Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/602 E. 2023/730 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/602
2023/730
19 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/602
KARAR NO : 2023/730
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 04/10/2018
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in müteveffa ...'in eşi, davacılar ... ve ...'in çocukları olduklarını, davalı ... A.Ş. nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalı davalı ...'ın işleteni ve maliki olduğu ... plakalı aracın, ... tarihinde ...'nun sevk ve idaresinde iken geçiş önceliği ihlali yaparak kurallara uygun olarak geçiş yapmakta olan müteveffanın aracına çarpması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı ...'nun asli kusurlu olduğunu, ... tarihli kaza yeri tutanağı incelendiğinde de bu hususun ortaya çıkacağını, meydana gelen kaza sonrasında müteveffa ...'in kaldırıldığı Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybettiğini, ... tarihli kaza yeri tutanağına göre, davalı sürücü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/h maddesinde yer alan 'Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama' kuralını ihlal etmesinden kaynaklı olarak asli kusurlu, müteveffa ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/1-a maddesinde yer alan “Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak' kuralını ihlal etmesinden kaynaklı olarak 2. derece kusurlu bulunduğunu, müteveffaya henüz deliller toplanmadan ve taraflar hazır olmadan yapılan keşif sonucu kolluk mensubu jandarma tarafından yapılan tali kusur atfını kabul etmediklerini, müteveffanın kaza tarihinde 49 yaşında ve kalıp, demir, duvar ve beton ustası olduğunu, müteveffanın iki kez evlilik yaptığını, ilk evliliğinden 3, ikinci evliliğinden 3 olmak üzere 6 çocuk babası olduğunu, müteveffanın bir inşaatı projesine uygun şekilde baştan yaparak ayda 5 ila 10.000 TL arasında kazanç sağladığını, davacı eş ...'in ev hanımı olması sebebiyle kendisi ve çocuklarının geçimini müteveffanın kazancı sayesinde sağladığını, davacı ..., ... ve ...'in müteveffanın ilk evliliğinden olma çocukları olup müteveffa davacılara düzenli aralıklarla harçlık vermek suretiyle maddi olarak destek sağlamasının yanı sıra manevi olarak da destek olduğunu, meydana gelen bu kazanın davacıları destekten yoksun bıraktığını ve büyük bir maddi külfetin altına soktuğunu, talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının ölenin son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespitinin önem arz ettiğini, davacıların yaşamış olduğu acı olay ve vahim şekilde gelen ölüm ile ailelerinin geçimini sağlayan birini genç yaşta kaybetmenin vermiş olduğu üzüntünün mutlu giden yaşamlarını çekilmez bir hale getirdiğini, yaşanan vahim olay sebebiyle ruhsal sağlıklarının bozulduğunu, davacıların yaşamış olduğu elem ve kederin, gelecek kaygısının ve mutsuzluğunu bir nebze olsun telafisinin sağlanması için davalı taraf olan ... ve davalı taraf olan ...'dan manevi tazminat talepleri bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile -belirsiz alacak davası olması yönünden şimdilik; öncelikle destekten yoksun kalınan zararın ve manevi zararların tazmini ve yargılama sonunda verilecek muhtemel tazminatlara ilişkin kararın uygulanmasının semeresiz kalmaması için davalılar ... ve ... adına kayıtlı araçlara, taşınmaz malları üzerine, 3.şahıslardaki hak ve alacakları ile bankalardaki hak, alacak ve mevduat hesapları üzerine Mahkemece uygun görülecekler arasından yeter miktardakilerin üzerine 3. şahıslara devir ve temlik ile 3. şahıs alacaklılarının icra haciz ve icra satışlarının önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre uzman bilirkişi marifetiyle hesaplandığında artırılmak kaydı ile şimdilik yasal faizi ile birlikte, müteveffa ...'in eşi olan davacı ... için (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ... TL destekten yoksun kalma tazminatı (Sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi olmak kaydı ile) ve ...-TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (sadece araç sürücüsü ve araç maliki olan davalılardan) ile tahsiline, müteveffa ...'in kızı olan müvekkil ... ...için (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ... TL destekten yoksun kalma tazminatı (sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi olmak kaydı ile) ve ...-TL Manevi tazminatın kaza tarihinden ilibaren işleyecek yasal faizi (sadece araç sürücüsü ve araç maliki olan davalılardan) ile tahsiline, müteveffa ...'in oğlu olan müvekkil ... için (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ... TL destekten yoksun kalma tazminatı (sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğü tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi olmak kaydı ile) ve ...-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (sadece araç sürücüsü ve araç maliki olan davalılardan) ile tahsiline, müteveffa ...'in oğlu olan müvekkil ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatı işleyecek yasal faizi olmak kaydı ile ve ...-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, müteveffanın oğlu davacı ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatı ve ...-TL Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, oğlu olan davacı ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatı ve ...-TL Manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, kızı olan davacı ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatı ve ...-TL Manevi tazminatı kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, iş bu dava ile; davalı şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde vefat eden şahısların çocukları tarafından maddi tazminat talep edildiğini, davacıların taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddine karar verilmesini, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafların talepleri için dava öncesinde davalı şirkete yapılan ihbar üzerine, yasa, genel şartlar ve diğer mevzuat hükümleri kapsamında davalı şirketçe sigortalı aracın kusur oranı da göz önünde bulundurularak tazminat hesap edildiğini ve davacı tarafa ödenmek istenmişse de, davacı tarafça teklif kabul edilmediğinden ödeme yapılamadığını, davacılardan ... ve ... ile ... müteveffanın çocukları olmakla davacılar kaza tarihi itibariyle reşit olduklarından Yargıtay kararları gereğince destek tazminatına hak kazanamayacaklarını, iş bu sebeple söz konusu davacıların taleplerinin reddi gerektiğini, bununla birlikte davacı ...'nın reşit ve evli olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, kazada müteveffanın da kusuru bulunmakla, hesaplanan tazminattan bu oranda indirim yapılmasını, zira davalı şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu bulunduğunu, destek tazminatı hesaplamasında mütevefanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, ayrıca destek tazminatı hesaplamasının trafik sigortası genel şartlarında belirlenen esas ve usullere uygun olarak yapılmasını, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, İş bu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını, haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesini, gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, müteveffanın kaza sırasında ehliyetsiz olarak motosiklet kullandığı sabit olmakla, ayrıca kask takıp takmadığı da tespit edilmesini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, söz konusu zarardan azami olarak kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduklarını, iş bu dava öncesinde davalı şirketçe davacı tarafa ödeme teklif edildiği ancak konu teklifin davacı tarafça kabul edilmediği sabit olmakla, davanın kabulü halinde temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınmasını, aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, aşağıdaki Yargıtay Kararı’nda da belirtildiği üzere ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılmasını, davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın kaza sırasında ehliyetsiz olarak motosiklet kullandığı sabit olmakla, kask takıp takmadığı da tespit edilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatları doğrultusunda bu hallerde müteveffanın kazanın oluşumundaki kusurundan ayrı olarak zararın artmasında da kusurlu olduğu ve önceden öngörmesine rağmen bile bile zararına olacak şekilde hareket etmesi sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, müteveffanın yolculuk sırasında gerekli emniyet tedbirlerini almamış olması, yeterli ehliyeti olmaksızın ve/veya alkol-uyuşturucu madde etkisi altında iken trafiğe çıkması vs. gibi durumlar Yargıtay Kararları gereğince müteveffanın müterafik olarak kusurlu olduğu kabul edilen hallerden olduğunu, anılan nedenler göz önüne alınarak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, kazanın gerçekleşmesinde sürücü ...’ nun herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusurun tamamiyle maktül ...' e ait olduğunu, manevi tazminat nihayetinde kusuru gerektirdiğinden davalının manevi tazminat ile mesul tutulması da haliyle düşünülemeyeceğini, tazminat yargılamalarında, talep edilen manevi tazminat tutarı ile orantılı karar verilmesi ve reddedilen kısım için hükmedilecek vekalet ücreti karşı tarafa verilenden çok olamayacağı şeklindeki kararlar nedeniyle fahiş tazminatlar talep edildiğini, ancak bu durum manevi tazminat kurumunun amacıyla bağdaşmadığını, zira manevi tazminat bir zenginleşme aracı olmadığı gibi, bu yolla gelir sağlanması da söz konusu olamayacağını, Yargıtay da kişilerin manevi ızdırabını dindirecek makul ölçülerde tazminat miktarlarının yeterli olacağı görüşünde olduğunu, hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarının adalete uygun olmalısı gerektiğini beyanla davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddedilmesi gerektiğini, öte yandan davacının maddi tazminat taleplerinden kazaya karışan ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası olan davalı sigorta şirketinin sorumlu bulunduğunu, dolayısıyla maddi tazminat bakımından, zararın sigorta poliçesinde belirtilen teminat limitleri dahilinde kalması halinde davalının sorumluluğu bulunmadığını beyanla, açılmış olan davanın davalı yönünden reddini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak sigorta poliçesi ile hasar dosyası getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya C.Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davacıların ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
SGK'ya müzekkere yazılarak meydana gelen kaza sonrasında davacılara toptan ödeme veya maaş bağlama şeklinde gelir bağlanıp bağlanmadığı ve varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler istenmiş, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Müteveffanın kaza tarihi itibariyle gelir durumuna ilişkin kayıt ve belgeler ile ekonomik sosyal durum araştırması yapılmış, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı tanıklarının beyanları alınmıştır.
Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan 09/08/2019 tarihli raporda özetle; "...Sürücü ...'nun %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu
Müteveffa ...'in %25(yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkere yazılarak 20-30 yıllık taş duvar beton ustasının emsal yevmiye aylık-yıllık ücretine ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya Antalya ilinde tecrübeli inşaat ustasının yılın kaç gününde çalışabileceği ve yıllık kazancının ne kadar olacağı hususunda rapor tanzimi için inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan 16/09/202 tarihli raporda özetle; "...Antalya ili genelinde iklim şartlarından dolayı çalışmaya elverişli olmayan dönem bulunmamakla birlikte, inşaatta çalışmaların açık havada olması, çalışmayı engelleyecek kadar kuvvetli rüzgarlı ve yağışlı günlerde, haftalık dinlenme günlerinde, hastalık ve tedavi sürecinde, inşaat sektöründeki iş yerlerinin sürekli olmaması nedeniyle zaman zaman işyeri değişikliği içi gereken intikal sürelerinde tecrübeli bir inşaat ustası çalışamaz.
Yılda 52 hafta, meteorolojinin 1930-1919 yılları ortalamasına göre Antalya İli genelinde 72 gün yağış olması, ve yukarıdaki paragrafta belirtilen nedenlerden dolayı Antalya genelinde tecrübeli bir inşaat ustası ortalama olarak senenin 0,70 şinde çalışabileceği, bu süreninde 365*0,70= 256 gün olduğu,
Dosya içinde bulunan Esnaf ve Sanatkarlar Odasının ... tarih ve ... sayılı yazısına göre taş duvar ustasına 2019-2020 yıllarında günlük net 200TL ücret ödendiği belirtildiğinden tecrübeli bir inşaat ustasının net 256*200TL=51.200,- TL yıllık gelir elde edebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkere yazılarak davacının ölüm tarihi itibariyle gelirine ilişkin kayıtlar celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya TÜİK'den alınan veriler ile gelen yazı cevabi doğrultusunda aktüerya bilirkişisine tevdi ile aktüerya bilirkişisi tarafından seçenekli olarak TÜİK verilerine göre güncellenen gelir durumuna göre, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından verilecek yazı cevabındaki gelire göre ve ayrıca her iki verinin ortalamasına göre ek rapor alınmıştır.
Dosyada tarafların itirazları doğrultusunda aktüerya bilirkişi ile birlikte re'sen seçilecek bir işçilik alacakları hususunda uzman bilirkişiden maddi tazminat talebine ilişkin ek rapor alınmasına karar verilmiş ek rapor alınmıştır.
Dosya 2023 yılı asgari ücret miktarı da dikkate alınarak ayrıca dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek nitelikte rapor tanzim etmek üzere re'sen seçilecek bir aktüerya bilirkişisine tevdi ile rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan 27/02/2023 tarihli raporda özetle; "...a)Hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesi'nin yeni tarihli içtihatları çerçevesinde hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, 9610 artırma ve iskonto hesabı kullanıldığı; yukarıda 2.3. no'lu başlıkta izah edildiği üzere desteğin gelirinin seçenekli olarak kabulü ile hesaplama yapıldığı; takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hesaplanan zarardan %25 oranında kusur indirimi yapıldığı; Mmüterafik kusur indirimi talepleri hakkında takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığı; hesaplamalara ilişkin tabloların işbu raporun ekinde yer aldığı;
Desteğin gelirinin asgari ücretin 1.9114 Katı olduğunun kabulü durumunda;
- Davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zararlarının;
Davacı ... için ... TL,
Davacı ... için 267.575,06 TL,
Davacı ... ...için 119.365,67 TL,
Davacı ... için 70.463,02 TL olduğunun hesaplandığı;
- KTK m. 96 uyarınca, davacıların ZMSS poliçesi ölüm teminatı limiti içerisinden talep edebileceği destekten yoksun kalma zararlarının ise;
Davacı ... için 236.016,00 TL,
Davacı ... için 72.540,00 TL,
Davacı ... ...için 32.364,00 TL,
Davacı ... için 19.080,00 TL ile sınırlı olduğu;
Desteğin gelirinin asgari ücretin 2,3296 katı olduğunun kabulü durumunda;
- Davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zararlarının;
Davacı ... için ... TL,
Davacı ... için 301.071,26 TL,
Davacı ... ...için 143.152,36 TL,
Davacı ... için 84.512,77 TL olduğunun hesaplandığı;
- KTK m. 96 uyarınca, davacıların ZMSS poliçesi ölüm teminatı limiti içerisinden talep edebileceği destekten yoksun kalma zararlarının ise;
Davacı ... için 230.076,00 TL,
Davacı ... için 73.980,00 TL,
Davacı ... ...için 35.172,00 TL,
Davacı ... için 20.772,00 TL. sınırlı olduğu;
Nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacılar ..., ... ve ... yönünden destek payı ayrılmadığı ve dolayısıyla hesaplanabilir destekten yoksun kalma zararlarının bulunmadığı..." sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 19/08/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... için; ...-TL olan destekten yoksun kalma tazminatı alacağı talebinin rapor doğrultusunda ...-TL artırarak ...-TL olarak, ... ...için; ...-TL olan destekten yoksun kalma tazminatı alacağı talebini rapor doğrultusunda 114.365,67-TL artırarak 119.365,67-TL olarak, ... için; ...-TL olan destekten yoksun kalma tazminatı alacağı talebini rapor doğrultusunda 65.463,02-TL artırarak 70.463,02-TL olarak, ... için; ...-TL olan destekten yoksun kalma tazminatı alacağı talebini rapor doğrultusunda 262.575,06-TL artırarak toplam talebini ...-TL arttırarak ...-TL olarak arttırmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle işleten/sürücü ve kazaya karışan aracın ZMMS 'ine karşı açılan maddi tazminat ile işleten ve sürücü aleyhine talep edilen manevi tazminat istemine ilişkindir.
Vefat eden desteğin kaza tarihinde plakasız ve sürücü belgesiz motosikletin sürücüsü olduğu anlaşılmıştır.
Davacılar desteğin eş ve çocukları olup, destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır.
2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur.
2918 sayılı KTK 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK 53.maddesinde de ölüm halinde uğranılan zararlar belirtilmiş, 3.bendinde "...ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararlar..."'ın talep edilebileceği belirtilmiştir.
Aynı kanunun 55.maddesinde de, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz..." şeklinde tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar belirtilmiştir.
Desteğin eşi davacı ...'in kaza tarihi itibariyle 28 yaşında olduğu ve bakiye ömrü süresince destekten yoksun kaldığı anlaşılmıştır.
Desteğin çocukları ..., ... ve ...'in kaza tarihinde reşit olmadıkları müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları anlaşılmıştır.
Desteğin çocukları, ..., ... ve ...'ın ise kaza tarihi itibariyle reşit olup babalarının desteğinde olmadıkları anlaşılmıştır.
Davacı ...'ın ceza evinde hükümlü olması sebebiyle müteveffanın desteğinde olduğu iddia edilmiş ise de tutuklu ve hükümlülerin iaşelerinin ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapıldığı, rayiç tutarlar dikkate alındığında bunun destek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabulü gerekmiştir.
Destek kaza tarihinde duvar ustası olup gelir durumuna ilişkin yazılan müzekkereler ve mesleği itibariyle yılın hangi günlerinde çalışabileceğine ilişkin rapor alınmış, ortalama yılın 256 günü çalışabileceği mahkememizce kabul edilmiş ve bu kapsamda gelirinin kaza tarihi itibariyle AGİ hariç aylık asgari ücretin 1,9114 katı olabileceği kabul edilmiştir.
Somut olayda; müterafik kusura ilişkin indirim sebeplerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nın 52.maddesine göre; "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir."
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda açıklandığı üzere; müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 21/03/2017 gün, 2014/17034 Esas, 2017/3040 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Somut olayda davaya konu kaza tespit tutanağından davacı motorsiklet sürücüsünün kask takıp takmadığı belli olmayıp, sürücü belgesinin olmadığı ve mahkemece hükme esas alınan ATK raporundan maluliyetinin kalça kırığından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının ehliyeti, temyiz dilekçesinde de kaskı olmadığından kusur indirimi yapılması talep edilmiş, mahkemece bu husus tartışılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesi gereğince sürücü davacının kask durumu ve sürücü belgesi olmamasından dolayı müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve tazminattan indirim yapılıp yapılmaması hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi..." belirtilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD'nin 2018/1905 E, 2019/449 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz(17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354) Ayrıca, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması için davalının bu hususu savunma olarak ileri sürülmesi şart değildir. Dosya kapsamında hal ve şartlara göre tazminattan indirim yapılmasını gerektirir. Müterafik kusurun belirlenmesi halinde usulünce tenkis yapılması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2015/9251 - 2018/3894 E.K. Sayılı içtihadı).
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve emsal kararlar doğrultusunda müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememiz dosyası ve ceza soruşturma dosyası kapsamından desteğin kaza tarihinde kask takmayarak sürücü belgesiz seyir halinde iken kazanın meydana geldiği, neticenin ağırlaşmasına müterafik kusuruyla sebebiyet verdiği, kask takılı olsa idi neticenin ölümle sonuçlanmayabileceği anlaşılmış olmakla müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile tazminattan sorumlu olan tüm davalılar yönünden %20 oranında hesaplanan tazminat miktarından indirim yapmak gerekmiştir.
Neticeten davacının maddi tazminata ilişkin talepleri yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay tarafından nazara alınan ilkeler doğrultusunda düzenlenen mahkeme ve yargı denetimine elverişli raporda belirtilen ve davacının kusuru oranında indirim yapılan tutarlardan mahkememizce yapılan ve yukarıda açıklanan müterafik kusur indirimi dikkate alınarak davacı ..., davacı ..., davacı ... ...ve davacı ... yönünden davalı işleten ve sürücü ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarlar belirlenmiş ve bu tutarların ... TL'lik bölümlerine dava tarihinden, bakiye kısımlarına taleple bağlı kalınarak ıslah tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ve limiti dikkate alınarak toplam 360.000,00 TL ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacılar ..., ... ve ...'in yaşları itibariyle müteveffanın desteğinde olmadıkları anlaşılmakla bu davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' Aynı yasanın 56/2 maddesine göre ''...ölüm hâlinde...ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'' düzenlemesi mevcuttur.
Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, desteğin kazanın meydana gelmesindeki kusuru ile müterafik kusuru, desteğin kaza tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı ... yönünden ... TL, diğer davacılar yönünden ayrı ayrı 20.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında mahkememizce bilirkişi raporu ile belirlenen maddi ve mahkememizce takdir edilen manevi tazminat tutarlarına müterafik kusura ilişkin takdiri indirim sebepleri uygulanmış olmakla; davalılar lehine maddi ve manevi tazminat kalemlerinde bu yönüyle yapılan indirim (aynı oranda) nedeniyle vekalet ücreti takdir edilirken müterafik kusur oranındaki tutarlar dikkate alınmamış, hükmedilen tazminat tutarına müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra kalan tutar üzerinden davalılar vekilleri lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir.(Yargıtay 17. H.D.nin 2019/3781 E. 2020/2098 K., Yargıtay 17. H.D.nin 2016/2975 E.2018/11904 K., Yargıtay 17. H.D. nin 2016/287 E.2018/10887 K.; Yargıtay 17. HD'nin 2017/384 E. 2019/9684 K; Yargıtay 17 HD'nin 2018/1094 E, 2018/6778 K)
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/03/2019 tarih, 2016/8095 Esas, 2019/3078 Karar sayılı emsal içtihadında; "...İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin murislerinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi..." şeklinde belirtilmiş olmakla, ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı için hükmedilen / reddedilen maddi ve manevi tazminatlara göre ayrı ayrı davacılar lehine ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile;
-
Davacı eş ... yönünden ... TL, davacı çocuk ... yönünden 214.060,04 TL, davacı çocuk ... yönünden 95.492,53 TL, davacı çocuk ... yönünden 56.370,41 TL olmak üzere toplam ... TL destekten yoksun kalma tazminatının, her bir davacı yönünden hükmedilen tazminatların ayrı ayrı ...’er TL’lik bölümlerine dava tarihinden bakiye kısımlarına taleple bağlı kalınarak ıslah tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ve limiti dikkate alınarak davacı eş ... yönünden poliçe teminat limiti olan 236.016,00 TL, davacı çocuk ... yönünden 72.540,00 TL, davacı çocuk ... yönünden 32.364,00 TL, davacı çocuk ... yönünden 19.080,00 TL olmak üzere toplam 360.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmasına
-
Davacılar ..., ..., ...’in destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin REDDİNE,
-
Davacıların manevi tazminat isteminin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacı eş ... yönünden ... TL, diğer davacılar ... yönünden ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...’dan müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
-
Davacıların fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
Maddi Tazminat Yönünden;
-
Alınması Gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harç, ... TL tamamlama harcı ile ... TL ıslah harcı düşüldükten sonra bakiye ... TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
-
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı ... ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
-
Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
10-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalılara VERİLMESİNE,
15-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalılara VERİLMESİNE,
16-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ... 'dan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalılara VERİLMESİNE,
17-Davacılar tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi giderinden ibaret toplam 4.292,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranınca hesaplanan 4.196,42 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı ..., ... ve ... üzerinde BIRAKILMASINA,
18-Davacılar tarafından maddi tazminat için yapılan ... TL peşin harç ile 50,10 TL ilk dava masrafı, 1.110,03 TL tamamlama harcı ile 4.500,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamı 5.779,68 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
19-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın İADESİNE,
Manevi Tazminat yönünden;
20-Alınması Gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye 9.460,94 TL harcın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
21-Davacı ... kendisini kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
22-Davacı ... ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'ya VERİLMESİNE,
23-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
24-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'e VERİLMESİNE,
25-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
26-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a VERİLMESİNE,
27-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince kabul oranınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ... VERİLMESİNE,
28-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için red miktarı dikkate alınarak hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
29-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için red miktarı dikkate alınarak hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ...'den tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
30-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için red miktarı dikkate alınarak hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
31-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için red miktarı dikkate alınarak hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
32-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için red miktarı dikkate alınarak hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
33-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için red miktarı dikkate alınarak hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
34-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince davacı ... için red miktarı dikkate alınarak hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
35-Davacı tarafından yapılan (dava açarken manevi tazminat için yatırılan peşin harç) ... TL peşin harç ile 50,10 TL ilk dava masraf toplamı 835,66 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,
36-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49