SoorglaÜcretsiz Dene

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/816 E. 2023/656 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/816

Karar No

2023/656

Karar Tarihi

21 Kasım 2023

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/816

KARAR NO : 2023/656

DAVA : Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli

DAVA TARİHİ : 17/11/2022

KARAR TARİHİ : 21/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Şirket Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ..., hasta bakımı, muayene, ameliyat ve benzeri servis hizmetlerinin sağlanması konularında faaliyet gösteren ve sermayesi ...-TL olan sağlık alanında hizmet verme amacıyla kurulmuş olan bir şirket olduğunu, ... Ltd. Şti. nin de davalı şirkette pay sahibi olması nedeniyle ... günü, saat 10.00'da gerçekleştirilen 2021 yılı 1. Olağan Genel Kurul Toplantısından önce, davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığınca gündem maddeleri oluşturularak davacıya toplantıya çağrı kâğıdı gönderildiğini, ancak işbu genel kurul toplantısının TTK. 420, Maddesi uyarınca talep doğrultusunda ertelendiğini ve davalı şirketin 2021 yılı 1. Olağan Genel Kurul Toplantısının ... da gerçekleştirilmesine karar verildiğini, davacıya 2021 yılı 1. Olağan Genel Kurul Toplantısına ilişkin olarak yapılan çağrı ekinde toplantı gündemine ilişkin hiçbir bilgi ve belge gönderilmediğini, söz konusu çağrı kâğıdında sadece 2021 hesap yılına ait finansal tabloların, bilançoların, gelir tablosunun ve yönetim faaliyet raporlarının toplantı tarihinden 15 (onbeş) gün öncesinden itibaren şirket merkezinde ortakların incelenmesine hazır bulundurulacağının belirtildiğini, ancak söz konusu kayıtların detaylı incelenmesi gerekliliği göz önüne alındığında, davacının bilgi alma veya inceleme hakkının kısıtlanmış olduğunun, sadece genel geçer ifadelerle bu yönde bildirimde bulunulduğunun açık olduğunu, dava konusu genel kurul toplantısı davetine dair çağrı kağıdı ekinde gündem ile birlikte hiçbir bilgi verilmediğinden, davalı tarafa ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik” gereği davacıya iletilmesi gereken “2021 hesap yılına ait finansal tablolar, bilanço, gelir tablosu (kar-zarar cetveli)yönetim kurulu faaliyet raporları, muavin defter dökümü ile detay mizan örneğinin, denetleme raporunun ve yönetim kurulu kar dağıtım önerisinin” davacıya incelenmek üzere teslim edilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, aynı ihtarname içerisinde şirketin iş ve işleyişine ilişkin hayati önem taşıyan ve davacının bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında bir dizi sorular sorulduğunu, işbu ihtarnamenin ardından ... tarihinde şirket merkezinde hazır bulunularak ihtarname ile talep edilen evraklardan yalnızca "...-..." dönemi yıllık faaliyet raporu, herhangi bir banka yetkilisi tarafından imzalanmamış ve banka ödemelerine ilişkin dekontlar ile desteklenmemiş banka kredi ödeme tabloları, ...-... dönemi finansal durum tablosu, ...-... dönemi kâr zarar tablosu, ve ... Noterliği'nin ... tarih ve ... Yev. numaralı ihtarnamesinde yer alan sorulara ilişkin cevaplar içeren yazı teslim alınmıştır. Bu durum bizzat SMMM ... tarafından şirket merkezinde tutulan ... tarihli tutanak ile de, bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğinin açıkça ortada olduğunu, izah edilen nedenlerden ve ayrıca iptali talep edilen her bir karara ilişkin iptal gerekçelerinin muvacehesinde ekte sunulan ... tarihli 2021 Yılı 2. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda da alınan ve ayrıntıları ile açıkladıkları sebepler doğrultusunda hukuki dayanaktan yoksun olan ve taraflarınca muhalefet şerhi düşülen gündemin (4), (5) ve (6). maddelerinde alınan kararların yokluk veya batıl olduklarının tespiti veya iptali ve ayrıca işbu kararların TTK madde 449 ve HMK gereğince İcrasının geri bırakılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, alınan kararlar kapsamında dava açma hakkı ile söz konusu genel kurul toplantısında alınan ve taraflarınca muhalefet şerhi konan tüm kararlar hakkındaki dava ve yasal hakları da saklı tutmak kaydıyla; öncelikle ve ivedilikle davalı Şirketin ... tarihinde gerçekleşen 2021 Yılı 2. Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve muhalefet şerhi düşülen (4),(5) ve (6). Maddelerinin icrasının geri bırakılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin ... tarihinde gerçekleşen 2021 Yılı 2. Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan ve tarafımızca muhalefet şerhi düşülen ... maddelerine ilişkin alınan kararların “yokluk veya batıl olduklarının tespiti veya iptaline; dair karar verilmek suretiyle davanın kabulüne, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin eksi ünvanı ile ... A.Ş.’nin ... tarihinde hastane faaliyeti amacıyla kurulduğunu, davacı şirketin ... tarihli ... sayılı yönetim kurulu kararı ile 1600 hisseyi 1000 TL hisse nominal değeri olmak üzere 16.000 TL sermaye ile devir aldığını, sonrasında aşamalarda ilave hisse satın almak suretiyle bugün itibariyle toplam hissesini ... adet 100,00 TL nominal bedelle toplam tutarı ... TL’ye çıkardığını, davacı şirketin yetkilisi ...’ın ise ilk hissesini aldığı 2014 yılından taki ... tarihli genel kurula kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davacı şirket yetkilisi ...’ın kendisine verilen göreve rağmen bu dönemde şirket borçlarının geri ödemesi ve üçüncü kişilere verilen çeklere imza atmayacağını beyan ederek kendisine ait imza sirküsünü yapmayacağını bildirdiğini ancak yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve temsil ilzam kararından kendini uygulama dışı bıraksa da istifa etmediğini, kararlarla ve ödemelerle ilgilenmediğini, toplantılara bilgi verilmesine karşın katılmadığını, davacı şirketin ...pılan bir önceki 2020 yılı olağan genel kurulu için de dava açtığını, Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, genel kurul çağrısında belge gönderilmediği bilgi alamadıkları iddiası bakımından davacının bu iddiasının yasal dayanağının bulunmadığını, dava dilekçesinde kendileri tarafında da belirttikleri TTK 437/1 de açıkça ve sınırlayıcı şekilde sayıldığı üzere; finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurul yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporunun, yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin genel kurul toplantısından en az 15 gün önce pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulması esası kabul edilmiş olmakla pay sahiplerine gönderilmesi gereği ve zorunluluğunun bulunmadığını, buna göre şirketin ... tarihinde yapılması kararlaştırılan genel kurul çağrısının ertelenmesi talebi doğrultusunda genel kurulun ... tarihine ertelendiğini, ... tarihinde davacı şirketin yetkilendirdiği mali müşavir ile Av....’ın ...’ya geldiğini, mali bilançoları incelediğini, kendilerine imza karşılığında kanunda öngörülen belgelerden örnek verildiğini, belge teslimine ilişkin tutanağı ekte sunduklarını, davacı şirketin bilgi alamadığı yönünde herhangi bir ihtarının bulunmadığını, genel kurulun finansal tabloların okunması müzakeresi ve tasdikine ilişkin ... nolu kararın iptali talebini, genel kurulun ... nolu yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın iptali talebini ve genel kurulun bağımsız denetçi atanmasına ilişkin 6.maddesinin iptali talebini kabul etmediklerini, davacı şirketin ihtiyati tedbir talebini de kabul etmediklerini beyanla davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır.

Davalı şirkete ve ... Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirkete ait sicil dosyası, davaya konu genel kurul toplantı tutanağı ve ... tarihli 2021 yılı 2. Olağan genel kurul toplantı tutanağı, çağrı kağıdı vs belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

... Noterliğine müzekkere yazılarak ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ şerhi örneğinin onaylı sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği davalı şirkete ait sicil dosyası, genel kurul tutanağı, toplantıya çağrı ve tüm dosya kapsamı ile Mahkememizin 2022/816 Esas sayılı dava dosyası da incelenmek suretiyle iptali talep edilen ... tarihli genel kurul ... nolu kararları yönünden genel kurula çağrı, genel kurulda alınan kararların kanun ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususunda dava dosyası, şirkete ait ticari defter ve belgeler, bilançolar, şirketin yapmış olduğu kredi sözleşmeleri, kredi ödemeleri, şirket hakkında alınan bağımsız denetim raporlarıda irdelenmek suretiyle rapor tanzimi için dosya re'sen seçilecek şirket işlemlerinde uzman mali müşavir bilirkişi ile ticaret hukuku alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "... tarihinde yapılan genel kurulda alınmış olan ... nolu kararların iptaline yönelik davada;

  1. Açılan davada davacı genel kurulda alınan ... maddelerindeki kararların yokluk veya butlanına veya iptaline şeklinde talepte bulunduğu için gündemin 4. maddesinde alınan kararın, finansal tablolara, bilanço, kar/zarar hesaplarının onayı olduğu, bunun tek başına TTK m. 447 de düzenlenen ve butlan gerektiren pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkını ortadan kaldıran veya sınırlayan bir karar sayılamayacağı, gündemin ... maddeleriyle alınan ibra ve denetçi seçimi kararında olduğu gibi TTK m. 445 de düzenlenen iptal edilebilirlik açısından değerlendirilebileceği,

  2. ... tarihli ertelenmiş olağan genel kurulun çağrı usulüne uygun toplandığı ve davacının iptal davası açma şartlarının yerine getirdiği,

  3. Gündemin maddesiyle alınan finansal tablolara, bilanço, kar/zarar hesaplarının onayı kararının, davacının bilgi alma ve inceleme hakkı İptal edilebilirlik ölçüsünde sınırlayıp sınırlamadığının tespiti bağlamında davacı tarafın eksik kaldığını iddia ticari defter kayıtları ile bu kayıtların dayanak belgelerinin karşılaştırılması sonucu incelemeye hazır bulundurulan kayıtların bu haliyle bilgi alma ve inceleme hakkını sınırlamadığı gibi ticari defter kayıtları ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu,

  4. Gündemin maddesiyle alınan yönetim kurulunun ibrası kararının TTK m. 436/2 çerçevesinde mevcut yönetim kurulu üyelerinin oyları dışında ... oya karşı ... oyla alındığından geçerli olduğu, yönetim kurulu ibrasında eş ve 1. Derece yakınlarının oy kullanması TTK m. 436/1 kapsamında şahsi bir iş veya işlem sayılmayacağı, ... yönetim kurulu başkanı ...nun kızı olduğunun kabulü halinde de şahsi bir iş kabul edilmediği için durumun değişmeyeceği ancak mahkemece aksinin kabulü halinde ... oy, ibra kararını geçersiz kılacağı,

  5. Gündemin maddesiyle alınan denetçi seçimi kararının TTK m. 399/1 ve 408/2-c hükmüne uygun olduğu için şeklen geçerli olduğu, tek bir denetçinin oylamaya sunulduğunun tespiti halinde bile denetçinin 2021 yılı içinde seçilmiş ve görev yapmış bir denetçi olması, denetçinin azline ilişkin azınlık tarafından açılmış veya sonuçlanmış bir dava da bulunmaması nedeniyle tek denetçi seçimi kararının iyiniyet-kurallarına aykırılık oluşturmayacağı, ücret belirleme yetkisinin yönetim - kuruluna devredilmesinin de doktriner bir konu olarak açıkça Kanuna aykırılık oluşturmayacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;

Dava 6102 sayılı TTK 445.maddesi kapsamında anonim şirkette pay sahibi olan davacı tarafından açılan genel kurulda ... Madde de alınan kararların yokluk veya batıl olduklarının tespiti aksi halde iptali ile tedbiren iptali istenen genel kurul kararlarının TTK 449.maddesi gereği icrasının geri bırakılması istemine ilişkindir.

Toplantının ertelenmesini düzenleyen TTK'nun 420. maddesinde; "1) Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır.

Erteleme, 414 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde pay sahiplerine ilanla bildirilir ve internet sitesinde yayımlanır. İzleyen toplantı için genel kurul, kanunda öngörülen usule uyularak toplantıya çağrılır.

(2) Azlığın istemiyle bir defa ertelendikten sonra finansal tabloların müzakeresinin tekrar geri bırakılmasının istenebilmesi, finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması şarttır." şeklinde belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/09/2017 tarih, 2016/5118 Esas, 2017/4360 Karar sayılı emsal içtihadında; ".... 6102 sayılı TTK'nın 420. maddesi gereğince sermayenin 1/10'ine sahip ortaklar tarafından finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi talep edildiğinde genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakması gerekmekte olup, 6102 sayılı TTK'nın 413. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi finansal tabloların müzakeresi maddesiyle ilgili sayılmalıdır. Dolayısıyla finansal tabloların müzakeresi ile buna bağlı olan yönetim kurulu üyelerinin ibrasının ertelenmiş olması nazara alındığında yönetim kurulunun seçimine ilişkin davalı şirketin genel kurulunun 4. maddesinin görüşülmesinin de ertelenmesi gerekirken görüşülerek eski yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verilmesi yerinde görülmemiştir..." şeklinde belirtilmiştir.

Dava konusu somut olayda, Davalı anonim şirketin, yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşülmesi, bağımsız denetim raporunun görüşülmesi, gelir tablosu, bilanço ve konsolide finansal tabloların görüşülmesi, ibra, kar dağıtımının görüşülmesi, yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesi, yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının belirlenmesi ve denetçi seçimi gündem maddelerini görüşmek üzere ... tarihinde 2022 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmış; toplantı açılışı yapıldıktan ve toplantı başkanlığına tutanak imzalama yetkisi verildikten sonra şirkette azlık konumunda olan davacının finansal tabloları inceleyemediklerini beyan ederek toplantının ertelenmesi hakkını kullandığını ve bunun üzerine toplantı başkanlığınca toplantının ... tarihine tüm gündem maddeleriyle birlikte ertelenmesi kararı alınmıştır.

Erteleme üzerine genel kurul aynı gündemle bu sefer ... tarihinde toplanmıştır.

Davacının yokluk, butlan ve iptal taleplerine ilişkin olarak hükümsüzlük hallerine dair yapılan değerlendirmede:

Yargıtay HGK nun 02/04/2014 sayılı emsal içtihadında "...Bilindiği üzere, mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6762 Sayılı TTK) batıl kararlara yönelik olarak genel kurul kararlarının iptali için dava açma hakkı düzenlenmemiş ancak doktrin ve uygulamada ilgililerin açacağı bir tespit davası ile hükümsüzlüğün belirlenmesinin talep edebileceği kabul edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 447. maddesinde ise genel kurulun hangi tür kararlarının batıl olduğu hüküm altına alınmış durumdadır.)

Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ela alınabilir.

Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getiri. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.

Şirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasıdır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur. Örneğin, karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilirse veya Bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmaması halinde işlem, yoklukla sakat olacaktır.

Butlan ise; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Yokluktaki gibi, butlanda da kesin geçersizlik söz konu-sudur; hâkim bunu re’sen göz önünde bulundurur ve herkes bu geçersizliği, iptal davasında öngörülen üç aylık süreyle bağlı olmaksızın ileri sürebilir ve tespit ettirebilir. Yokluk ve butlan arasında sonuçları değil, sebepleri bakımından farklılık bulunmaktadır (Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, 2012, 2. Baskı, s.190).

Mülga Türk Ticaret Kanunu’nda bir işlemin batıl hale gelmesine örnek olarak 392. madde hükmü verilebilir. Anılan yasa hükmünde, sermaye artırım koşullarına uyulmamasının kararı batıl hale getireceği düzenlenmiş olup, ikinci fıkra aynen; “Esas sermayenin artırılması yukarıki hükümlere göre icra edilmemiş ise bu husustaki muameleler batıl ve bundan dolayı da idare meclisi azalariyle murakıplar; şirkete, münferit ortaklara ve üçüncü şahıslara karşı müteselsilen mesuldürler.” şeklindedir. Bunun yanı sıra, toplantı ve karar nisabının bulunmaması da (6762 Sayılı TTK m. 378) butlan sebeplerine örnek olarak verilebilir.

İptal edilebilir kararlarda ise; genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali söz konusudur. Örneğin; anonim şirket ortaklar genel kurulunda oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, çağrının usulsüz yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediği, toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak ettikleri iddiasında olan ortaklar, yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık hallerini ileri sürerek, kararların iptallerini mülga 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesi uyarınca isteme hakları bulunmaktadır

Es söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir. 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesi anlamında iptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerinin koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar.

Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesinde düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.

Bu itibarla, anonim şirket kararının iptali için yukarıda açıklanan hükümsüzlük hallerine dayanılmadığı durumlarda iptal davası açılabilmesi için, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 381. maddesinde (benzer düzenleme 6102 Sayılı TTK, 445 ve 446. maddelerinde mevcuttur) düzenlenen koşulların oluşması gerekir. ..." şeklinde belirtilmiştir.

Davacı tarafından ... tarihli genel kurulda alınan ... nolu kararların yokluk, batıl ve olmadığı takdirde iptalinin talep edildiği görülmüştür.

Anonim şirket genel kurul kararlarının yokluğu alınan kararda kurucu unsur eksikliğinde meydana gelmekte ve genel hükümlere göre değerlendirilmektedir. Bu bağlamda bir genel kurul bulunmaması, bir kararın tezahür etmemesi bağımsız denetime tabi anonim ortaklıklarda bakanlık temsilcisinin katılmaması gibi hallerde karar yok sayılmaktadır. TTK m. 447'de ise genel kurul kararlarında butlan halleri düzenlenmiştir. Genel kurul kararının geçerlilik unsurundaki eksikliklerden kaynaklanır ve işlem tabiri caizse ölü doğar. Söz konusu maddede pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğu örnek kabilinden üç grupta sayılmıştır. Burada pay sahiplerinin vazgeçilemez haklarının ihlaline yönelik kararlar yer almaktadır.

Davacının genel kurulda alınan kararlara ilişkin TTK 446. Maddesi uyarınca dava açma süresi olan 3 aylık yasal süre içerisinde dava açtığı, alınan kararlara ilişkin muhalefetini zabta yazdırarak gerekli usulü işlemleri yerine getirdiği görülmüştür.

Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat kapsamında hükümsüzlüğü talep edilen her bir karar yönünden mahkememizce yapılan değerlendirmede:

Genel kurulda alınan ... nolu kararda; gündem maddesinin finansal tabloların onaylanmasına ilişkin olduğu, davacı tarafça genel kuruldan önce incelemeye sunulan finansal tabloların ve ilgili evrakların bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında yeterli olmadığı, davacının haklarının kısıtlandığı iddia edilmiştir.

Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme hakkını Kanunun izin verdiği ölçü dışında sınırlandıran veya kaldıran bir genel kurul kararı alınmışsa bu karar butlan yaptırımına tabi olacaktır.

Davacı taraf, finansal tablolara, bilanço, kar/zarar hesaplarına ilişkin bilgi alma ve inceleme haklarının sınırlandırıldığını iddia etmektedir. Ancak somut olayda doğrudan bilgi alma ve inceleme hakkının reddine yönelik bir genel kurul kararı yer almamaktadır.

Sadece TTK m. 437 gereklerinin, gerek genel kurul öncesi gerekse de genel kurul toplantısında tam yerine getirilmediğinden bahisle ... tarihinde yapılan genel kurulda alınan gündemin 4 Maddesindeki, “Finansal tabloların okunması, müzakere edilmesi ve tasdiki (2021 yılı Bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunması, müzakere edilmesi ve onaylanması) kararı ve ilaveten özel denetim talebinin genel kurulca reddinin bilgi alma ve inceleme hakkının sınırlandırılması şeklinde dava konusu etmiştir. Finansal tablolara yönelik onay kararı ve özel denetçi tayininin reddi kararı, butlan sebebini mi yoksa TTK m. 437'de özel olarak düzenlenen bilgi alma hakkı davası ile TTK m. 438-439 da düzenlenen özel denetçi tayini davasının sebebini mi oluşturacak belirlenmesi gerekecektir. Ayrıca dosyadaki bilgilerden TTK m. 437 uyarınca bilgi alma davası yerine TTK m. 439 uyarınca özel denetçi tayininin genel kurulca reddi nedeniyle özel denetçi talebine yönelik mahkememizin ... Esas sırasında açılan davada Mahkememizin ... Karar sayılı ilamı ile, "...özel denetim hakkının istenebilmesine ilişkin ön şartlardan olan bilgi alma ve inceleme hakkının usulünce kullanıldığına dair hususun davacı tarafça ispatlanamadığı, bu hususta TTK 437.maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, sadece ihtarname çekilerek bilgi ve belgelerin talep edildiği ve bir kısım bilgi ve belgelerin de ... tarihli tutanak ile teslim alındığı, ancak bu tutanağın genel kurul tutanağı hükmünde olmadığı, dolayısıyla özel denetçi tayinine ilişkin dava ön şartının bulunmadığının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda TTK 440/2.maddesi gereğince mahiyeti itibari ile kesin olmak üzere talebin reddine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.

Somut olayda, davacıya davalı tarafından 2021 bilançosu, devir tablosu, yönetim kurulu faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu ve banka kredi ödeme ve taksit planları sunulmuş ve ... tarihinde ihtar ile sorulan sorulara cevaplar şeklinde açıklamalar içeren cevap tutanağı ve ...'de verilmiştir.

TTK 437. maddesinde; Pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacak olanlar, finansal tablolar, yönetim kurulu faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi şeklinde sayılmıştır.

Davacı taraf ... tarihli ihtarında bu belgelerin yeterli olmadığına, muavin defter dökümü, detay mizanlar, dayanak kayıtlar ve sorulan soruların cevaplarını talep etmiştir.

TTK 437. maddesinde; bilgi alma hakkının ticari defter kayıtların, ilgili yazışmaların, pay sahibi soruların cevaplarını ilgilendiren kısımlarının inceleme hakkı kapsamında incelenebilmesinin, genel kurul kararı veya yönetim kurulu kararına bağlı olduğu düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacının yönetim kurulunun cevabını yeterli bulmayarak özel denetçi atanması talebinde bulunduğu, genel kurulda da bu talep reddedilince özel denetçi atanması davası açtığı görülmüştür. Mahkememizce davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Bu kapsamda, TTK 437. Maddesindeki düzenleme dikkate alındığında davalının belgeleri incelemeye hazır tutmama, kanunen verilebilecek belgelerin suretlerini vermeme, belgelerin incelemesine izin vermeme ve doğrudan bilgi alma ve inceleme hakkının kısıtlanmasına ilişkin bir eyleminin bulunmadığı, bu durumda ... nolu karar yönünden butlanın söz konusu olamayacağı, iptal edilebilirlik yönünden ise davacı tarafından bilgi alma ve inceleme talebinin kullanılmasına yönelik daha önce açılmış bir davanın bulunmadığı, dolayısıyla bilgi alma ve inceleme hakkının yasal olarak kullanılmasının engellendiği durumun söz konusu olmadığı gibi özel denetçi talebininde reddinden sonra davacı tarafça dava açıldığı dikkate alındığında ... nolu karar yönünden de hükümsüzlük hallerinin bulunmadığının kabulü gerekmiştir.

Genel Kurul ... nolu kararında; yönetim kurulu başkanı ..., yönetim kurulu başkan yardımcısı ... ve yönetim kurulu üyesi ...'nun ibra edilmesine ilişkin kararın oydan yoksun kişilerin oylamasıyla alındığı iddia edilmiştir.

Davacı vekili ... tarihli cevaba cevap dilekçesinde ibra kararı için Yönetim kurulu başkanı ...nun yönetim kurulu üyesi ...'in ve yönetim kurulu üyesi ...nun ibra edilmesine ilişkin karar oydan yoksun kişilerin oylamasıyla alındığı, ...' nun yönetim kurulu üyesi ...nun 1. Derece yakını olduğunu ve alt soyu olduğunu, ayrıca TTK m. 436/1 uyarınca pay sahibi kendisini, eşi, alt ve üst soyu kapsamında şirket nezdindeki kişisel nitelikteki bir işe veya işleme ait müzakerelerde oy kullanamayacağını, yönetim kurulu üyesi ...' nun temsilcisi olduğu ... Ltd. Şti ile davalı şirket arasında kaynağı tespit edilemeyen yüksek tutarlı hesap hareketleri mevcut olduğundan ibra kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.

Oydan Yoksunluğu düzenleyen 6102 sayılı TTK 436. Maddesinde; "(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.

(2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." düzenlemesi mevcuttur.

Somut olayda, ... toplam paylı genel kurula ... payın katıldığı, her bir yönetim kurulu üyesinin ayrı ayrı ibra olmasına tabi tutulduğu ve yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin her birinin de ... kabul oyuna karşılık ... red oyu kullanılarak ibra kararı alındığı, yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin ... Ltd Şti. ... ve ... olarak sırasıyla pay sahibi üyeden kaynaklı oylar toplamının ... olduğu, ibra kararında dikkate alınmayacak geriye kalan ... pay ibrada oy kullanabilecektir. Bu paylardan da davacı taraf ... pay olarak olumsuz oy kullanmasına rağmen ... oy ibra edilen oy kullanıldığı için geçerli bir oy kullanımı olduğu anlaşılmıştır. Çünkü, alınan ibra kararları içinde yönetim kurulu üyelerinin oyları bulunmamaktadır. Ayrıca, emsal Yargıtay uygulamaları kapsamında yönetim kurulunun ibrası şahsi bir iş ve işlem olmadığından birinci derece alt soyun oy kullanmasının mümkün olduğudur. Somut olayda ...'nun nüfus kayıt örneğinde...'nun genel kurulun hazirun listesinde yer alan ... paya sahip... ile aynı kişi olduğu, ...'ın kızı olmasının TTK 436/1. Kapsamında genel kurulda şahsi bir işi dolayısıyla yapılan müzakerede oy kullanmış olsaydı oydan yoksunluğun söz konusu olabileceği, ancak yönetim kurulunun ibrası için oy kullanmasının usulsüzlük oluşturmayacağı, dolayısıyla alınan ibra kararında da hükümsüzlük hallerinin bulunmadığının kabulü gerekmiştir.

Genel Kurulun 6. Maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 399. Maddesi kapsamında; 2001 yılı için bağımsız denetim yaptırılması ve bağımsızlığından şüphe duyulan ... A.Ş.'nin bağımsız denetçi olarak seçilmesinin yasal olmadığı belirtilmiştir.

Davacı tarafından muhalefet şerhi olarak kendisine teslim edilen evraklar içerisinde aday olan denetçilerin listesi, ne kadar ücret talep edildiğine ilişkin bilgilere yer verilmediği, yönetim kurulunun belirlediği bağımsız denetçi ve ücretine ilişkin alınan kararın seçimlik hakkı tanınmaması sebebiyle iptalinin gerektiği iddia edilmiştir.

TTK 399. Maddesinde; "Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır..." düzenlemesi mevcuttur.

Genel kurulun bu yetkisi TTK 408/2-c. Maddesi uyarınca devredilemez yetkiler kapsamındadır.

Genel kurul tarafından ... A.Ş.'nin seçildiği görülmüştür. Davacı tarafından somut olayda söz konusu şirket yeterli kabul oyuyla seçilmiş olup, TTK 'nun 400 maddesi gereğince yasal şartları taşıdığı, yönetim kurulunun genel kurul önüne birden fazla aday listesi sunmak ve bunlar arasından oylama yapılmasını zorunlu tutan bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, denetçinin azline ilişkin azınlık tarafından açılmış bir dava bulunmadığı, dolayısıyla özel denetçi seçimine ilişkin genel kurul kararının iptalini gerektirir hususun bulunmadığı, ücret yönünden de bağımsız denetçi seçiminin genel kurulun devredilemez yetkisinde olması, ancak ücretinin belirlenmesinin açıkça genel kurulun yetkisi kapsamında bulunduğuna dair bir düzenlemenin bulunmaması, bu kapsamda ücretinin yönetim kurulu tarafından belirlenmesinin kararın iptalini gerektirir nitelikte olmadığının kabulü ile bu madde yönünden hükümsüzlük hallerinin bulunmadığının kabulü gerekmiştir.

Açıklanan gerekçelerle, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

  3. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,

  4. Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

  5. Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Üye ...

¸e-imzalıdır

Katip ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

GenelKurulŞirketKararınınİptaliantalyahükümİstemli

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim