğunu şirket adına kiralama sözleşmesi yapmayacağını beyan ettiğini, ...'in davacıya durumu izah ettiğini, davacının kiralama işini kabul ettiğini ve 4 araçtan bir tanesinin kiralama sözleşmesinin kendisi adına yapıldığını, bu sözleşmelerin bir sureti davacı ve diğer 3 çalışana talepleri olduğu halde verilmediğini, akabinde davalı ...'ın davacıdan aracın başına bir şey gelmesi durumunda kendisini riske atamayacağını beyanla davacı ve diğer 3 şirket çalışanına boş senede imza attırıldığını, sonraki süreçte ... ile davalılar arasında kiralanan araçların kiralama ödemelerinde sorunlar çıktığını ve ...'in kiralanan araçların ödemesini gerçekleştirmediğini, davalı ...'ın ...’in şirketine gelip kiraladığı araçları alıp götürdüğünü, devamında davacı ve diğer 3 çalışanın imza attıkları boş senetleri hukuka aykırı olarak tamamlayıp üzerlerine ... TL yazıp icra takibi başlattıklarını, davacı adına haksız olarak ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davacının ... tarihinde ... Limited Şirketinden ayıldığını, davalılar ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığında ... soruşturma numaralı dosyasında TCK MD. 209/1 uyarınca açığa atılan imzanın kötüye kullanılması konulu suç duyurusu işlemleri yapıldığını, davacının davalılara karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, borç ilişkisi davalılar ile davacının bir dönem fiilen çalıştığı şirketin sahibi olan ... arasında olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne ve Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatıp ağır kusurlu olması nedeniyle alacak miktarı olan ...’nin %20”sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalılara yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, davacı tarafından borcu olmadığının tespiti istemi ile açılan işbu dava Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin olup, dosyanın alacaklısının ... olduğunu, söz konusu senete dair ...’ın alacaklı sıfatı bulunmadığını, dolayısıyla ...'ın işbu dosya kapsamında taraf sıfatı bulunmadığını, bu sebeple davalı ... bakımından işbu davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, esasa ilişkin ise; davacı taraf Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında mevcut olan senet borcunu başkaca şahıs ve borç ilişkileri ile ilişiklendirmeye çalıştığını, dolaylı deliller üzerinden zorlama iddialarda bulunulduğunu, icra takibine konu senedin sebebine dair farazi iddiaları ve senetlerin başkaca borç ilişkileri ile ilişiklendirilmeye çalışılmasını kabul etmediklerini, senet üzerinde herhangi bir araç kiralamasına ilişkin verilmiş olduğuna dair bir ibare olmadığı gibi, hiçbir şekilde teminat senedi olduğuna dair de bir ibare bulunmadığını, TTK ve HMK gereği aksini iddia eden davacı tarafın iddialarını yazılı belge ile ispat etmesi zorunluluğu bulunduğunu, ancak dosya içerisinde hiçbir somut belge bulunmadığını, davacı tarafın şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile "açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığına dair iddia dışında delil bulunmadığı" gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacı tarafça sunulan mesajlaşma kayıtlarının hukuken hiçbir geçerliliği olmadığını, kaldı ki ... ile yapılan hiçbir görüşmenin alacaklı ... bakımından bağlayıcılığı olamayacağını beyanla, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.

Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır.

Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: Davalı ... tarafından borçlu davacı ... aleyhine ... tanzim, ... vade tarihli ... TL bedelli bonoya dayalı olarak takip başlatıldığı görülmüştür.

... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma nolu dosyasının uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: ... C.Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında ... tarihinde ... sayılı kararla koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.

Mahkememizin ... tarihli 3 nolu ara karar gereğince davacı tarafın dava dilekçesinde davanın ispatına yönelik olarak açıkça yemin deliline dayandığı görülmekle davanın ispatına yönelik Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki takibe dayanak ... düzenleme, ... vade tarihli ... TL bedelli bononun araç kiralama sözleşmesi nedeniyle verildiği ve bu bono nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin davalı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmadıkları, yemin deliline dayanıp dayanmadıkları hususunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davacı tarafın ... tarihli celsedeki beyanında yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiklerini beyan ettiği görülmüş, davacı tarafça açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, İİK 72/3. Maddesi gereği takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı tarafça takibe dayanak bononun araç kiralama sözleşmesi nedeniyle düzenlendiği ve borçlu olunmadığı hususunun iddia edildiği, davalı tarafça bononun sebepten mücerret olup davacının iddia ettiği araç kiralama hususunun kabul edilmediği görülmüştür.

6100 sayılı HMK 200. Maddesinde; "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.

Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir."

  1. Maddesinde de; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." şeklinde düzenlenmiştir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23/02/2017 tarih, 2016/17962 Esas, 2017/1399 Karar sayılı ilamında; "... Dairemizin 26.01.2015 tarih; 2014/13834 E. – 2015/931 K. sayılı ilamı ile “Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup, davacı tarafın bono nedeniyle borçlu bulunmadığını yazılı delille ispat etmesi gerekmektedir. Davalının açık muvafakatı olmaksızın tanık dinlenmesi mümkün değildir. Mahkemece davacının varsa bu konudaki yazılı delilleri sorulup, davacı tarafça Cumhuriyet Başsavcılığı'na davalı hakkında yapılan şikayet üzerine açılan soruşturmanın akıbeti sorularak, hakkında kamu davası açılmış ise 818 sayılı BK'nun 53. (6098 sayılı TBK'nun 74.) maddesi uyarınca mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayıcı olduğu hususu gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tanık dinlenmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 06/05/2019 tarih 2017/7376 Esas, 2019/4140 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Bilindiği üzere kambiyo senedi ( bono ) sebepten mücerret olup, bono nedeni ile borçlu olmadığının ispatı ancak yazılı delille mümkündür.

Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.

Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur..." şeklinde belirtilmiştir.

YHGK. 12/10/2011 tarih, E.2011/19-473, K.2011/607 sayılı emsal içtihadında; "... bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bir ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdünde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır..."

Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Davacı tarafından takibe dayanak bononun dava dışı şirket tarafından kiralanan ancak kira sözleşmesi şirket çalışanı olarak davacı adına yapılan araç kiralama sözleşmesinin teminatı olarak boş senede imza atılmak suretiyle verildiği ve borçlu olunmadığı iddia edilmiş ise de; sebepten mücerret olan kambiyo ilişkisinde söz konusu iddianın davalı tarafça kabul edilmediği, davacının iddiasına ilişkin olarak senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delil ibraz edemediği, yapılan ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, mahkememizce dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olması sebebiyle davalı tarafa takibe dayanak bononun araç kiralama sözleşmesi nedeniyle verildiği ve bu bono nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda yapılan ihtarata süresinde cevap vermediği, ... tarihli duruşmada davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını beyan ettiği görülmekle davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Koşulları ve yasal unsurları oluşmadığından davacı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,

  3. Alınması gereken 269,85 TL.ret harcının, peşin alınan 18.707,82. TL.harçtan mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE,

  4. Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince 140.601,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,

  5. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  6. Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra taraflara İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TespitMenfiantalyadeğerlendirmegerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim