Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/585 E. 2023/709 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2020/585
2023/709
6 Aralık 2023
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/585
KARAR NO : 2023/709
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/11/2020
KARAR TARİHİ : 06/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat: ... sularında ... Mah. ... Cad Mevkiinde ... bilet satışı yaparak kaldırımda ilerleyen müvekkilinin ...'ya ... plakalı aracın, kafe otoparkından çıkarken çarptığını, araç tekerleğinin müvekkilin ayağının üzerinden geçtiğini, neticesinde iki adet kırık meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında müvekkile kusur atfedilmediğini, müvekkilinin uzun süre çalışamadığını, ... satıcısı olduğunu, manevi zararının da olduğunu beyan ederek; bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile ... TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar işleten ve sürücüden tahsiline; şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, cevap dilekçesinde özetle; kendilerine usulüne uygun bir başvuru olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, karşı tarafça sunulan sağlık raporuna itiraz ettiklerini, gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, talep edilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız fiilden (trafik kazasından) kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir.
TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Mahkememizce mahallinde, trafik bilirkişisi eşliğinde keşif icra edilmiştir.
Keşif sonucu düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının bir kusurunun olmadığı, davalı araç sürücüsü...'in KTK'nın 52/1-b, 67 inci maddeleri ile yönetmeliğin 101 ve 102 nci maddelerini ihlal ettiği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağının birbirini teyit ettiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Yargıtay 17. HD., 2019/2909 E,2020/7805 K.)
Bu açıklamalar ve bilirkişi raporu ışığında, kazada davacının kusurunun olmadığı, davalı sürücünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak; Yargıtay 17 HD nin 2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas 2019/6853 karar sayılı ilamları) , 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Aşamalarda, mahkememizce, ... ATK'dan maluliyete ilişkin rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenen,... karar tarihli, ... karar sayılı ATK raporunda özetle; davacının maluliyetinin, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (yüzdealtı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Dosyadaki raporlar taraflara tebliğ edilmiş, aşamalarda beyanlar, itirazlar alınmıştır.
Aşamalarda, davacı vekiline, talepleri netleştirilmiştir.
Mahkememizce hesap bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının Geçici İş Göremezlik Zararının 16.380,35 TL olduğu; davacının Sürekli İş Göremezlik Zararının ... TL olduğu belirtilmiştir.
Hesap bilirkişisi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Aşamalarda, davacı vekili, ... tarihli dilekçe ile özetle; davalı ... şirketi ile maddi tazminat kalemleri yönünden sulh olduklarını, maddi tazminat kalemlerinin ödendiğini, bu talepler yönünden yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili de verdiği dilekçede özetle; kendilerinin de vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. (HMK. 311/1-2. cümle; Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, Cilt:IV, İstanbul 2001, sahife:3646 vd.)Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde, feragate konu hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz (Postacıoğlu,İ.E.:Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6.Bası,İstanbul 1975, sahife:479).
Vaki feragat nedeni ile maddi tazminat talepleri yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Antalya Bölge Adliyesi Mahkemesi ... HD ... sayılı kararında da belirtildiği üzere; Somut olayda hakkın özünden feragat söz konusu değildir. Davacı, verdiği dilekçe ile maddi tazminat yönünden davalı ... şirketi ile haricen anlaşıldığını beyan etmiştir. Sigorta şirketi tarafından maddi tazminata ilişkin bir ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... şirketi ve diğer davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, mahkemece feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD'nin 13/10/2016 tarih ve 2014/9955 Esas, 2016/8876 Karar) Mahkememiz bu nedenlerle, maddi tazminat kalemi bakımından davacılar aleyhine vekalet ücreti takdir etmemiştir.
Davacı taraf, ayrıca, manevi tazminat talebinde de bulunmuştur.
6098 Sayılı TBK'nun 49. Maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı ve sorumluluk sigortacısına karşı dava açabilir. İşleten ve sürücü zarar görenlere karşı müteselsilen sorumludur. Aynı Kanunun, 56 ıncı maddesi (mülga 818 Sayılı BK un 47 md) uyarınca bedensel zarar gören ve yakınları kendisine uygun bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir.
Mahkememizce aşamalarda, tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yaptırılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:1981/4-56, K:1982/348 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) Manevi tazimnata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler ışık tutmaktadır. Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonimik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(EDİŞ, Seyfullah; Hukukun Uygulanmasında Yargıca Tanınmış Takdir Yetkisi).
Dosyadaki bilirkişi raporları yerinde, hukuka ve oluşa uygun bulunmuşlardır.
Somut olayda, gerçekleşen haksız fiil/trafik kazası nedeni ile davacının manevi zarara uğraması mutlaktır. Tarafların sosyal ekonomik durumları, olaydaki sürücü kusurları, olayın oluşu, davacının maluliyeti, dava dilekçesindeki talep miktarı, yaş durumları, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler göz önünde tutarak, hükümde belirtildiği şekilde manevi tazminata hükmetmek, manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Son olarak belirtmek gerekir ki; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD nin, 2019/555 esas, 2020/91 karar sayılı güncel emsal ilamında da belirtildiği üzere; Davacılar maddi ve manevi tazminat isteklerini birlikte ileri sürmüşlerdir. Niteliği icabı "sadece maddi tazminata özgü" olan gider dışındaki tüm giderler ortaktır. Sadece maddi tazminata özgü yargılama gideri ise "hesap raporu" alınması için sarf edilen giderdir. Mahkememizce bu husus dikkate alınmıştır.
HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın, maddi tazminat talepleri yönünden FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
-
Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 12.000,00 TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yatırılan 71,73 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye 747,99 TL'nin davalılar ... ve...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için . kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak. "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda 126,13 TL'nin davalılar... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça sadece maddi tazminata özgü yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç. masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) aktüerya bilirkişi ücreti gideri toplamı 1.700,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,(maddi tazminat konusundaki sulhün diğer davalılara da sirayeti gereği)
-
Davacı tarafça maddi ve manevi tazminat talepleri bir arada ileri sürüldüğünden, dosyada tüm talepler bakımından ortak yapılan mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç. masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) keşif. posta. tebligat. kusur/maluliyet bilirkişi raporları ücret bedelleri toplamı 5.064,00 TL'nin, haklılık durumu gereği, 3.038,40 TL'sinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1. ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL'nin; haklılık durumu ve hakkaniyet gereği davalılar ... ve ...'in 792,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (sulh içinde zorunlu arabuluculuk ücretinin olduğu bildirilmemiştir. Hazine alacağı olması ve ödeme nedeni ile sulhün davacının haklılığını göstermesi ayrıca sigorta şirketine karşı tam haklılık olması nedeniyle)
10-Davacının maddi tazminat talepleri bakımından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davacının maddi tazminat talepleri yönünden davalı ... şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
12-Davacı manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine,
14-Kararın, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavvcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 216 gereği ve Yargıtay 1. HD'nin 2016/12476 E, 2019/2779 K sayılı emsal ilamı gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,
Dair, davacı vekili Sn. Av. ... 'in yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03